<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Ersan Er&#231;elik Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Yaz Birikir</title>
<description>Yaz, susamışlık arkadaşları, uzun uzun akmak  bir aşkı sonra. Herkes saçılıp gitsin yolundan denize dökülsün sokakların ucundaki güneş toprağımı da al götür. Karanfiller büyüt tenekede yaram denizden çok kokuyorsa, iyot yakıyorsa kirpiklerimi, ıslanıp giderim gözyaşlarıyla. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yaz-birikir-siiri/</link>
<guid>2897023</guid>
<pubDate>2018-10-07T20:07:00+03:00</pubDate>
<author>Ersan Erçelik</author>
</item>
 <item>
<title>Yırtılan Türkiye</title>
<description>Ve böylece bir kez daha yeniliyoruz kalbimize  hepimizden saklanan bir ölüm gerekçesi, akıl karışık bir metropolün sesi kadar korkutucu. İnsan düşüyor durmadan sallanıyor altımızdaki toprak ayakları başında taşıyan halk, gerçekliğin kaybı.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yirtilan-turkiye-siiri/</link>
<guid>2897025</guid>
<pubDate>2018-10-07T20:07:00+03:00</pubDate>
<author>Ersan Erçelik</author>
</item>
 <item>
<title>Vurgun</title>
<description>(1)   Fırtına araladı gel-gitlerin sesini rüzgâr bile uyurken daha tahta iskelede  Vakit uzun sanırdık </description>
<link>https://www.antoloji.com/vurgun-201-siiri/</link>
<guid>2897022</guid>
<pubDate>2018-10-07T20:05:00+03:00</pubDate>
<author>Ersan Erçelik</author>
</item>
 <item>
<title>Uykuya Dalmadan</title>
<description>Denize doğru  aramıza yerleşiyor yorgun rüzgâr orada, çimenlerde dinlenen temmuz ışığı yaşlı ağaca dayalı tahta merdiven gün boyu beyaz dut toplamışlar kızarmaya bırakmışlar narları. </description>
<link>https://www.antoloji.com/uykuya-dalmadan-siiri/</link>
<guid>2897019</guid>
<pubDate>2018-10-07T20:03:00+03:00</pubDate>
<author>Ersan Erçelik</author>
</item>
 <item>
<title>Uyanış Cemi</title>
<description>7.  Kendime yardımcı olmam beklenmesin ziyana böyle taparken böyle çarparken gövdemi uçurumlardan kayalıklara önüme çıkan betonlar yumruklarımın boşalmasını </description>
<link>https://www.antoloji.com/uyanis-cemi-siiri/</link>
<guid>2897017</guid>
<pubDate>2018-10-07T20:02:00+03:00</pubDate>
<author>Ersan Erçelik</author>
</item>
 <item>
<title>Rüzgar Tahtı</title>
<description>Senden dönüyordum, rüzgâr yönünü kaybetmişti  (yengeç burcunun çocukluğuydu henüz) . Ben ki burada ölemem, öperken kasığındaki otları yıkılan bir bakışla ardında kalmıştı yol beyaz bir gül, daha ne kadar beyaz olabilir </description>
<link>https://www.antoloji.com/ruzgar-tahti-siiri/</link>
<guid>2897016</guid>
<pubDate>2018-10-07T20:00:00+03:00</pubDate>
<author>Ersan Erçelik</author>
</item>
 <item>
<title>Radio Libertaire</title>
<description>“Silahlar ve kelimeler aynı şeylerdir,  ikisi de gebertir.” Léo Férre  Parmak uçlarıma değen rüzgâr geçip gideni hep ardına bırakan zaman  </description>
<link>https://www.antoloji.com/radio-libertaire-siiri/</link>
<guid>2897015</guid>
<pubDate>2018-10-07T19:59:00+03:00</pubDate>
<author>Ersan Erçelik</author>
</item>
 <item>
<title>Nekahet Dönemi</title>
<description>Her gün bir sözcük yitiyor insandan yana, birkaç harf  dünya gömülüyor her nefesle birlikte göğsüne sokaklarda buluyorsun yalpalayan sesini işçilerin gününü eskiten bir dilim ekmekle çıplaklığın tarihi seni yitirmekle başlıyor ansızın âşıklar birbirini gömüyor sessizce </description>
<link>https://www.antoloji.com/nekahet-donemi-siiri/</link>
<guid>2896997</guid>
<pubDate>2018-10-07T19:14:00+03:00</pubDate>
<author>Ersan Erçelik</author>
</item>
 <item>
<title>Kelebek Burcu</title>
<description>Gecenin kirpiklerinden konuşalım. Mavi bir sokağı  dönmeden sesin, kelebek burcundansın attar aşkın yedi şehrini dolaşsa da biz sokağın ucunda, ne kadar eskitsem bir uç veriyor asma yaprağın. Düşünürken gördüm avluya düşen gölgeyi.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kelebek-burcu-siiri/</link>
<guid>2896995</guid>
<pubDate>2018-10-07T19:13:00+03:00</pubDate>
<author>Ersan Erçelik</author>
</item>
 <item>
<title>Hançer Dansı</title>
<description>Gecenin esneyen bir ağzı vardır  ağaç yanlış açıyordur çiçeğini  Sabah uyanan taşlarla başlar büyük suya terk edilen insan birden uçurumdur kendine  </description>
<link>https://www.antoloji.com/hancer-dansi-siiri/</link>
<guid>2896994</guid>
<pubDate>2018-10-07T19:12:00+03:00</pubDate>
<author>Ersan Erçelik</author>
</item>
 <item>
<title>Güzel Suç</title>
<description>Ayrılıkla öderim diyetimi, ayrılıkla bölünerek  yokluğun hep sıcak bir kül izi tenimde her tanışma biraz eksik, kavuşmalar hazır ince bir ayrılığa. Akıp giden sonsuz evrenin bilinçaltı, her şeyin ötesindeyim yüreğimde patlayan bir hıçkırık anlatır bunu. </description>
<link>https://www.antoloji.com/guzel-suc-siiri/</link>
<guid>2896992</guid>
<pubDate>2018-10-07T19:10:00+03:00</pubDate>
<author>Ersan Erçelik</author>
</item>
 <item>
<title>Fethiye'de Bir Günün Şiiri</title>
<description>Uzaktaydın, -sesimin değeceği kadar uzak  bütün gün kuru yaprakları topladım asmadan.  Kedimiz köşeden beni izledi, düşen dalları.  “Söz ölmedi”, (ölmez daha!)  dedim </description>
<link>https://www.antoloji.com/fethiye-de-bir-gunun-siiri-siiri/</link>
<guid>2896989</guid>
<pubDate>2018-10-07T19:05:00+03:00</pubDate>
<author>Ersan Erçelik</author>
</item>
 <item>
<title>Çiçeğin Uykusu</title>
<description>Geldiğimde uyuyordun, ağustosböcekleri  çıtırtı içindeydi. Uykusundan yeni kalkmış bir rüzgâr tabanları sıcak kumdan yanmış gün ışığı bizi izliyordu. Bakmak, yazın kıyısına uzanıyordu.  Yola sordum, bana hep gidenleri anlattı </description>
<link>https://www.antoloji.com/cicegin-uykusu-siiri/</link>
<guid>2896987</guid>
<pubDate>2018-10-07T19:03:00+03:00</pubDate>
<author>Ersan Erçelik</author>
</item>
 <item>
<title>Can Havli</title>
<description>Kollarından düştüm uykuya.  Sen bir şehri seçtin ben bir yalnızlığın koynuna girdim sonra. Her şarabın bir sorusu var dudaklara lacivert geceyi bekleyen sırtında kayan ılık nefesim, “incitme” dedi “gülü </description>
<link>https://www.antoloji.com/can-havli-7-siiri/</link>
<guid>2896985</guid>
<pubDate>2018-10-07T19:02:00+03:00</pubDate>
<author>Ersan Erçelik</author>
</item>
 </channel>
</rss>
