<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Erdal Yal&#231;ın Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Seni yazmazsam gülüm</title>
<description>seni yazmazsam gülüm.. zifir karası mürekkepler sızıyor boynumun en ince kıvrımlarından... nasıl anlatmasam seni...?  yüreğindeki o ağaç köklerini benim içime salarken ruhum sana doğru uzarken </description>
<link>https://www.antoloji.com/seni-yazmazsam-gulum-siiri/</link>
<guid>2161388</guid>
<pubDate>2015-08-04T09:14:00+03:00</pubDate>
<author>Erdal Yalçın</author>
</item>
 <item>
<title>Unutulmaz sevgili</title>
<description>önümüz ilkbahar, önümüzde umut var bir ihtimal bilsem karakışta çıkıp geleceğini biraz temmuz biriktirirdim soğuk kış günlerime süpürmezdim kaldırımları.... dökülen sarı yaprakları yapıştırırdım bir bir yerlerine... şimdi sen gidersen dallar sancısındayken çiçeğin </description>
<link>https://www.antoloji.com/unutulmaz-sevgili-siiri/</link>
<guid>2130957</guid>
<pubDate>2015-05-26T22:08:00+03:00</pubDate>
<author>Erdal Yalçın</author>
</item>
 <item>
<title>Unut beni diyorsun</title>
<description>ey benim ılık temmuz yağmurum ey benim olgunluk telaşım iki kadehten önce de aklımdan çıkmayan bağımlılığım... her an okuduğum baş ucu kitabım... balım gönlümün sahibi... </description>
<link>https://www.antoloji.com/unut-beni-diyorsun-2-siiri/</link>
<guid>2130956</guid>
<pubDate>2015-05-26T22:04:00+03:00</pubDate>
<author>Erdal Yalçın</author>
</item>
 <item>
<title>Aklıma düştü ellerin</title>
<description>gülüm benim... yine aklıma takıldın bu gün olta da çırpınan balık gibi ve aklımı alamadım senden gözlerinden özellikle ellerin gülüm </description>
<link>https://www.antoloji.com/aklima-dustu-ellerin-siiri/</link>
<guid>2070992</guid>
<pubDate>2014-12-07T22:13:00+03:00</pubDate>
<author>Erdal Yalçın</author>
</item>
 <item>
<title>Gülüm benim...</title>
<description>gülüm benim... yine aklıma takıldın bu gün olta da çırpınan balık gibi ve aklımı alamadım senden gözlerinden özellikle ellerin gülüm </description>
<link>https://www.antoloji.com/gulum-benim-19-siiri/</link>
<guid>2070991</guid>
<pubDate>2014-12-07T22:12:00+03:00</pubDate>
<author>Erdal Yalçın</author>
</item>
 <item>
<title>Zehir</title>
<description>Dişlerinle kopardığın tenimi tırnağımla daha da kanattım hiç kalmasın diye kızıl kanımda zehrin...  bilir-misin sevgilim </description>
<link>https://www.antoloji.com/zehir-72-siiri/</link>
<guid>2067403</guid>
<pubDate>2014-11-27T10:20:00+03:00</pubDate>
<author>Erdal Yalçın</author>
</item>
 <item>
<title>Eşsiz sevgilim 2</title>
<description>yıkayasın diye güzel ve eşsiz kadife tenini daha dümdüzken dünya ve çiçekler serpiştirilmemişken yer yüzüne dağlar henüz eşsiz tablolarda yerini almamışken ve kırmızı üzümü ezen  günahkar ayakların henüz değmediği </description>
<link>https://www.antoloji.com/essiz-sevgilim-2-2-siiri/</link>
<guid>2064474</guid>
<pubDate>2014-11-18T23:49:00+03:00</pubDate>
<author>Erdal Yalçın</author>
</item>
 <item>
<title>Gidişin kor ateş</title>
<description>ne gidişti o gidişin sevgilim... yüreğime sıkılan bir mermiydi kan kaybettiren.... bütün sevdalar gölgeme  sığındı bende kaldılar uzun süre..... "kalpsiz " dedi ayrılıklar  senin için... o gün bu gündür </description>
<link>https://www.antoloji.com/gidisin-kor-ates-siiri/</link>
<guid>2062660</guid>
<pubDate>2014-11-14T20:01:00+03:00</pubDate>
<author>Erdal Yalçın</author>
</item>
 <item>
<title>Andır</title>
<description>ve kavuşma anıdır yaklaşmakta olan...                                                                                    gülün suya                                                                                                               suyun güle                                                                                                            hasretini dindirecek olan...                                                                           karanlıkları aydınlığa                                                                                                       dönüştürecek bir andır bu...                                                                                                 tılsımlı  egzotik yağmurların                                                                  gizemlerinin çözüldüğü andır bu an....                                                                           ve kalplerin sevda susuzluğunu                                                                                        giderdiği bir andır...                                                                                                  duran zamanın                                                                                                     yeniden çalışmaya başladığı andır bu an...                                                                          ve gülüm sana kavuşma anımdır benim                                                                   hayatlarımızın  yeniden anlam bulduğu... e.y </description>
<link>https://www.antoloji.com/andir-3-siiri/</link>
<guid>2062410</guid>
<pubDate>2014-11-14T11:02:00+03:00</pubDate>
<author>Erdal Yalçın</author>
</item>
 <item>
<title>Günaydın gülüm</title>
<description>Gülümseyerek uyanacaksın dünyaya gülüm                                                                  gül ile aşk ile                                                                                                          gül ya karşında olacak vazoda                                                                                 ya da elinin altında...                                                                                                       her an elin değecek                                                                                          dokunacaksın doyasıya                                                                                                         ya da  koklayıp öpeceksin doya doya                                                                           canın isteyince...                                                                                                kırmızı şarap renginde olacak teni                                                                              narin ve bakımlı olacak öpülesi o uzun elleri....                                                        ceylan gibi olacak ayak bilekleri                                                                             boynu uzun ve öpülesi olacak bir kuğu gibi...                                                  gülümseyerek uyanacaksın dünyaya gülüm                                                                  gül ile aşk ile                                                                                                          gül ya karşında olacak vazoda                                                                                 ya da elinin altında...                                                                                                    her an elin değecek                                                                                          dokunacaksın doyasıya                                                                                                         ya da  koklayıp öpeceksin doya doya                                                                           canın isteyince...                                                                                                          gün boyu aklında olacak                                                                                               buluşma saatlerini iple çekeceksin                                                                                ve zamanla iyi geçineceksin                                                                                      gülü alıp getirsin sana diye...                                                                                   doğayı çok seveceksin içinde gül var diye                                                                  ve kırmızı şarap içeceksin rengi kırmızı diye...                                                     gülümseyerek uyanacaksın dünyaya gülüm                                                                  gül ile aşk ile                                                                                                          gül ya karşında olacak vazoda                                                                                 ya da elinin altında...                                                                                                       her an elin değecek                                                                                          dokunacaksın doyasıya                                                                                                         ya da  koklayıp öpeceksin doya doya                                                                           canın isteyince...                                                                                                   erdal yalçın </description>
<link>https://www.antoloji.com/gunaydin-gulum-4-siiri/</link>
<guid>2061419</guid>
<pubDate>2014-11-11T08:23:00+03:00</pubDate>
<author>Erdal Yalçın</author>
</item>
 <item>
<title>Ağlama gülüm</title>
<description>ağlama gülüm bu insanlar güzel güllerin sarap kırmızısı yanaklarından sızan o eşsiz  damlaları tatmaya bayılırlar sakın ağlama…  </description>
<link>https://www.antoloji.com/aglama-gulum-8-siiri/</link>
<guid>2060375</guid>
<pubDate>2014-11-07T19:21:00+03:00</pubDate>
<author>Erdal Yalçın</author>
</item>
 <item>
<title>Tutsak</title>
<description>keskin bir bıçak alıp  tutsak yönlerimi özgür bıraktım dingin seyhan nehrinin  kıyılarında omuzlarımdan attım senden gayrı ne varsa sevgilim....  yanğınlarıma  takılma sakın gülüm </description>
<link>https://www.antoloji.com/tutsak-224-siiri/</link>
<guid>2059725</guid>
<pubDate>2014-11-05T19:58:00+03:00</pubDate>
<author>Erdal Yalçın</author>
</item>
 <item>
<title>Türkü eşliğinde sevdim seni gülüm</title>
<description>Türkü eşliğinde sevdim seni gülüm Türkü eşliğinde sevdim seni...                                                                        bakışlarınla tutuşurken bedenim,                                                                      bahar akşamlarında yenildim sevdana...                                                                      eyyy  sevdalara yazılan al yazmalı  türkü                                                                                     ve türküyü icra eden tütün kokulu  nefes                                                                                     nağmeler mi ruhun senin?                                                                                               göz pınarlarımı harekete geçiren                                                                                  coşturan duygu seli.....                                                                                         yaşama nefes veren sen misin? ..                                                                               yoksa yaşamı kucaklayan can mısın?                                                                          ölümler içinde...                                                                                                     yüzünde su kanalları ve de çınar kökleri yaşamdan kalan....                                         açlığın nefesini taşır yaşama usul usul...                                                                             ve kaygısını var oluşun...                                                                                                                                                                       Türkü eşliğinde sevdim seni gülüm en çok da....                                                              nağmelerle  tutuşurken bedenim,                                                                     yorgun düşerken güne bedenim...                                                                               yeniden dirilirim her ezgide, bir Anka kuşu olurum...                                                                                   ve yeniden tutuşurum her bakışında..                                                                                    türkü eşliğinde sevdim seni...                                                                             ve türkü eşliğinde özgür kaldım içten sevişlere....                                                        erdal yalçın... </description>
<link>https://www.antoloji.com/turku-esliginde-sevdim-seni-gulum-siiri/</link>
<guid>2054457</guid>
<pubDate>2014-10-20T23:18:00+03:00</pubDate>
<author>Erdal Yalçın</author>
</item>
 <item>
<title>Sana rastlayana kadar</title>
<description>yüreğimden  sökülürken kökleriyle benliğime tutunan aşk... ve sevdalarla  vedalaşırken avazınca bağıran ayrılıkları, güneşin kızıllığında ayak izlerine  bastım usul usul... </description>
<link>https://www.antoloji.com/sana-rastlayana-kadar-siiri/</link>
<guid>2049521</guid>
<pubDate>2014-10-09T02:05:00+03:00</pubDate>
<author>Erdal Yalçın</author>
</item>
 <item>
<title>Senin için sevgilim</title>
<description>yeni günün ilk ışıklarıyla beraber şu kaos ortamında, tüm olumsuzlukları göz ardı edip... seni anlatan bir şeyler yazmalıyım zamana... bunca çelişkiler yumağında... ve halen nefes alışlarım dört nala koşarken ciğerlerime.... </description>
<link>https://www.antoloji.com/senin-icin-sevgilim-3-siiri/</link>
<guid>2047287</guid>
<pubDate>2014-10-01T09:57:00+03:00</pubDate>
<author>Erdal Yalçın</author>
</item>
 <item>
<title>Sır</title>
<description>henüz kutsal kitaplara gölgesi düşmemiş satırları bilen, o mübarek soyun son yaşayanı günahlarının, hatırlatıcı bir cezası olarak, o günahı işleyenin, cezasını bedeninde taşıyacağı, ve acılar ülkesine sürgüne gönderileceği güne kadar... ayın yüzü binlerce kez şekil değiştirdi.... </description>
<link>https://www.antoloji.com/sir-254-siiri/</link>
<guid>2045966</guid>
<pubDate>2014-09-27T12:54:00+03:00</pubDate>
<author>Erdal Yalçın</author>
</item>
 <item>
<title>Eşsiz sevgilim</title>
<description>Eşsiz sevgilim... dünya kurulalı beri, en güzel aşk şiirlerinde... en eşsiz cümlelerin yan yana geldiği, kutsal kitaplarda  yaşayan, zamana ve mekana </description>
<link>https://www.antoloji.com/essiz-sevgilim-2-siiri/</link>
<guid>2045148</guid>
<pubDate>2014-09-25T09:43:00+03:00</pubDate>
<author>Erdal Yalçın</author>
</item>
 <item>
<title>Seni sevmek</title>
<description>seni sevmek   son bahar  akşamlarında  ağacından ayrılan sarı kızıl  yapraklar gibi  </description>
<link>https://www.antoloji.com/seni-sevmek-664-siiri/</link>
<guid>2044406</guid>
<pubDate>2014-09-22T18:49:00+03:00</pubDate>
<author>Erdal Yalçın</author>
</item>
 <item>
<title>Sevda üzerine</title>
<description>Teni sevda'ya değen tüm sözcükleri yakmak istiyorum sevda türküsü çalan tüm cihazları kırmak, parçalamak.... senin varlığında ya da yokluğunda ya da sen henüz yokken toprağı su su diye inlemeliydi seyhan nehrinin... ve boynu gövdesinden ayrılmalıydı kötülüğün... </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevda-uzerine-11-siiri/</link>
<guid>2042477</guid>
<pubDate>2014-09-16T17:42:00+03:00</pubDate>
<author>Erdal Yalçın</author>
</item>
 <item>
<title>Yaşam ve ölüm</title>
<description>yaşam... ey sevgili sevdalar şehrinin çekim gücünün, ismi konmamış gizemi gibiydi gülüşün... nazlı bir gül gibi gülerek gelen ölümün değil, hayattan vaz geçişindi gönlünce... </description>
<link>https://www.antoloji.com/yasam-ve-olum-25-siiri/</link>
<guid>2040809</guid>
<pubDate>2014-09-12T19:10:00+03:00</pubDate>
<author>Erdal Yalçın</author>
</item>
 </channel>
</rss>
