<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Enver Bilgi&#231; Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Hacettepe</title>
<description>Hacettepe yokuştur Yarim yaralı kuştur Biz baharı beklerken Artık yolumuz kıştır  Kapıya geldi posta </description>
<link>https://www.antoloji.com/hacettepe-6-siiri/</link>
<guid>3582632</guid>
<pubDate>2024-05-20T09:55:00+03:00</pubDate>
<author>Enver Bilgiç</author>
</item>
 <item>
<title>Çocuk Çoban</title>
<description>Aklım erdiğinde kendimi ulu ardıçların olduğu bir ormanın içinde buldum. Düzlükte büyük dedeme ait tarlada yaz kış bacası tüten tek odalı bir dağ evi, etrafında koyunlarımız ve keçilerimiz için yazlık avlular ve kış içinde ağıllarımız vardı. Rahmetli dedem davarı uzaklarda güder bende rahmetli ninemle kalırdım. Kışlamızın biraz ilerisinde sadece bahar aylarında suyu olan küçük bir gölcük vardı. Hayvanları ordan sular kendimizede bir kilometre uzaklıkta ki tepenin ardındaki kaynaktan suyu taşırdık. Ben Ninemin eline ayağına fazla dolaşıyordum sanırım bana "git hadi mantar topla" derdi. O gün bu gün mantar aramak toplamak bende bir tutku haline geldi ve bu alanda iyice uzmanlaştım. Ben artık kuzu ve oğlak çobanı olmuştum. Onlarla arkadaş gibiydim. Her birine isim takar ıtır kokulu otları ve keklikleri ikram ederdim.  Öbek olup ardıçların gölgelerinde Annelerini bekleşirlerdi. Ardıçların gölgeleri yazın koyu ve serin kışın kuytu olur. yağmurdada şemsiye gibi korurdu belli bir zamana kadar. Canları sıkılıncada halay çeker gibi oynaşırlardı. Bazen köye yaķın yamaçlarda onları güderken köyden çocukların seslerini duyardım, belli ki oyun oynarlardı. Hep merak ederdim güneş batarken köyümüzün içi nasıl oluyor diye. Karanlık iyice çökünce çalılar dallar yürüyormuş gibi gelirdi bana sanki arkamdan biri  tutacakmış gibi korku olurdu hep içimde. Bende korkmuyormuş gibi ıslık çalar, bağırır çağırır kuzuların arasına sokulurdum. Zira; kuzuları melâike olarak öğretmişlerdi bana. Kuzuların ve oğlakların Anneleriyle buluşmaşı ise tarif edilemez bir duygu coşku ve en güzel türķüydü. Güttüğüm kuzular ve oğlaklar büyüdüğünde satılır ve ben onların ardından ağlardım. Ama yeni yeni kuzularım oğlaklarım olurdu... ★Dağların yamaçlarında eğleşip meleşirlerdi Itır kokulu otları taze çimleri kekikleri yerlerdi Sağa sola ileri geri hoplayıp halay çekerlerdi </description>
<link>https://www.antoloji.com/cocuk-coban-siiri/</link>
<guid>3405723</guid>
<pubDate>2022-10-10T11:16:00+03:00</pubDate>
<author>Enver Bilgiç</author>
</item>
 <item>
<title>Çobanlık</title>
<description>Kolay değil kardaş çobanlık zordur Hergün dağ taş dolaşacaksın mecbur Bakırdan dökülür gibi yağdımı yağmur Ayaktan ayakkabıyı çeker alır çamur  Sabahın köründe erkenden uyan </description>
<link>https://www.antoloji.com/cobanlik-6-siiri/</link>
<guid>3164875</guid>
<pubDate>2020-09-02T00:56:00+03:00</pubDate>
<author>Enver Bilgiç</author>
</item>
 <item>
<title>Papatyayla söyleşi</title>
<description>Ve... egilip papatyaya şöyle diyorum; "Güzel papatya seni koparmaya kıyamam Taçlarını da yolmama hiç gerek yok Çünkü; biliyorum ki o da beni seviyor" </description>
<link>https://www.antoloji.com/papatyayla-soylesi-siiri/</link>
<guid>2888745</guid>
<pubDate>2018-09-13T12:41:00+03:00</pubDate>
<author>Enver Bilgiç</author>
</item>
 <item>
<title>Yağ Satalım Bal Satalım</title>
<description>Haydi çocuklar bir seyler yapalım  Gök kuşağından renkleri kapalım Yerlere göklere boncuk saçalım El ele yağ satalım bal satalım  Kamplar kuralım dağların düzüne </description>
<link>https://www.antoloji.com/yag-satalim-bal-satalim-siiri/</link>
<guid>2099599</guid>
<pubDate>2015-02-25T20:55:00+03:00</pubDate>
<author>Enver Bilgiç</author>
</item>
 <item>
<title>Neler Çıktı Karşıma</title>
<description>Şu yalan dünyaya geldim gülmedim Ne bekledim neler çıktı karşıma Can mal pazarıymış nasıl bilmedim Ne bekledim neler çıktı karşıma  Bilmez olmuş kullar haram helalı </description>
<link>https://www.antoloji.com/neler-cikti-karsima-siiri/</link>
<guid>2094429</guid>
<pubDate>2015-02-10T23:56:00+03:00</pubDate>
<author>Enver Bilgiç</author>
</item>
 <item>
<title>Karda  Resmin</title>
<description>Deliksiz karda Ormanda yürürken Resmini gördüm Karlar üstünde Oynaşırken Minik kuş çizmiş </description>
<link>https://www.antoloji.com/karda-resmin-siiri/</link>
<guid>2093888</guid>
<pubDate>2015-02-09T18:10:00+03:00</pubDate>
<author>Enver Bilgiç</author>
</item>
 <item>
<title>Hayat Yolu</title>
<description>Hayat yolu ince kâh düz kâh bayır Atılan her adımda vardır hayır Zevki hoş bir sedâ derdide kahır Tadılan her yudumda vardır hayır  Hayal alemine uyar kanarız </description>
<link>https://www.antoloji.com/hayat-yolu-ince-siiri/</link>
<guid>2093541</guid>
<pubDate>2015-02-08T18:54:00+03:00</pubDate>
<author>Enver Bilgiç</author>
</item>
 <item>
<title>Değmeyin Keyfine</title>
<description>Dağ kır bayır yeşil otluysa Sürü sık yünlü bol sütlüyse Koyun kuzusuyla mutluysa Değmeyin çobanın keyfine  Savrulup düşen çam pürçeği </description>
<link>https://www.antoloji.com/degmeyin-keyfine-siiri/</link>
<guid>2090210</guid>
<pubDate>2015-01-30T13:42:00+03:00</pubDate>
<author>Enver Bilgiç</author>
</item>
 <item>
<title>Kar Tanelerini Kapalım</title>
<description>Haydi çocuklar dağlara çıkalım Nara atıp uzun hava çekelim Kurtlara kuşlara selam çakalım Karların üstünde halay çekelim  Düşen karları havada kapalım </description>
<link>https://www.antoloji.com/kar-tanelerini-kapalim-siiri/</link>
<guid>2079216</guid>
<pubDate>2014-12-30T20:29:00+03:00</pubDate>
<author>Enver Bilgiç</author>
</item>
 <item>
<title>Cemile '' Cinas ''</title>
<description>Dillere destandır Cemile Sözünü keserler Cem ile Toplanır canlar acem ile Semahlar çekilir cem ile  Tatlı dilli ince bellidir </description>
<link>https://www.antoloji.com/cemile-cinas-2-siiri/</link>
<guid>2076723</guid>
<pubDate>2014-12-24T03:00:00+03:00</pubDate>
<author>Enver Bilgiç</author>
</item>
 <item>
<title>Gülmek Bana Yaramıyor</title>
<description>Gülmek bana yaramıyor usta Bilemediğim çözemediğim Bir sır var bu hususta Ne zaman biraz gülsem Hafiften eğlensem Gözlerim nemlenir </description>
<link>https://www.antoloji.com/gulmek-bana-yaramiyor-2-siiri/</link>
<guid>2075972</guid>
<pubDate>2014-12-21T17:55:00+03:00</pubDate>
<author>Enver Bilgiç</author>
</item>
 <item>
<title>Ahh! Yar,</title>
<description>Eyy! yar, Gökyüzü diyar Yeryüzü bahar Uzaklar buhar Olsaydı...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ahh-yar-3-siiri/</link>
<guid>2054427</guid>
<pubDate>2014-10-20T21:26:00+03:00</pubDate>
<author>Enver Bilgiç</author>
</item>
 <item>
<title>Dağlara çıkalım</title>
<description>Kalkta çıkalım dağlara be gülüm Ottan sudan buluttan konuşalım Bırakta pusuda uyusun ölüm Biz bahardan umuttan konuşalım  Şöyle bir çoban ateşi yakalım </description>
<link>https://www.antoloji.com/daglara-cikalim-2-siiri/</link>
<guid>2044700</guid>
<pubDate>2014-09-23T22:40:00+03:00</pubDate>
<author>Enver Bilgiç</author>
</item>
 <item>
<title>Dedemin Bir Günü...</title>
<description>Bir kaç dürtükle rüya uyku BİTER savrulur zaman uyku sersemliği tavana vurur kapının gıcırtısı kulak tırmalar sabahın ayazında soba gürül gürül gürülder can havliyle tutuşmuş pürülerin kızgınlığı har vurup harman savurur güğümler cızırtılı mızıka çalar </description>
<link>https://www.antoloji.com/dedemin-gunlugunden-2-siiri/</link>
<guid>1991198</guid>
<pubDate>2014-04-27T15:12:00+03:00</pubDate>
<author>Enver Bilgiç</author>
</item>
 <item>
<title>Dikenleri Çiçek Bildim</title>
<description>Dikenleri çiçek bildim Acıyı içecek bildim Dertleri geçecek bildim Acılara sardı gönlüm  Dünyaya geldim geleli </description>
<link>https://www.antoloji.com/dikenleri-cicek-bildim-siiri/</link>
<guid>1988163</guid>
<pubDate>2014-04-19T17:26:00+03:00</pubDate>
<author>Enver Bilgiç</author>
</item>
 <item>
<title>Geçti Ömrüm Türkü</title>
<description>Kuru soğan azık,yavan yaşıt çorba ile Yırtık pırtık hırka,eski püskü urba ile İçi bomboş heybe,delik deşik torba ile Çulsuz pulsuz,acı tatlı geçti ömrüm  Zalim yarin nazı,kırık dökük sazım ile </description>
<link>https://www.antoloji.com/gecti-omrum-turku-siiri/</link>
<guid>1987330</guid>
<pubDate>2014-04-17T03:31:00+03:00</pubDate>
<author>Enver Bilgiç</author>
</item>
 <item>
<title>Hayat Dediğin</title>
<description>Aşkın deminden dudak bal olur Kökün dibinden budak dal olur Tahtın sarayın olmuş  ne  fayda Bahtın sonunda kundak sal olur  Öze varmak için göz gerekmez </description>
<link>https://www.antoloji.com/hayat-dedigin-64-siiri/</link>
<guid>1966895</guid>
<pubDate>2014-02-15T12:54:00+03:00</pubDate>
<author>Enver Bilgiç</author>
</item>
 <item>
<title>Geçti Ömrüm</title>
<description>Yavan yaşıt çorba ile Eski püskü urba ile Delik deşik torba ile Acı tatlı geçti ömrüm  Gönlüm aşka kucak açtı </description>
<link>https://www.antoloji.com/gecti-omrum-20-siiri/</link>
<guid>1931043</guid>
<pubDate>2013-11-08T15:13:00+03:00</pubDate>
<author>Enver Bilgiç</author>
</item>
 <item>
<title>Artık Kemik Devri</title>
<description>Taş devri, Kölelik derken, Şimdi; Artık kemik devrindeyiz... </description>
<link>https://www.antoloji.com/artik-kemik-devri-2-siiri/</link>
<guid>1919037</guid>
<pubDate>2013-10-09T19:53:00+03:00</pubDate>
<author>Enver Bilgiç</author>
</item>
 </channel>
</rss>
