<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Enis Batur Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Yunus</title>
<description>Beş duyunun ucuna doğru, sonunda kavuştu mıknatıs. Dip derin bir perde çektiler, birlikte suyu ve karanlığı susturdular, herşeyin bittiği, herşeyin başladığı anda konuştular, biri gözünde kor </description>
<link>https://www.antoloji.com/yunus-56-siiri/</link>
<guid>2877218</guid>
<pubDate>2018-08-10T14:52:00+03:00</pubDate>
<author>Enis Batur</author>
</item>
 <item>
<title>İnri</title>
<description>Igne Natura Renovatur Integra  Toprak içinden çatladı, dev bir zar düştü.  Çorak, dediler, şimdisi, </description>
<link>https://www.antoloji.com/inri-siiri/</link>
<guid>2877217</guid>
<pubDate>2018-08-10T14:51:00+03:00</pubDate>
<author>Enis Batur</author>
</item>
 <item>
<title>Yanlış Mesel</title>
<description>Bir zaman da böyle geçsin, pusula durmadan dönüp dursun: Şimdi neredeyim? Yüksek Düş'ün içinde, sarsıntı, soğuk ter, gırtlağımda bir güz mührü, neredeyim ki azalıyorum gecede, yükseliyor simsiyah kanım. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yanlis-mesel-siiri/</link>
<guid>2877216</guid>
<pubDate>2018-08-10T14:50:00+03:00</pubDate>
<author>Enis Batur</author>
</item>
 <item>
<title>Mor</title>
<description>Aşkınlığın gizli kafesinde barınan nedir,  tortulaşmadan, kaskatı? Rüzgarın sürüklediği ışıksızlık diliminde bizi birleştiren ortak çağrışım? Bir ölünün sesi yoktur oysa, bize ulaşacak. Ama nedir, en sağır böğrüme saplanan bu sancı? </description>
<link>https://www.antoloji.com/mor-46-siiri/</link>
<guid>2877215</guid>
<pubDate>2018-08-10T14:48:00+03:00</pubDate>
<author>Enis Batur</author>
</item>
 <item>
<title>Fugue İv</title>
<description>Ben daha yokum 'Sizi kendi şehirlerime götürmeliydim' demişti adam. 'Kendi sokaklarıma, çıkmazlarıma, durmadan taşındığım, hiçbirini unutmadığım evlere'. Donmuş gibi dinlemişti. Saydığı şehirlerin hepsini su ikiye bölüyordu. Andığı sokaklar hiçbir rehberde kayıtlı olamazdı. Evlere gelince: Onları belki unutmamıştı, ama bir daha uğramadığı nasıl da belliydi. 'Ben yokum' demek istemişti birden, 'ben daha yokum'. 'Bu ev, bu sokak, bu şehir bu şehri ikiye bölen su daha yok.' Çoktan susmuşlardı oysa. </description>
<link>https://www.antoloji.com/fugue-iv-2-siiri/</link>
<guid>2877214</guid>
<pubDate>2018-08-10T14:47:00+03:00</pubDate>
<author>Enis Batur</author>
</item>
 <item>
<title>Beyaz Sayfa</title>
<description>Bir okur yakınıyordu: "Şiirlerinizde çok sayıda özel isim geçiyor: Yabancı kentler, insanlar, hatta bazen de kelimeler". Onu dikkatle dinlemiş, birşey anlayamamıştım. "Neden Bruges ya da Monteverdi'yi yabancı buluyor da, mürekkep ya da tılsım geçince </description>
<link>https://www.antoloji.com/beyaz-sayfa-36-siiri/</link>
<guid>2877213</guid>
<pubDate>2018-08-10T14:45:00+03:00</pubDate>
<author>Enis Batur</author>
</item>
 <item>
<title>Edip Cansever İçin Requiem</title>
<description>Sizin için kokladım gülü, durdum yürüdüm düş tutup uyku kırdım sizin için baktım </description>
<link>https://www.antoloji.com/edip-cansever-icin-requiem-siiri/</link>
<guid>2866938</guid>
<pubDate>2018-07-19T12:02:00+03:00</pubDate>
<author>Enis Batur</author>
</item>
 <item>
<title>Pençe Defteri'nden</title>
<description>1 iki hafif şiir yazdım sabah boşlukta iki ağır küpe  2 Masamdan, garsonun tak diye bıraktığı </description>
<link>https://www.antoloji.com/pence-defteri-nden-siiri/</link>
<guid>2294988</guid>
<pubDate>2016-11-11T11:32:00+03:00</pubDate>
<author>Enis Batur</author>
</item>
 <item>
<title>Gecenin Sesi</title>
<description>Kaptanın uykusu kaçtı birden;  birden külçe gibi üstüne indi gece ve yalnızlık, kalktı, bir havlu aldı sırtına, küpeşteye tırmandı yavaşça, duydu:  </description>
<link>https://www.antoloji.com/gecenin-sesi-34-siiri/</link>
<guid>2294989</guid>
<pubDate>2016-11-11T11:32:00+03:00</pubDate>
<author>Enis Batur</author>
</item>
 <item>
<title>Kiracıyım Bir Acıya</title>
<description>Sen ey kendiyle yetinen;  Fosforun yeri gece. Ne yapar gecesiz ateşböceği? Belki anlamsız ve delice Kumrunun inanılmaz yuvası Bir direğin tepesinde. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kiraciyim-bir-aciya-2-siiri/</link>
<guid>2294990</guid>
<pubDate>2016-11-11T11:32:00+03:00</pubDate>
<author>Enis Batur</author>
</item>
 <item>
<title>Fanus</title>
<description>I Bu güller benim için mi açıldılar, Bu güller sizden bana açıldılar delindi ufkumun karanlığı, günüm gecemi eritti baştan uca, üstünde bir fırtınaydı bana kanat geren, </description>
<link>https://www.antoloji.com/fanus-32-siiri/</link>
<guid>2294991</guid>
<pubDate>2016-11-11T11:32:00+03:00</pubDate>
<author>Enis Batur</author>
</item>
 <item>
<title>Sıcak Kan</title>
<description>Sizin için kalktım geldim ve her tarafınızdan ayrı bir koku topladım. Göğsünüzden inat, boynunuzdan uzun sonsuz bir damar, açılmış çiçeğinizden hercai polen. Her tarafınıza ayrı bir koku bıraktım, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sicak-kan-siiri/</link>
<guid>2294992</guid>
<pubDate>2016-11-11T11:32:00+03:00</pubDate>
<author>Enis Batur</author>
</item>
 <item>
<title>Requiem</title>
<description>I  Sokağa çıkacağız, sorumsuz güz çırpınırken bir kepenkte.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/requiem-17-siiri/</link>
<guid>2294985</guid>
<pubDate>2016-11-11T11:31:00+03:00</pubDate>
<author>Enis Batur</author>
</item>
 <item>
<title>Yankı</title>
<description>Her kelimenin iki anlamı olduğunu bilmiş, baştan beri üçüncüyü aramıştı. Ama bu bir şey değildi asıl aradığının yanında: Başka bir düzen olsun istemişti seslerin arasında, harflerle renklerin birbirlerini itmedikleri bir dengeydi </description>
<link>https://www.antoloji.com/yanki-94-siiri/</link>
<guid>2294986</guid>
<pubDate>2016-11-11T11:31:00+03:00</pubDate>
<author>Enis Batur</author>
</item>
 <item>
<title>Olsam Olamam Sonesi</title>
<description>Çiçek gibi değil, size çiçek kadar koktuğunuzu söylerdim ben olsam-ben olamam: Bendimi yıkıp taşmak için biliyorum ilk cümlemden korktuğunuzu, gürültümde susturmaya alışmışım ben kendimi.  Olsaydım, ince şebboy kulağınızın arkasından, </description>
<link>https://www.antoloji.com/olsam-olamam-sonesi-siiri/</link>
<guid>2294987</guid>
<pubDate>2016-11-11T11:31:00+03:00</pubDate>
<author>Enis Batur</author>
</item>
 <item>
<title>Buz Geceleri</title>
<description>Gittim, yenildim, döndüm. Ordum kırıldı, sabah erkendi ova uçsuz bucaksız, gece çöktü ve daraldı görüş alanım: Kan koktu toprak, hava, gürül gürül akan su. Çatlamış atların ağır dansı, iniltileri donmuş yaralılar, yollara yığarak unutulan ölüler, utkuyla bozgunun </description>
<link>https://www.antoloji.com/buz-geceleri-3-siiri/</link>
<guid>2294982</guid>
<pubDate>2016-11-11T11:27:00+03:00</pubDate>
<author>Enis Batur</author>
</item>
 <item>
<title>Karabasan</title>
<description>Yoruldum, çok yaşlandım artık: Geçen ay 83 yaşıma bastım, gövdem beni daha ne kadar taşır kestiremiyorum; zihnim, yıllardır direniyor olup-bitenlerin yıpratıcı yanına, o da dinlenmek istiyor galiba.  40 yaşlarındayken, uzun yaşamak, yapmak istediklerime, yazmak istediklerime olabildiğince geniş ufuklar, olanaklar kazanmak arzusu egemendi içimde, anımsıyorum.  Zoraki göçmen olacağım, kendi ülkeme dönme şansım olmaksızın bir şehirden ötekine göç ederek yaşamak zorunda kalacağım pek aklımdan geçmezdi.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/karabasan-62-siiri/</link>
<guid>2294983</guid>
<pubDate>2016-11-11T11:27:00+03:00</pubDate>
<author>Enis Batur</author>
</item>
 <item>
<title>Şiire Eşlik Eden Fotoğraf</title>
<description>Bu dizeleri burada ilk kez okuyan bir okur, şiirde sözü geçen fotoğrafları görmediği halde, onları zihninde kurmayı kolaylıkla başarır sanıyorum. Bu açıdan değerlendirdiğimizde, fotoğraflar şiire bir fazlalık yaratacaklardır. Kesin bir ölçüm yapabilir miyiz? Fotoğrafları hiç görmemiş olanların düşünceleri, onları görmüş olanlarınkinden ayrılabilir. Şüphesiz buluşanlar, düşünceleri çakışanlar çıkacaktır aralarından, gelgelelim ayrı düşünenler olacağını kestirmek de güç olmasa gerek.  Birinci varsayım: Fotoğrafların şiire eşlik etmesi, şiirden eksiltiyor, eksiltebilir. Şiir, kendi imge düzeni içinde, fotoğraflara gereksinme duyulmayacak biçimde düşünülmüş, yazılmış olmalıydı.  İkinci varsayım: Fotoğrafların şiire eşlik etmesi, şiirin etki gücünü arttırabilir. Şair, dilediği ölçüde fotoğrafların içeriğini şiire aktarmak için çalışsın, fotoğrafların gücüyle başedemeyecektir. Düz gerçeğin, şiirin dolaylama yanı ağırbasan gerçekliğine katkısını iğdiş etmemek gerekir.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/siire-eslik-eden-fotograf-siiri/</link>
<guid>2294981</guid>
<pubDate>2016-11-11T11:26:00+03:00</pubDate>
<author>Enis Batur</author>
</item>
 <item>
<title>Uyarlama Denemesi</title>
<description>İlk gidenle dağılmaya başlamıştı aslında tarikat, diyor Fatma, da diyor Alyoşa, ilk gidenin neden gitmeye karar vermiş olduğunu anlamak gerekirdi, öyle ya birşeylerin dağılmaya hazır olduğunu düşünmese, sözünü kesiyor Ekrem her zamanki gibi, Yavuz'du ilk giden, unutmamak gerek, zaten kalmaya </description>
<link>https://www.antoloji.com/uyarlama-denemesi-siiri/</link>
<guid>2294980</guid>
<pubDate>2016-11-11T11:19:00+03:00</pubDate>
<author>Enis Batur</author>
</item>
 <item>
<title>Kül Meseli</title>
<description>theseus! o kıyıda başladı her şey biliyorum elimden sıyrılan yumak bütün denize ördü ölümün çıplak ilmeğini. ben ki hiç sevmedim ne bir kadını ne bir erkeği: yırtıldım orada aç gündüz bir belirip bir yiterken, yaprağın sektirttiği ışıkta </description>
<link>https://www.antoloji.com/kul-meseli-siiri/</link>
<guid>1966494</guid>
<pubDate>2014-02-14T17:24:00+03:00</pubDate>
<author>Enis Batur</author>
</item>
 </channel>
</rss>
