<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Engin Turgut Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Gül’deki Lâra</title>
<description>Birbirimizi çok sevdik ve ben seni hiç unutmadım ve çok özledim Lâra. En büyük aşkımdın sen benim. Büyülü mutluğum ve mutsuzluğum ve sonsuz bağımlılığımdın. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gul-deki-lara-siiri/</link>
<guid>2934718</guid>
<pubDate>2018-12-27T15:41:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Turgut</author>
</item>
 <item>
<title>Gözleriniz</title>
<description>Sesinizde şarabi bir yara var, uzaklığınızdan başım dönüyor, uzaklığınızdan yaptım bu aşkı, lekesiz bir kamaşma olmalısınız, ay ışığı sizden çok çekti, ruhunuzu flütün dumanıyla mı yıkadınız, mavi dansların ateşli fosforuyla mı aydınlandınız, ah, belki bana da turkuvaz bir yaz geçer sihirli gözlerinizden! </description>
<link>https://www.antoloji.com/gozleriniz-7-siiri/</link>
<guid>2294819</guid>
<pubDate>2016-11-10T16:36:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Turgut</author>
</item>
 <item>
<title>Bahçeye Hayalden Girilir</title>
<description>.……………………………karayazım benim…yaz çocuğum… …………………………….seni yaz diye sevdiler…   Sizi kazandığım için, size kaybederek yaşıyorum…  </description>
<link>https://www.antoloji.com/bahceye-hayalden-girilir-siiri/</link>
<guid>2294820</guid>
<pubDate>2016-11-10T16:36:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Turgut</author>
</item>
 <item>
<title>Eflatun Görüntüler</title>
<description>1-  İçinde kelebeklerin ve şarabi kedilerin dolaştığı melek yağmuru bir şehir olmalı rüyandaki…  </description>
<link>https://www.antoloji.com/eflatun-goruntuler-siiri/</link>
<guid>2294822</guid>
<pubDate>2016-11-10T16:36:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Turgut</author>
</item>
 <item>
<title>Islık Ve Uçurum</title>
<description>"Dünyada bir tek hakikat vardı, cahiller onu çoğalttılar.”  Hayat ıslık çalarak geçiyordu önümüzden. Kokuşmuş, acı çığlık seslerinden geçilmeyen bu ikiyüzlü, bu vahşi, bu namussuz çağımızda cehennemi yasamadığımızı kim söyleyebilirdi? Bırakın ruhumuzun kirlenmesini, gövdemizi de yıpratıyorduk. Aşkın, üzümün sapına kadar yaşanması gerektiğine inanıyorduk. Aşkın varlığını ve yaşanabilirliğini hissetmek gerekti; aşka güvenmek ve onun hizmetine girmek lazımdı. Aşkı oraya buraya çekiştirip aşka yön vermeye kalkışırsak, aşkın altında kalırız diye düşünüyor ve aska inanmayanlara soruyordu: Aşk size inanıyor mu sanıyorsunuz? "Niye intihar edecekmişim; daha yaşayacağım onca hayal kırıklığı varken." Böyle mi demişti Emil Cioran. Doğrudur hem sanal, hem banal bir dünyada yaşadığımız. "Ancak kötü olabilecek kadar cesur olabilirsen, gerçekten iyi olabilirsin" diyordu birisi. Türkçenin saadeti geceleri uyumuyordu. Sürekli arzuda dolaşan, her şeye aşkla bakan, küçük şeylerden büyük hazlar çıkaran, derdi olan, derdi olduğu için şiirler yazıp, resimler yapan biriydi adam. Sanki uçurum çağına gelmiştik; vicdan çekilmiş, akıl çürüyordu sanki. Daha önce yazdıklarını düşünüyordu adam. Yazdıklarını tekrarlamaktan ve çoğaltmaktan da asla çekinmiyordu. İçinde yaşadığımız dünyanın ve ruhumuzdaki karanlığın, şiddetin, kuşkuların ve iletişimsizliğin ciddi bir şekilde sorgulanması gerekiyordu. Acıyı bir oyuna dönüştürerek mi yaşıyorduk yoksa? Kendi iyiliğinden başka aksesuarı olmayan kalbimiz karşısında, gerçeğin gözleri fal taşı gibi açılıyordu. ‘Yüzünde kaç maskesi var insanın’ dedi adam. ‘Sanki bir nükleer sonrası hepimiz tuhaf yaratıklara dönüşmüşüz! Sanki ne çekiyorsak, kendimizden çekiyoruz. Yüzlerde hep acı! Zaten acı dolu bir çağda yaşamıyor muyuz? Hepimiz kargaya benziyor ve bu dünya sirkinde utana sıkıla varlığımızı sürdürüyoruz’ dedi kadın.  “O sevgi gibi, hatta aşk gibi görünen şeylerin altında eşsiz hesapların yattığını” gördükçe canımız daha çok yanıyordu! </description>
<link>https://www.antoloji.com/islik-ve-ucurum-siiri/</link>
<guid>2294818</guid>
<pubDate>2016-11-10T16:35:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Turgut</author>
</item>
 <item>
<title>Yolculuk İyidir</title>
<description>Gecenin alnına sür atını Sedeften kelimeler tarlasına gir Zamanı toprağından sök, zamanı işlet Ceplerinden çıkar yakamozları Gurbetle seviş, nutku tutulsun coğrafyanın Çıkar üzerinden rüya elbiseni </description>
<link>https://www.antoloji.com/yolculuk-iyidir-siiri/</link>
<guid>2294813</guid>
<pubDate>2016-11-10T16:34:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Turgut</author>
</item>
 <item>
<title>Ah!</title>
<description>Her şeyi masal yaptım, yıldızlarda kaldım.  Evlere, sislere, kendime kaçtım Ah! hangi sesleri gecesiz bıraktım.  Akşamcı dedeler olgun, pişmiş ve kül! Eller yukarı hayat, ey siyah kahkaha, gül! </description>
<link>https://www.antoloji.com/ah-198-siiri/</link>
<guid>2294814</guid>
<pubDate>2016-11-10T16:34:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Turgut</author>
</item>
 <item>
<title>Bahar Hanım</title>
<description>Bahçemizde bir cümleydiniz bahar hanım, kalbinize bir bulut gibi girerdim, bilirsiniz aşk hep kaybederdi bir melekle yer değiştirirdi ruhumuzun iç kanaması, heves hiç uyumazdı rüyalarımızda, durmadan bir mer- mer daha kopardı şuramızdan, dağılan bir mürekkebin lezzetiydiniz, mektuplarınızla boşluğunuz arasında </description>
<link>https://www.antoloji.com/bahar-hanim-2-siiri/</link>
<guid>2294815</guid>
<pubDate>2016-11-10T16:34:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Turgut</author>
</item>
 <item>
<title>Üzgün Mektup</title>
<description>Saflığım ve telaşlı yanımla ruhunda bir sabah gülümseyişi  olmak, kelimelerimle sana dokunmak istiyorum. Yüzünde sarışın bir huzur var. Gözlerindeki anlam bir yanıyla evcil, öbür yanıyla sanki aşkın ayaklarına kapanacak kadar derin. Sana teşekkür ederim gözlerindeki bahçe hep ışıldadığı için.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/uzgun-mektup-siiri/</link>
<guid>2294816</guid>
<pubDate>2016-11-10T16:34:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Turgut</author>
</item>
 <item>
<title>Yağmur İç, Güneş Isır, Ay Çiğne</title>
<description>Kederlisin biraz nedense Çiçek açmalısın oysa Bahçe olmalısın, suyu ısırmalısın Bu kadar çok mahsur kalma siyah odalarda Kaması böğründe bir kuğu gibi durma Sen şarkılar söylemeli, tango yapmalısın </description>
<link>https://www.antoloji.com/yagmur-ic-gunes-isir-ay-cigne-siiri/</link>
<guid>2294807</guid>
<pubDate>2016-11-10T16:28:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Turgut</author>
</item>
 <item>
<title>Yazdı, Bitti!</title>
<description>Mutsuz, ipeksi, kırılgan bir şeydi, yaz!  Ruhumuzu nereye taşısak yazdan kurtulamayacaktık. Şapkanın dalgın- lığından başka neydi ki yaz! Omuz- larımızdan sarkardı sarışın bir ince- liğin boynumuzda açtığı rüya. Kaçır- </description>
<link>https://www.antoloji.com/yazdi-bitti-siiri/</link>
<guid>2294804</guid>
<pubDate>2016-11-10T16:27:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Turgut</author>
</item>
 <item>
<title>Şarabın Sözleri</title>
<description>Herkes ışığını alsın gelsin!  Bende melek selsebil!  Ruhumuz sütlüdür, taşarız şarabımızdan! Bana güneşinizi üfleyin, üşüyorum yokluğunuzdan!  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sarabin-sozleri-siiri/</link>
<guid>2294805</guid>
<pubDate>2016-11-10T16:27:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Turgut</author>
</item>
 <item>
<title>Babam Ve İstanbul</title>
<description>Umudun en çalışkanı, hayatı incitmeyen adam bir İstanbul çelebisi, sanki beyaz bir kuş karanlığı topa tutan adam, mavi bir kâlp yumuşacık bir deniz, bir geminin güvertesi onurlu bir ömür, dürüst bir hayat evinden ekmeğini eksik etmeyen sevgi kokusu </description>
<link>https://www.antoloji.com/babam-ve-istanbul-siiri/</link>
<guid>2294799</guid>
<pubDate>2016-11-10T16:26:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Turgut</author>
</item>
 <item>
<title>Mor Rüya Barı</title>
<description>Sesin mektup olsa bir kuş gibi kanatlanır, dolaşır yeryüzünü Ve içindeki keder mavileşir sen elmayı ısırdığın zaman Sen turnalara baktığın zaman iklimler aşkla yer değiştirir Sen üzgün evlerden güneş bakışımlı bahçeler yaparsın Akan sularsın ağaçları şımartan, kalbisin çılgın sokakların  </description>
<link>https://www.antoloji.com/mor-ruya-bari-siiri/</link>
<guid>2294800</guid>
<pubDate>2016-11-10T16:26:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Turgut</author>
</item>
 <item>
<title>Ayna</title>
<description>Aynadaki ruhun canı acımasın ki sır hayata dönüşüyor  tendeki gövde ve senin kadar bir sevgili gelmedi ki yeryüzüne ama aşk bunu nerden bilsin. Ben insansam ve bir daha inansam ve şarkılarım hep yarım kalsa. Uzun uzun çalsa şu gitar ve benim nar yüzlü sevgilimin üzüm gibi bakan üzgün gözleri ışıldasa ve şair kalbimize fısıldasa: “Sevmek ne uzun bir kelime” </description>
<link>https://www.antoloji.com/ayna-340-siiri/</link>
<guid>2294802</guid>
<pubDate>2016-11-10T16:26:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Turgut</author>
</item>
 <item>
<title>Gar Ve Tren</title>
<description>Hangi garda bu kadar güzel bir şair vardır Gardını almışsa kötülük, bizden uzak dursun Evine geç dönen şiirler yazmaktan sıkılmadım Ama yoruldum, beni efkârdan yağmur yapacaklar  Hangi aşkın içinde bu kadar güzel bir dem vardır </description>
<link>https://www.antoloji.com/gar-ve-tren-siiri/</link>
<guid>2294803</guid>
<pubDate>2016-11-10T16:26:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Turgut</author>
</item>
 <item>
<title>Böyle Başlamak İstemezdim</title>
<description>Karbonları silik çıkmayan bir hayat seçtim kendime. Kendimi çok özledim. Bir martının sesini duyarım. Bir çocuğum olur adını gün ışığı koyarım. Aşk dersem sus! Aşk dersem öl! Hep sperma, hep yas, benim mi bu mika aldanış. Sözleriniz ne güzel, gözleriniz sis, lütfen yüksek sesle sevmeyiniz. Sıcacık bir serçe düşer </description>
<link>https://www.antoloji.com/boyle-baslamak-istemezdim-siiri/</link>
<guid>2294797</guid>
<pubDate>2016-11-10T16:25:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Turgut</author>
</item>
 <item>
<title>Derin Yara</title>
<description>Sevgili şair kardeşim Koray Feyiz için  Yağmurlardan gelmiştir bir elinde çiçek, öbür elinde çilekli pasta Yaz denizi üzerinde gülümseyen bir martıdır, kokusuyla dolaşır aşkın Bir sinema gibidir yüzündeki incelik, Fatih Akın filmleri gibi renkli Serseri bir hüzünle ve efendi bir flüt sesiyle sokaklara karışır. </description>
<link>https://www.antoloji.com/derin-yara-17-siiri/</link>
<guid>2294798</guid>
<pubDate>2016-11-10T16:25:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Turgut</author>
</item>
 <item>
<title>Tango Ve Gerilla</title>
<description>Topuğumuzdaki sabah rengi kadar aydınlık şu hasret yüzümüz Yeni bir aşk bulduk kendimize, kalbimizi asil ve diri tutmak için Hermann Hesse okuduk dibine kadar, tadını çıkardık saflığın Dalgın bir hayal bizimkisi, neremizden akıyor bu paramparça güz  Boynu bükük ve kaybolan kırgın hayatlarımızı kime anlatsam </description>
<link>https://www.antoloji.com/tango-ve-gerilla-siiri/</link>
<guid>1748715</guid>
<pubDate>2012-07-29T22:19:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Turgut</author>
</item>
 <item>
<title>Sulara Karıştım</title>
<description>Susamış güneş, yamaçlarda gezinir, erken Bir şehrin gövdesi, kırılmış saksılar ve ben Ürpertiyle insan öpüp, sarstığımdan yüreğimi Ve ben öldüm öyle küçük şeyler yüzünden  Aldanmayı, her yeni buluşmayı </description>
<link>https://www.antoloji.com/sulara-karistim-siiri/</link>
<guid>59423</guid>
<pubDate>2002-09-14T04:28:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Turgut</author>
</item>
 </channel>
</rss>
