<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Engin Topkan Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Hiçlikten Bütünlüğe</title>
<description>Anlam masalları koptu bağından, Aşağı atladım inanç dağından. Sıyrılıp geçmişin yapay ağından, Buldum o nihilist, hür hafifliği.  Ne bir ödül gördüm, ne ceza bildi, </description>
<link>https://www.antoloji.com/hiclikten-butunluge-siiri/</link>
<guid>3892083</guid>
<pubDate>2026-10-13T01:51:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Topkan</author>
</item>
 <item>
<title>Kozmik Hafiflik</title>
<description>Anlam masalları koptu bağından, Aşağı atladım inanç dağından. Sıyrılıp geçmişin yapay ağından, Buldum o nihilist, hür hafifliği.  Ne bir ödül gördüm, ne ceza bildi, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kozmik-hafiflik-siiri/</link>
<guid>3892081</guid>
<pubDate>2026-10-13T01:48:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Topkan</author>
</item>
 <item>
<title>Evrenin Kalbinde</title>
<description>Gördüm ki yürüdüm taşın kendiyim, Akan şu nehrin, o yaşın kendiyim, Gökten süzülen o kuşun kendiyim, Evrenin kalbinde buldum kendimi.  Ayrı gayrı yokmuş, hepimiz birmiş, </description>
<link>https://www.antoloji.com/evrenin-kalbinde-siiri/</link>
<guid>3892080</guid>
<pubDate>2026-10-13T01:47:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Topkan</author>
</item>
 <item>
<title>Kozmik Şakanın Sıfır Noktası</title>
<description>Hiçlikten geldik, hiçliğe gidiyoruz; neyin intikamı bu? Sizin o kutsal değerleriniz, benim ayağımın altında kuru bir kuğu. Cennetinizi de alın gidin, cehenneminiz zaten burası; İnsanın insana açtığı o kapanmaz, irinli varlık yarası.  Anlam arayan o cücelere söyleyin, tabela söküldü! </description>
<link>https://www.antoloji.com/kozmik-sakanin-sifir-noktasi-siiri/</link>
<guid>3892078</guid>
<pubDate>2026-10-13T01:43:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Topkan</author>
</item>
 <item>
<title>Sarı Kartlı Sokakların Öfkesi</title>
<description>Adalet dediğin, zenginin masasında meze; Sokaklar barut kokarken, ne anlatıyon bize? Uçurum fiyakalıydı evet, ama artık çakıldım! Sizin kurduğunuz o sahte cennete yakıldım!  Tanrım deme bana, o da bıraktı bu semti; </description>
<link>https://www.antoloji.com/sari-kartli-sokaklarin-ofkesi-siiri/</link>
<guid>3892075</guid>
<pubDate>2026-10-13T01:41:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Topkan</author>
</item>
 <item>
<title>Lagım Kokan Sokakların Manifestosu</title>
<description>Kaldırım kusuyor gecenin bütün pisliğini, Ben bu şehrin altında gömdüm gençliğimi. Işıklar sönük, neonlar göz alıcı bir yalan, Cebimde biriken nefret, geriye benden kalan.  Turnikede sıkışan sadece jeton değil, ruhum! </description>
<link>https://www.antoloji.com/lagim-kokan-sokaklarin-manifestosu-siiri/</link>
<guid>3892074</guid>
<pubDate>2026-10-13T01:39:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Topkan</author>
</item>
 <item>
<title>Fiyakalı Uçurumlar Manifestosu</title>
<description>Gökten düşen üç elma da çürük çıktı bayım, Ben hangi yalanın, hangi düzlüğün payıyım? Metronun turnikesinde kalmış bir jeton gibi hayat, İçerisi tıklım tıklım, dışarısı buz gibi bayat.  Tanrım, göğsüme batan bu teller senin mi? </description>
<link>https://www.antoloji.com/fiyakali-ucurumlar-manifestosu-siiri/</link>
<guid>3892072</guid>
<pubDate>2026-10-13T01:37:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Topkan</author>
</item>
 <item>
<title>Muhabbet Demi</title>
<description>Çay demini alır eski bakır demlikte, Muhabbet ne sakal cübbe ne asada. Sözler demini alır dostlarla birlikte, Yürekler yol alsın, kalmasın tasada.  Yollar kıvrılır bak ince bir sızıyla, </description>
<link>https://www.antoloji.com/muhabbet-demi-3-siiri/</link>
<guid>3891930</guid>
<pubDate>2026-10-12T23:15:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Topkan</author>
</item>
 <item>
<title>Sone- XXX : Girdaptaki Son Gemi</title>
<description>Hırçın dalgalar yutarken göğün en uzak ucunu, Deniz kudurmuş dev gibi sarar bu ahşap gövdeyi. Kader, fırtınaya bırak bu geminin tüm suçunu; Kimse duymaz ıssız suda edilen hiçbir tevbeyi.  Yelkenler yırtık ve bitik, direk kırık, umut nefes; </description>
<link>https://www.antoloji.com/sone-xxx-girdaptaki-son-gemi-siiri/</link>
<guid>3891695</guid>
<pubDate>2026-10-12T16:18:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Topkan</author>
</item>
 <item>
<title>Sone- XXIX : Zamanın Durduğu An</title>
<description>Döndürmez olur felek o amansız, hoyrat çarkını, Rüzgâr keser sesini, yaprak asılı kalır dalda; Siler zaman zengin ile fakirin arasındaki farkını, Ne bir adım ileri gidilir ne de bir umut kalır yolda.  Akmaz olur nehirler, durur o sonsuz akan nehir, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sone-xxix-zamanin-durdugu-an-siiri/</link>
<guid>3891690</guid>
<pubDate>2026-10-12T16:17:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Topkan</author>
</item>
 <item>
<title>Tahta Masa</title>
<description>Duvarda kırık bir saat , masada eski mektup, Gönül geçmişin yükünü meyhanede uyutup. Yine hüzün yollarına körü körüne sapıp, Bu gece dert ortağım olan tahta masaya geldim.  Şu garip tahta masa sığmıyor artık zamana </description>
<link>https://www.antoloji.com/tahta-masa-11-siiri/</link>
<guid>3891654</guid>
<pubDate>2026-10-12T14:55:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Topkan</author>
</item>
 <item>
<title>Ustura Ağzında Sessizlik</title>
<description>Seni nerede mi vurdum? O ondörtlük mermi ile. Karşında sessizce durdum, Bıraktım kalabalık öyle.  Sadece şimdide kaldım, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ustura-agzinda-sessizlik-siiri/</link>
<guid>3890928</guid>
<pubDate>2026-10-10T22:20:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Topkan</author>
</item>
 <item>
<title>Sone- XXVIII : Eski Bir Mektubun Sırrı</title>
<description>Sararmış sayfalarında zamanın tozu gizlenir, Unutulmuş bir çekmecede bekler o eski mühür; Mürekkebin solan renginde eski bir aşk izlenir, Oysa yazan eller çoktan toprağa olmuştur mahkûm ve hür.  Her satırda titreyen bir kalbin son feryadı var, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sone-xxvii-eski-bir-mektubun-sirri-siiri/</link>
<guid>3890361</guid>
<pubDate>2026-10-09T15:40:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Topkan</author>
</item>
 <item>
<title>Sone- Xlvı : Kizib</title>
<description>SONE XLVI : KİZİB  Kızıl bir alevdir göklerden sızan, Boyutlar yırtılır, kelam can bulur. Kalemin ucunda gizemdir yazan, Şu kubbe altında köprü kurulur. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sone-xlvi-kizib-siiri/</link>
<guid>3890358</guid>
<pubDate>2026-10-09T15:35:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Topkan</author>
</item>
 <item>
<title>Geldikleri Gibi Giderler</title>
<description>Ne kürsülerin hırsı anlar bu ruhu,                     Ne de pazarlıkla değişir dağların kokusu. İzmir’in tepesinde esen o hür asi rüzgâr, Ne bir partinin mülküdür ne de bir zümrenin uykusu.  Gazi’nin bastığı toprakta açan çiçekler, </description>
<link>https://www.antoloji.com/geldikleri-gibi-giderler-8-siiri/</link>
<guid>3890263</guid>
<pubDate>2026-10-09T09:17:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Topkan</author>
</item>
 <item>
<title>Zifiri Şafak</title>
<description>Zamanın çarkı dönerken sessizce biter umutlar, Zulmün çöktüğü yerde göğe yükselir feryatlar. Yine de sönmeyen ışık, sinede saklanan o can; Mazlumun ahı kalmaz hak, uyanır koca meydan.  Kırılır zincirler elbet, çalar hürriyet marşı; </description>
<link>https://www.antoloji.com/zifiri-safak-siiri/</link>
<guid>3890095</guid>
<pubDate>2026-10-08T21:15:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Topkan</author>
</item>
 <item>
<title>Hece Kalesi</title>
<description>HECE KALESİ  Öyle bir şiir yazdım baştan aşağı puslu, Ne öznesi bellidir ne nesnesi, hep uslu. Eleştirmen defteri açtı, baktı ve kaldı; "Anlamadım" diyemez, karizmaya saldırdı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hece-kalesi-siiri/</link>
<guid>3889893</guid>
<pubDate>2026-10-08T09:47:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Topkan</author>
</item>
 <item>
<title>Sone- XXVII : Kışın Soğuk Nefesi</title>
<description>SONE XXVI: KIŞIN SOĞUK NEFESİ  Esince kış mevsimin amansız, soğuk nefesi, Dökülür ağaçlardan o mahzun, o altın yaprak; Kapanır doğanın o neşeli ve berrak sesi, Beyaz bir kefen giyer sessizce o sadık toprak. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sone-xxvii-kisin-soguk-nefesi-siiri/</link>
<guid>3889868</guid>
<pubDate>2026-10-08T07:18:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Topkan</author>
</item>
 <item>
<title>Sone- L: Tağut</title>
<description>SONE-L: TÂĞÛT  Sınırı aşan her güç, tuğyan olup çağlıyor; Hakka asi olanlar, kula ümit bağlıyor. Tâğût denen karanlık, kula zulmet getirir; Kalpteki saf inancı, sinsice yer bitirir. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sone-l-tagut-siiri/</link>
<guid>3889737</guid>
<pubDate>2026-10-07T23:03:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Topkan</author>
</item>
 <item>
<title>Saklı Menzil( Neon İstasyonu)</title>
<description>Yürüdük köprüden, cepte yok para; Kavgalar okundu sert yüzümüzde. Yabancı bir rüzgâr bastı bu ara, Gurbetin gölgesi var gözümüzde.  Ocak ayı geldi, dondu betonlar; </description>
<link>https://www.antoloji.com/sakli-menzil-neon-istasyonu-siiri/</link>
<guid>3889691</guid>
<pubDate>2026-10-07T22:28:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Topkan</author>
</item>
 </channel>
</rss>
