<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Engin Taş Şiirleri
</description>
 <item>
<title>GERÇEĞE DÜŞEN DÜŞ'e BAKIŞ</title>
<description>Gerçeğe Düşen Düş'ü elinize aldığınızda mutlaka sonuna kadar okuyorsunuz,merak duygusu ağır basıyor. Bazen bu merak duygusunu sekteye uğratan açıklamalarla karşılaşıyorsunuz. Kitabın eleştirilecek en önemli noktası burası ama iyi ki fazla sürmüyor bu açıklamalar ve siz yeniden sizi sürükleyenin peşine takılıyorsunuz. İlginç olan, kitapta karşınıza bazen bir din adamının, bazen bir filozof-bilge'nin, bazen bir öğretmenin, bazen gaipten haber veren birilerinin, bazen de her şeyi göze alıp düşlerinin peşinden giden birilerinin çıkması ama az çok polisiye özellik taşısa da hemen hemen hiç polisin çıkmaması. Bu yönüyle Ahmet Ümit'in tarzından çok farklı. Siz Gerçeğe Düşen Düş'te, gerçekle-düşün felsefik iç içeliğini ve sosyolojik ironisini belki de kitap bitince fark ediyorsunuz.  Kitap boyunca, güncel yaşamda sık sık karşılaştığımız ama üzerinde hiç de düşünmediğimiz şeyleri sohbet havası tadında fark etmeden düşünüyor, daha bunları tam sindirmeden, yani daha sohbet sürseydi derken, bir maceranın ortasında buluyorsunuz kendinizi. Zaman zaman yorulduğumu fark etmedim desem yalan olur. Çünkü fazlaca şifrelenmiş şeyler var, çok şey sanki. Bunları çözmeyi profesyonel eleştirmenlere bırakıyorum, ben bir iki ilginçliğe daha değinip bitirmek istiyorum: Yıllanların Sırları bölümü, acayip mistik, efsanevi bir şey. Hiç duymamıştım böyle bir şey. Gerçekten var mı, Engin Bey mi uydurdu bilmiyorum; ama müthiş! Bir de sonlardaki ayna kısmı çok sürükleyici ama çok da şifreli yine. O mitolojik isimlerin elbette özel anlamları, aranan kitabın niteliği, ilginç bir mekanizmayla oluşturulmuş harita ve deney alanı vs. vs. Mesela Fizanlı Faruk El Mikta diye birinin  Çehre-i Beşer ve Kuttal-ı Hakiki adlı kitabından söz ediliyor. Eminim bu da uydurma bir kitaptır ama insanı tanımak açısından ilginç şeyler var.  Engin Bey, okuru resmen merak,düşünme, ilginçlik ve serüven bombardımanına tabii tutmuş. Bu iyi mi kötü mü bilmiyorum ama sıradan bir okur nasıl bir sonuç çıkarır tahmin etmek zor. Evet, bu kitabı herkes merakla okur ama herkes anlar mı bilmiyorum. Kitabın en zayıf noktası da burası bence! Bu kadar yeter şimdilik. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gercege-dusen-dus-e-bakis-siiri/</link>
<guid>1466337</guid>
<pubDate>2010-10-17T01:48:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Taş</author>
</item>
 <item>
<title>Kendime Ağıt</title>
<description>Kendime Ağıt  kum kadar yalnızlığın içinde çırpınarak kendimi sile sile ömrümü yarıladım  açık deniz olmaktan korkarak yaşıyordum </description>
<link>https://www.antoloji.com/kendime-agit-3-siiri/</link>
<guid>1053819</guid>
<pubDate>2008-10-31T02:44:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Taş</author>
</item>
 <item>
<title>İzmirli Delikanlı</title>
<description>bir gece izmir’i atıp omuzlarıma yasakların tabanlarına basarak yasa(k)  ların üzerine yürüdüm aklımda nazım’dan bir şiir gönlümde şiirden bir genç kız  </description>
<link>https://www.antoloji.com/izmirli-delikanli-siiri/</link>
<guid>788024</guid>
<pubDate>2007-08-05T12:19:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Taş</author>
</item>
 <item>
<title>Senden Sonra</title>
<description>senden sonra  yüreğim köpüren fırat kan yokuşa vuruyor duruyor hala içimde çatal uçlu bir bıçak ve yokluğun saplanıyor her günbatımında kalbimin ortasında bir dünya yıkılıyor </description>
<link>https://www.antoloji.com/senden-sonra-130-siiri/</link>
<guid>712424</guid>
<pubDate>2007-04-08T00:28:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Taş</author>
</item>
 <item>
<title>Gelecek Aşktır</title>
<description>Yoğrulmuşluğun gücünde süresiz Sen ki sevdalara yazılmışsın Umudu bayraklaştır umudu bayraklaştır Tükenir ürküntüler o anda Ötesi ele alınmış yürek parçası Örselenmiş özlemlerin aşkına </description>
<link>https://www.antoloji.com/gelecek-asktir-siiri/</link>
<guid>164943</guid>
<pubDate>2004-06-08T13:27:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Taş</author>
</item>
 <item>
<title>Sen Sus</title>
<description>Sus  Sen sus Sözlerin içimde pınar yatağı Gözlerin içimde pınarbaşı su ışıltıları Sen sus Varsın uğuldasın rüzgar hıçkırarak </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-sus-2-siiri/</link>
<guid>164940</guid>
<pubDate>2004-06-08T13:11:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Taş</author>
</item>
 <item>
<title>Bela</title>
<description>Masalsı bir güzelliktir özlemin Uyusam ayrı bela uyansam ayrı bela Gözlerin en koyu maviliğimdir Soyunsam ayrı bela giyinsem ayrı bela  Düşmanı mı olurmuş güne hayran olmanın </description>
<link>https://www.antoloji.com/bela-3-siiri/</link>
<guid>164939</guid>
<pubDate>2004-06-08T13:01:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Taş</author>
</item>
 <item>
<title>Yeni Sevgili</title>
<description>Umudumuz yaratabilmişsek vardır Ağlamak geleceğemizi yememeli Ölüm ötesindedir aşkın Her gün yeni bir aşk yaratmalı Her gün yeni bir sevgiliyle yatmalı </description>
<link>https://www.antoloji.com/yeni-sevgili-3-siiri/</link>
<guid>164938</guid>
<pubDate>2004-06-08T12:56:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Taş</author>
</item>
 <item>
<title>Dörtlükler</title>
<description>Yüreğimiz dağlarda namlulardan atılır Tetiği kızlarımızın da rahminde Kanlı bir sofradır yaşanan Mavilik ayaklarımıza kadar inmeli xx              xx               xx Dayanır dilimiz destanımıza </description>
<link>https://www.antoloji.com/dortlukler-9-siiri/</link>
<guid>163155</guid>
<pubDate>2004-06-01T15:15:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Taş</author>
</item>
 <item>
<title>Al Götür Beni Buralardan</title>
<description>O zamanlar başkaydı gülmek Rüyasız kaldım bu kentte Her şey ıslak ve tuzlu Al götür beni buralardan  Hepsi bıçak yarası biliyorum </description>
<link>https://www.antoloji.com/al-gotur-beni-buralardan-siiri/</link>
<guid>163143</guid>
<pubDate>2004-06-01T14:52:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Taş</author>
</item>
 <item>
<title>Özlem</title>
<description>sırtın bıçak sırtı düşlerimde mor bir aşka çoğalıyorum al beni kendine ve kendime büyüt  nü çiziyorum gökyüzünü kara kalem çalışıyor bulutlar </description>
<link>https://www.antoloji.com/ozlem-162-siiri/</link>
<guid>160962</guid>
<pubDate>2004-05-24T15:52:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Taş</author>
</item>
 <item>
<title>Ağıt</title>
<description>yıkık şeyler yaşadık yaşamı tam soymadık sevda mukaddes yara yaramıza doymadık  ezik sözcükler verdik yıkık bakışlar verdik yaşananların adını ikimiz de koymadık  </description>
<link>https://www.antoloji.com/agit-40-siiri/</link>
<guid>160954</guid>
<pubDate>2004-05-24T15:46:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Taş</author>
</item>
 <item>
<title>Sürülmüş Yüreğim</title>
<description>biz ölürüz insan kutuplarında ay donar yaz sürülmüş yüreğim hicrete hançerdir bakışlarımız  farkımız yaprağın toprağın canı mavzerimiz (k) aşımızdır yok şükür </description>
<link>https://www.antoloji.com/surulmus-yuregim-siiri/</link>
<guid>160941</guid>
<pubDate>2004-05-24T15:26:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Taş</author>
</item>
 <item>
<title>Özgeçmiş</title>
<description>ege’de kan kustum değil umrumda kan kustum doğu’da dillerden döndüm her şeyini melhem saydım gönlüme bir sözün dokunur yaralarıma gözünde bir balık ağlarda kalmış zıpkınsın dost değil gelen dost değil </description>
<link>https://www.antoloji.com/ozgecmis-3-siiri/</link>
<guid>160879</guid>
<pubDate>2004-05-24T10:51:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Taş</author>
</item>
 <item>
<title>Diojen Olurum</title>
<description>gözlerin fırtına tutuldum kaldım yürekler alevden ağıta yatmış kor oldum zor oldum eylem üstünde kavgada sevildim aşkta sevildim eylül her yıl yüreğimin burgusu kokusu kalmasın üstümde elin </description>
<link>https://www.antoloji.com/diojen-olurum-siiri/</link>
<guid>160877</guid>
<pubDate>2004-05-24T10:38:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Taş</author>
</item>
 <item>
<title>Acıyı Ağlamak</title>
<description>terim ağustos yağmuru gözlerim aşk bağdaşında senden bölünmüşüm ben ekinim kan olsa da biçeceğim  doğumun klasik </description>
<link>https://www.antoloji.com/aciyi-aglamak-siiri/</link>
<guid>160875</guid>
<pubDate>2004-05-24T10:29:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Taş</author>
</item>
 <item>
<title>Bu Şehir</title>
<description>ağlama dost bu şehrin yıkılması ağlamaktandır ağlama dost sabrın suya düştüğü an doğan gün büyük olur yarına kurbanlar kesilir de o çocuğa </description>
<link>https://www.antoloji.com/bu-sehir-24-siiri/</link>
<guid>160872</guid>
<pubDate>2004-05-24T10:15:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Taş</author>
</item>
 <item>
<title>İnançsız Değilim</title>
<description>yaşadığımız günler kaldı senden geriye tanrıya duamız kahkahalarımızdı sadece inançsız değilim elbet sana tapıyorum ya işte </description>
<link>https://www.antoloji.com/inancsiz-degilim-siiri/</link>
<guid>160870</guid>
<pubDate>2004-05-24T10:13:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Taş</author>
</item>
 <item>
<title>Sınırda Yaşamak</title>
<description>kulağımda çanlar kalbinin ritmiyle çalmaya başlar göğsüne uzaklığın kahrıdır bu içimde düğünler de kurulsa yararsız bu ömrüme örselenmişliğim aynada dalgalı bir bayrak gibi duruyor </description>
<link>https://www.antoloji.com/sinirda-yasamak-siiri/</link>
<guid>160868</guid>
<pubDate>2004-05-24T10:10:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Taş</author>
</item>
 <item>
<title>Safari</title>
<description>gözlerinde safariye çıkmışım deniz yaylam olur dudaklarında bakar bakaır yamacıma cerenler bakar kurt sürürsü kurnaz sürüsü  payanda yüreğim çarmıhta benim </description>
<link>https://www.antoloji.com/safari-2-siiri/</link>
<guid>160276</guid>
<pubDate>2004-05-21T13:26:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Taş</author>
</item>
 </channel>
</rss>
