<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Engin &#214;zcan Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Gelmiyorsun</title>
<description>Kim kapılıp hasretine Bayram gibi giyinip Derisini vucudunun Sokaklara düşer? Moda vapuru”nu bekler 10:15’e kadar. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gelmiyorsun-5-siiri/</link>
<guid>277996</guid>
<pubDate>2005-07-05T17:56:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Hoşçakal derken bile</title>
<description>Üzerimde seni düşünmenin yorgunlugu var, Ahşap,köhne bir yalıya sarılmış sarmaşıklar gibiyim Sarıldığım duvarlar çatırdıyor hasretine  Henüz yaşım genç 70lik yeni rakıya göre, </description>
<link>https://www.antoloji.com/hoscakal-derken-bile-siiri/</link>
<guid>273274</guid>
<pubDate>2005-06-22T01:15:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Ilık bir ayrılık şiiri</title>
<description>Mevsim... sapına kadar bir küskünlük vakti işte... Günlerden pazar... Ağır ağır çiseliyor yağmur ömrümün üzerine... Mevsim.. Ölüme kadar sonbahar..  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ilik-bir-ayrilik-siiri-siiri/</link>
<guid>238196</guid>
<pubDate>2005-03-06T02:12:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Bu şehirde..</title>
<description>Şimdi bütün aşklar mültecidir.. Bütün aşıkların evleri yakılmıştır.. Bu şehir karartılmış.. Ve oyunlar oynanan tüm bahçeleri Mayınlanmıştır çocukların. Düşleri yağmalanmış... </description>
<link>https://www.antoloji.com/bu-sehirde-17-siiri/</link>
<guid>226383</guid>
<pubDate>2005-01-18T23:14:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Alışkın bir sevgiyi yaşamak</title>
<description>Bana,  sevmelerime alışabilirmi bu yürek? ?  Alışkın bir aşkı nasıl yaşarız... Evcil bir timsahı sevmek gibi... Alışkın bir aşk yaşamak... </description>
<link>https://www.antoloji.com/aliskin-bir-sevgiyi-yasamak-siiri/</link>
<guid>221169</guid>
<pubDate>2005-01-01T21:49:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>46-47'Ye uygun bir aşk</title>
<description>Seni, Bir deli raporunun izniyle seviyorum... 46-47 ye uygundur diyor akıl sağlığım... Hani sevmeye yeter babında... Sevmeye ve sövmeye yetkin kılıyor beni, Doktorlarım, </description>
<link>https://www.antoloji.com/46-47-ye-uygun-bir-ask-siiri/</link>
<guid>221168</guid>
<pubDate>2005-01-01T21:48:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Aşk kaçınılmazdır...</title>
<description>Her aşk biraz daha ölmektir. Kokmasıdır hayatın Yakılmasıdır vasiyeti zamana Ve küllerin savrulmasıdır lodosla denize  Her aşk biraz ölmektir aldırmadan zamana </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-kacinilmazdir-siiri/</link>
<guid>220771</guid>
<pubDate>2004-12-31T00:45:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Kavgam var hayatla</title>
<description>Kavgam var hayatla, Yediğim yumrukların hepsini tanıyorum, Küçücük elleriyle çocukluğum tokatlıyor yüreğimi. Gençliğim, ergenlik düşlerini ve kavgalarının acımasızlığını taşıyor tenime Kavgam var hayatla, Yediğim tüm yumruklar birer akraba.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kavgam-var-hayatla-siiri/</link>
<guid>220768</guid>
<pubDate>2004-12-31T00:40:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Korkuyorum anne..</title>
<description>Korkuyorum anne.. sokaklar karanlık.. Karartma uygulanıyor... Olmayan elimi tutar gibi sıcak tut..yüreğimi.. Uyuyamıyorum belkide... Beni arama anne.. Bana dair ninniler düşle... </description>
<link>https://www.antoloji.com/korkuyorum-anne-2-siiri/</link>
<guid>220766</guid>
<pubDate>2004-12-31T00:34:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Yüreğim bir uçurumsa düşermisin? ? ?</title>
<description>Yüreğinin götürdüğü yere git, Aklının seni taşıdığı yere, Savur rüzgarla tanelerini yağmurun, Toprak bütün çatlaklarıyla karışsın tenine. Unut kimsesiz düşüncelerini. Alnını yıldızlara çevir, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yuregim-bir-ucurumsa-dusermisin-siiri/</link>
<guid>220764</guid>
<pubDate>2004-12-31T00:30:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>İspirto rengi bir şafak</title>
<description>İçine bir mavi çöker bu denizin,biz içiyoruzya ispirto rengi bir şafak söker..karanlığa inat.. Kayıkların içinden çıkar sarhoş ölüleri, biri sen..biri ben.. biride bilinmeyen kimliksiz itin biri.. Söylesene... kim hangi kimliğimizle biliyor bizi... </description>
<link>https://www.antoloji.com/ispirto-rengi-bir-safak-siiri/</link>
<guid>220763</guid>
<pubDate>2004-12-31T00:24:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>İçer gibi ölelim</title>
<description>İçimizde tıkanıp kalmamalı bu hicret masalı.. Bir uçurum kenarı kadar serin olmalıyız.. Bir uçurum kenarı kadar ölümcül ve topuklarını okşayan insanın boşlukla beraber.. Ölümüne içmeliyiz.. pavyon kadınları...mezeler...konsomatris bir rakı vurmalı bizi.. Rakı acemisi bir toy delikanlı gibi çarpmalı düşünceler yüzümüze... Kime diyorum..? ? ? Sızmış lanet olası beyni yine.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/icer-gibi-olelim-siiri/</link>
<guid>220761</guid>
<pubDate>2004-12-31T00:14:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Ben unutmasamda</title>
<description>Ben unutamasamda.. sen, unut beni... Uyuyorum, uyanıyorum... Neden her gece aynı rüyalarım? ? Bak,... Az sonra kurşuna dizecekler düşüncelerimi, Gözlerini bağlamak istemedim, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ben-unutmasamda-siiri/</link>
<guid>195434</guid>
<pubDate>2004-09-29T23:58:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Kedilerim ağlıyor.</title>
<description>kedilerim ağlıyor anne, dışarda kar ve bir adam boyu sevgiler... kedilerim ağlıyor anne... sokakta insanlar ölüyor. kan bir adam boyu, ve sevgiler.. mezar taşına yazılıyor.. kedilerim ağlıyor anne, susturamıyorum.... </description>
<link>https://www.antoloji.com/kedilerim-agliyor-siiri/</link>
<guid>193097</guid>
<pubDate>2004-09-21T22:32:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Saklambaç</title>
<description>Hadi... Ben burdayım hayat.. Saklambaç oynayalım seninle. Sen ebe ol, ben sobe. Biliyorsun çocukluğumun nereleri sevdiğini, Yada gençliğim nerde.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/saklambac-33-siiri/</link>
<guid>186950</guid>
<pubDate>2004-09-01T11:27:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Ağlamakmı?</title>
<description>Keşke ağlayabilseydim.. Gözlerim kan çanağı oluncaya kadar, ve doluncaya kadar yanaklarımdan akan yaşlarla ayak dibimdeki leğen. Kırlangıçların bir daha geri gelmeyeceğini düşünerek ağlasaydım, Her birinin peşinden sabahlara dek.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/aglamakmi-2-siiri/</link>
<guid>184727</guid>
<pubDate>2004-08-25T01:55:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Alın yazısı dedikleri</title>
<description>Alın yazısı dedikleri silinmez çini mürekkebi. Tazesi yazıldıkça doğal seleksiyonla, Eskisini hatırlatır bir kış sevmesi. Boğazında yumruk gibi tıkanıp kalan, Bir körüklü otobüs hikayesi...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/alin-yazisi-dedikleri-siiri/</link>
<guid>184725</guid>
<pubDate>2004-08-25T01:51:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Seni sevmediğim - sevdiğim yalan</title>
<description>Timsah,kendi yavrusunu yerken ağlarmış... Yalan! ! Balıklarda ağlardı o zaman küçük balıkları yediklerinde. Bende horoz şekerimi yerken ağlardım.. ve fırıldaklarım dönmeyince....  Hem.... </description>
<link>https://www.antoloji.com/seni-sevmedigim-sevdigim-yalan-siiri/</link>
<guid>184721</guid>
<pubDate>2004-08-25T01:47:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Mektup havasında bir şiir</title>
<description>Sana bir şiir yazmalıyım mektup kıvamında, 1800 lerin ağzıyla.. Majesteleri ve ekselansları, Şovalyeler ve kral hazretleri, Bu değersiz kulunuz, hayatı yaşamayı koymuş kafasına.. affedermisiniz? ? ? ? </description>
<link>https://www.antoloji.com/mektup-havasinda-bir-siir-siiri/</link>
<guid>184720</guid>
<pubDate>2004-08-25T01:40:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Anne beni doğursana tekrar.</title>
<description>Anne beni doğursana tekrar, Anlamadım o hamlıkla yarattığın mucizeyi... Yüzünü seviyorum anne.. Kırışıklıkları ve gergin halini kızınca.. Ellerini seviyorum sonra.. Bir semt pazarı kadar kalabalık bakışlarını seviyorum.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/anne-beni-dogursana-tekrar-siiri/</link>
<guid>184719</guid>
<pubDate>2004-08-25T01:33:00+03:00</pubDate>
<author>Engin Özcan</author>
</item>
 </channel>
</rss>
