<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Emre G&#252;lpınar Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Deniz Kabukları...</title>
<description>Küçük şeylerdir deniz kabukları...Çoğu zaman denizde ayağına batar...Kimileriyse menfaat uğruna üç kuruşa satar...Ben küçükken deniz kabukları toplar bir kavanozun içinde saklardım.Üzerimde ne zaman kara bulutlar dolaşsa onları dinler mutluluğu yakalardım...Şimdi sorarım sizlere,üç kuruşluk bir süs eşyası mı? yoksa yaşam için bir mutluluk kaynağı mı? </description>
<link>https://www.antoloji.com/deniz-kabuklari-9-siiri/</link>
<guid>1629229</guid>
<pubDate>2011-10-30T20:59:00+03:00</pubDate>
<author>Emre Gülpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Sonbahar Esintisi...</title>
<description>Bir sonbahar esintisi dışarda.Gözlerim pencereden ufku seyreder, kapılmışım rüzgara.Bir çığlık sesi gökyüzünde, bir korku kaplı sanki o sisli bulutlarda.Yüreğimde bir sancıyla haykırıyorum yaşama... </description>
<link>https://www.antoloji.com/sonbahar-esintisi-2-siiri/</link>
<guid>1629230</guid>
<pubDate>2011-10-30T20:59:00+03:00</pubDate>
<author>Emre Gülpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Saklambaç...</title>
<description>Çocukken ne güzeldi hayat.Tozpembe görünürdü tüm çıplaklığıyla.Her ne kadar aslı simsiyah bir kara örtü ve matem dolu olsada.Herşey bir oyun gibiydi aslında.Ve her oyunda bu oyunu yöneten ve yine oyunu bozan kişi aynıydı.Yaşamı saklambaç oynamaya benzetirdik.Sürekli saklanırdık görünmemek için ya da birşeyleri saklardık oyun içinde.Ama bu asla yalnızlığımızı ve çaresizliğimizi örtemezdi.Hep sobelenirdik bu yüzden.Ama artık büyüdük ve oyunda bitti.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/saklambac-200-siiri/</link>
<guid>1629227</guid>
<pubDate>2011-10-30T20:57:00+03:00</pubDate>
<author>Emre Gülpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Yakamoz...</title>
<description>Bazen bir kelebeğin ömrü kadardır aşk.Son çırpınışlarda anlarsın hayatın değerini.Bazense meltem rüzgarı esen bir gecede yakamozu izlemek gibidir.Ya ay ışığını görür mutlu olursun.ya da karanlığa gömülür kaybolursun... </description>
<link>https://www.antoloji.com/yakamoz-82-siiri/</link>
<guid>1629228</guid>
<pubDate>2011-10-30T20:57:00+03:00</pubDate>
<author>Emre Gülpınar</author>
</item>
 <item>
<title>İki Kelebek...</title>
<description>İstanbulda bir adanın sahilinde hafif çiseleyen yağmurda seninle olmaktı aşk.İki kelebektik biz.Yaşadığımız her dakikanın verdiği mutlulukla papatyalara konardık.Aldığımız nefes kadar kısaydı ömrümüz.Uçabilmenin verdiği haz kadar büyüktü sevgimiz.Deniz kabuğumdun sen.İnci gibi gözlerin bana hayat veren gülüşün vardı.Son çırpınışlarımızda dahi vazgeçmedik sevmekten.Beraber yaşadık, beraber ölecektik... </description>
<link>https://www.antoloji.com/iki-kelebek-siiri/</link>
<guid>1629225</guid>
<pubDate>2011-10-30T20:56:00+03:00</pubDate>
<author>Emre Gülpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Aşk...</title>
<description>AŞK....ada kıyılarında elinde kum saatiyle yüReğinde bir kar tanesi kadar umutla hiç bir karşılık beklemeden sevdiğini beklemek ve sevdiğinin yaklaştığı her adımı dökülen her kum tanesini iliklerinde hissetmektir.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-2241-siiri/</link>
<guid>1629226</guid>
<pubDate>2011-10-30T20:56:00+03:00</pubDate>
<author>Emre Gülpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Cambaz...</title>
<description>Ölümle yaşam arasındaki o ince çizgide yürüyen bir cambazım.Elimde yalnızlığımı ve dertlerimi kağıda dökmemi anlatan bir oyundaki bir numaralı karakter oyuncusu kalemim var sadece.Çaresizlik azraille ölüm arasında bir yerlerde.Nefesin ve gülüşün tek tesellim.Artık ölmekten korkmuyorum... </description>
<link>https://www.antoloji.com/cambaz-29-siiri/</link>
<guid>1629224</guid>
<pubDate>2011-10-30T20:55:00+03:00</pubDate>
<author>Emre Gülpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Sen...</title>
<description>(S) ensiz yaşamın musallaya bakan yüzündeyim... (E) celim gelmeden düşlerimi beraberimde getirdim... (N) e günler gördüm,ne acılar çektim,her saniye biraz daha ölmekteyim.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-2680-siiri/</link>
<guid>1629223</guid>
<pubDate>2011-10-30T20:54:00+03:00</pubDate>
<author>Emre Gülpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Aşk Oyunu...</title>
<description>İçimde bir kum tanesi kadar umudum var her daim.İhtiyacım oldukça gözümden yaşlar dökerek yeşertiyorum umudumu.Belkilerle süslenmiş hayatımda keşkeler dememek için her gün biraz daha dua ediyorum tanrıya.Geçenlerde hep seninle hayal ettiğimiz Ortaköydeki o meşeden bankta oturup güneşin doğuşunu izledim.Hani en büyük hayalimizdi bu.Birbirimize söz vermiştik.Sana ihanet etmedim,bu yaptığım sadece provaydı.Bu aşk oyununda en büyük alkışı birlikte alacağız.Ben repliğimi ezberledim,seni bekliyorum... </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-oyunu-51-siiri/</link>
<guid>1629222</guid>
<pubDate>2011-10-30T20:53:00+03:00</pubDate>
<author>Emre Gülpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Zaman Aşımı...</title>
<description>Zaman aşımından düşmüş bu sevda davası...Öyle dediler bilmem kaçıncı aşk ceza mahkemesinde...İlk duruşma: Hakim:Şikayetçi misin evladım? Tanık:Evet hakim bey.Sanık yüreğimi çaldı. Hakim:Olay nasıl oldu evladım anlatır mısın.? Tanık:Her pazar gittiğim ufak bir balıkçı vardı hakim bey.Yine ordaydım.Birden kapıdan bir ışık parladı.İçeriye o zamana kadar hiç görmediğim bir bayan girdi. Derya gibi gözleri insanın içini ısıtan bir gülüşü vardı.O günden sonra hiç görmedim hakim bey.Lakin şikayetçiyim.Her pazar gittiğim balıkçıya her gün gider oldum.Halim ortada.Biraz mayhoşum biraz derbeder...Söyle şimdi hakim bey düşermi bu sevda gönülden.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/zaman-asimi-20-siiri/</link>
<guid>1629220</guid>
<pubDate>2011-10-30T20:52:00+03:00</pubDate>
<author>Emre Gülpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Gözyaşları...</title>
<description>Gökyüzünde bulut olmak gibidir aşk.İki bulut gökyüzünde yürürlerken çarpışırlar.Sonra aralarında bir elektrik olur ve şimsek çakar.Tanışırlar ve birlikte yürürler.Aşık olurlar birbirlerine.Birlikte diyar diyar gezerler gökyüzünde.Şafak vakti mehtapta güneşin doğuşunu izlerler.Aniden bulut güneşi kıskanır.Sonra birden soğuk rüzgarlar eser o ilk günkü heyecan kalmaz.Fırtınalar kopar kavga ederler.Ve sonuç...Yağmur gibi gözyaşları </description>
<link>https://www.antoloji.com/gozyaslari-42-siiri/</link>
<guid>1629221</guid>
<pubDate>2011-10-30T20:52:00+03:00</pubDate>
<author>Emre Gülpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Yalnızlık...</title>
<description>Yine yalnızlık sardı parmak uçlarımı.Adım adım yaklaşırken o uçsuz bucaksız sonsuzluğa.Bir gülüşünü atmadım mazimden bir de yırtık pırtık pabuçlarımı.Her saniyemi not ederken o karanlık sayfalara... </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalnizlik-1229-siiri/</link>
<guid>1629219</guid>
<pubDate>2011-10-30T20:51:00+03:00</pubDate>
<author>Emre Gülpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Küçük Prens...</title>
<description>Kimileri pembe hayaller kurar,mutluluğu umar bu dünyada.Ufak şeylerden dahi mutlu olmasını bilir.Küçük adamdır bunlar.Büyük aşkların peşinde koşarlar.Kimilerininse kurmaya çalıştıkları her hayal bir su damlası olur toprağa düşer.Sonuç mu? ! Uçsuz bucaksız bir bataklık... </description>
<link>https://www.antoloji.com/kucuk-prens-4-siiri/</link>
<guid>1629216</guid>
<pubDate>2011-10-30T20:50:00+03:00</pubDate>
<author>Emre Gülpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Hoşçakal...</title>
<description>Gecenin sessizliğinde gözlerim hayata hoşçakal demekte.Nahif bir ezgi çınlıyor kulaklarımda.Birde gözlerimden düşen birkaç gözyaşı damlası donuyor nefesimle.Bir sigara yaktım ay ışığıyla bir şarkı söylüyorum sessizce.Yaşamak mı ağır geldi bana.Yoksa varlığınla yok olmak mı.Kim bilir belkide tek çare ölmekte </description>
<link>https://www.antoloji.com/hoscakal-228-siiri/</link>
<guid>1629214</guid>
<pubDate>2011-10-30T20:49:00+03:00</pubDate>
<author>Emre Gülpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Kırık Kalem...</title>
<description>Bir palyaço gibi yaşadım hayatı.İçimdeki acıları görmezden gelerek riyakar gülücükler saçtım hep.Tükendi kalemim.Şimdilerde ise insan çığlıklarının duyulduğu bir mezar taşında yazılı adım.Altındaysa kısa bir not:Kırıldı kalemim.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kirik-kalem-23-siiri/</link>
<guid>1629213</guid>
<pubDate>2011-10-30T20:48:00+03:00</pubDate>
<author>Emre Gülpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Objedir Aşk...</title>
<description>Acemi bir ressamın tüm renkleri karıştırarak yaptığı bir resmin objesi; aşk.Resimdeki renklerin anlamsız uyumu; yaşamak. Resmi gölgeleyen o incecik çizgi; ölüm.Ressamsa sadece bir figuran bu hayatta.Bu resme anlam veren tek obje; o içten gülüşün.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-objedir-ask-siiri/</link>
<guid>1629212</guid>
<pubDate>2011-10-30T20:47:00+03:00</pubDate>
<author>Emre Gülpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Seni Sev...</title>
<description>İhtiyar bir adam misali, tutmayan ellerimle yazdığım üç beş kelimelik bir cümlede noktayı koydum artık yaşama.Duygularımı biriktirdiğim kalemimin son damla mürekkebini kullanarak şu satırları yazdım: Seni Sev.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/seni-sev-siiri/</link>
<guid>1629211</guid>
<pubDate>2011-10-30T20:46:00+03:00</pubDate>
<author>Emre Gülpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Aşka Ramak Kala...</title>
<description>Saçlarının savrulduğu o meltem rüzgarında, yüreğinin gölgelik bir yerinde oturup gözlerindeki yıldızları sayıyordum.Gülüşünü hatırlar oldum aniden.Aşka ramak kala bir yıldız kaydı gözlerinden </description>
<link>https://www.antoloji.com/aska-ramak-kala-siiri/</link>
<guid>1629210</guid>
<pubDate>2011-10-30T20:45:00+03:00</pubDate>
<author>Emre Gülpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Ölümle Yaşam Arasında...</title>
<description>Yıllar önce yüreğimin o uçsuz bucaksız denizinde batan bir geminin kaptanıydı kalemim.Ve yıllar sonra yine bu denizden çıkarıverdiler gemiyi.Eskiden geriye kalan sadece bir kaç silik düşüncelerdi aklımda.Birbirine karışan duygularımın restore edilme zamanı gelmiş olmalı şu anda,belkide aşk ölümle yaşam arasında.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/olumle-yasam-arasinda-2-siiri/</link>
<guid>1629208</guid>
<pubDate>2011-10-30T20:44:00+03:00</pubDate>
<author>Emre Gülpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Saat Geceyi Sensiz Geçe...</title>
<description>Saat geceyi sensiz geçe.Yüreğim pencereden Karadenizin hırçın dalgalarıyla boğuşmakta.Gözlerinin ışıltısıyla aydınlattığın dünyamın sensiz geçen dakikalarında kaybolmaktayım.İliklerime işleyen nefesinin yerine hafifçe esen meltem rüzgarıyla avutuyorum kendimi.Kimbilir belkide gözyaşlarınla birlikte yağmuru getireceksin, sevgine susamış şu kuraklaşan gönlüme... </description>
<link>https://www.antoloji.com/saat-geceyi-sensiz-gece-siiri/</link>
<guid>1629206</guid>
<pubDate>2011-10-30T20:42:00+03:00</pubDate>
<author>Emre Gülpınar</author>
</item>
 </channel>
</rss>
