<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Emrah Yıldız 2 Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Kar-deş Gibi</title>
<description>Kar yağınca yeniden doğarım Silinir geçmişe dair ne varsa beynimi kemiren, Bir bebek gibi ağlamaklı ama hiçbir şeyden habersiz mutlu, Şehirde ne kadar pislik varsa hepsi kapanır kar ile, Siyahlar beyaz olur, Evsizler donuk ama huzurlu </description>
<link>https://www.antoloji.com/kar-des-gibi-siiri/</link>
<guid>2916392</guid>
<pubDate>2018-11-19T14:07:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Yıldız 2</author>
</item>
 <item>
<title>Sessizliğin Sesi</title>
<description>Gecelerin içinde dosdoğru derinlerde bir yerde Bir ses uğultusu kemiriyor kulağımı Sesin musikisi içerisinde boğuluyorum Kalbimin bir yarısı kararmış yarım kalmış Yara bere içerinde zindana mahkum Ses gene zıngırdatıyor kulakçığımı </description>
<link>https://www.antoloji.com/sessizligin-sesi-48-siiri/</link>
<guid>2440346</guid>
<pubDate>2018-02-08T02:59:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Yıldız 2</author>
</item>
 <item>
<title>Aşka Sövgü</title>
<description>Aşk üç harf Tek kelime Simdi bu dar kelime rahat mıdır? Yoksa birbirine sımsıkı kenetli mi? Yoksa özgür mü ?  </description>
<link>https://www.antoloji.com/aska-sovgu-2-siiri/</link>
<guid>2436194</guid>
<pubDate>2018-01-28T16:18:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Yıldız 2</author>
</item>
 <item>
<title>Serhoş</title>
<description>Bak gözlerime,görüyorsun işte Uykusuz kaldım Kuş cıvıltılarına kayıtsızım Seller sular gibi divaneyim Karlı kavaklardan gecti yolum Issız sulardan,ölü topraktan </description>
<link>https://www.antoloji.com/serhos-14-siiri/</link>
<guid>2436191</guid>
<pubDate>2018-01-28T16:07:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Yıldız 2</author>
</item>
 <item>
<title>Hayal'et</title>
<description>Gemileri taşıyan o kızgın deniz Hayallerimi taşımaz,taşıyamaz Taşar dışarı tüm sular Hayallerimin ağırlığı altında.. Hayallerim Melun melun yürüyen bir deveyi andırır </description>
<link>https://www.antoloji.com/hayal-et-52-siiri/</link>
<guid>2436186</guid>
<pubDate>2018-01-28T15:53:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Yıldız 2</author>
</item>
 <item>
<title>Paslantı</title>
<description>Eskimiş çarıklarınla yalpalaya yalpalaya yürüyorsun..batmak üzere olan güneş önünde..kısık gözlerle oraya bakarak dengesiz bir şekilde karanlığın içine doğmaya gidiyorsun..çünkü senin güneşin zifiri karanlık...orada buluyorsun kendi benliğini..elindeki eskimiş köstekli saate kırışmış gözlerinle bakıyorsun..dudaklarda bir tebessüm beliriyor..Kuşlar yuvalarına göç ediyor parçalı bulutlar eşliğinde ..yürürken bacağına acı veren bir şey var..iri büyük ellerinle cebini karıştırıyorsun..bir kalem...yeşil kurşun bir kalem..işte hayallerin geliyor gözünün önüne..o kalemin nice kalemlerle yan yana gelip başı dik bir şekilde yaptığı icraatlar,bulunduğu ortamlar...kalemin dans edişi başka kalemlerle...yeşil kalem artık pörsümüş..kurşun bayatlamış..arka cebine usulca sokuyorsun kalemi..maziye gülüp geçiyorsun..belki de zamanın acımasızlığına..ama maziyle yaşayamazsın.güneş batıyor ve koşmaya başlıyorsun.arkana bakmıyorsun çünkü bakarsan arkana düşersin. Sahildeki küçük ahşap yalıya doğru ilerliyorsun...Derin bir nefes alıyorsun..ıslak ahşap kokusu içine huzur veriyor..yağan yağmur ne de güzel bir koku bırakmış..deniz gökyüzüne aynalık görevini üstleniyor...çarıkların birini sağa digerini sola fırlatarak nasır tutmuş ayaklarını sıcak kuma daldırıyorsun ama sıcak kum sen de tiksinti uyandıyor nedense...bu yüzden hemen denize koşuyorsun...ayaklarını suya soktuğunda kan akışını hissediyorsun ve bir rahatlık yayılıyor vücudunun her yerine..daha ileri gidemiyorsun denizde...mazinin başına çızdıği bir yara hala canlılığını yitirmemiş..sıcaktan çatlayacak olan başın suya sokup çıkarıyorsun..ama işte güneş,deniz,kum bunlar seni tatmin etmiyor...karanlık,sessizlik,ıssızlık ve yalnızlık içini aydınlatıyor tıpkı dolunay gibi..o paslananlar öyle kalmayacak yok olup gidecek diyorsun..paslantıyla çelişkiye düşerek </description>
<link>https://www.antoloji.com/paslanti-siiri/</link>
<guid>2427556</guid>
<pubDate>2018-01-06T10:35:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Yıldız 2</author>
</item>
 <item>
<title>Geçmişin Gölgesi</title>
<description>Akşam olur salar dışarı kendini Sever akşamın gölgesiz karanlık halini Güneşin ışığı çıkardığında ortaya Geçmişinin bütün izlerini Koşa koşa uzaklaşır kapatmak için gizlerini Gölgesi bırakır mı peşini ? </description>
<link>https://www.antoloji.com/gecmisin-golgesi-3-siiri/</link>
<guid>2426774</guid>
<pubDate>2018-01-03T21:16:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Yıldız 2</author>
</item>
 <item>
<title>Günlerden Kar</title>
<description>Karlı bir sabahın ilk ışıklarında uyanıyorsun yalnızlığa tekrar tekrar...Elini cebine atıyorsun işaret parmağın tenine değiyor..Alnında gelişi güzel olmayan bir çizgi....Çatık kaşlarla dışarıyı süzüyorsun..Bir şeyler arıyormuş gibi ama aslında hiçbir şey aramıyormuş gibi..Zamanın o acımasız yelkovanına takılmış gibi adım atamıyorsun..Konuşmak istiyorsun..karşıdan karsıya geçen teyzeye yardım amacıyla konuşmak...ayagını kanatmış mini mini çoçukla konuşmak...Sınıfta tanımadığın birisiyle konuşmak..Bu ihtiyaçtan noksan bir şekilde öldürüyorsun içindeki çoçuğu..Başının ortasında geçmişin imza attığı bir iz...aynanın karşısına geçiyorsun..Gülümsüyorsun..Yüzündeki bütün acılar ortaya çıkıveriyor mütebessüm bir şekilde.Altı deliklerden hava almış ama bir o kadarda büzüşmüş soğuk ayakkabıları giydiğinde bedenindeki kıllar şaha kalkıyor.Alışmışlığın verdiği hisle rahat rahat giyiyorsun ayakkabılarını..Soğuk sert sert vuruyor vücuduna ama fütursuzca dağ gibi yokuştan yukarı çıkıyorsun.Sol elini yere bakan gözlerinin önüne getiriyorsun.Ve saatin yanlış olduğunu fark ediyorsun. .................... </description>
<link>https://www.antoloji.com/gunlerden-kar-siiri/</link>
<guid>2423115</guid>
<pubDate>2017-12-23T10:38:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Yıldız 2</author>
</item>
 <item>
<title>Doğuş</title>
<description>Sarkmışsın aşağıya doğru Çığlıkların zafer çığlığı gibi Uyanıyorsun müphem bir hayata İstinkak dolu sefil hayata Gözlerin.burnun,kulakların Dalında olgunlaşmış bir meyve misali </description>
<link>https://www.antoloji.com/dogus-58-siiri/</link>
<guid>2422774</guid>
<pubDate>2017-12-22T11:53:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Yıldız 2</author>
</item>
 </channel>
</rss>
