<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Emrah Er&#231;in Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Hangisini Anlatayım? 2</title>
<description>  Ben nasıl anlatayım? Ne yinİ anlatayım? İhanetlerini mi? Nankörlüklerini mi? Vefasızlıklarını mı anlatayım? Sana ömrümü verdiğiM en güzel yıllarını mı anlatayım? Senin için nasıl mücadele ettiğimi, seni herkesten kıskandığımı, </description>
<link>https://www.antoloji.com/hangisini-anlatayim-3-siiri/</link>
<guid>3821591</guid>
<pubDate>2026-04-24T18:13:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Erçin</author>
</item>
 <item>
<title>Anlatmaya Dilim, Affetmeye Yüreğim Yetmez 1</title>
<description>  Hangi birini anlatayım, hangi enkazın altından başlayayım? Senin için sildiğim dostları mı, feda ettiğim yılları mı? Sana toz konduramazken, senin beni çamura itişini mi? Söylesene, hangi nankörlüğünü sığdırayım bu kırık mısralara? </description>
<link>https://www.antoloji.com/anlatmaya-dilim-affetmeye-yuregim-yetmez-siiri/</link>
<guid>3821588</guid>
<pubDate>2026-04-24T18:11:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Erçin</author>
</item>
 <item>
<title>Artık Geçmişe Misafirsin</title>
<description>  Yıktığın o koca mazinin altında kaldın sen, Sırtını döndüğün o gün, hükmünü kendin verdin. Şimdi avuçlarında bir avuç yalanla geldin, Hangi acımadan, hangi merhametten bahsedersin? </description>
<link>https://www.antoloji.com/artik-gecmise-misafirsin-siiri/</link>
<guid>3821582</guid>
<pubDate>2026-04-24T17:53:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Erçin</author>
</item>
 <item>
<title>O Kahvenin Kokusu Hala Odada</title>
<description> Yıllar dilsizdi sanki, aylar ise kör, Bir köşe başında durdu zaman, ansızın. İçimde kopan o devasa kasırgalar, Senin limanına girince sustu, liman... Karşında yine o eski, masum çocuktum; </description>
<link>https://www.antoloji.com/o-kahvenin-kokusu-hala-odada-siiri/</link>
<guid>3817613</guid>
<pubDate>2026-04-15T19:06:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Erçin</author>
</item>
 <item>
<title>Yarım Kalan hayaller</title>
<description>  Yine aylar yıllar sonra seninle karşılaştık Senden uzaktayken fırtınalar, kasırgalar kopuyor içimde Şimdi karşına geçince masum bir çocuk gibi oluyorum Fırtınalı denizlerden çıkıp sakin bir limana giren gemi misali... </description>
<link>https://www.antoloji.com/yarim-kalan-hayaller-7-siiri/</link>
<guid>3817612</guid>
<pubDate>2026-04-15T19:01:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Erçin</author>
</item>
 <item>
<title>Yalnızlık Rıhtımından Sevda Düşlerine</title>
<description>  Eskimiş bir kitabın sayfaları gibiydi gönlüm; kenarları kıvrılmış, satırları silinmiş ve yorgun. Hangi harfe dokunsam acı sızardı, hangi söze tutunsam elimde kalırdı. Güvenmek, bir uçurumun kenarında gözlerini kapatmak gibi gelirdi bana, Ve sevgi... Duyduğumda kalbimi koruyan o zırhın çatladığını hissederdim. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalnizlik-rihtimindan-sevda-duslerine-siiri/</link>
<guid>3815984</guid>
<pubDate>2026-04-12T00:13:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Erçin</author>
</item>
 <item>
<title>Yorgun Gönlümün Baharı</title>
<description>  Gönlüm yorgun, yıkık dökük bir liman, Fırtınalar savurur, kalmadı derman. Yaralar kanar durur, kapanmaz her an, Güvenmeyi unuttum, yok hiç kimse inan. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yorgun-gonlumun-bahari-siiri/</link>
<guid>3815980</guid>
<pubDate>2026-04-11T23:20:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Erçin</author>
</item>
 <item>
<title>Ömrüm kızım</title>
<description>Hayatın Gülen Gözleri ​Vakit akşamı çoktan geçmişti, Yolumu kaybettiğim, yönümü şaşırdığım bir sızı vardı içimde. Eskiden neşe dolu olan o odalar, Sanki bir fırtınada yıkılmış, umutlarım hançerlenmiş gibi sessizdi. Anahtarım elimde, kapının önünde durup o soğukluğu beklerken; </description>
<link>https://www.antoloji.com/omrum-kizim-siiri/</link>
<guid>3815247</guid>
<pubDate>2026-04-10T12:18:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Erçin</author>
</item>
 <item>
<title>Haho</title>
<description>​HAHO! ​Diyarbakır surları sanki göğsüme çökmüş, Mardin’in taş sokakları uykularıma dökülmüş. Ağrı Dağı’nın karı yüreğimde erimez, Beynimin depremlerinde anılarım dirilmez. Haho ki ne haho! </description>
<link>https://www.antoloji.com/haho-siiri/</link>
<guid>3815044</guid>
<pubDate>2026-04-09T22:28:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Erçin</author>
</item>
 <item>
<title>Yıldız gözlüm</title>
<description>​Yıldız Gözlüm ​Gülüşünle uyanır tabiat, çiçekler seninle açar, Kirpiklerinden süzülen o yel, baharı müjdeler. Sesin huzur verir ruhuma, kuşlar gibi şakır, Tenin yayla kokusu taşır, mis gibi çiçekler... ​Anlam kazanır mısralarım sen gelince yanıma, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yildiz-gozlum-21-siiri/</link>
<guid>3814947</guid>
<pubDate>2026-04-09T17:12:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Erçin</author>
</item>
 <item>
<title>Mertliğin limani</title>
<description>Mertliğin Limanı ​Sırtımı dağlara yasladım, yüzüm hırçın denize, Minnet eylemem rızık için, ne size ne ötekine. Diz çökmem kula, boynum sadece secdede bükülür, Yanlış gördü mü gözüm, fırtınam gökten dökülür. ​Ben Trabzonluyum arkadaş; haksızlığa barajım, </description>
<link>https://www.antoloji.com/mertligin-limani-siiri/</link>
<guid>3814941</guid>
<pubDate>2026-04-09T17:03:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Erçin</author>
</item>
 <item>
<title>Ruhun Gece Nöbeti</title>
<description> ​Zaman bir nehir gibi akıyor avuçlarımdan, Gündüzün telaşına sığmıyor hiçbir sızım. Ne ara akşam oluyor, ne ara kararıyor dünya, İnan ki fark etmiyorum, geçip gidiyor her sızım. Ama ne zaman ki el ayak çekiliyor şehirden, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ruhun-gece-nobeti-siiri/</link>
<guid>3814744</guid>
<pubDate>2026-04-08T23:35:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Erçin</author>
</item>
 <item>
<title>Enkazin altinda bir ömür</title>
<description>​Enkaz Altında Bir Ömür ​Eskiden bir telaş vardı, kalbimde bin bir heyecan, Limanım dediğim eve, koşarak giderdi bu can. Kapı daha açılmadan başlardı o çocuk sesleri, Sarılan minik eller, dağıtırdı tüm dertleri, kederleri. Güneş penceremden sızmaz, içeriden doğardı sanki, </description>
<link>https://www.antoloji.com/enkazin-altinda-bir-omur-siiri/</link>
<guid>3814742</guid>
<pubDate>2026-04-08T23:32:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Erçin</author>
</item>
 <item>
<title>Sahipsiz Bir Çocukluğun Ardında</title>
<description>  Bir aylık bir bebektim, terk edilmiş bir oda, Kendi evimde sürgün, yabancı bir dünyada. Tavanlara asılan o masum çocuk bendim, Ben acıyı daha kundaktayken sevdim. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sahipsiz-bir-cocuklugun-ardinda-siiri/</link>
<guid>3814697</guid>
<pubDate>2026-04-08T19:25:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Erçin</author>
</item>
 <item>
<title>Karadeniz'in Kara Yazısı</title>
<description> Akçaabat’ta bir akşamüstü, hava kurşun gibi ağır, Sanki gökyüzü sükût etmiş, bulutlar dilsiz bir sağır. Güneş sönmüş ufukta, geriye sadece zifiri bir karanlık kalmış, Tıpkı içimdeki o masum sevdadan geriye kalan bu tarifi imkansız kahır.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/karadeniz-in-kara-yazisi-siiri/</link>
<guid>3814694</guid>
<pubDate>2026-04-08T19:17:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Erçin</author>
</item>
 <item>
<title>Keşke Hiç Tanımasaydım</title>
<description>  "Yine sen" diyordun, "yine seni severdim," Dünyaya bin kez gelsem yine senin olurdum. Oysa yalanmış o güzel gözlerin ardındaki mevsim, Ben sende cenneti ararken, cehennemde yer buldum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/keske-hic-tanimasaydim-siiri/</link>
<guid>3814686</guid>
<pubDate>2026-04-08T18:42:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Erçin</author>
</item>
 <item>
<title>Hesap Vakti</title>
<description>  Ben giderken; Yürüdüğüm o ıssız sahili, İçtiğim o şekersiz çayların acısını Ve yüzümdeki o masum gülüşü çalanları, </description>
<link>https://www.antoloji.com/hesap-vakti-13-siiri/</link>
<guid>3814685</guid>
<pubDate>2026-04-08T18:36:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Erçin</author>
</item>
 <item>
<title>Sen Benim Hep İlkbaharım Kal</title>
<description>  Beni yeniden sevginin var olduğuna inandırdın; Onca yaraya, paramparça olmuş kalbime rağmen... Bir sevgi yeşerdi yıkılmış enkazlarımın içinden; Bir güneşin topraktaki tohuma vurması gibiydi gülüşlerin, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-benim-hep-ilkbaharim-kal-siiri/</link>
<guid>3814664</guid>
<pubDate>2026-04-08T16:52:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Erçin</author>
</item>
 <item>
<title>Eski Bayramlar ve Mum Işığı</title>
<description> Bir zamanlar zaman daha yavaştı, Mum ışığında gölgeler duvarda yarışırdı. Sıcak bir çay, derinden bir iç çekiş, Sohbetler kalpten kalbe karışırdı.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/eski-bayramlar-ve-mum-isigi-siiri/</link>
<guid>3814636</guid>
<pubDate>2026-04-08T15:34:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Erçin</author>
</item>
 <item>
<title>Yaralı Düşler Davacısı</title>
<description>  Tek başıma yürüyorum sahil boyu, Bir dalgalara bakıyorum, bir boşluğa... Her şey öyle anlamsız, öyle yavan ki bugünlerde; Ne hayatın tadı var artık, ne toprağın tuzu. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yarali-duslerim-siiri/</link>
<guid>3814631</guid>
<pubDate>2026-04-08T15:24:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Erçin</author>
</item>
 </channel>
</rss>
