<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Emrah Cengiz Şiirleri
</description>
 <item>
<title>İlkim</title>
<description>Ben uyumasam da siz uyuyun gecelerim Müzikten bir set çekmiş dizelerim O beyaz günde siyah giyer hecelerim Kim diyor susmuş, kim anlamış yazmış da  Uçarsan bitermiş hayallerim, uçarsan biter mi göğün kadar ilkim </description>
<link>https://www.antoloji.com/ilkim-24-siiri/</link>
<guid>3344242</guid>
<pubDate>2022-03-14T00:51:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Cengiz</author>
</item>
 <item>
<title>Afitab-ı mihman</title>
<description>Parçalanırken öpüşümde gülüşün, bir tarafına tutunurum elbet, ıskalamaz akreple yelkovan, zaman artık şiire akar.  Asimetrik kadın, gövdeni ipe dizerken zorlanmamış tanrı, sadece gözü yoruyor yağmurda ki dansın. Yan sokağımda küçüklüğüm,elimde büyür gençliğim, yanağının solunda küçülürüm, orda dizilen benler gizli. Yaralı adam, ipe dizerken gövdeni ne zorlandın, güzel görülüyor yağmurda çırpınışın. Yazmayı sevdiğin elin solun, ama sağın sana bahşedilmiş çare , çamurdan bir heykeli ayakta tutan ellerin, sonunda en alasını işleyiverdi Yazmayı sevdiren solun, mürekkebim okyanus, suya yazmam bu umudu, suyu yazarım zaten kağıda. </description>
<link>https://www.antoloji.com/afitab-i-mihman-siiri/</link>
<guid>3177335</guid>
<pubDate>2020-10-12T22:52:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Cengiz</author>
</item>
 <item>
<title>Şimdi Nerdesin</title>
<description>Yarı uykumda şehir akıyor, gözünde büyüyor bir ben, uyanıyorsun; gözünde büyüyor bir ben, bir gözümün bir gözüme yakınlığını anlatamam yanıbaşındayken uzaklığına, nefesin gibi geçer zaman, sen susmazsın her çekişimde.  Arkamdan izle, iki üç adım önüne geçiyorum, yolumun yokuşuna sapan gözlerinle arkamdan izle. Çiçekler içindesin, hep güzelliğinin yüzünden, bakıyorum buradan, yüzünden düşmeyen gülüşlen. </description>
<link>https://www.antoloji.com/simdi-nerdesin-32-siiri/</link>
<guid>3170167</guid>
<pubDate>2020-09-20T10:07:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Cengiz</author>
</item>
 <item>
<title>Deva</title>
<description>Dinlenmiş bir sevdaya tutunuyorum, bu ağır ağır yürüdüğümde olur hep, ve izninle uykunu bölüyorum, küçük yalanların büyük gölgesi altında, gerçek bir yıldız seyrediyorum. Daha iyi anlıyor tabiat beni, ona uzak bir yeşillikte hayat başlıyor, bir tarafım ona tutunuyor, bu yağmurunda hoşuna gidiyor, nasıl buluttan ayrılıyor biliyorum, fedakar bir yare koşuyor ve toprak ona avuç açıyor. Yolculuğunu tamamlamamış dünler var yarının yollarında,eksiğimi tamamlamak adına, bu hızlı hızlı yürüdüğümde olur hep, ve izninle yollara düşüyorum, küçülen ışıkların altında, büyüyen dünyamı keşfediyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/deva-37-siiri/</link>
<guid>3125304</guid>
<pubDate>2020-05-09T20:08:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Cengiz</author>
</item>
 <item>
<title>Serüven</title>
<description>Bu bir başlangıç, başlangıçlar hep bir sona gebe, bir kaç adım önce sonu da  bilmiyordum, artık onu da tutuyorum elimde, temelimden sarsıldığım, yokluğa sarıldığım doğrudur, doğudur bir köyde güzeldir yolu, tesadüf biriktiren yıllar, o yılların gününe eklenmiş birler mevsimi soğutur, üşürüm aklıma sirayet etmiş yoklukla, güzelin yuvasına bir düş girer çoklukla, ısınırım ateş açan ahuyla, kökümden kavradığı doğrudur, anadoludur yanımda, uzundur yolu fakat, yolu yolumdur.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/seruven-44-siiri/</link>
<guid>3099013</guid>
<pubDate>2020-03-13T01:59:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Cengiz</author>
</item>
 <item>
<title>Kalıntı</title>
<description>  Adına yazdık bir adım hatrına, bir şey mi eksikti, ekine iki satır koyduk fazladan, sabahtan beyazsın affet beni, ben sis beyazıyım, teyide muhtaç bırakılmış doğruyum, düşsel bir avuntuda alıntı yapmadan ararım  çıkış yolunu, yoksa bırakırım gerçek olmanın garip duygusunu , ben bir yüzün güzünü anlatsam, anlatamam, anladım ki bu sonsuz bir uğultu, ben öyle kuru bir yaprak, ellerinde hışırdar dizelerim, öyle biter serüvenim. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kalinti-15-siiri/</link>
<guid>3086202</guid>
<pubDate>2020-02-03T23:56:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Cengiz</author>
</item>
 <item>
<title>Araf</title>
<description>Değişen; bir gölgenin eksik karanlığı, beninle beraber düşman esiriyim, yine ilmindeyim zihnimin tortusunun, birikmiş bir endişe de var acının menbahında, bu essah bir gidiş uluşmadan manaya, katıma bir basamakla ulaşmam lazım tanrıya, siyamında kalmak için çiçek ekiyorum hiç olmaz bir toprağa.   Doğuranın duasında dokunanım şeytana, şimdi katımdan bir basamak eksilmesi lazım, dabirinde kalmak için yasak üflüyorum kaygılı hatıralara, ve hevesi var hala ölüm korkusunun yaşamaya.  Biz yalnızken büyüdük, büyüttük içimizde ki ukteyi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/araf-166-siiri/</link>
<guid>3054709</guid>
<pubDate>2019-11-07T22:02:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Cengiz</author>
</item>
 <item>
<title>Yüküm</title>
<description>Sen acımda keyiflenen gökyüzü, berd inecek , iade-i itibar et semamı, semam benim tek evladımdır, bende evlat olacak kadar devasız,  Sen beyaza sığınan gökyüzü, toprak senin esirin oldu; yok etmekte toprağın esiri, bende bu döngünün zorunlu sefiri. Sen; sana kara diyene beyaz ufuklar açan deveran, gözlerimin ışığı kadar aydınlığın, seni gözlerimde kapatacağım, çökecek üzerime hayalin bir deprem gibi, hırslanacak vaktim bile olmadan, o engameyle yok olacağım.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yukum-2-siiri/</link>
<guid>3049653</guid>
<pubDate>2019-10-23T22:14:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Cengiz</author>
</item>
 <item>
<title>Hediye</title>
<description>Çark eder aklımın rehberi yeni hututlar çizerim, gökyüzünde bir teleskopik merceğim, yeryüzünde kayan antipatik tipleri gözlemlerim, akıl içinde bir sulh, dem içinde bir cevap.  Sıcak buralar, güneşe daha yakın olunca us eriyor, ritimli bir gece yok, hep tokum yalana, akamın yanında yok akaba. Bu nasıl çıray, belkide dolunay, dönüyor muyum bal petekli kozamdan, yerim hem dar hem yanlış, ya uçmalıyım ya derim kalsın cansız. İki haber uçtu likya yolundan, biri yeşerdi ede olduk, biri kuyruklu yıldız oldu, takıldık gittik. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hediye-163-siiri/</link>
<guid>3036253</guid>
<pubDate>2019-09-12T18:41:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Cengiz</author>
</item>
 <item>
<title>2121</title>
<description>Canımsın, acı çektiğim gömleğim bilir, ona nakıştır son bakışın. Gri bir çift göz, hisli bir el, alırım omzumun üstüne hissiz, hissiz bir ağacı. Ustamsın, ustamın tesbihinden damlar can, sabır olur elde son çekişimde. Anıya layık bir kin, kuru bir toprak serperim hissiz, hissiz bir toprağı. Yolumsun, karla kapanan yoluna çık, ondan da  soğuktur son adımın. Dokunurum sona, sokulur uyurum hissiz, hissiz bir uykuda. </description>
<link>https://www.antoloji.com/2121-siiri/</link>
<guid>3030178</guid>
<pubDate>2019-08-24T01:40:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Cengiz</author>
</item>
 <item>
<title>İn</title>
<description>Kara izan yolu kaplıyor, bazen izahı olmuyor terse gidişin, nasıl yük kaldırıyorsa bir kök, öylede alıyor toprağa düşeni, yanı başında medet kalfaya maarif , satırların zanlısı kaçıyor, koşuyor edabiyatımın avlusunda, kaça patlıyor düşe kalka tezat, yırtık maviye yama düşüyor, güzel gülüyor Bahar olana kadar yalan olma Gerçekse yüzün uyanırım hüzünden Sazıma sözün takıldı iki heceden Zorlama bir muhabbetin koyusunda Doyduk ışığına kifayetsiz aydınlığımızda. </description>
<link>https://www.antoloji.com/in-5-siiri/</link>
<guid>3026342</guid>
<pubDate>2019-08-13T01:49:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Cengiz</author>
</item>
 <item>
<title>Şah</title>
<description>Sarhoşluğum düz doğruyu bulur ufuk çizgisinde, ben böylede varırım muhal düzenin neticesine, velhasıl veryansın soluğum , uzağım belki şimdilik nefrete, sahtesi olmaz karşımdayken maruzatımın afişesi, yinede aklım başımdayken güzel bir hatıra olabilirdi, hayalimin gerçeği.   Şimdi bu koca boşluğu bir hamal sırtlasın, yevmiyesi her günün pişmanlığı olsun, göğü sevenin yek tohumu benim, ruhunu adres belledim, kavuşmayı beklerim. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sah-17-siiri/</link>
<guid>3026341</guid>
<pubDate>2019-08-13T01:48:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Cengiz</author>
</item>
 <item>
<title>Gün</title>
<description>Şeytanın melek maskesi kul yapımı tanrım, sözü bilmeden karayı beyaza boyamak amatör ressam işi, derine indikçe ayyuka mazhar asılsızın kini, ağrısı korken açıldı içsizin kaderi, tutun ortak daldan bülbül, öc al zehirli çiçek, velev ki arkam dönük cambaza, önüm garam cansıza neyleyim, bugün bir kalem dostu yaraladı derteyleyim, ilmini bilmez esfelin özüm, çehrene bakıp faşeyleyim. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gun-186-siiri/</link>
<guid>3026340</guid>
<pubDate>2019-08-13T01:46:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Cengiz</author>
</item>
 <item>
<title>Uzak</title>
<description>Öyle vakur bir tutuma,  böyle silik bir veda, büsbütün hayret, susturulan deli yol almış, yıkılmış anıtlar tapınağında gam söyle, sarı çizim zülüften sır taşmış, aş nefesti oysa, dem üfle, bir düş var vahim, iki adımlık yola niyetsiz adımlar kadim, dağı bir bulut sarmış, dağ biçare, yüksekliğin de bir bedeli var, kahreyle, yeli yel değil, yeri hoş değil, sımsıkı kapatılmış kapılara lütfeyle, önsöz bin yıl önce, göz bitap heceye, ayraç kitap sonunda hak sahafa, zihni bileyle, salınırken karşıdan kur yaptı hoyrat, gözleri konuşmayı nereden öğrendiyse, o dile yabancı heyhat, dilsize meyleyle.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/uzak-321-siiri/</link>
<guid>3026339</guid>
<pubDate>2019-08-13T01:45:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Cengiz</author>
</item>
 <item>
<title>Ben</title>
<description>Umutsuzlukla dolu yarınlara umut dolu yazınlar eklerim, görmezden gelmem, ben görünmezim, ensendeyim, bu son radarına girişi bedevilerimin, eski konağım transit bir yoldur son hükümle, batıda kreşendo, doğuda ağıt dinlerim, yolumda seyir ederken bin yılın çöpünü seyirlerim, bunlar doğal atraksiyonlar, gerçekçi adımlara dolanmış bahtsızlıklara çelme keserim, çırakken kırsalda tattım, vardır acı çekmişliğim, ustayken elimin tersinde kaldı bahanelerim, haykıra haykıra söverken, okkamı alaşağı etti keşkelerim, dört mevsimin dışında, bir sarılışa piç gibi kaldı mevsimsizliğim, kükürt kapladı atmosferi, çağ buzul, donmuş toprağa çapa girmez, ondan mütevellit ne ekerim nede biçerim.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ben-1262-siiri/</link>
<guid>3026338</guid>
<pubDate>2019-08-13T01:44:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Cengiz</author>
</item>
 <item>
<title>Oyun Bozan</title>
<description>Şahbaz yolda, muhanneti tezgahta işleyen bir usta arıyor, bedbaht yasta, ya can gördü ya safsata, tezden bitti bade masada, ya öldü ya uyandı hatıra, ses pespaye, yaraşır işe, bulundu ustaya hammedde, kusur beşerde, imtina eder yabancı ellere, gösteri zihinde, ezbersiz bekler cahil kuliste, aşiyan bülbüle elzem, ötmez çomakla kafeste, dere sedire imtihan, kapılacak sele, o vakit hissetmez kokuyu çekene.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/oyun-bozan-23-siiri/</link>
<guid>3026337</guid>
<pubDate>2019-08-13T01:43:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Cengiz</author>
</item>
 <item>
<title>Ninni</title>
<description>Bağı üzüm olan toprak, sarhoş olmuş kökün ziyadesiyle, humus bağlatmış arsız adımların, ay ala bulanmış bir zevkle, tohumundan sızan zehir uykuya teşfik, bir şair duyuyor, saz eşliğinde çalıyor ninni, telede vuruyor yüreğede, bir şair tükeniyor, sözler onun olmayacak mavi bir mercana denk geldiğinde, bir şair ölüyor,şiir serzenişe hazır, vazgeçmez yurdunda istirahatten, sefası gaflet, yeke davet.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ninni-94-siiri/</link>
<guid>3026335</guid>
<pubDate>2019-08-13T01:42:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Cengiz</author>
</item>
 <item>
<title>Son</title>
<description>Mestti halvet gittik, feyzdi feza geldik,  ahraz hatip bitik, çehre batıma derslik, uçuşan söylentilere baykuş malik, çarkın mecaline derinden atik, uçurtma kanadından delik, gökyüzü tanrısına devrik, azami hızında lügat tetik, asgari faydada parmak kesik, durum amaya netlik, açısal hataya dayanamadı kopan iplik, kirpiğin üstünde kelebekler panik, kefeye ayrılan hesap didaktik, çölde gölge müşgüle eksiklik, gözden düşen ahuzar yamaçta dimdik, doğru bizdik, en vahimi biz olamadığımızda bittik.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/son-594-siiri/</link>
<guid>3026336</guid>
<pubDate>2019-08-13T01:42:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Cengiz</author>
</item>
 <item>
<title>Sıkı Tutun</title>
<description>Hazzım tepetaklak suyu saran, küsme, küsme bilmiyorsun söndürdüğüm yangınların dumanı nasıl kaplar gökyüzünü, kara halin, kapat gözünü elinle, değdirme şehrin nefesini, sır halin, soluk ayak izlerini süpürsün sokağında kimsesizler , kin halin, anlamaz sokak lambaları güneşi, sus halin, tepetaklak düşer zalim, düşler balçığına, son halin, yakışmadı ittiğinde uçurumdan sarkan kurdeleli yıldızlar, serseri halim, mahçuptur asırlara, konar göçer, yurtsuzdur hatıraya, şarkılara, türkülere, sadıktır yaraya, git halim, suyu çekilmiş göle yansımaz susuz kalanlar </description>
<link>https://www.antoloji.com/siki-tutun-3-siiri/</link>
<guid>3026334</guid>
<pubDate>2019-08-13T01:41:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Cengiz</author>
</item>
 <item>
<title>Gurbet</title>
<description>Özüm, şen ol hüznüm, sen ol yalnız sen ol gökyüzüm, kaçık bir kasaba şahit, neredesin halit, gitmek oldu vacip, dudak ne diyor katip, beyin değilmi hakimliğe talip, ne ufak bir ambiyans, toparlanmayan hasretmiş, bu yüce enkaz bir zamanlar cennetmiş, çöküntüler yüze desenmiş, el işlemiş, el oğlu işlemiş, bitmiş, ne avammış ümit, okyanusta sonsuz gelgit, tütün artık yaraya basit, zaman kendine taklit, net ol halim, sabrı katletti isyan salim, ne zormuş yari derbest, gazel oldu yurtta serbest, bir es, yarayı açtı nefes, giyotine el ver sen kes... </description>
<link>https://www.antoloji.com/gurbet-741-siiri/</link>
<guid>3026333</guid>
<pubDate>2019-08-13T01:40:00+03:00</pubDate>
<author>Emrah Cengiz</author>
</item>
 </channel>
</rss>
