<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Elif Nida &#214;zkan Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Nöbette</title>
<description>Bir meydan gerek belki, uçsuz bucaksız dümdüz! kuyruğundan zehir akan düşman gerekli belki? Geri çekildikçe durulan aklın, peşine atlılar salmak gerekli belki? </description>
<link>https://www.antoloji.com/nobette-8-siiri/</link>
<guid>908325</guid>
<pubDate>2008-02-26T17:07:00+03:00</pubDate>
<author>Elif Nida Özkan</author>
</item>
 <item>
<title>Beyaz Masal</title>
<description>o masalcı,bu mevsim dağlardan kar getirir bakar ve öyle söyler,gözlerinde titreme bir harf konar o dağın en olmaz tepesine  ellerinde tuttuğun,bu kar gibiyse insan şimdi beyaz ve parlak,avcumu okşuyorsan </description>
<link>https://www.antoloji.com/beyaz-masal-siiri/</link>
<guid>411402</guid>
<pubDate>2006-03-27T15:13:00+03:00</pubDate>
<author>Elif Nida Özkan</author>
</item>
 <item>
<title>Karaya Aktım</title>
<description>Gün bir söz bırakıp kulaklarına Göğüne çekilip bulutlarına Bir ucundan iblis çeker bir  ucundan sen Kollarını bağlayan deli-gömlekler,ne giyinsen? Ardında kalem gıcırtısı kanat seleri Duydunuz mu hey sez de duydunuz mu! </description>
<link>https://www.antoloji.com/karaya-aktim-siiri/</link>
<guid>411396</guid>
<pubDate>2006-03-27T15:10:00+03:00</pubDate>
<author>Elif Nida Özkan</author>
</item>
 <item>
<title>Saate bakma anne...</title>
<description>Saate bakma anne  beni unuttuğun günü hatırlama şu duyduğun ses var ya anne belki israfilin son nefesidir  uyandığımda kalbime bakıyorum anne </description>
<link>https://www.antoloji.com/saate-bakma-anne-siiri/</link>
<guid>400473</guid>
<pubDate>2006-03-12T12:40:00+03:00</pubDate>
<author>Elif Nida Özkan</author>
</item>
 <item>
<title>Kalbim</title>
<description>Kalem duadan sorulduğu vakit İlk inen ayete ışık verirken Kelebek kanadı gibi incecik Yaşamdan ölüme ömür sürerken Beni al! Beni kalbim! Beni burdan al! Beni kalbim, bıraktığın kuytulardan al! </description>
<link>https://www.antoloji.com/kalbim-39-siiri/</link>
<guid>269066</guid>
<pubDate>2005-06-08T19:26:00+03:00</pubDate>
<author>Elif Nida Özkan</author>
</item>
 <item>
<title>Kum</title>
<description>Kamburunu içe çekip yürüyen bir adem, içine çektiği kayayı öksüre öksüre dolanıyor şimdi... Her çocuk altın harfler bulmak ister bu yaşlarda, bilirim! Her çocuk annesinin gözlerinden öte bir alem arar durur uzaklarda... Tepemizden aşağıya kül döker birileri! Her çocuk ateşten harfler bulmak ister bu zamanlarda </description>
<link>https://www.antoloji.com/kum-10-siiri/</link>
<guid>258466</guid>
<pubDate>2005-05-06T12:17:00+03:00</pubDate>
<author>Elif Nida Özkan</author>
</item>
 <item>
<title>Kırmızı</title>
<description>İstanbul kırmızıdır en çok Sabah çaylarında çağırılan İstanbullu dayılar Küçük kardeş söylemez ya “Ç” yi “Dayımı! ” der durur…  Çayımız kadar kırmızıdır İstanbul </description>
<link>https://www.antoloji.com/kirmizi-33-siiri/</link>
<guid>254437</guid>
<pubDate>2005-04-27T13:39:00+03:00</pubDate>
<author>Elif Nida Özkan</author>
</item>
 <item>
<title>Yemin</title>
<description>Titreyerek dudakları, öptü alnımı Ben O’na mavi eteğinin kıvrımlarındaki taşları gösterdim Uzun nefeslerle çıktığım yokuşlarını Aşk dedim, camdan bakan çocuklar gibiydi Meraklı ve utangaçtı ve kaçıp gitti… </description>
<link>https://www.antoloji.com/yemin-29-siiri/</link>
<guid>253849</guid>
<pubDate>2005-04-26T10:55:00+03:00</pubDate>
<author>Elif Nida Özkan</author>
</item>
 </channel>
</rss>
