<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Ekim Gen&#231;er Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Yok</title>
<description>Yolcu edenim olmasın. Karşılayanımda. Vakit, tankızıllığında. Şakası yok, düşü yok. Geçmişi hiç olmamış geleceği yok. Hikayem bir reddiye manifestosu. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yok-280-siiri/</link>
<guid>1440180</guid>
<pubDate>2010-08-16T21:57:00+03:00</pubDate>
<author>Ekim Gençer</author>
</item>
 <item>
<title>İntihar Soneleri</title>
<description>1. Sone: Aile  Kaldır başını ey ömrüm, Bu son şafak. Bir daha ne kırmızıyı bu kadar canlı göreceksin. Ne de yıldızlar bu kadar parlayacak. </description>
<link>https://www.antoloji.com/intihar-soneleri-siiri/</link>
<guid>1440178</guid>
<pubDate>2010-08-16T21:55:00+03:00</pubDate>
<author>Ekim Gençer</author>
</item>
 <item>
<title>Kentlere Dair...</title>
<description>1-Başkent Ankara: Dilim varmıyor ama, Hiç te iyi şeyler düşünmüyorum Senin hakkında.  2-İstanbul: </description>
<link>https://www.antoloji.com/kentlere-dair-siiri/</link>
<guid>1440175</guid>
<pubDate>2010-08-16T21:37:00+03:00</pubDate>
<author>Ekim Gençer</author>
</item>
 <item>
<title>Ayrılık</title>
<description>Ama bu lanetli beden Öldü artık. Öldüm. Yağla şimdi cesedimi, Ve sar etrafını odunla. Öyle sıradan olmasın ama. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ayrilik-1169-siiri/</link>
<guid>1440172</guid>
<pubDate>2010-08-16T21:28:00+03:00</pubDate>
<author>Ekim Gençer</author>
</item>
 <item>
<title>Kadınlarım</title>
<description>Sevdiğim kadınlar gelir gecelerime Şarap kokulu. Ama hiçbiri ile sevişmem.  Bazısı gece saçlı, gözlerinde yıldızlar. Kimisi var sarı mı sarı, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kadinlarim-6-siiri/</link>
<guid>1440170</guid>
<pubDate>2010-08-16T21:25:00+03:00</pubDate>
<author>Ekim Gençer</author>
</item>
 <item>
<title>Yol</title>
<description>Romantizmin canı cehenneme. Kazanova it soyu. Sürrealizm irrasyonalizm vs. Hepsi şeytana havale. Burjuva entelijansiyasını kendi iç dünyasının Antagonist metaforları ile başbaşa bırakıp </description>
<link>https://www.antoloji.com/yol-337-siiri/</link>
<guid>1439074</guid>
<pubDate>2010-08-14T12:46:00+03:00</pubDate>
<author>Ekim Gençer</author>
</item>
 <item>
<title>İsyan</title>
<description>Zaman: Yirmidokuz eylülü üç geçiyor. Mekan: Batık bir liman. Demir aldım yaşlı inatçı teknemle. Önüm sis,ardım dağ. Çevre: Kimsesiz.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/isyan-224-siiri/</link>
<guid>1439070</guid>
<pubDate>2010-08-14T12:37:00+03:00</pubDate>
<author>Ekim Gençer</author>
</item>
 <item>
<title>An</title>
<description>Görmemişti Anadolu böylesini. Nice savaşlara şahit olmuş topraklar Bu kadar kırmızıyı birarada görmemişti. Savaştan öte birşeydi.  Ceset yığınları </description>
<link>https://www.antoloji.com/an-124-siiri/</link>
<guid>1439068</guid>
<pubDate>2010-08-14T12:32:00+03:00</pubDate>
<author>Ekim Gençer</author>
</item>
 <item>
<title>Dört Mevsim</title>
<description>Soğuk kış gecelerinde İstasyona bırakılmış çocuklardık. Hiçbir zaman gelmedi o beklediğimiz tren, Fırtınaya sarılıp uyuduk.  İlkbahar hüzünle gelirdi bize, </description>
<link>https://www.antoloji.com/dort-mevsim-76-siiri/</link>
<guid>1439065</guid>
<pubDate>2010-08-14T12:27:00+03:00</pubDate>
<author>Ekim Gençer</author>
</item>
 <item>
<title> Aşk</title>
<description>Aşk dediğin ilkyaz çiçeği Seveceksen eğer acele et, Ömrü kısa. Cömertçe sunar yapraklarını Eylül rüzgarına... </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-1745-siiri/</link>
<guid>1307188</guid>
<pubDate>2009-12-21T00:05:00+03:00</pubDate>
<author>Ekim Gençer</author>
</item>
 <item>
<title> Antares</title>
<description>Sonsuzluğa uzanan bu siyah çölde Zehirimi tadacak yeni kurbanlar arıyorum. Ruhumdaki bu anlamlandıramadığım açlık Gün geçtikçe artıyor. Hayatı benim için Deneme tahtası haline getiren şey neydi, </description>
<link>https://www.antoloji.com/antares-siiri/</link>
<guid>1307186</guid>
<pubDate>2009-12-21T00:04:00+03:00</pubDate>
<author>Ekim Gençer</author>
</item>
 <item>
<title>Düello</title>
<description>Söylencelerle dolu bu eski mezarlık Homurdanıyor şimdi. Gömüldüğü sessizlik kuyusundan çıkıp. Sisin içinden yaşlı süvariler beliriyor Kan elbiseleri ile. Kiminin sırtında mızrak, </description>
<link>https://www.antoloji.com/duello-27-siiri/</link>
<guid>1305854</guid>
<pubDate>2009-12-18T21:49:00+03:00</pubDate>
<author>Ekim Gençer</author>
</item>
 <item>
<title> 24 Ekim 'e</title>
<description>Bir yıl daha büyüdüm, Bir yıl daha yaşlandım. Biraz daha ustalaştım... Ve seni sırf bu yüzden kutladım. Tam yirmidört yıl önce, 24 Ekim'de. </description>
<link>https://www.antoloji.com/24-ekim-e-siiri/</link>
<guid>1305850</guid>
<pubDate>2009-12-18T21:39:00+03:00</pubDate>
<author>Ekim Gençer</author>
</item>
 <item>
<title> İnat</title>
<description>Dalgalar dövüyor kayaları. İnsan gözler farkedemiyor eriyişini, Yalçın kayaların. Kayalık kumsala dönüyor müthiş bir ağırlıkla. Kayaları kutluyor kör gözler! Direnişi kutluyorlar akıllarınca. </description>
<link>https://www.antoloji.com/inat-125-siiri/</link>
<guid>1305847</guid>
<pubDate>2009-12-18T21:34:00+03:00</pubDate>
<author>Ekim Gençer</author>
</item>
 <item>
<title> Vatansever</title>
<description>Titretebiliyorsak bugün hala Emperyalizmin yılan dolu kalelerini, Direnebiliyorsak yani Tüm işgallere inat. Ayaklanabiliyorsak her daim Bu kadar zor, bu kadar kolay. </description>
<link>https://www.antoloji.com/vatansever-5-siiri/</link>
<guid>1305846</guid>
<pubDate>2009-12-18T21:31:00+03:00</pubDate>
<author>Ekim Gençer</author>
</item>
 <item>
<title> Mitos</title>
<description>Yüceltiyoruz birilerini sürekli, Tanrılaştırıyoruz. İki sonucu oluyor bunun:  Bir; Siliyoruz diğerlerini,yokediyoruz. </description>
<link>https://www.antoloji.com/mitos-siiri/</link>
<guid>1305842</guid>
<pubDate>2009-12-18T21:23:00+03:00</pubDate>
<author>Ekim Gençer</author>
</item>
 <item>
<title> Jakoben</title>
<description>Bastille İsyanı'nın ruhuydu Marat!  Saint Just, acele çekilmiş bir silah. Robespierre; Başı giyotin sepetine düşen cumhuriyet.  Yirmibirinci yüzyılın şafağından ne söylenebilir ki Onlar'a? </description>
<link>https://www.antoloji.com/jakoben-2-siiri/</link>
<guid>1305839</guid>
<pubDate>2009-12-18T21:21:00+03:00</pubDate>
<author>Ekim Gençer</author>
</item>
 <item>
<title> Günahkar Çocuk</title>
<description>Gecenin günahkar ruhu!  Sana sesleniyorum, ört üstümü. Cehennemin kapısına mühürlenmiş adım. Tanrı ile hesaplaşmak için İyi niyet taşlarına basıp ilerliyorum. Aşk kalbime bir numara küçük geliyor. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gunahkar-cocuk-siiri/</link>
<guid>1305837</guid>
<pubDate>2009-12-18T21:16:00+03:00</pubDate>
<author>Ekim Gençer</author>
</item>
 <item>
<title> Avrupa Dedikleri</title>
<description>Madrit bahçeleri soldu artık. Paris sokakları fahişelere emanet. Berlin, gülü olmayan diken. Bir sisi kaldı Londra'nın, Bir de soğuğu. Roma; dilenciler mekanı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/avrupa-dedikleri-2-siiri/</link>
<guid>1305835</guid>
<pubDate>2009-12-18T21:13:00+03:00</pubDate>
<author>Ekim Gençer</author>
</item>
 <item>
<title>Gerilla - Sinan Cemgil Ve Yoldaşları İçin</title>
<description>Gece soğuk bir rüzgar olup eser arasıra, Gerilla dediğin yaralı kuş; Dağdan dağa konan. Kanatlarını kanatmanın sevinci yüreğinde, Avuçlarında bilmem kaç bin yılın ateşi.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/gerilla-sinan-cemgil-ve-yoldaslari-icin-siiri/</link>
<guid>1305833</guid>
<pubDate>2009-12-18T21:09:00+03:00</pubDate>
<author>Ekim Gençer</author>
</item>
 </channel>
</rss>
