<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Ece Acar Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Sakın Gelme.</title>
<description>Durgun, duru, uykusuz ve yorgunum.. Beynim de ağustos böceklerinin kurduğu, Çok sesli bir orkestranin dinletisindeyim.. Bişeyler yazmak istiyorum.. Şiir mesela. En serserisinden zırtapoz dediğimiz.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sakin-gelme-18-siiri/</link>
<guid>1665397</guid>
<pubDate>2012-01-16T20:41:00+03:00</pubDate>
<author>Ece Acar</author>
</item>
 <item>
<title>İzninle Ağlamak İstiyorum</title>
<description>Biraz izin verirmisin ağlamak istiyorum,  Şöyle gölgesine sığınıp, esen yelinde bir ağacın.. Öfkeliyim, sinirliyim, sıkıntılıyım Neden mi? Hiç işte:( Ben bile beni tanıyamadığım saatlerden birindeyim </description>
<link>https://www.antoloji.com/izninle-aglamak-istiyorum-siiri/</link>
<guid>1665395</guid>
<pubDate>2012-01-16T20:40:00+03:00</pubDate>
<author>Ece Acar</author>
</item>
 <item>
<title>Sen Bilmiyordun Ki,</title>
<description>Sen bilmiyordun ki,  Seni kaç kez öldürüp, öldürüp, dirilttim yüreğimde.. Volkanların içine attım seni. Sen yine küllerinden doğdun da, gecelerin ıssızlığında ses oldun,ışık oldun, yüreğime.. Sen bilmiyordun ki, kaç bahar, kaç mevsim, yok saydım seni.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-bilmiyordun-ki-siiri/</link>
<guid>1665393</guid>
<pubDate>2012-01-16T20:37:00+03:00</pubDate>
<author>Ece Acar</author>
</item>
 <item>
<title>Bu Gece</title>
<description>Beni gülüşlerinde sakla bu gece, Tut ellerimden, başucum da sabahla bu gece.. Nefesini saklama, imbat rüzgarlarında Kağıt`tan gemiler yüzdüreceğim Esintine ihtiyacım var bu gece.. Sakın uyuduğumu sanıp, bırakıp gitme, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bu-gece-783-siiri/</link>
<guid>1665391</guid>
<pubDate>2012-01-16T20:35:00+03:00</pubDate>
<author>Ece Acar</author>
</item>
 <item>
<title>Alo! ! Komşu Şikayet Hattı Var Mı?</title>
<description>Mahur bir şarkının tam ortasında durdurdum hayatı..
Nasıl mı? 
Bende bilmiyorum, şu an baktığım nokta camdan nazlı, nazlı 
süzülen yağmur damlaları, birde karşı komşunun balkonunda 
sallanıp duran iç çaşırları..
Sinirimi bozuyor, birde göz zevkimi.. 
Acaba; ALO komşuyu şikayet etme birimi varmı? 
Dışarı çıkıp yağmura,
Soğuk havaya aldırış etmeden yürümek istiyorum.. 
Sırıl sıklam olana kadar..Ne mümkün bağlanmışım bu koltuğa..
Eskiden ne güzeldi evim oturduğum yerden gölü ve martıları 
seyredebiliyordum..
Şimdi ise yüksek yüksek binalara yenik düştü manzaram.
Çamaşır dolu balkonu izliyorum isteksizce..
Şu an, ada vapurunda olmak vardı, yağmura, soğuk havaya aldırmadan, 
Sımsıcak rahat koltuklarda ve salonun en tenha yerinde vapurun..
Düşünmek vardı belki geçmişi,belki geleceği..

Ve hala eskimiş bir bedende, genç kalmış bir ruhun derinliklerinde..
Aslında çok kolay bir istek, sadece vapurun ve olmazsa olmazı 
martıların refakatinde doğayla bir kaç saat..

Ada da bir yemek ve tekrar geri gelmek..
O yolculuk esnasında düşündüklerini kağıt üstüne yazmak 
ne güzel olurdu.
Ama İstanbul trafiği, eve gelene kadar gecenin gizemini ve de 
korkutucu yüzünüde yaşatır insana..Diye düşünen ben miskin 
miskin biraz daha gömülüyorum laptopumla koltuğa..

Yıllar önce göztepe de oturan bir arkadaşıma karşı sokakta ki
komşusu kapıcısından haber göndermiş balkonunda çamaşırları 
alsın göz zevkim bozuluyor diye..
Bu neydi şimdi.? 
Özel hayata müdahele mi? 
Kurutma makinesi olmayan mecburen çamaşırlarını asması 
gereken arkadaşım mı, yoksa göz zevki bozulan komşusu mu haklı? 
e&e </description>
<link>https://www.antoloji.com/alo-komsu-sikayet-hatti-var-mi-siiri/</link>
<guid>1665387</guid>
<pubDate>2012-01-16T20:33:00+03:00</pubDate>
<author>Ece Acar</author>
</item>
 <item>
<title>Biliyormusun?</title>
<description>Biliyor musun? 
Yazdığım yazılara sonradan baktığımda harfleri ya eksik ya 
yanlış yazıyorum..
Neden? 
Düşündüm de ben çok yaşlanmışım.
Hem de seni beklerken bir ömür yitirmişim..
Ağaçta, son damarında ki suyun çekilip düşmeyi bekleyen 
yaprak gibi, ha bugün, ha yarın diye, dünyadan elimi eteğimi çekmeyi bekliyorum..
Saymayı! 
Geçen zamanı unuttum 
hangi yıl
Hangi aydı..
Bildiğim tek şey, sen hala kalbimin tek sahibisin..
Hatırladığım tek şeyde kızarmış gözlerinle 
her şey sana emanet değişin..
Bıraktığın iki kutsal emanet, 
canım, bitanelerim, meleklerimdi..
Evet baktım emanetlerine büyüdüler
ayrı evleri dünya güzelleri evletları var.
Sen yoksun 
Senden kalan ne varsa sandığa koydum ve hiç açmadım.
Çocukların sordukca sandığı gösterdim..
Senden kalan bir kaç kitap, resim ve bir kaç parça kıyafetlerin..
Arada sandığın başında görürdüm onları
Hiç bişey sormazdım 
Onlarda bana hiç bir şey sormazlardı..
Anlıyacağın bir muammasın çözülmeyen, onlar için..
Ya da yap boz, bir kaç parçası tamamlanmamış..
Çıkıp gelsen bir gün anlatabilecekmisin bilmiyorum,
Hayat hikayeni..
Beni sorma sakın,
tutundum hayata, sarmaşıklar gibi
Bazen çiçeklendim, bazen yapraklandım 
hayatta kalmayı başardım, yalnızlıklarımda
hüzünler sarsada iç dünyamı..
Hep onurlu başım dik yaşadım..
Hep birisini sevmek istesemde hiç kimseyi
senin yerine koyamadım..
Ve şimdi gözlüklerim biraz daha kalın
saçlarım beyaz yüzümde her güne 
çentik atmış gibi derin çizgilerle dolu bir yüz..
Değişmeyen tek şey gözlerimin mavisi..
Hatırlıyor musun acaba..? 
 e&e </description>
<link>https://www.antoloji.com/biliyormusun-18-siiri/</link>
<guid>1657723</guid>
<pubDate>2012-01-03T00:55:00+03:00</pubDate>
<author>Ece Acar</author>
</item>
 <item>
<title>Huzur Verebilirmisin Ruhuma..?</title>
<description>Huzur verebilir misin ruhuma..? Ya da bedenime? Bugün bir garip hallerdeyim adını koyamadığım..Ya ben fazlayım bu dünyaya ya da dünya yetmiyor beni avutmaya..
Ve ben bugün yalancınında yalancısıyım..Soruyorlar adet olduğu üzere NASILSIN? 
İyiyim diyorum; İYİ..
Kocaman bir yalan, hiç iyi değilim, sudan çıkmış balık gibiyim..Neye elimi uzatsam vazgeçip geri çekiyorum..Başım sepet gibi, kulaklarım çınlıyor, beynimde bilerce tiz ses, bilinmeyen bir orkestra gibi sürekli çalıyor..
Doktora mı gitmeliyim? 
Hayır binlerce hayır, bir sürü test, tahlil, bir file dolusu işe yaramaz ilaçlar..Maksat eczacı, doktor anlaşması, daim bol gelirli olsun..
 
Dışarı çıkmak istiyorum, anlamsızca kimsenin tanımadığı bilmediğim yerlerde yürümek, beynimi dolduran şu adı duyulmamış orkestradan kurtulmak..Ama ayaklarım eve bağlanmış gibi, geri adımlarla beni çiviliyor oturduğum yere..Dedim ya ben bir garip hallerdeyim bugün..
 
Biliyorum ki, yıllardır yükünü, gamını, sevinçlerini taşıdığım bu insanın, nasıl mutlu olacağını..Ne kafasındaki kimsenin bilmediği orkestranın sesi kalacak, ne de kendini fazla gördüğü bu dünyadan yabancılaşmış duyguları kalacak..Bir kıvılcım..Minnacık bir çiçek, ya da bir serçenin kanat çırpışı..Gözlerinden gelip geçen, marmara da ki beyaz martıların sesi, Beni mutlu edecek yeni doğmuş bebek kadar..
 
İlk oyuncak bebeğimin alındığı gün kadar, mutlu olup kanat çırpacağım seviçlerimle..Böyle olduğunu bildiğim halde acı çekmekten, oflayıf poflamaktan hoşlanır gibi, bişey yapamamaktayım kendim için...İşte! ben böyle, bön, bön bakmaktayım gözlerimin daldığı yere..Bir bilinmeze..Sanki bir gözüm karanlık loş dehlizlere dalgın..Bir gözüm okyanus maviliklerine..Koca koca dalgalara dalgın..
 
Çakışmakta duygular anlamsızca..Bir yarım ak, bir yanım siyah..Bedenim sıkılıyor ruhum bedenimden firar etme arefesinde..Şimdi dudaklarımdan feryat gibi bir ses ÖZGÜRLÜK ! ..
Ruhum bedenime tutsak..Bedenim ruhuma..Ben iki çakışmanın ortasında kimliksiz gibiyim..Beyaz bir martı gözlerim de, gelip konsa önüme, çekip alsa beni, ruhum ve bedinimin içinden..
 
Nasıl olacaksa? 
Yoksa, beden ve ruhtan oluşan ben bilmeyen üçüncü bir nesneden de mi oluşuyorum..Olur hayal ya bu, neden olmasın? ..Nasıl şiirlerde beşinci mevsime hitabediliyorsa..Maksat rahatlak değil mi..Yaz içini boşalt..Edebi eser olmasa da bir anlam taşımasada YAZ..Pisikolağa gidip yirmi dakikada vereceğim onca para birde insanı uyuşturan kimyasalları alacağıma YAZ rahatla..Biraz deli saçması olsun..Biraz da aptalca...e&e </description>
<link>https://www.antoloji.com/huzur-verebilirmisin-ruhuma-siiri/</link>
<guid>1657197</guid>
<pubDate>2012-01-01T23:05:00+03:00</pubDate>
<author>Ece Acar</author>
</item>
 <item>
<title>Küçük Bir Kız Ağlıyor Bugece İçimde..</title>
<description>Küçük bir kız ağlıyor bugece içimde..karanlıklar 
iniyor caddelere, sokaklara..
Yağmur yağıyor şehrimin üstüne, 
titriyor küçük kız sımsıcak evinde..Aklına düşüyor
kimsesiz garipler varmıdır soğukların içinde..? 
Donuyormudur elleri ayakları sefil bir hayatın 
soğuk nefesinde? Yüreği donuyor küçük kızın, 
sıcacık evinde, sokak lambalarının ışığında daha 
şiddetli görünüyor yağan yağmur..
 
Korkuyor, titriyor küçük kız, hızla örtüyor perdeleri..
Koltuğuna siniyor 65 kiloluk beden içinde çığlık, çığlığa
isyanlardaki küçük kızın yalnızlığı, karanlıklara karışıyor..
Oysa yakmış tüm odaların lambalarını, inlercesine, 
sesli düşünüyor, burası sıcak, burası aydınlık..
Yüreğinde ılık bir meltem esintisi ılık, ılık, 
sarıyor bedenini..
 
Biraz gevşiyor büzüldüğü koltukta kız..Hayallere 
dalıyor umarsızca..Kapalı gözlerinde vadilerde 
ceylanlar su içiyor, elinden ot yiyor, yergök mavi..
Küçük kız elinde boyası fırçası daha da renk veriyor dağlara taşlara..Aklına ilk aşkı geliyor yüreğini bir akrep 
sokmuşcasına yüzünü buruşturuyor kız..
LİLA diye inliyor LİLA ..
 
Sevginin rengiydi o ne zaman erguan ağaçları gelse 
aklına bir ateş düşerdi gönlüne..Tam iki göğsünün 
arasına yumruk gibi bir taş oturur nefes almakta 
zorlanırdı kız..İşte yine öğle oldu..Boyadığı, 
doğanın kirlenmemiş renklerine bir de LİLA rengi 
eklemek isteyince vefasız yılların alıp gittiği 
sevgisi köz gibi düşmüştü yüreğine. Cayır, 
cayır yandığını hissetti birden kalbinin..
 
Gözlerinden akan yaş duadağına değince tuz 
tadı bir anda sildi boyadığı renklerini..
Hüzün eğdirdi başını, ağrıyan omuzunun 
acısıyla kalktı yerinden..
Tek, tek, kapattı odaların ışıklarını..
Pijama larını giydi, yatağımda huzurlu 
uykulara dalarım diye düşünde, düşündüğüne 
kendiside inanmayarak..Çünkü uyku sorunu vardı 
kızın yıllardır.. Yorgan yastık şekli bozulur 
der top olurdu dönmekten..Yllarca nasılda iki
 
saatlik uykuyla gitmişti işine..Beş saat uyusa 
lüks`dü onun için..Gece lambasını açtı tavandaki 
sarkan lambayı kapattı..
Yastığı arkasına koydu güzel şeyler düşüneyim 
rahat uyurum diye düşündü..
Işık onun hayallerini kısıtlıyor odanın içinde 
gördüğü her şey anı olup canını acıtıyordu..
 
Bir hışımla doğrulup yastığını düzeltti lambayı söndürdü..
Simsiyah zifir oldu heryer aklına mezar 
geldi kızın ölünce ya canlanırsam? 
karanlıklar sıktı ruhunu yüzüne kadar sarıldı yorganına..
Karanlıktan saklandı kız..Oysa ne severdi geceleri..
 
Nedense bir başkaydı bugece ilk defa korkutmuştu onu 
karanlıklar sımsıkı sarıldığı yorganında nefes almakta 
zorlanınca açtı yüzünü..Karanlık yine korkuttu insafsızca..
Çocukluğunda okuduğu romanlar aklına geldi..Polyanna..
En acısı yüreğine çıkmaz bir kurşun gibi işlemişti 
KİMRİTCİ KIZ..
 
O romanı düşündü birde dışardaki soğuğu..
Kibritci kız ısınmak için son kimritine 
kadar yakmış ve soğuktan ölmüştü aklında kalan..
Bugece yılbaşı, Lila renklerim düştü aklıma, 
birde martılar..Sahi hiç üşürmü martılar..? 
 e&e </description>
<link>https://www.antoloji.com/kucuk-bir-kiz-agliyor-bugece-icimde-siiri/</link>
<guid>1657195</guid>
<pubDate>2012-01-01T23:01:00+03:00</pubDate>
<author>Ece Acar</author>
</item>
 <item>
<title>Ölümü Özlemek</title>
<description>Bazen ölümü öğle merak ediyorum ki.
Bir özlem düşüyor gönlüme, 
gidesim geliyor, 
gidip, boynuna sarılmak..
Hani ölüm, senin resimlerini çok korkunç
yapıyorlar ya ben inanmıyorum..
Belki bu etten kemikten yapılmış
bu bedene sıkışmış bu hurun, 
ızdrabını, azabın,ı dindirecek tek çaresin..
Sana koşmak istiyorum, 
ılgın esen yeller gibi..
Sakin akan berrak dereler gibi..
Alır mısın beni koynuna,
sarar mısın bedenimi? 
ıslatır mısın kevser şeretiyle 
çatlamış dudaklarımı.
Azad edermisin beni günahlarımdan, 
yaralı yüreğime yar olur musun, 
dokunur musun efsunlu ellerinle..
Dindirir misin acılarımı..? 
En güzeli beni yaradana teslim eder misin? 
e&e </description>
<link>https://www.antoloji.com/olumu-ozlemek-4-siiri/</link>
<guid>1653402</guid>
<pubDate>2011-12-25T00:49:00+03:00</pubDate>
<author>Ece Acar</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Hayat Ki..</title>
<description>Bir hayat ki zoraki geçti.  Yazılacak onca şey varken, yazmaya değer görülmeyen yıllar.. Ruhumuzu kasıp kavuran fırtınalar sadece içimiz de yaşandı, hiç kimseler duymadan aslında toz, dumandı herşey.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-hayat-ki-4-siiri/</link>
<guid>1634516</guid>
<pubDate>2011-11-12T22:52:00+03:00</pubDate>
<author>Ece Acar</author>
</item>
 <item>
<title>Kimsesizliği Sen Bildim..</title>
<description>Kimsesizliği sen bildim..Gelecektin bir gün, yetim günlerim şen olacaktı. Seninle başlayıp, seninle son bulacaktı, yaşanacak ne varsa.. Oysa, oysa sevgili, sen hiç gelmedin yaralı bir kuş gibi..Celladını bekleyen idamlık mahkumum say ki, umutların tükendiği yerde dillerin lal olmuş halinde kimselerden alamıyorum haberini..ben hala geleceğin günlerin hayalindeyim..  Gözerin gelir geçer gözlerimden sonra saplanan bir hançerdir gönlüme..Sabahın alacası sarar gönlümü doğanın renkleriyle bir yaşama hevesi gelir geçer yüreğimden.. Bir telaş başlar hayallerimde geleceğin anların, sana kavuşmanın sevinci sarar bedenimi..Sonra tüm umutlarım ölü bir martının cansız bedeni gibi düşer suya..Sen gelecektin ya sevgili deniz aşırı başka iklimleri olan, ülkelerden ilk önce mektupların gelmez oldu..Ne bir selam, ne bir haber..Biliyorum unutulmanın ne demek olduğunu, sen çok güzel öğrettin bana..  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kimsesizligi-sen-bildim-siiri/</link>
<guid>1630715</guid>
<pubDate>2011-11-02T23:13:00+03:00</pubDate>
<author>Ece Acar</author>
</item>
 <item>
<title>Anlat Bana..</title>
<description>Haydi bana anlat; nedenleri, nedensiz yere çekip gidenleri.. Yüreklerde ki zehirli çekirdekleri..Anlat, anlatki ben dinliyeyim, anlam veremediğim anlamsızlıkları.. Bir özgürlük ezgisinin içine saklanmış notalardan kan kırmızı duyguları anlat bana..Belki anlarım.. Her notanın ucu yanık kokan, yanık seslerin anlamını anlat bana.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/anlat-bana-40-siiri/</link>
<guid>1622006</guid>
<pubDate>2011-10-12T01:09:00+03:00</pubDate>
<author>Ece Acar</author>
</item>
 <item>
<title>Anlamını Yitiren Şarkılar..</title>
<description>Ben söylemiyorum; Hüzünlü hasretten yanık şarkıları.. Ben yazmadım; bir mısra bile, beceremiyorum zaten kelimelerle köşe kapmaca oynamayı.. Ağlamıyorum da inan en acıtan şarkılarda bile.. Bazen martılarla konuşuyorum, ondan bundan.. Bana ilham...veren yumuşacık beyaz tüyleri şimdi bir </description>
<link>https://www.antoloji.com/anlamini-yitiren-sarkilar-siiri/</link>
<guid>1620176</guid>
<pubDate>2011-10-06T17:34:00+03:00</pubDate>
<author>Ece Acar</author>
</item>
 <item>
<title>Donuk Cümleler.</title>
<description>Buzlu bir camdan bakar gibi bakıyorum geçmiş anılara.. Islak kaldırımları meylediyor gözlerim.. Şimdi yağmurda ıslanmak vardı suskunluğum da.. Dünmüydü baki kalan bu yürekte.. Şimdi buğulanmış anılar nemli bir mahsenin küf kokusunda arasıra hatırlanır olmuş.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/donuk-cumleler-siiri/</link>
<guid>1620170</guid>
<pubDate>2011-10-06T17:31:00+03:00</pubDate>
<author>Ece Acar</author>
</item>
 <item>
<title>Bu Son Gidişinmiydi Sevgili</title>
<description>Hani sen gitiydin ya sevgili; bu son gidişin mi..? 
Ben şimdi bir islenin ucunda, gözlerimde yakamozlar,
belki yine çıkar gelirsin diye ufukları gözlüyorum..
Umudum oluyor uzaklarda görünen bir gemi..
Bir kotra..
 
Her ne görürsem sen varsın içinde san ki..
Hani alışılmadık zamanlarda, nasıl geleceğin belli olmaz ya
neyle nasıl gelsen hiç şaşırmam..
Sahi yoksun hala ortalarda..Bu son gelişin miiydi sevgili...? 
Ben hala güneşin doğuşundan batışına kadar gözlerim ufuklarda
belki gelirsinlerle yaşıyorum..

Hani bir nefeslik canım varya sonum olacak bu iskele..
Belki ayaz bir sabahlada bulacaklar beni,
burada son nefesini vermiş buz gibi bir bedenle..
Sahi bu son gelişin miydi sevgili..NERDESİN...? ? ? 
eCe.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bu-son-gidisinmiydi-sevgili-siiri/</link>
<guid>1616337</guid>
<pubDate>2011-09-26T13:21:00+03:00</pubDate>
<author>Ece Acar</author>
</item>
 <item>
<title>Ecelim Olacaksın..</title>
<description>Bilmediğim yollar uzadıkca; Gideceğim yerler, heyecanlandırır beni; hemde korkutur.. Her kilometrede yüreğim kozasına sığmayan kelebek gibi.. Biraz hüzün o coşkuyu bastırsa da.. Arkamda bıraktıklarım; Onlarsız, Hani uzaklaşmak istedikce yüreğin daha çok sever ya, o zamanda kendinle bir mücadeleye girersin..Ben mekan, zaman değişikliği istedim..İstedim de neden sen benimlesin onu anlıyamadım oysa yıldızlara, aya gider gibi bir daha dönüşü olmayan yollar gibiyim..Her sapakta, her virajda azrail gibi dikiliyorsun karşıma..Korkuyorum görüş mesafemi kesiyorsun..Direksiyonu kıracağım uçurumlara sonum olacaksın..Ay ışığının şavkı vurdukca ormana her çalı dağ oluyor korkuyorum, buz kesiyor bedenim..Ölüm gelsin korkmam derdim oysa korku; Ölüm korkusunuda aşmış..Nerdeyse şafak sökecek ama bugün geçmi doğacak güneş..Yarasalar uçuyor arada önümden; Neden bülbüller ötmüyor ki? Hani herşeyin zamanı vardır ya Şimdi eylül göçmüş olmalı kuşlar.. Oysa ben hazan mevsiminide seviyorum..ölüm gelmezse yeniden doğacağım, ilkbaharda uyanan tomurcuklar gibi, tüm kasvetli duygulardan arınıp..Merhaba diyeceğim yaşama..ece.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ecelim-olacaksin-2-siiri/</link>
<guid>1614270</guid>
<pubDate>2011-09-20T22:41:00+03:00</pubDate>
<author>Ece Acar</author>
</item>
 <item>
<title>Sen Başıma Gidesim Var Bu Şehirden</title>
<description>Sen Başıma Gidesim Var Bu Şehirden  Sen başıma gidesim var bu şehirden.. Eyvallahlarımıda toplayıp, gidesim var ertesi günlerde..  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-basima-gidesim-var-bu-sehirden-siiri/</link>
<guid>1614264</guid>
<pubDate>2011-09-20T22:36:00+03:00</pubDate>
<author>Ece Acar</author>
</item>
 <item>
<title>Sessizlik..</title>
<description>Kahrolası bir sesizlik hakim ruhumda.. Sanki beklenen rotarlı bir tren, ya da bir uçak içinden kim inecek, bilmediğim ama sabırsızlıkla beklediğim.. Göğsümde bir hançer sancısı..  Hangi saat, hangi gündeyim, bilinmez bir yolun yolcusu.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sessizlik-199-siiri/</link>
<guid>1592530</guid>
<pubDate>2011-08-01T22:31:00+03:00</pubDate>
<author>Ece Acar</author>
</item>
 <item>
<title>Zamansız Sevdim Seni</title>
<description>Zamanımın en dar olduğu zamanlarda sevdim seni, çıkarsız beklentisiz sadece sevdim.. Yarınlara hesap yapmadan geleceği olmayan zamanlarda.. Yüreğimin kanı en hızlı pompalama zamanlarında.. Say ki panik ataklar geçirdiğim titrediğim bir el tutma ihtiyacımın en isterik zamanlarında sevdim seni.. Kim olduğunun ne olduğun önemli olamadı zamanlarda.. Ayrı hayatlarız kavuşması imkansızlarız biz.. Gönülden gönüle kurulan bir köprü gözlerin bile görüp bakışamadığı zamanlarda sevgiye bir yudum şarap olup akıttım gönlüme.. Bir hayal, bir masaldın benim için.. o ki, o masal kitabının sayafalarını açıp hiç okumadığımsın..Bu kavuşmaların imkansız olduğunu gördüğünde dönüp arksını giden sen.. Veda edemedim bilmediğim sebeplerden.. Sebepsizce sevdiğim sen..Şimdi aklıma geldikce bulutların ağladığı zamanlada gönlüme düşensiz sen..Bil ki.. Bilki hiç benim senim olmadı sahiplenip ince hesaplar yapmadım.. Yüreğime kilitleyip anahtarını okyanuslara attım diye yeminler etmediğimsin sen.. Ama her daim kalbimde olan sen..Sevdiysem seni kalbime kiltlememe ihtiyacım yoktu ki..Ya da yeminler etmeme.. Sen yıllardır özgürdün o yürekte futusuzca işgallerdeydin gönlümü..Bu işgalden memnun olan ben..Öğlesine sevmiştim seni.. Korkuyordum bir gün yüzünü görürümde bu büyü bozulur seni böylesine sevemem diye.. Benim için fiziğin konumun ne olduğun önemli değildi ki.. Sen benim hayallerimin beyaz atlı prensiydin.. Sana ihtiyacım olduğu en zayıf anlarımda elerimde sıcaklığını hissttiğimdin sen.. Biz ayrı dünyalar.. Ayrı romanllardık hiç bir zaman kitabın sayafalarını çevirip okumadan ayrı isteklerimiz olan.. Bu istekler arzular seni koparıp aldı benden.. Ben Meryem-in saflığında sevdim seni.. Hiç benim sen olmadan.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/zamansiz-sevdim-seni-2-siiri/</link>
<guid>1576576</guid>
<pubDate>2011-06-24T19:21:00+03:00</pubDate>
<author>Ece Acar</author>
</item>
 <item>
<title>Gözlerinden Öptüm Sensizliğin</title>
<description>Ayrılıklar kara kış gibi kapıları çevirdi, her yanım ayrılık kokuyor..Giden zaman mı, senmiydin bilmeden yüreğinden öptüm ayrılıkların..Sonu başı olmayan engin bir boşluk hayatımı dolduran..Oysa ne çok şey var yaşatımı dolduracak, ben gidip imkansızlıkların içinde seni arıyorum..Sen diye biri yok olduğu halde, sen diye dolaşıyorum yana, yana..Kim olduğunu bilmeden yüreğimin içinde yaşadığını bilerek,  her nefesimde sensizliği öpüyorum..Sen diye birisi yok ve olmayıcakta.. eCe </description>
<link>https://www.antoloji.com/gozlerinden-optum-sensizligin-siiri/</link>
<guid>1574566</guid>
<pubDate>2011-06-19T16:15:00+03:00</pubDate>
<author>Ece Acar</author>
</item>
 </channel>
</rss>
