<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Ebrar Yasemin Kurt Şiirleri
</description>
 <item>
<title>İnsan bi senden taşınamıyor neriman</title>
<description>insan çok farklı şekillerde ölebilir neriman. insan çok uzun soluklarla, çok yalnız duraklarda ölebilir. işte bazen evimin önünden geçip duran arabaların sesi beni de neriman beni de yıkayıp astığım çamaşırlar gibi bir ses neriman bir ses beni toza bulayabiliyor.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/insan-bi-senden-tasinamiyor-neriman-siiri/</link>
<guid>2391497</guid>
<pubDate>2017-09-17T17:22:00+03:00</pubDate>
<author>Ebrar Yasemin Kurt</author>
</item>
 <item>
<title>Yine de sen kalbime çakılmış kurşun</title>
<description>sivil satırların halk mısraları arasında kayboluşu  ve benim her güne daha yenik başlayışım rakımın bilmem kaç yüzler olduğu bi şehirde sana olan tüm bağımın neyse sonra ayakkabı bağımın çözülüşü bi şekilde onun için eğilip kendimle karşılaşışım ilk kez tanışıyormuşum gibi ellerimle tokalaşma ümidi </description>
<link>https://www.antoloji.com/yine-de-sen-kalbime-cakilmis-kursun-siiri/</link>
<guid>2386382</guid>
<pubDate>2017-09-02T00:26:00+03:00</pubDate>
<author>Ebrar Yasemin Kurt</author>
</item>
 <item>
<title>Ufka ıslık çalacak kadar teşekkür ederim</title>
<description>başındaki bandanadan süregelen ihtilaller ve benzeri satırlarda sevginin süzülüşü gözlerimin önünde yürüdüğün yollarda masallar gibi izler bırakırken içimde eriyen grimsi bulutlar sıkıntıya mahal vermez. yalnızsak yalnızdık kim cürret edebilirdi aşkın cinayetine buğusundan koparıp sabah yapraklarını kim serebilirdi yerlere. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ufka-islik-calacak-kadar-tesekkur-ederim-siiri/</link>
<guid>2386381</guid>
<pubDate>2017-09-02T00:25:00+03:00</pubDate>
<author>Ebrar Yasemin Kurt</author>
</item>
 <item>
<title>Sana bundan sonra neriman diyeceğim</title>
<description>ben dizlerimi döverken yorulup açtımdı kollarımı mazi camımdan süzülen yağmur damlaları ve gençliğim sigaramın ucunda tüter ben güldüğümdendir ben anlatır dururum / bir masal vardı rüyasında uçtuğum keşke bisiklete bindiğim heybeliada sokaklarından başımda esip duran sevinci de alsaydım yanıma. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sana-bundan-sonra-neriman-diyecegim-siiri/</link>
<guid>2386380</guid>
<pubDate>2017-09-02T00:24:00+03:00</pubDate>
<author>Ebrar Yasemin Kurt</author>
</item>
 <item>
<title>Yeryüzüne karışmış serçeler</title>
<description>şimdi cümleye başlarken ellerim bir günahkar gibi ve kilise kapısında hatta camide ecnebi zatürre olmuş akrabası ve komşusu ahu ahu bakarken kim çeker kahrını ablasızlığın bir de arsızken öfke senin zehir dediğine ben bal peteği tadında yakın ve sade ve yalın aynı anlamı cümle alemin </description>
<link>https://www.antoloji.com/yeryuzune-karismis-serceler-siiri/</link>
<guid>2376185</guid>
<pubDate>2017-07-29T00:43:00+03:00</pubDate>
<author>Ebrar Yasemin Kurt</author>
</item>
 <item>
<title>Benim gençlik çağımda uğruna otobüs biletleri</title>
<description>bir tutam beyhudelikle birlikte  her koşulda sen ve sen diye yaz yağmurları kanaviçeleri büyük annelerin sandık dizgileri naftalin kafesinde sevgilim umut daha da gizemli çünkü evinin penceresinden görebildiğimiz köprü belki azıcık deniz kokusu burnumuzda. limon kolonyalı zamanlarımda beni uzakta tutuşların / </description>
<link>https://www.antoloji.com/benim-genclik-cagimda-ugruna-otobus-biletleri-siiri/</link>
<guid>2376186</guid>
<pubDate>2017-07-29T00:43:00+03:00</pubDate>
<author>Ebrar Yasemin Kurt</author>
</item>
 <item>
<title>Asfalt kokusu ve bacaklarımdaki sancılar</title>
<description>kerpiç bedenlerden arda ıslak sınırlarla çevrelenmiş  ve bacaklarına var oluş sancıları üflenmiş kişiler olmamız hatta yok oluşumuza değen onca şiire sarıla sarıla yaslara bürünüşümüz gibi sen diyorum, bir de bağırırken kalbim yok diye, tekerlekli sandalyede koşar gibi sevgilim, </description>
<link>https://www.antoloji.com/asfalt-kokusu-ve-bacaklarimdaki-sancilar-siiri/</link>
<guid>2376183</guid>
<pubDate>2017-07-29T00:42:00+03:00</pubDate>
<author>Ebrar Yasemin Kurt</author>
</item>
 <item>
<title>Sen şimdi ciğerimde</title>
<description>avuçlarına muhtaç iki kelebek ellerim  ve dilden dökülen öylesine hazır cümleler kilit nokta diye peşi gelen ferman gibi yazılmış aslında kaderden sökülürcesine çalınmış bi yazgı.  işte içinden badelerle, fıstık kokusuyla oysa </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-simdi-cigerimde-siiri/</link>
<guid>2376184</guid>
<pubDate>2017-07-29T00:42:00+03:00</pubDate>
<author>Ebrar Yasemin Kurt</author>
</item>
 <item>
<title>Sen bu ülkeye göre</title>
<description>dünya beliriyor gözbebeklerinde sanki yaşamak adına en kudretli savaşa giriyorum. sen gün doğumlarına koşa dururken uçuş uçuş saçların bakakalırım ardından, burası; yangın yeri. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-bu-ulkeye-gore-siiri/</link>
<guid>2376181</guid>
<pubDate>2017-07-29T00:41:00+03:00</pubDate>
<author>Ebrar Yasemin Kurt</author>
</item>
 <item>
<title>Ayaklarımda kağnılar</title>
<description>içime dönüp baktığımda elbette sen ve narin dokulu  ipek artığı saçların, bulmacalarda kuzu sesi ve ebediyen kendim olmuşluğum bu sektörün peşinde. ama dışıma savrulurken gözüme çarpan ufacık bi tel toka. ufacık bebeğim, bi tel toka sadece, bi tel toka. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ayaklarimda-kagnilar-siiri/</link>
<guid>2376182</guid>
<pubDate>2017-07-29T00:41:00+03:00</pubDate>
<author>Ebrar Yasemin Kurt</author>
</item>
 <item>
<title>Büyük abilerin çıldırtan dengesi</title>
<description>bu his nereden geliyor içime  kime dönsem aynı hikaye ve aynı şehir aynı pusu içimdeki tüm düşmanlardan ezberleyemiyordum da nerede mayın nerede hayatın sorgusu </description>
<link>https://www.antoloji.com/buyuk-abilerin-cildirtan-dengesi-siiri/</link>
<guid>2364517</guid>
<pubDate>2017-06-18T17:38:00+03:00</pubDate>
<author>Ebrar Yasemin Kurt</author>
</item>
 <item>
<title>Derken sırtımda koca bir minare</title>
<description>keşke seninle bir kez daha derken omzuma yıkılan camiler ve sırtımda koca bir minare bekliyor ağlamamı sanki ben de hayli yorgunmuşum da gece yüzünü çeviriyormuş kederime ama sen de inatçı kırlangıçların ve çeyiz sandıklarının naftalin kokusunda saklanıyordun. </description>
<link>https://www.antoloji.com/derken-sirtimda-koca-bir-minare-siiri/</link>
<guid>2364516</guid>
<pubDate>2017-06-18T17:34:00+03:00</pubDate>
<author>Ebrar Yasemin Kurt</author>
</item>
 <item>
<title>Evdeyim</title>
<description>gönlüm inkar ediyor ben korkuyorum gecelerden nazı kaldıramam haber gönderdim, bu mesajı alman gerek herkes bir şeyler düşünür sen de bunu kabullen kimse hiçbir şeyi unutmaz, bunu da bize söyleyeyim. isteyen istediğini düşünsün, ben kaçmıyorum çok da uzak değil aslında yürüsem varırım. </description>
<link>https://www.antoloji.com/evdeyim-siiri/</link>
<guid>2364513</guid>
<pubDate>2017-06-18T17:33:00+03:00</pubDate>
<author>Ebrar Yasemin Kurt</author>
</item>
 <item>
<title>Hep söylediklerim</title>
<description>ben bu duvarlara çok fotoğraf astım ilaçların, öksürükler ve astım. ruhen garip bişeyler var üzerimde hayatım biliyosun bilerek yapıyorlar, hepsi kasıtlı. kendimi de çok kısıtladım zamanında, ama yüzüme bakar bakmaz bi rüzgar estiriyorsun ki </description>
<link>https://www.antoloji.com/hep-soylediklerim-siiri/</link>
<guid>2364514</guid>
<pubDate>2017-06-18T17:33:00+03:00</pubDate>
<author>Ebrar Yasemin Kurt</author>
</item>
 <item>
<title>Burada öyle saadet türküleri çalmayacak</title>
<description>seninle ve plakla ve şarapla eşlik etmek gecenin koyusuna ne de çok şey söyler gibi ve bağırırcasına kimler neler yutkunur hangi örtü serilir soframa sen varmışsın yokmuşsun gözüm görür de yaşlanır ya burada öyle saadet türküleri çalmayacak biliyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/burada-oyle-saadet-turkuleri-calmayacak-siiri/</link>
<guid>2364515</guid>
<pubDate>2017-06-18T17:33:00+03:00</pubDate>
<author>Ebrar Yasemin Kurt</author>
</item>
 <item>
<title>Kadıköy-beşiktaş vapuru</title>
<description>seni gördüğümde içime biriken gül kurusu ve nane ellerinde narin bir kıvrım hayli yakın ve hayli uzak aynı altın tadında bir gülüş ve aynı narenciye.  kulağının arkasından düşen kıvılcım </description>
<link>https://www.antoloji.com/kadikoy-besiktas-vapuru-siiri/</link>
<guid>2364511</guid>
<pubDate>2017-06-18T17:32:00+03:00</pubDate>
<author>Ebrar Yasemin Kurt</author>
</item>
 <item>
<title>Kaktüsler fesleğenlere karşı</title>
<description>kitapçılar çarşısından başlayıp  ve hatta tersten girince sağ tarafta kalan antikacıya değin rutinimi bozuyorum sevgilim çünkü hiçbir gece kar etmiyor, biliyorsun ben böyle değildim. kaktüsler de vardı pencerenin kenarında fesleğenlere savaş açtılar </description>
<link>https://www.antoloji.com/kaktusler-feslegenlere-karsi-siiri/</link>
<guid>2364512</guid>
<pubDate>2017-06-18T17:32:00+03:00</pubDate>
<author>Ebrar Yasemin Kurt</author>
</item>
 </channel>
</rss>
