<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Duygu &#199;oyan Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Bayram Hüznü</title>
<description>Unutulması yasak bir kuraldı bana bakışının yarattığı his.  Unutursam 7 kat cehennemi öpecekti avuç içlerim. Unutuyorum Ali. Sesini ,soluğunu,bakışını,bağırışını,dokunuşunu.. Seni unutuyorum Ali. Bu kez yolun sonunu görüyorum diyemem. Yolun sonundaki uçurumun başındayım. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bayram-huznu-4-siiri/</link>
<guid>2920699</guid>
<pubDate>2018-11-28T18:39:00+03:00</pubDate>
<author>Duygu Çoyan</author>
</item>
 <item>
<title>Gün Daha Kararmadı</title>
<description>Elbet geçecek  Elbette kırıklar kaynayacak.  Ben bir gece vakti  </description>
<link>https://www.antoloji.com/gun-daha-kararmadi-siiri/</link>
<guid>2920698</guid>
<pubDate>2018-11-28T18:36:00+03:00</pubDate>
<author>Duygu Çoyan</author>
</item>
 <item>
<title>Vaveyla-2</title>
<description>Cehennemin orta yerinde  nasıl çırılçıplak kaldığımı sana nasıl anlatırım bilmiyorum ama sağ gözümden iki damla yaş düştü. Elbet görmüşsündür. Aşıklar çeşmesinde elimi yüzümü yıkarken fazla aciz gözüküyorum biliyorsun. </description>
<link>https://www.antoloji.com/vaveyla-2-2-siiri/</link>
<guid>2920696</guid>
<pubDate>2018-11-28T18:34:00+03:00</pubDate>
<author>Duygu Çoyan</author>
</item>
 <item>
<title>Kısa Bir Mektup</title>
<description>kediler, kitaplar, hasta kadınlar, yoksul adamlar, boş bira şişeleri . Bir kuşluk vakti aniden bir mektup bırakacağım pencerene; </description>
<link>https://www.antoloji.com/kisa-bir-mektup-2-siiri/</link>
<guid>2920695</guid>
<pubDate>2018-11-28T18:32:00+03:00</pubDate>
<author>Duygu Çoyan</author>
</item>
 <item>
<title>Saat On İkiyi Geçince</title>
<description>Bu geceyi biliyorsun. bu geceyi senden başka kimseler bilmiyor iki gözümün çiçeği . Bazı otoban kenarlarında uzanıyorum . Şerit olan çizgilere tükürüyorum . Ayaklarımı asfalta yatırınca, Annem çorba kaynatıyor mutfakta . </description>
<link>https://www.antoloji.com/saat-on-ikiyi-gecince-siiri/</link>
<guid>2920693</guid>
<pubDate>2018-11-28T18:31:00+03:00</pubDate>
<author>Duygu Çoyan</author>
</item>
 <item>
<title>Yük Gemisi</title>
<description>Bazı zamanlar bir köprünün üzerinde durup sadece altımızdan geçen arabaları izlerdik. Ben şimdi köprüde oturmak yerine asfalta uzanıyorum. Sen zaten hangi bar tuvaletinde kusuyorsun bilmiyorum. İçtiğin onca içkiden sonra hangi sokağın duvarına işiyorsun bilmiyorum. Ayakkabılarını çıkartıp hangi cadde boyu kendinden kaçar gibi koşuyorsun bilmiyorum. Ellerimi bıraktığından beri ben koşmak yerine her yere ağır ağır yürüyorum. Bazı lise bahçelerinde oturup illegal işlere karışıyor, disiplin cezası alacağımı duyup ehliyetimi gösteriyorum. Ben hala on yedi gibi duruyorum. Bakkaldan sigara alırken ölüm nedenimi göstermek zorunda kalıyorum. Biliyorsun mezar taşıma adımı yazdırırken baba kısmını boş bırakıyorum. Ben bazen mezarlıklarda dolanıyorum. Bazı zamanlar otogarlarda. Genelde karanlık tenha sokaklarda.Hadi say Ali, üstümden geçen gemileri… </description>
<link>https://www.antoloji.com/yuk-gemisi-2-siiri/</link>
<guid>2920690</guid>
<pubDate>2018-11-28T18:27:00+03:00</pubDate>
<author>Duygu Çoyan</author>
</item>
 <item>
<title>Sokak Lambası</title>
<description>Bir gece ansızın uykundan uyanıyorsun. Üzerinde tarif edemediğin bir ağırlık, ciğerlerinde küflenmiş şarap kokusu. Ev dar geliyor , metrelerce kareye sığamıyorsun. Sokağa atıyorsun kendini. Senin dışında uyanık olan tek şey mahallenin arsız köpekleri. Yürüyorsun yürüyorsun… Sonra yürümek yetmiyor o ağırlıktan kaçmana. Hiç bilmediğin yollara doğru koşuyorsun. Yolun sonu denize çıkmayacak, biliyorsun. Diz kapaklarında keskin bir bıçak sonra. Bir filmin sahnesi gibi yere çöküyorsun. Biliyorsun Ali, ssokağına girmeme izin versen dizlerin yeri öpmezdi. Ali , ben kuşluk vakitlerinde sokak sokak seni arardım biliyorsun. Gittiğin yol elbet bana çıkardı. Eğer koşulacaksa bir cadde boyu, beraber koşardık. Ayaklarım yalınayak , gocunmazdım. Eteklerimi tutar , yan yana koşardık. Ali… Sen bizi neye değiştin ? </description>
<link>https://www.antoloji.com/sokak-lambasi-118-siiri/</link>
<guid>2920689</guid>
<pubDate>2018-11-28T18:26:00+03:00</pubDate>
<author>Duygu Çoyan</author>
</item>
 <item>
<title>Umuda notlar</title>
<description>Seninle bir yatakta uzanıyoruz , Elimi uzatsam gökyüzü . Sen ,ben ve bir de dudakların… İki dudağının arasında ütopyalar var , İki dudağının arasında sonsuzluk , Ra'nın gözünün görebileceği her yer , </description>
<link>https://www.antoloji.com/umuda-notlar-siiri/</link>
<guid>2920688</guid>
<pubDate>2018-11-28T18:25:00+03:00</pubDate>
<author>Duygu Çoyan</author>
</item>
 <item>
<title>Kapıyı ört perdeyi kapat</title>
<description>Bir enkazın içinde çiçekler açıyor simdi. Bir küçük çocuk çığlığı kaplıyor gökyüzünü. Sen ellerime bir buket bırakınca, ben kamikazeleri yurduna döndürdüm. Sen öyle gülümseyince, Hitler'i bir Yahudi kadına nikahladım. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kapiyi-ort-perdeyi-kapat-siiri/</link>
<guid>2920687</guid>
<pubDate>2018-11-28T18:24:00+03:00</pubDate>
<author>Duygu Çoyan</author>
</item>
 <item>
<title>Berfin</title>
<description>Bir yerlerde bir şeyler yok oluyordu , biliyordum. İçimi aynalarla kaplıyordum yine de benliğime bir adım dahi yaklaşamıyordum . Koca koca ağaçlar devriliyordu fikirlerimin üzerine . Bazı zamanlar katlanılmaz oluyordu. Kendi çığlıklarıma kulaklarımı kapatabilseydim sağır kalmazdım adımı dilinden düşürmeyen insanlara. Biraz uzaklaşa bilseydim küfür eden kadınlardan , nazik adamlara avuç içlerimi öptürebilirdim. Kafamdaki “siktir et” bulutunu dağıta-bilseydim bir an, daha sağlam tutunabilirdim uçurum kenarlarıma. Sokak köpeklerine selam verirken duysaydım trafikteki araçların korna seslerini belki biraz karışabilirdim boktan düzendeki hayatınıza. Yok olan ben olmazdım biraz karışsaydım kalabalığınıza. Bir kaç buket toplaya bilseydim uçurum kenarlarından , orkidelere gülümseyen kadınları biraz olsun anlardım. Nefes alabileceğim bir gökyüzü bulsaydım yemin ederim yıldızları size armağan ederdim parlak şeyleri sevmiyorum diye tüm tozu toprağı üzerime çektim . Şimdi biraz paslı biraz kumlu biraz yok olmuş bir kadınım . Siz mücevherlerinizi takının. Ben yosunlu taşlarımı göğsümde taşırım. </description>
<link>https://www.antoloji.com/berfin-25-siiri/</link>
<guid>2920686</guid>
<pubDate>2018-11-28T18:22:00+03:00</pubDate>
<author>Duygu Çoyan</author>
</item>
 <item>
<title>Kapı Eşiği</title>
<description>Elinin tersiyle ittiğin her cümlem boğazıma düğüm oluyor. Sigara artık ciğerlerime değil de kalbime ağır geliyor. Düşündün mü? yokluğumda ne yapar ? yaralarını nasıl saracak? ayağı tökezlediğinde kim dirseklerinden tutup onu ayağa kaldıracak ? Anlatamadığım şeylerin içimde katranla kaplı bir yumruya dönüştü. Çaresi olmayan bir hastalığa. Dilim dönse konuşacağım da… Cık.. tek harf düşmüyor dilimden . Bilirim tek kelimem değse kulaklarına çığlık olur. Bilirim konuşmazsam da dinlersin beni de.. Ne bileyim Ali sen öyle ardını dönüp gidince sessizce. Hiç gürültü yapmadan. Parmak uçların zemini öper gibi. Ne deseydim bilemedim.  “ bu kapıdan çıkarsan cenazem olursun ” </description>
<link>https://www.antoloji.com/kapi-esigi-8-siiri/</link>
<guid>2920685</guid>
<pubDate>2018-11-28T18:21:00+03:00</pubDate>
<author>Duygu Çoyan</author>
</item>
 <item>
<title>Son Mektup</title>
<description>Unuttum sanıyorsun. Aylar geçti, Unutmuştur diyorsun. Bir an aklımdan çıkıyorsan eğer, Tüm perdelerimi söksünler. Adımı unutmadan, adını unutmayacağım. </description>
<link>https://www.antoloji.com/son-mektup-227-siiri/</link>
<guid>2920683</guid>
<pubDate>2018-11-28T18:19:00+03:00</pubDate>
<author>Duygu Çoyan</author>
</item>
 <item>
<title>Ses</title>
<description>Her bir sokak arasında, Kalabalık kalabalık caddelerde Türlü türlü insan sesleri. Susun diyorum. Susmuyorlar. Kadınlar var, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ses-276-siiri/</link>
<guid>2920681</guid>
<pubDate>2018-11-28T18:18:00+03:00</pubDate>
<author>Duygu Çoyan</author>
</item>
 <item>
<title>Vaveyla</title>
<description>Sahiden sahiden de seninle oturup adam akıllı bir cümleyi özne ve yüklemi yerli yerinde kuramadık Sensizliğin korkutucu Ve bir o kadar da huzursuz bir düzeni var Uykularım kabuslarla dolu </description>
<link>https://www.antoloji.com/vaveyla-58-siiri/</link>
<guid>2920679</guid>
<pubDate>2018-11-28T18:17:00+03:00</pubDate>
<author>Duygu Çoyan</author>
</item>
 <item>
<title>Tütsü</title>
<description>Tık. Tık. TIK. Gittikçe yükselen tuş sesleri. Üç parmak kala soğumaya terk edilmiş çay. Kağıdı bulunamadığından </description>
<link>https://www.antoloji.com/tutsu-19-siiri/</link>
<guid>2920676</guid>
<pubDate>2018-11-28T18:16:00+03:00</pubDate>
<author>Duygu Çoyan</author>
</item>
 <item>
<title>Çürük</title>
<description>Ben Poseidon olsaydım, tüm okyanuslara işerdim . Ben Ares olsaydım, beyinleri savaştırırdım. Ben Afrodit olsaydım, Hitler'i Yahudi bir kadına nikahlardım. Ben Hades olsaydım, cehennemi uzay boşluğuna saçardım. Ama ben ; yaratan ve yarattığından yaratılanım. Ben biraz kaoslara gebeyim. </description>
<link>https://www.antoloji.com/curuk-8-siiri/</link>
<guid>2920675</guid>
<pubDate>2018-11-28T18:10:00+03:00</pubDate>
<author>Duygu Çoyan</author>
</item>
 </channel>
</rss>
