<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Doğuş Kılın&#231; Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Memleket Ameliyat Masasında</title>
<description>Siren sesleri karıştı ezanların nidasına, Neşter’i vurdum bugün, Türkiye’nin yarasına! Okullar kışla değil, pusu kurulan bir meydan, Körpecik fidanlar düşer, çekilir damardan kan.  Siverek’ten Maraş’a, duman sarmış her yanı, </description>
<link>https://www.antoloji.com/memleket-ameliyat-masasinda-siiri/</link>
<guid>3818570</guid>
<pubDate>2026-04-18T00:09:00+03:00</pubDate>
<author>Doğuş Kılınç</author>
</item>
 <item>
<title>Gözlerimde Kan Damlası</title>
<description>Gözlerimde kan damlası, Ruhumda celladını bekleyen bir mahkûmun son duası... Hangi nehir temizler bu alnıma sıçrayan kara lekeyi? Hangi musalla paklar, yaşarken ölmüş bir cesedin yarası?  Çekilmiyor artık bu göğüs kafesimin dar ağacı, </description>
<link>https://www.antoloji.com/gozlerimde-kan-damlasi-siiri/</link>
<guid>3813813</guid>
<pubDate>2026-04-06T05:44:00+03:00</pubDate>
<author>Doğuş Kılınç</author>
</item>
 <item>
<title>?cemre: Ömrümün Son İhtilali</title>
<description>Kapa kapıları Cemre, dışarıda dünya yansın, Bugün benim doğum günüm, bırak sadece adın anılsın. Kırk dört senelik bir enkazı getirdim, kapına bıraktım, Ben her Mart başında, kendi içimdeki uçurumlardan sarktım.  Gel otur karşıma, dertleşelim; ne varsa dökülsün masaya, </description>
<link>https://www.antoloji.com/cemre-omrumun-son-ihtilali-siiri/</link>
<guid>3810938</guid>
<pubDate>2026-03-29T20:10:00+03:00</pubDate>
<author>Doğuş Kılınç</author>
</item>
 <item>
<title>Vefat-ı Yalnızlık</title>
<description>VEFAT-I YALNIZLIK  ​Şimdi nerede bir gül görsem kan kırmızı, Dudaklarını uzun uzun öptüğüm gelir aklıma. Bir deniz kıyısı vurur yüzüme, bir dağ başı sızısı, O eşsiz hatıralar, ordu ordu gelir aklıma. </description>
<link>https://www.antoloji.com/vefat-i-yalnizlik-siiri/</link>
<guid>3807855</guid>
<pubDate>2026-03-22T04:25:00+03:00</pubDate>
<author>Doğuş Kılınç</author>
</item>
 <item>
<title>Büyük Ameliyat: Ruh İnfazı</title>
<description>​Açtım göğüs kafesini, bak içeri ne dolmuş, Saplantı denen o ur, her yanını sarmış. Sevda dediğin çiçek, daha açmadan solmuş, Meğer o masum yüzün, ne yalanlar barındırmış.  Neşteri vurdum bugün, o sahte gülüşüne, </description>
<link>https://www.antoloji.com/buyuk-ameliyat-ruh-infazi-siiri/</link>
<guid>3807509</guid>
<pubDate>2026-03-21T03:48:00+03:00</pubDate>
<author>Doğuş Kılınç</author>
</item>
 <item>
<title>Mezarın Kazılsın ?ameliyat Bitti</title>
<description> Dua bekleme benden, dilim bedduada, Gözlerin yaş değil, kanla dolsun bugün. Adın geçmesin artık ne yerde ne gökte, Bastığın toprak bile senden soğusun bugün.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/mezarin-kazilsin-ameliyat-bitti-siiri/</link>
<guid>3807470</guid>
<pubDate>2026-03-20T23:33:00+03:00</pubDate>
<author>Doğuş Kılınç</author>
</item>
 <item>
<title>Enkaz Şiiri: Yıkım Raporu - ?kolonlar Çöktü</title>
<description>Gördüm ki temeli yalanla atılmış, Üstüme yıkıldı o koca saray. Meğer her bir tuğla zehirle katılmış, Altında kaldığım, o kapkara ay.  Neşter bile kesmez bu derin sızıyı, </description>
<link>https://www.antoloji.com/enkaz-siiri-yikim-raporu-kolonlar-coktu-siiri/</link>
<guid>3807462</guid>
<pubDate>2026-03-20T23:11:00+03:00</pubDate>
<author>Doğuş Kılınç</author>
</item>
 <item>
<title>Anarşist Sevda</title>
<description>Kırın tüm sükûtun paslı kilitlerini, bugün masada ruh var! Cerrahi bir öfkeyle daldım damarlarına, neşterimde kan değil, isyan var. Yasalarınızın soğuk duvarlarına çarpıp geri dönen o sevda, Şimdi bir anarşist gibi dikiliyor, kuşatılmış şehirlerin orta yerinde.  Sevmek; yasaklı bir bildiriyi elden ele gizlice yaymak gibi, </description>
<link>https://www.antoloji.com/anarsist-sevda-3-siiri/</link>
<guid>3807087</guid>
<pubDate>2026-03-19T21:47:00+03:00</pubDate>
<author>Doğuş Kılınç</author>
</item>
 <item>
<title>Kör Sağırın Neşteri</title>
<description>KÖR SAĞIRIN NEŞTERİ  Onun yüreği kör, kulağı sağır oldukça, Benim adımlarım birer birer sakata çıkıyor. O görmedikçe attığım her adımı, Zaman, ikimizden de ayrı birer ömür çalıyor. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kor-sagirin-nesteri-siiri/</link>
<guid>3788535</guid>
<pubDate>2026-02-01T02:57:00+03:00</pubDate>
<author>Doğuş Kılınç</author>
</item>
 <item>
<title>Neşter Ameliyat Masası</title>
<description>​Masada yatan bir ömür, uyuşmamış acılar, Neşterin her dokunuşu, geçmişten bir iz arar. Sevgisizliğin o soğuk, o bitmek bilmez koynunda, Eriyoruz bekar bekar, bir uçurum boyunda.  ​Kimin ahı kaldı bilmem bu kör bıçak ağzında, </description>
<link>https://www.antoloji.com/nester-ameliyat-masasi-siiri/</link>
<guid>3788534</guid>
<pubDate>2026-02-01T02:47:00+03:00</pubDate>
<author>Doğuş Kılınç</author>
</item>
 <item>
<title>Son Nefes Ameliyat Masası</title>
<description>Vurun neşteri, kanasın ruhumun en ücra yeri, Dönmem artık, yemin ettim; yıktım geçtiğim köprüleri. Bir yanda sahte maskeler, bir yanda bu dilsiz feryat, Yaşamak dediğin buysa, yerin dibine batsın bu hayat!  Gözler kör, kulak sağır; vicdanlar paslanmış bir kilit, Umut dediğin o ışık, karanlığın koynunda bir bit. Ben sevgiye muhtaçken, eziyetle yoğurduğunuz bu ten, Uçurumun tam ucunda, vazgeçti bugün her şeyinden!  Zehir aktı bir kere, o kutsal dediğin kanıma, Jilet dost oldu bugün, dilsiz kalan bu canıma. Yârin yokluğu kefen, hasretin ise mezar taşım, Toprak bile kusar beni, dinmez bu kanlı gözyaşım.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/son-nefes-ameliyat-masasi-siiri/</link>
<guid>3788196</guid>
<pubDate>2026-01-31T03:52:00+03:00</pubDate>
<author>Doğuş Kılınç</author>
</item>
 <item>
<title>Ameliyat Masası: Kangren</title>
<description>Evlat diye büyüttün, bir yılanı koynunda, Vebali zincir olmuş, asılıdır boynunda. "Yokluk görmesin" derken, edep bitti ruhunda, Şimdi haysiyet can verir, o masanın başında.  Sen sustun ey baba, dünya alkış tutarken, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ameliyat-masasi-kangren-siiri/</link>
<guid>3788119</guid>
<pubDate>2026-01-30T22:59:00+03:00</pubDate>
<author>Doğuş Kılınç</author>
</item>
 <item>
<title>Ameliyat Masası</title>
<description>​Merhamet sandığın, aslında bir pusu, Kurudu vicdanın o berrak suyu. "Çekmesin" dediğin yokluk değil bu, Ruhunu sattığın bir dipsiz kuyu.  ​Küfür bir nakışmış, diline yer etmiş, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ameliyat-masasi-4-siiri/</link>
<guid>3787185</guid>
<pubDate>2026-01-29T13:17:00+03:00</pubDate>
<author>Doğuş Kılınç</author>
</item>
 <item>
<title>Müebbet Sevda Otopisi</title>
<description>Uçurumun tam çizgisindeyim, Bir yanım platonik bir hasret, bir yanım dipsiz boşluk. Ceplerimde sana birikmiş intihar notları, Gözlerimde sabahı öptüğüm o yangınların külü var... Ben sensiz sana mahkûmum, Sana sensiz hükümlüyüm sevgilim; </description>
<link>https://www.antoloji.com/muebbet-sevda-otopisi-2-siiri/</link>
<guid>3786581</guid>
<pubDate>2026-01-28T02:25:00+03:00</pubDate>
<author>Doğuş Kılınç</author>
</item>
 <item>
<title>Felçli Duygular</title>
<description>Öyle bir kördüğümle bağladın ki elimi, Öyle bir yangının ortasında bıraktın ki beni; Artık ne seni sevebilecek dermanım var, Ne de senden başka birini görecek gözüm... Sen benim sadece yarınlarımı değil, Nefes alma ihtimalimi de öldürdün. </description>
<link>https://www.antoloji.com/felcli-duygular-2-siiri/</link>
<guid>3786578</guid>
<pubDate>2026-01-28T02:19:00+03:00</pubDate>
<author>Doğuş Kılınç</author>
</item>
 <item>
<title>Sürgünün Şafağı: Vatanın Neşteri</title>
<description>Başım dağlar boranı, ömrüm bir mülteci kampı, Sırtımda kırk yıllık sızı, elimde vatanın lambası. Söylesenize ulan! Hangi rüzgâr yıkar bu koca çınarı? Hangi el kirletebilir o göklerdeki nazlı hilali?  ​Biz ki acıyı bal eylemiş, prangaları parçalamışız, </description>
<link>https://www.antoloji.com/surgunun-safagi-vatanin-nesteri-siiri/</link>
<guid>3783785</guid>
<pubDate>2026-01-21T21:54:00+03:00</pubDate>
<author>Doğuş Kılınç</author>
</item>
 <item>
<title>Şehr-i Soytarı: Büyük Operasyon</title>
<description>​Kapatın o ışıklı sahneleri, perde insin bu düzene; Şehr-i soytarı bir panayırda, neşter vurduk her yüze! Vitrinde namus satanların, kalbi pazarda kirli leke, Sırtında bin bir maske, cebinde sahte bir melaike. İnsanlık mı? O çoktan düştü o süslü kaldırımlara, Biz ise şahit olduk; bu şehirde açılan o onulmaz yaralara. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sehr-i-soytari-buyuk-operasyon-siiri/</link>
<guid>3778499</guid>
<pubDate>2026-01-08T12:19:00+03:00</pubDate>
<author>Doğuş Kılınç</author>
</item>
 <item>
<title>Zehir Zıkkım Bir Vakit</title>
<description>Öyle bir sevdaya düştüm ki, Adı vuslat değil, adı yıkım. Tadı damağımda bir idam urganı, Zehir zıkkım sevgili, zehir zıkkım...  Gündüzü işkence, güneş bir kor gibi yakar, Gecesi hasret, karanlık üstüme mezar kazar. Söylesenize, hangi ölü benim kadar sitemkâr? Hangi neşter bu sancıyı kalbimden kazır?  Ben ki Mezarlıklar Şairi, tenhaların diliyim, Kendi cenazemde en önde giden deliyim. Bu sevda bir operasyondu, masada kaldım; Şimdi bu sessizliğin, bu yasın müellifiyim.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/zehir-zikkim-bir-vakit-siiri/</link>
<guid>3777980</guid>
<pubDate>2026-01-07T09:11:00+03:00</pubDate>
<author>Doğuş Kılınç</author>
</item>
 <item>
<title>His Körü: Duygu Operasyonu</title>
<description>​Meftun uzun oldum o efsunlu, zehirli bakışların, Lal eyledi dilimi, kalbime inen o hilal kaşların. Ben sende tutuklu kaldım, bir ömür hasretine tutsak, Oysa senin kalbin buzdan bir duvar, dokunsak da yasak.  ​Neşteri vurdum bugün bu sadakat kokan yıllara, </description>
<link>https://www.antoloji.com/his-koru-duygu-operasyonu-siiri/</link>
<guid>3777448</guid>
<pubDate>2026-01-06T03:24:00+03:00</pubDate>
<author>Doğuş Kılınç</author>
</item>
 <item>
<title>Ruh Otopsisi: Kiralık Son</title>
<description>​Neşteri vurdum bugün bu şehrin sahte yüzüne, Bir çıkmaz sokakta çöktüm, kendi leşimin dizine. Ben bir sevda yetimiyim, ruhum doğuştan öksüz, Koca dünya dar geldi, kaldım bir başıma gökyüzüs. Sırtımda bin ihanet, kalbimde koca bir ur var, Bugün bu masada, bir ömrün son hesabı var! </description>
<link>https://www.antoloji.com/ruh-otopsisi-kiralik-son-siiri/</link>
<guid>3777399</guid>
<pubDate>2026-01-05T23:16:00+03:00</pubDate>
<author>Doğuş Kılınç</author>
</item>
 </channel>
</rss>
