<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Doğan T&#252;rkdoğan Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Gönlüm Hayran Kaldı Güzelliğinden</title>
<description>
Her tarafta türlü çiçekler açmış
Gönlüm hayran kaldı güzelliğinden
Alı, moru, turuncusu karışmış
Gönlüm hayran kaldı güzelliğinden



Al yeşil giyinmiş yamaçlar dağlar
Süslenmiş çayırlar bahçeler bağlar
Akıyor pınarlar, çağlıyor sular
Gönlüm hayran kaldı güzelliğinden



Laleyi, sümbülü, nergizi gördüm
Eyildim dalına elimi sürdüm
Sandım ki  cennetin içine girdim
Gönlüm hayran kaldı güzelliğinden



Ozan Doğan Canım tabiat ana
Bunca güzelliği  sunmuş insana
Selviye, çınara hele ormana
Gönlüm hayran kaldı güzelliğinden




Ozan Doğan Can Baba </description>
<link>https://www.antoloji.com/gonlum-hayran-kaldi-guzelliginden-siiri/</link>
<guid>1676307</guid>
<pubDate>2012-02-07T20:29:00+03:00</pubDate>
<author>Doğan Türkdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>İşte Benim Cennetlerim</title>
<description>Aramam hayalde düşte
İşte benim cennetlerim
Türlü nakışta,cümbüşte
İşte benim cennetlerim



Laleler, nergizler güller
Mor menevşeler, sümbüller
Yamaçlara serpilmişler
İşte benim cennetlerim



Yardan ne hoş yaratmış
Kendi güzelliğin katmış
Bize emanet bırakmış
İşte benim cennetlerim



Çiçeklerin arasına
Alın, morun sırasına
Gömün canı arasına
İşte benim cennetlerim



Ozan Doğan Can Baba </description>
<link>https://www.antoloji.com/iste-benim-cennetlerim-siiri/</link>
<guid>1676303</guid>
<pubDate>2012-02-07T20:27:00+03:00</pubDate>
<author>Doğan Türkdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>Yaradanın Güzelliği</title>
<description>


Yaradanın güzelliği
Yansımış  yamaca,dağa
nakış,nakış, nakışlanmış
Süs olmuş taşa, toprağa



Hele bakın şu ahenge
Bu ilahi güzelliğe
Karışmış, kaynaşmış renge
Sürülmüş dala,yaprağa



Süslenmiş  gelinler gibi
Göl kenarı kaya dibi
Toprak ananın verdiği
Seyredin bostana, bağa



Doğancanım bu dünyayı
Bu kusursuz  manzarayı
Bunca denizi deryayı
Sanki  doldurmuş  çanağa


Ozan Doğan Can Baba </description>
<link>https://www.antoloji.com/yaradanin-guzelligi-siiri/</link>
<guid>1676302</guid>
<pubDate>2012-02-07T20:25:00+03:00</pubDate>
<author>Doğan Türkdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>Açılmış Bahçede Bağda Çiçekler</title>
<description>


Tabiat ananın aşkı,sevdası
Açılmış bahçede bağda çiçekler
Sümbülü, nergizi, gülü, lalesi
Açılmış bahçede bağda çiçekler



Murat istiyenin elinde durur
Hakka yürüyenin önünde yürür
Sevdayı,sevgiyi,aşkı  bildirir
Açılmış bahçede bağda çiçekler



Mezar taşlarının süsü,miracı
Nice yaraların derdin ilacı
Gelinlik kızların başının tacı
Açılmış bahçede,bağda çiçekler



Küskünleri barıştırı çiçekler
Sevenleri birleştirir çiçekler
Yaradanı çağrıştırır çiçekler
Açılmış bahçede, bağda çiçekler



Ozan Doğan Can Baba </description>
<link>https://www.antoloji.com/acilmis-bahcede-bagda-cicekler-siiri/</link>
<guid>1676301</guid>
<pubDate>2012-02-07T20:23:00+03:00</pubDate>
<author>Doğan Türkdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>Dersimin Türküsü</title>
<description>İşte masum ve itikatlı dersim insanının hikayesi

          Dersimde akan kanların
          Yarası bu derin yara
          Feryadın fiğanın sesi
          Sedası sindi dağlara
  
          Bunca türbe ziyaretler
          Kaynar kazan pişer etler
          Dar günde fayda etmedi
          Mücizeler kerametler

          Hani ateşe girenler
          Dağı taşı yürütenler
          Hikayeyle,hurafeyle
          Bin derde derman verenler

          Vuruldular birer birer
          Kan doldu çaylar dereler
          Bakıp seyirci kaldılar
          Bunca  evliya erenler


          Kapınıza gelen canlar
          Boyun büküp ağlaşanlar
          Pare pare parelendi
          İkrar verip inanalar

          Düzgün baba neredeydin
          İmdat edip el edeydin
          Himmetinle kudretinle
          Acıları bitireydin

          Baba mansur nerde kaldın
          Kırılan senin evladın
          Bir keramet göstererek
          Mazluma kalkan olaydın

          Monzur baba,monzur baba
          Niye yüz döndün acaba
          Karış,karış her yanını
          Çiğnedi, etti haraba

          Olan masum halka oldu
          Nice genç fidanlar soldu
          Kurşunlanıp can verenler
          Kurda kuşa yemlik oldu.




Ozan Doğan Can Baba </description>
<link>https://www.antoloji.com/dersimin-turkusu-siiri/</link>
<guid>1643417</guid>
<pubDate>2011-12-02T17:37:00+03:00</pubDate>
<author>Doğan Türkdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>Dersimin Mazlum İnsanı</title>
<description>Dersimin mazlum insanı
Çok çekti ağadan,beyden
Yıllarca acıdı canı
Zalim, zorba derebeyden


Beyler istemedi yolu
Köprü, okul, karakolu
Yaşadılar dolu,  dolu
Saygı gördüler her yerden


Uyutuldu  cehaletle
Eski töreyle, adetle
Gün geçirdi sefaletle
Vurgun, talanın elinden


Boynu  bükük eli bağlı
Yüreği yaralı, dağlı
Yaşantısı orta çağlı
Mahrum edildi her şeyden


Kapısında  morabaydı
Yediği darı, arpaydı
Üstünde yırtık urbaydı
Yama, yama  üzerinden



Ozan Doğan Can Baba </description>
<link>https://www.antoloji.com/dersimin-mazlum-insani-siiri/</link>
<guid>1643415</guid>
<pubDate>2011-12-02T17:34:00+03:00</pubDate>
<author>Doğan Türkdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>Şu Gurbetin Elinden</title>
<description>Yıllar oldu şu  gurbetin elinden
Yüreğimiz dertli, gönlümüz dertli
Tad almadık kaymağından,balından
Yüreğimiz dertli, gönlümüz dertli


İşte bizim köyün ağası, beyi
Yükledi  göçünü terk etti köyü
Aklımdan çıkmıyor havası, suyu
Yüreğimiz dertli, gönlümüz dertli


Gurbet kuşu olduk  yurtsuz,mekansız
Konarız,göçeriz yersiz,zamansız
Diyarı gurbette kaldık kimsesiz
Yüreğimiz dertli, gönlümüz dertli



Elimize diken, kıymık batardı
İmdada yetişen çeker atardı
Her kes işin bir ucundan tutardı
Yüreğimiz dertli, gönlümüz dertli


Babadan, oğula çekeriz hasret
Elimiz yetsede eylesek  rahmet
Mezar taşlarımız size emanet
Yüreğimiz dertli, gönlümüz dertli


Bayramda,seyranda gözümüz yolda
Kadrimiz kalmadı hatırda, dilde
Ozan Doğan Canım şu gurbet elde
Yüreğimiz dertli, gönlümüz  dertli


Ozan Doğan Can Baba </description>
<link>https://www.antoloji.com/su-gurbetin-elinden-siiri/</link>
<guid>1638575</guid>
<pubDate>2011-11-21T20:07:00+03:00</pubDate>
<author>Doğan Türkdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>Türkmenlerin Anadoluya Göçü</title>
<description>Türkmenlar Asyadan göç eylediler
Onlar Horasana  Şaman  geldiler
Zerduştla tanışıp  gönül verdiler
Erenler  kervanı  böyle yürüdü


Ebul Vefa, Hallaç, Nesemi ile
Enel Hak sevdası girdi  gönüle
Şaman ile Zerduş döndü bir güle
Erenler kervanı böyle yürüdü


Anadolu  bize olunca mekan
İslamla tanıştı Kaam ile ozan
Senlik, benlik kalktı her kes oldu can
Erenler kervanı  böyle yürüdü


Eşiğe secdeyi, aya duazı
Berbaber getirdik kopuzu, sazı
Zalime, zorbaya olmadık razı
Erenler kervanı  böyle yürüdü


Ateşi kutsadık, nevruzu andık
Asıldık, kesildik, ateşte yandık
Ehlibeyt aşkına direndik  durduk
Erenler kervanı  böyle yürüdü


Ali evladına etiler eza
Şehidi kerbela, Şahı Murteza
Nice kıyım gördük, nice bin ceza
Erenler kervanı böyle yürüdü


Kendi  dilimizle andık  Hüdayı
Deyişle, duvazla yaptık  duayı
Bin yıldır süreriz biz bu davayı
Erenler kervanı böyle yürüdü


Kadın,erkek birdir dedik erenler
Böyle ikrar verdi  ceme girenler
Zerduşttan gelmedir semahlar,demler
Erenler kervanı  böyle yürüdü


Sırtımıza giydik  yünlü keçeyi
Sevmedik Arabı, kara peçeyi
Secdegah eyledik gündüz, geceyi
Erenler kervanı  böyle yürüdü



Şaman ile Zerduşt İslam karıştı
Birlikte yol oldu çiçekler açtı
Ozan Doğan canlar sevdi, barıştı
Erenler kervanı  böyle yürüdü.


Ozan Doğan Can Baba </description>
<link>https://www.antoloji.com/turkmenlerin-anadoluya-gocu-siiri/</link>
<guid>1638573</guid>
<pubDate>2011-11-21T20:05:00+03:00</pubDate>
<author>Doğan Türkdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>Sen Yeterki Rabbi Çağır</title>
<description>Sen yeterki  Rabbi çağır  Yeterki sen Rabbi çağır Duazınla, niyazınla Ele,dile,bele sahip Hakkı zikreden ağzınla. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-yeterki-rabbi-cagir-siiri/</link>
<guid>1631335</guid>
<pubDate>2011-11-04T09:38:00+03:00</pubDate>
<author>Doğan Türkdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>Yasin Süresinin Mealinin Nazım Şekli</title>
<description>Yasin süresi;   Türkçe mealinin nazım şekli.   Evvel selavat çekelim </description>
<link>https://www.antoloji.com/yasin-suresinin-mealinin-nazim-sekli-siiri/</link>
<guid>1631012</guid>
<pubDate>2011-11-03T16:02:00+03:00</pubDate>
<author>Doğan Türkdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>Zar Eder Beni</title>
<description>Bir aşkın içinde meşke düşmüşüm
Pervane gibiyim zar eder beni
Coşarım geçerim kendi, kendimden
Ruhum bu alemde terk eder beni



Feryadım tükenmez gelir özümden
Hak Muhammed Ali  düşmez sözümden
Seni görmek güzel gönül gözünden
Götürür bir zara gark eder beni


Bu ne hoş bir alem bitmez sevdası
Hakikat bağından gelir meyvası
Şahım Ali orda  kevser sakisi
Götürür  o  nehre  hark eder beni


Hak, Muhammed Ali  diye yananlar
Masumu  pak olur böyle cananlar
İçip  aşk şerbeti meşki bulanlar
Can Baba gönlümde  hak eder beni


Ozan Doğan Can Baba </description>
<link>https://www.antoloji.com/zar-eder-beni-siiri/</link>
<guid>1630087</guid>
<pubDate>2011-11-01T16:38:00+03:00</pubDate>
<author>Doğan Türkdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>Zamanımıydı</title>
<description>Yürü bre yürü Azrail hiçi
Döşüme konmanın zamanımıydı
Yüklettin yükümü kaldırdın göçü
Bırakıp  gitmenin zamanı mıydı


Daha girmemiştim henuz kırkıma
Taş,kayalar koydun dönen çarkıma
Henuz doymamıştım evim barkıma
Terk edip  gitmenin zamanı mıydı


Ektiğim ekini biçemez oldum
Daneyi samandan seçemez oldum
Kırdın kanadımı  uçamaz oldum
Kanadım  kırmanın zamanı mıydı


İnsaf eylemedin bu genç yaşıma
Salladın silleyi vurdun döşüme
Kıyamet kopardın garip başımda
Feryadın, fiğanın zamanı mıydı


Oğlanmı  everdim  kızmı  everdim
Çoluk, çocuğumu  ne çok  severdim
Kısa bir ömürle bir hayat verdin
Cimrice durmanın zamanı mıydı


Doğancan gençlerin acısı zordur
Düştüğü yüreği yakan bir kordur
Şerifte bir candı açılmış güldür
Kuruyup  solmanın zamanı mıydı


Ozan Doğan Can Baba </description>
<link>https://www.antoloji.com/zamanimiydi-8-siiri/</link>
<guid>1630084</guid>
<pubDate>2011-11-01T16:36:00+03:00</pubDate>
<author>Doğan Türkdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>Zamanı Geldi</title>
<description>Ey erenler bir araya
Gelmenin zamanı  geldi
Yıllardır kanan yarayı 
Sarmanın zamanı  geldi


Varmak  için bir menzile
Gelmişken verin el ele
Yolumuzu yol ehline
Sormanın zamanı geldi


Eyleyelim edep, erkan
Seyreylesin cümle cihan
Kalksın yüreklerden güman
Görgünün zamanı  geldi


İkrarlıyız Ali pire
Gem vurmuşuz kin, kibire
Bir karara, bir fikire
Varmanın zamanı  geldi


Can Babanın umudunu
Yarinin güzel gününü
Tüm canların düğününü
Kurmanın zamanı  geldi


Ozan Doğan Can Baba </description>
<link>https://www.antoloji.com/zamani-geldi-65-siiri/</link>
<guid>1630081</guid>
<pubDate>2011-11-01T16:32:00+03:00</pubDate>
<author>Doğan Türkdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>Yürüyoruz Şahı Merdan Aşkına</title>
<description>Tah ezelden bu ikrarla bu yolda
Yürüyoruz Şahı Merdan aşkına
Hz. Muhammedle Ali  bir dondan  oldu
Yürüyoruz Şahı Merdan  aşkına


İmam Hasan,Hüseyini Kerbela
Yarası içimde kanıyor hala
İmam Zeynel, Bakır,Caferle, Rıza
Yürüyoruz İmam Rıza aşkına


İmam Taki,Naki imam Askeri
İmamı Mehdidir bu yolun sırrı
Hacı Bektaş hem rehberi hem piri
Yürüyoruz kamil insan aşkına


Ozan Doğan Canım yürür bu kervan
Döner devri alem çark eder devran
Nice Yezit törer nice bin Mevran
Yürüyoruz derdı mazlum  aşkına


Ozan Doğan Can Baba </description>
<link>https://www.antoloji.com/yuruyoruz-sahi-merdan-askina-siiri/</link>
<guid>1630080</guid>
<pubDate>2011-11-01T16:31:00+03:00</pubDate>
<author>Doğan Türkdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>Yürüsün Kervan Yürüsün, Semah</title>
<description>Yürüsün kervan yürüsün
Yürüsün Şaha yürüsün
Can uçsun ceset şehrinden
Yürüsün Şaha yürüsün


Can arıyor cananını
Derde derman bulanını
Alsın gönül fermanını
Yürüsün Şaha yürüsün


Dolansın cümle  alemi
Söylesin  üç bin kelamı
Görsün edebi erkanı
Yürüsün Şaha yürüsün


Bu kervan Şahın kervanı
Şaha niyaz eder canı
Hak kelamıdır her yanı
Yürüsün Şaha yürüsün


Görünen can Hak cemali
Gürühu Naci pak cemali
Evveli Hz.Muhammed ahiri HZ. aLİ
Yürüsün Şaha yürüsün


Çğırıp  Şahı Merdanı
Canlar yürütsün erkanı
Bu kervan Ali  kervanı
Yürüsün Şaha yürüsün


Dem içelim Şah aşkına
Hasan, Hüseyin aşkına
Zeynel Abidin aşkına
Yürüsün Şaha yürüsün


Muhammed Bakır aşkına
Caferi Sadık  aşkına
Musayı Kazım aşkına
Yürüsün Şaha yürüsün


Aliyul Rıza aşkına
İmam Takini  aşkına
İmam Nakinin  aşkına
Yürüsün Şaha yürüsün


Aliyul Asker aşkına
Ol sırrı Mehdi aşkına
Bektaş  Velinin aşkına
Yürüsün Şaha yürüsün


Dost cemali gördü canlar
Mesti  edep oldu canlar
Doğan Himmet edin canlar
Yürüsün Şaha yürüsün


Ozan Doğan Can Baba </description>
<link>https://www.antoloji.com/yurusun-kervan-yurusun-semah-siiri/</link>
<guid>1630078</guid>
<pubDate>2011-11-01T16:30:00+03:00</pubDate>
<author>Doğan Türkdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>Yürü Yavrum Güle, Güle</title>
<description>Yol ayrıldı çatal, çatal
Yürü yavrum güle,  güle
Yüklendi yük, göçtü katar
Yürü yavrum güle,  güle


İlim, irfan göreceksin
İyiy, kötü  bileceksin
Kah düşünüp  güleceksin
Yürü yavrum  güle,  güle


Boyun eğmeden namerde
Şahım seninle her yerde
Göze batma çok  ilerde
Yürü yavrum güle,  güle


Çok çalıştın emeğin bol
Önüne açıldı bir yol
Gayret et büyük insan ol
Yürü yavrum güle,güle


Yollarını  gözletecen
Kendini çok özletecen
Can Babayı  söyletecen
Yürü yavrum güle,  güle


Ozan Doğan Can Baba </description>
<link>https://www.antoloji.com/yuru-yavrum-gule-gule-siiri/</link>
<guid>1630075</guid>
<pubDate>2011-11-01T16:28:00+03:00</pubDate>
<author>Doğan Türkdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>Yormayın Bizi</title>
<description>Böyle akıl ile böyle baş ile
Fikirden, fikire yormayın bizi
Beşi yedik biri sizemi kaldı
Hesaba,kitaba vurmayın bizi


Dokuz kardaş idik sanki  bir candık
Nice çilelere,derde dayandık
Ne çabuk  el olduk yabana kaldık
Bayramdan,bayrama  sormayın bizi


O dosta bağlandık sevda çölünde
Gerçeklerin kemlik olmaz  özünde
Zaten diken  olduk  elin  gözünde
Gidip  sevmiyenden sormayın bizi


Darda sıkıntıda yardıma koştuk
Evimiz, kapımız, soframız açtık
Can Baba düşündük  biz, bize şaştık
Arkadan taşlayıp vurmayın bizi


Ozan Doğan Can BABA </description>
<link>https://www.antoloji.com/yormayin-bizi-siiri/</link>
<guid>1630073</guid>
<pubDate>2011-11-01T16:27:00+03:00</pubDate>
<author>Doğan Türkdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>Yollar Ağlar,ağlar Hüseyin Diye</title>
<description>Kerbela çölüne uğradı yolum
Yollar ağlar,ağlar Hüseyin diye
Kaynadı  yüreğim coş oldu  dilim
Diller ağlar,ağlar Hüseyin  diye



Çoluk, çocuk toplanmış bir araya
Bir şin,şivan çökmüş koca sahraya
Kurtlar, kuşlar başlamışlar fiğana
Yer, gök  ağlar, ağlar Hüseyin diye


Güneş bile kızğın yakar kavurur
Koca çölü  ateş, nara çevirir
Fırat dertli, dertli  akar dövünür
Sular ağlar,ağlar Hüseyin diye


Sanki  Mevran gene sarmış  her yanı
Devrilir fidanlar mahşer zamanı
Ilık, ılık akar Hüseyinin  kanı
Doğan Canım ağlar  Hüseyin diye


Ozan Doğan Can Baba </description>
<link>https://www.antoloji.com/yollar-aglar-aglar-huseyin-diye-siiri/</link>
<guid>1630071</guid>
<pubDate>2011-11-01T16:25:00+03:00</pubDate>
<author>Doğan Türkdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>Yol Hacı Bektaş</title>
<description>Gönülden, gönüle sevda misali
Eser ılgıt, ılgıt yel Hacı Bektaş
Horosan ilinden Anadoluya
Barışa, sevğiye yol Hacı Bektaş


Dergahını kurdu  Kara Höyüğe
Sevgiye susamış  yolcu  hele ge
İnsanlık bezmınde cümle alemda
Açmış goncaların gül Hacı Bektaş


Bazen Hz.Ali oldu zalim  önünde
Bazen  mazlum oldu kendi halinde
Turab oldu cümle alem dilinde
Hakkı  arayana dil Hacı   Bektaş


Eline,beline,diline yaran
Böyle emrediyor Yüce Yaradan
El, ele  el Hakka desturu diyen
Yunusa,Taptuka  el Hacı Bektaş


Muhabbet gölünde deryayı  gördüm
Gönülden gönüle sevdayı  gördüm
Dost elinden gelen turnayı  gördüm
Bizede bir nefes ol Hacı Bektaş


Sana gelmiş  canlar bir murat için
Divana durmuşlar himmetin için
Dermansız dertlere bir derman için
Gayri melhemini çal Hacı Bektaş


Hakikat kapısın açtı erenler
Aleme nurunu  saçtı erenler
Güvercin donunda uçtu erenler
Keramet ehline pir Hacı  Bektaş


Can Baba tutuldum sevda yeline
Düşmüşüm giderim coşan seline
Alınca divane sazım elime
Gayri melhemini çal Hacı Bektaş



Ozan doğan can baba </description>
<link>https://www.antoloji.com/yol-haci-bektas-siiri/</link>
<guid>1630068</guid>
<pubDate>2011-11-01T16:23:00+03:00</pubDate>
<author>Doğan Türkdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>Yetiş İmdadıma Merdanım Gel, Gel Kerbela Mersiyesi</title>
<description>Kerbela çölünde biçare kaldım
Yetiş imdadıma Merdanım gel, gel
Susuzluktan yandım,yandım kavruldum
Yetiş imdadıma Merdanım gel, gel


Dört yanımı  sardı  Yezit ordusu
Abu  hayat olmuş  Fıratın suyu
Ne minnet biliriz ne can korkusu
Yetiş imdadıma Merdanım gel gel


Çoluk, çocuk revan olduk yollara
Bize mekan oldu Desti Kerbela
Düştüğümüz bela sanki  bin bela
Yetiş imdadaıma Merdanım gel, gel


Ebu Saad biat ister Yezide
Yoksa hiç bir aman vermem ben size
Kesilse başımda   eymem Yezide
Yetiş imdadıma Merdanım gel, gel


Su diye inliyor körpe yürekler
Boynundan vurulmuş bak Ali Asker
Cenge girip şehid oluyor erler
Yetiş imdadımıza Merdanım gel, gel


Ne gecemiz belli nede gündüzler
Birer, birer soldu bak mahzun yüzler
Sızlıyor yürekler ağlıyor  gözler
Yetiş imdadımıza Merdanım gel, gel


Şehitlik şerbeti içen kanıyor
Hamle yapıp pervaz gibi dönüyor
Mervanın ordusu aman vermiyor
Yetiş imdadımıza Merdanım gel, gel


Birer, birer soldu Ali  gülleri
Cenge giren yiğit gelmiyor geri
Bir yudum suyum yok on günden beri
Yetiş imdadımıza Merdanım gel, gel


Hüseyin oğlunu sürdü meydann
Feryatlar, fiğanlar çıktı her yana
Dağlar,taşlar başladılar fiğana
Yetiş imdadımıza Merdanım gel, gel


Şehitlik  şerbeti içti bunca can
Aman vermiyordu insafsız olan
Hüseyin büründü  kan ile revan
Yetiş imdadımıza Merdanım gel, gel


Bırakmıyor   zalim  mazlum peşini
Bir ok  geldi kırdı inci dişini
Kesti Şimir ol civanın başını
Yetiş imdadımıza Merdanım gel, gel


Can Baba bu acı bize dert oldu
Diyarı gurbetler bize yurt oldu
Hüseyinin ahı   mahşere kaldı
Yetiş imdadımıza Merdanım gel gel


Ozan Doğan Can Baba </description>
<link>https://www.antoloji.com/yetis-imdadima-merdanim-gel-gel-kerbela-mersiyesi-siiri/</link>
<guid>1630064</guid>
<pubDate>2011-11-01T16:21:00+03:00</pubDate>
<author>Doğan Türkdoğan</author>
</item>
 </channel>
</rss>
