<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Dılovan &#199;akmak Şiirleri
</description>
 <item>
<title>An Doruklarına Yükseliyor</title>
<description>Şu an'a, Bizim için doğmuşuz, olur radikal yorumsamacı gerçek Bugün senin günün, Sen çok yaşa! Merhaba, sevgilime giden yol bugün sevinçle çağlanır olur </description>
<link>https://www.antoloji.com/an-doruklarina-yukseliyor-siiri/</link>
<guid>3635963</guid>
<pubDate>2024-11-26T23:12:00+03:00</pubDate>
<author>Dılovan Çakmak</author>
</item>
 <item>
<title>Düşler Yemini</title>
<description>Bir mizansen diyerek düşünmeli bu hayatı, Hele ki başını bir otobüs camına yaslarcasına durarak. Kadife bir müzik eşliğinde, böyle zehir, zemberek bir enstrümantal. Dolu dolu yaşadığını düşüneceksin ve, </description>
<link>https://www.antoloji.com/dusler-yemini-siiri/</link>
<guid>3228697</guid>
<pubDate>2021-03-04T01:43:00+03:00</pubDate>
<author>Dılovan Çakmak</author>
</item>
 <item>
<title>Talancılık</title>
<description>Hakikat, sancılı bir adanmışlıkla kendini var eder,  Nitekim bir içten doğuş örneğidir bu Adanmışlığa giden yolda her bir adım, bir iç güdümsel meydana geliştir. Her geliş bir amacı temsil eder. Ve her bir amaç, bir talan ediştir. Talan merkezli olay ufku, oluşa dökülür. </description>
<link>https://www.antoloji.com/talancilik-siiri/</link>
<guid>3193167</guid>
<pubDate>2020-12-01T03:39:00+03:00</pubDate>
<author>Dılovan Çakmak</author>
</item>
 <item>
<title>Beş Kere Saliha</title>
<description>Saliha, çok uzun zaman geçti, hatırlamak seni  Artık gül kokmuyor, oksijen solumuyorsun.  Beni ise her anı, kalp yetmezliğine savurur.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/bes-kere-saliha-siiri/</link>
<guid>3193166</guid>
<pubDate>2020-12-01T03:35:00+03:00</pubDate>
<author>Dılovan Çakmak</author>
</item>
 <item>
<title>Ayetan-aayetler</title>
<description>Ez ji şerên mirovên ku kevir bûne û çavên wan kor bûne, penaber dibim li repertûara xwe* Ji ber ku li wir hertim, bi ahengê ve hatî xemilandin, înkara tunebûnê heye* Tu li wir berduşên serê xwe, yên bi inat xwe xwe dixwînin, nayê dîtin* Serkeftin pir nêzîk e û bi qasî ku nav û dokûya nasnameyên wan binivîse, bi cömertî tevdigere* Dareke bi tenê û tazî ye; çûk li ser şaxên wê rûniştine û deng didin* Tu nikarî wan çûkan bikujî* </description>
<link>https://www.antoloji.com/ayetler-siiri/</link>
<guid>3148309</guid>
<pubDate>2020-07-09T23:48:00+03:00</pubDate>
<author>Dılovan Çakmak</author>
</item>
 <item>
<title>Habil ile Kabil Meselesi Bölüm I. - Katil</title>
<description>Akıbet, yedi kuşak sonra yakarışları bezenmiş, Göbek bağları vakitsiz kesilen, ömrü törpülenmiş Kabil’in torunlarıdır bu kavm-i cemil Zaman suretlerde defnolur, Doğum sancıları nüfuz eder her bir benliğe, Zapt edilemez bir öcün alameti yeryüzüne kıyam eder. </description>
<link>https://www.antoloji.com/katil-92-siiri/</link>
<guid>3148307</guid>
<pubDate>2020-07-09T23:42:00+03:00</pubDate>
<author>Dılovan Çakmak</author>
</item>
 <item>
<title>Dağ Sevinci</title>
<description>Seviniyorum seni Bunu sakın unutma Ay ışığını güneşten aldığına yemin ederken Arşın arşın parlarken gök, yıldızların sesiyle Göbek bağı henüz kopmamışken çocukluğumun Ve Dünya kararlıyken bir tur bindirmeye, nefislerin üzerine </description>
<link>https://www.antoloji.com/dag-sevinci-siiri/</link>
<guid>3148303</guid>
<pubDate>2020-07-09T23:35:00+03:00</pubDate>
<author>Dılovan Çakmak</author>
</item>
 <item>
<title>Beyhude</title>
<description>Dünya bir şer alanıdır, nahçıvan Babilin gamzesi nebukadnezardır. Değildir bir sanrı, Peygamber sanrısı hiç değildir Hele ki bir gözbebeği tonunda sallamak Parmak uçlarında arşı </description>
<link>https://www.antoloji.com/beyhude-122-siiri/</link>
<guid>3127381</guid>
<pubDate>2020-05-14T22:16:00+03:00</pubDate>
<author>Dılovan Çakmak</author>
</item>
 <item>
<title>Gülistan</title>
<description>Kırmızı bir ışık, Çok fazla kırmızı var. Dans, hayalet ortamla yüzleşiyor Aynı renk. Sıcak bir ortam daha Bu çifte artı demek </description>
<link>https://www.antoloji.com/gulistan-38-siiri/</link>
<guid>3095890</guid>
<pubDate>2020-03-03T04:24:00+03:00</pubDate>
<author>Dılovan Çakmak</author>
</item>
 <item>
<title>Tirsona - Korku Maskesi</title>
<description>Tirsona: Korkunun kimliğe dönüştüğü hâl.  Mirin ser piştê mijdarî da hatîye vê dinyaye Dor, sala payîzê bû Dil xwe kişand u Tav xwe veşart </description>
<link>https://www.antoloji.com/tirsona-siiri/</link>
<guid>3095889</guid>
<pubDate>2020-03-03T04:21:00+03:00</pubDate>
<author>Dılovan Çakmak</author>
</item>
 <item>
<title>Tablo</title>
<description>Karma,oligark Yozlaşmış elçilerini kuşanıp, Prangalı dillerini çıkarmaya cüretkar, Dilsizler Ve aşikar Memeleri ateşe tutuşmuş, </description>
<link>https://www.antoloji.com/tablo-70-siiri/</link>
<guid>3086583</guid>
<pubDate>2020-02-05T02:52:00+03:00</pubDate>
<author>Dılovan Çakmak</author>
</item>
 <item>
<title>Ayna Manifesto</title>
<description>Aynaları sevin, sevelim. En doğrusunu o söyler, o gösterir. Onda yalan bulamazsın, sahtelik bulamazsın. Neyse(n) odur. “Bir kere daha insan kendini doğurur aynada.” -Ben değil, ayna söyledi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ayna-manifesto-siiri/</link>
<guid>3085951</guid>
<pubDate>2020-02-03T05:16:00+03:00</pubDate>
<author>Dılovan Çakmak</author>
</item>
 <item>
<title>Saygıdeğer Acizler</title>
<description>Benden ve birden yırtınıp, bozunuma uğramış, Kıvranışları benimseyenleri arzulayan, Parçalanmış kimlikleri ile yalpalanmış kalıpları, Göklerin ve yerlerin merkezleri üzerine inşa eden, İnşa etmeye kabahati yetenlerin, Kabahatine mahzar olan, </description>
<link>https://www.antoloji.com/saygideger-acizler-siiri/</link>
<guid>3085950</guid>
<pubDate>2020-02-03T05:12:00+03:00</pubDate>
<author>Dılovan Çakmak</author>
</item>
 <item>
<title>Mut’lu’k’ Zamanı Halleri</title>
<description>mut’lu’k’ zamanı I.  bir kuluçka dönemindeyim, altıncı haftasından başladım dağılmaya.  mut’lu’k’ zamanı II. safir, elyaf elbiseli </description>
<link>https://www.antoloji.com/mut-lu-k-zamani-siiri/</link>
<guid>3085949</guid>
<pubDate>2020-02-03T05:11:00+03:00</pubDate>
<author>Dılovan Çakmak</author>
</item>
 <item>
<title>Kavga</title>
<description>Tam da şakaklarımın eseridir bu kavga Benin adeta yenilgiyle inleyişi Bilmem kaç şiddetinde yanarlı bir deprem sarsıntısıdır. Kasıklarımdan ürpermeye başladığım Bu kavga, Çıngıraklı bir ekmek kavgasıdır. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kavga-107-siiri/</link>
<guid>3070261</guid>
<pubDate>2019-12-22T02:32:00+03:00</pubDate>
<author>Dılovan Çakmak</author>
</item>
 <item>
<title>Serseri’m Tuhaf</title>
<description>Aynamın kayıplar köşesinden seslenir,  Bir düş uzatmış olduğum Ve çehremin bulaçlarında özdeştiğim akımlar Yüzümden silinen bir fena asetonlu anlamlar, Aklımın ücra, zeytin ekmek kapıştığı, Zamanın eriyen saatlere karıştığı ve daha bir yanım </description>
<link>https://www.antoloji.com/serseri-m-tuhaf-siiri/</link>
<guid>3070260</guid>
<pubDate>2019-12-22T02:26:00+03:00</pubDate>
<author>Dılovan Çakmak</author>
</item>
 <item>
<title>Truva</title>
<description>Çok geç kaldık, Maatteessüf, İstila, kor, talan ve hurda Aklım küfre gebe Şirk, tenezzüle mayın döşer eteklerinin Akşam ezanına nahayır bir dakika </description>
<link>https://www.antoloji.com/truva-6-siiri/</link>
<guid>3063707</guid>
<pubDate>2019-12-03T02:25:00+03:00</pubDate>
<author>Dılovan Çakmak</author>
</item>
 <item>
<title>Mevsim</title>
<description>Medeniyet kırıntıları bah’şolmuş,  Bu egemen sayfaların, paçoz elçileri.. Sizi gidi iskeletor yığınları.. Gözümden helak olun hadi! Pak olsun hürriyet. </description>
<link>https://www.antoloji.com/mevsim-49-siiri/</link>
<guid>3061742</guid>
<pubDate>2019-11-28T02:33:00+03:00</pubDate>
<author>Dılovan Çakmak</author>
</item>
 <item>
<title>Kabullenmeyiş</title>
<description>Kürtlere yapılan, ne birkaç “yanlış kararın” sonucu ne de geçici bir “olağanüstü dönem” uygulamasıdır; bu, yüzyıla yayılan, dönemsel olarak sertleşen ama özü hiç değişmeyen bir inkâr, bastırma ve imha rejimidir. Kürt coğrafyası yıllardır hukukun askıya alındığı bir deneme sahası olarak kullanıldı: Roboskî’de çocukların ve gençlerin bedenleri savaş uçaklarıyla paramparça edildi, devlet saatlerce izlediği sivilleri bombaladı, sonra dosyayı kapatıp suçu zamana havale etti; Cizre’de yaralı insanlar bodrum katlarında mahsur bırakıldı, ambulanslar bilerek engellendi, insanlar yanarak can verdi, ardından “operasyon” denilerek toplu ölüm normalize edildi.  Sur’da binlerce yıllık bir kent tanklarla, toplarla, yasaklarla boşaltıldı; evler kamulaştırma adı altında gasp edildi, bir halkın mekânla kurduğu tarihsel bağ koparıldı. Nusaybin’de sokaklar enkaza çevrildi, sivillerle silahlı unsurlar ayrılmadı, kent yaşanamaz hale getirildi ve bu yıkım “şehircilik projesi” diye pazarlanmaya çalışıldı.  Hukuku savunanlar susturuldu: Tahir Elçi, kameraların önünde, tarihi bir sokakta, “silahlar sussun” dediği yerde öldürüldü; bu cinayet de faili meçhuller zincirine eklendi, deliller dağıldı, sorumlular korunarak cezasızlık yeniden üretildi.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kabul-44-siiri/</link>
<guid>3061740</guid>
<pubDate>2019-11-28T02:26:00+03:00</pubDate>
<author>Dılovan Çakmak</author>
</item>
 <item>
<title>Mâni</title>
<description>Kaldı ki günah işlemeye  Öteberi zamanın peynir altı sularında Düşmanı alt etmeye bir piyon, Bir şaklaban ve küheylanla giderken Gayet sıcak kanlı delilikleri ses tonlarımıza kadar eşlik edebiliyorduk Otumtrak yemişler aşeren küheylan </description>
<link>https://www.antoloji.com/mani-88-siiri/</link>
<guid>3061739</guid>
<pubDate>2019-11-28T02:24:00+03:00</pubDate>
<author>Dılovan Çakmak</author>
</item>
 </channel>
</rss>
