<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Dilg&#252;şa Deniz Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Bana Göre Değil Sensizlik</title>
<description>Bütün rehabilite merkezlerinin kapıları açıktı sonuna kadar kalbime
En uç sınır çizgilerindeydim daha çok uzun çakıllı yollar vardı önümde
Kendimde hiç şık durmasada Hep sana yakışanı yapmıştım ben
Mişli geçmiş bir zamanda mişli anılara yanmak yanıyormuş gibi yapmak.
Yalan söylemek en gerçek doğrularla süsleyip varlığını unutmak mesela
Seni unutmuşum gibi davranıyorum ama aldırma
Varsın hemde en somut nesnelere nispet yaparcasına varsın bende
Sadece görmemezlikten geliyorum gözümden bir an olsun düşmeyen gözlerine inat
Aldırma...
Ötesi yok bunun bedenim senden uzakta diye ruhum seninle sevişemez mi sanıyorsun? 
Aslolan ruhtur başta, sen inkar edemezsin bunu tenden çok ruhunla bendeyken
Gelemezsin görmemezlikten mutsuzluğumu sen hariç herkes yerindeyken.

Özlem..Tarifi imkansız bir sancı tam da sol boşluğumda
Varlığın azaldıkça artıyor sancım herşey gibi onunda orantısı ters
Zaman geçtikçe gidişinin artması gibi daha da uzaklara gitmen gibi
Günler geçmiyor işte sen düşümden geçmeyince seni görmeyince
Ama susuyorum hayatım boyunca uğruna herşeyi feda ettiğime buz kesiliyorum
İnanmıyorum
Soğukluğumu keşke en uzun soluklu şiirlerimde ifade edebilsem diyorum
En can acıtıcı cümleleri sana kurabilsem diyorum keşke
Duygularımın yetemediği sana, kelimeler ne yapabilir ki hiçbirşey dışında? 
İstersen unutursun diye teselli etmeye kalkışma sakın
Aramıyorum seni inan her anlamlı bakışta  çıkıyorsun karşıma
Bana olan bütün anlamsız bakışlarına inat..
Çırpınıyorsun aklımın hücresinden çıkmak için ama boşuna uğraşma,
Cezan müebbettir hücremde.
Her hücrelerime bu kadar işlemişken bu kadar tutsakken
Olamazsın bende özgür artık istesende.
Kahrolası bakışlarının altında eziliyorum çek lütfen,
Belki de bakışlarını sadece bunun için öne sürdün sen.
Sevmiyorum hiçbirşeyi sen varsın sonunda
Herşeyi sevmeliydim senden birşeyler olduğu için aslında
Oysa sen geceyi paylaşamayan bir deniz feneri kadar bencildin
Öyle bir gittin ki yettiremedim sevgimi sen dahil herşeye 
Her masalımın baş kahramanıydın sen
yakıştıramıyorum işte başka masallarda yedek karakter olmana
Veremez kimse sana ayak seslerinin bana verdiği mutluluğu arama boşuna
Bana göre de değil sensizlik ararım sesini hep ulaşamadığım
Boşluklarda...

dilgüşa </description>
<link>https://www.antoloji.com/bana-gore-degil-sensizlik-siiri/</link>
<guid>1732731</guid>
<pubDate>2012-06-21T17:20:00+03:00</pubDate>
<author>Dilgüşaa</author>
</item>
 <item>
<title>Kan Açıyor Çiçekler</title>
<description>Kandıramazsın beni baharın gelişiyle
Çiçekler bile kan açıyor yokluğunda kırmızı kırmızı...
Hepsi bürünmüş sebepsiz yere bir demet mateme anlayamıyorum 
Herşey gibi bunu da gidişine bağlıyorum
Elimden bir düşüşün var bağ tutmuyor bağlayamıyorum.
Ellerinle yazıp verdin buruşmuş bir kağıda veda
Oysa ne çok istemiştim iki bağlacı birbirine karıştırmamanı
Ve ve da..
Vazgeç artık her cümlemin gizli öznesi olmaktan
Korkmuyor musun hiç cümlemde hece düşmesine uğramaktan? 
Ansızın bir senaryo yazıp özneyi yüklemle bozguna uğratmamdan.
Farkında mıydın bilmem ama kendimi bulamadığımda anladım,
Hislerin güçlüydü büyüktü ama haritası silikti.
Bulamadığımda anladım kendimi.
İnanmaya halim kalmadığı anda bitti,
Zordu hatta ölümdü ama bitti.
Sadece çiçekler değil gülüşüm bile kan saçıyor yokluğunda.
Tebessümler düşüyor bir bir dudaklarımdan,
Ama aldırma onlarda yaralı..
Senin gülüşünü istiyorum ömrümün sonuna kadar hep derdin
Aldın ya onu da
Bu kadar çok istediğini bilseydim sen alma,
Ben vereyim tüm gülüşlerimi sana derdim.
Değerini bilemesende olsun bu olurdu tek derdim.
İki kelimeydi bir araya getiremediğin
Sanma hayatta geridönüşümü olmayan tek şey gidişindi
Kaybettiğin sonsuz bir sevgiydi yitirdin...
Oysa sende bir damla yağmur yağsa,
Bende ki sel şehri basacaktı
Bütün doğa kanunlarıyla inatlaşırcasına...
Soyut olan hiçbir stratejik konumuna uğramayacağım rahat ol
Senden nasıl vazgeçtiysem öyle vazgeçeceğim
Kokunun her hücresine sinen mekanlardan.
Kırıldım ama önemseme kendini kendi kırılganlığımdı.
Bütün kötü karakterli başrollere seni yakıştırıyorum inan,
Belkide hep oraya layiktin ben anlayamadım sana olan aşkımdan.
İçimde büyüyen nefretim kan kussa da sus aldırma! 
Hiç gücüm yok yüzüm yok umudum yok.
Varlığın  işkenceydi yokluğun tarifi imkansız acı,
İşkence ilk kez bu kadar güzeldi..
Artık biliyorum imkansızlığın acımsı tadını,
Adının tüm sesteşleri aynı acı...
Yavaş git huzursuzum uyuyamıyorum,
Göğüs kafesimde koşturduğun aşk tayının ayak seslerinden.
Bari soluklanmak için dur,
Bu kadar koşuşturmaya alışkın değilim ben.
Bekleme artık dönmeyeceğim diyorsun giderken
Beklenir gidişinden sonra dönüşü belli olan
Bilsem de dönmeyeceğini beklerim,
Umudum değil sadece kan açan,
Kalp çiçeklerimdi solan.

dilgüşa </description>
<link>https://www.antoloji.com/kan-aciyor-cicekler-siiri/</link>
<guid>1729810</guid>
<pubDate>2012-06-13T22:43:00+03:00</pubDate>
<author>Dilgüşaa</author>
</item>
 <item>
<title>Bosna</title>
<description>Ağaçlarının gölgelerine sığınıyorum sancaklı şehir
Gölgeye sığınarak kaçtığım güneş değil
Güneş yok ama yanıyorum
Yakıyor bedenimi bir avuç acı
Diş etlerini parçalarcasına bağırıyor bir çocuk
Derinden derinlerden
Kulağıma geliyor bir tel ses ses değil sanki durmak bilmeyen bir sancı
Keşke..Keşke diyorum..
Suların oluk oluk değil damla damla aksa çatlamış dudaklarıma
Yine de doyarım fazla gelir doldururum avuçlarıma
Şehrin ortasında yanan alevlere inat geçerim karşısına
Giyerim karaları en matemli bir günde ve haykırır yüreğim
Ey insanoğlu hani ademden doğma kardeştik? 
Bu yaktığın yangın elleri kül olan çocuk. Neyindi senin? 
Bakma öyle ademoğlu konuş.İnsanlığından mı utandın yoksa? 
Bu kadar mı bürüdü gözünü beş kuruş para
Oysa ne sana ne bir başkasına vaadedilmedi sonsuz dünya.
Yapışacaktır yakana inandığı dünyada hakkını gaspettiğin insan
Bedenine izinsiz sahip olduğun kadın..ana
Ruhunu çalmaya çalıştığın çocuk..dönmek isteyecektir çocukluğuna
Herşeyden habersiz küçük sandığın soracaktır hesap sana.
Yaşamın rengi neydi burada acaba? 
Herkes vurgun yemiş bir ayaz
Bosna senin renginde anlam buldu yeşil mavi beyaz
Mavi ne dezinde böyle asildi ne gökte..
Bosna semalarına bakıp boynu bükük kalanlardanım ben
Uatınıyorum ey insanlık senden
Bu muydu benim inandığım insanlık
Her taraf açlık sefalet
Açlığı doyururcasına ağır bir koku kan..
Tüm acıları bastırırcasına tutulan bir matem
Sen utanma Bosnam kaldır başını ve dik dur.
Oysa güzel yüzüne bakmaya kıyamazdım Bosnam ben
Nerede o güzelim yeşilliğin? 
Üzerinde ne sulhların imzalandığı barış köprün
Nerede o canım nanoların türküleri
Bak ne güneşler doğdu ne güneşler battı
Senin uğrunda allah yolunda ölenler bir tek huzurlu yattı
Silahların topların patladığı bir savaş meydanı Bosna! 
Korkmadan geçerim en orta noktaya,
Açarım ellerimi ya Rab yalvarışım bir tek sanadır sana.

dilgüşa </description>
<link>https://www.antoloji.com/bosna-15-siiri/</link>
<guid>1729394</guid>
<pubDate>2012-06-12T17:40:00+03:00</pubDate>
<author>Dilgüşaa</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Bakış At İstanbul'a</title>
<description>Bir bakış at İstanbula derinlerden Kuşbakışı misali hani Büklüm büklüm kıvrılan haliçe Bir el uzat dokunacakmış misali. İzle karşısına geçip kız kulesinin endamını Anlatacak çok şeyi varken geceyle uzlaşıp susuşunu dinle </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-bakis-at-istanbul-a-siiri/</link>
<guid>1727677</guid>
<pubDate>2012-06-08T11:55:00+03:00</pubDate>
<author>Dilgüşaa</author>
</item>
 <item>
<title>Aşk..</title>
<description>Dokunabilir misin yağmurlu bir günde başka bir tene Ayrılırken buluştuğumuz o son yağmurlu günde kutsamışken bizi Aşk.. Süzülebilir mi akan yaşlar yabancı birinin dudaklarına Tüm yaşları alıp damla damla mululuk verse bile Aşk.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-2375-siiri/</link>
<guid>1726474</guid>
<pubDate>2012-06-05T11:31:00+03:00</pubDate>
<author>Dilgüşaa</author>
</item>
 <item>
<title>Annem</title>
<description>Dünyayı pembe sanıyordum
Oysa kömürden bile karaymış be anne
Sen gittiğinde anladım..
Karanlık gecelerde hıçkırmak nedir? 
Boğulmak nedir? 
Bilmezdim anne.
Masum yüzüne hasret kalmayı
Sen gittiğinde anladım..
Dün gece ateşim çıktı biraz biliyor musun anne
Hastayken başımda beklerdinya hep
Hani ben rahatça korkusuzca uyurdum
Senin kokunu hissederek..sıcacık yanında..
Babama tek korkuyorum yanında yatayım dedim
Yattım ama senin kokun yoktu odada annem
Kokunu özleyince gözlerim doldu..
Babam sordu kızım noldu diye
Boğazım düğümleniyor,bağrım yanıyor,
Nefesim kesiliyor dedim..
Kızım nezlesin ya ondandır dedi
Babamda biliyordu anne boğazımın değil
Yüreğimin yandığını..
Sakın kızma anne bana babamı üzüyorum diye
Hem biliyor musun o da seni çok özledi
Geçen mutfağa giderken sizin odanızdaydı babam
Hani hatırlıyor musun
Senin beyaz bi şalın vardı
Bizim perşembeden almıştık babamla
İşte ona dokunuyordu kokluyordu..
Biliyor musun sana ait herşeyi saklıyor o.
Sen gittiğin zamanlarda saçlarımda kısaydı ya hani anne
Uzadılar..geçen babam taradı..
Şöyle durdu bi baktı..
Tıpkı annen gibisin dedi..O sesi duymalıydın anne.
İçimden bir şeyler koptu..Çok özledik seni be anne.
Kahverengi eski bi karyolam vardı ya anne hani
Babam o çok eskidi dedi yenisini aldı
Onu hiç atasım yoktu 
Baş ucunda senin kokun duruyordu be annem
Yenisinde yatıyorum artık 
Babamda anladı sanırım atmadı eskiyi
Tavan arasına kaldırdık 
Bazen çıkıyorum çöküyorum başına
Seni ve senle günleri buluyorum kokunda anne..
Bugün vucudum kırık ya biraz anne
Bir çorban vardı senin
Diğer annelerin çorbasına benzemezdi..
Yoğun domates kokulu..Kokusu hala burnumda annem.
Bugün hastayım ve çorbanı özledim annem
Annem çorba yaptım sana kalk iç biraz deyişini özledim anne
Sıcak tenini,kokunu özledim anne
Yüreğim seni özledi anne..
Haksızlık etmiyorum babamda ilgileniyor benimle
Ama senin yerini tutamıyor işte anne
Senin çorbandan istedim bugün
Hazır çorba yaparım ötesi gelmez elimden kızım dedi
Annem dün gece seni rüyamda gördüm
O simsiyah ipek saçların
Ben görmeyeli ne kadar da uzamış annem
Bembeyaz bir elbiseyle gördüm seni 
Bembeyaz tenin ne kadar da duru..
Gözlerin hala aynı annem..

Bir düşte tutuldum yine
Gözlerinin mercan maviliğine..

Sana bazen kızıyorum biliyor musun anne
Arasıra değil her gece gel rüyama
Zaten sözlerini de tutmadın
Hep kandırıyorsun beni
Hani gittiğin yer çok uzak değildi he annem? 
Hani dönecektin? 
Artık büyüdüm senin yokluğunda anne
Kandırma biliyorum dönmeyeceğini...
Yüreğimin yangın yerine döndüğünü
Sen dönmediğinde erteleyişlerinde anladım anne..
Oturduğum masada resmin duruyor karşımda
Gözüme çarptı yine az evvel
Aldım elime kalemi sana yazdım bu sefer annem
Gözlerim doldu ama ağlamadım
Görenler oldu hastayım gözlerim sulanıyor dedim.
Biraz da yanıyor da...
Onlar bilmiyorlardı ki annem yanan yüreğim aslında
Hani her şiir yazışımda
Kızım bana da yaz bir gün
Bir şiir derdin ya
Sen olsaydın da anne,
Elim hiç kalem tutmasaydı,
Gözlerim dolmasaydı,
Yüreğim yangın yeri olmasaydı annem...

DİLGÜŞA </description>
<link>https://www.antoloji.com/annem-1050-siiri/</link>
<guid>1724365</guid>
<pubDate>2012-05-30T14:41:00+03:00</pubDate>
<author>Dilgüşaa</author>
</item>
 <item>
<title>Mesela</title>
<description>Herşey karşılıklı derdin değildi işte Sen sevmedin mesela.. Senin için uçurttuğum uçurtmaları Görmedin mesela.. Bakışlarımız karşılıklı değildi mesela Görüşlerimiz de </description>
<link>https://www.antoloji.com/mesela-79-siiri/</link>
<guid>1724103</guid>
<pubDate>2012-05-29T22:23:00+03:00</pubDate>
<author>Dilgüşaa</author>
</item>
 <item>
<title>Yalvarırım Bırakma</title>
<description>Savurduğun yılların köşesindeyim hayat
Savurup attığın kırıntılar köşesinde
Yalnız değilim biliyorum 
Ben ve benim gibi o
Bizi meçhule götürecek ufuklara bağrımı açıyorum
Acıyor..
Kanamaz dediğimiz kabuk tutan yaralar
Size ne oluyor? 
Zamanla yok ettik sanmıştık sizi
Biz yanılıyoruz zaman yanılıyor
Ürkek ellerimi uzatıyorum tut
Tam da sana ihtiyacım varken geldin
Dur gitme! 
Herşey gibi sende gitme, bitme
Bakışın gözlerimi yoran eski aşkı hatırlatıyor
Yalvarırım bakma! 
Bedenimi kemiren bir gece gibi bakışların 
Işığına vuuldum bir gece
Öyle bakma! 
Bana göre değil o bakış
Bırakıp gitmekte seni
Bırakıyorsun..Bırakma! 
Kabuslar içinde dolaşır yalnızlık
Yalvarırım bırakma.

dilgüşa </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalvaririm-birakma-siiri/</link>
<guid>1724101</guid>
<pubDate>2012-05-29T22:22:00+03:00</pubDate>
<author>Dilgüşaa</author>
</item>
 <item>
<title>Gidişim Aşkım Kadar Ağır Hislerin Kadar Basit..</title>
<description>Yavaş yavaş uzaklaşacağım beni çıkardığın hayatından Gidişim en az aşık oluşum kadar ağır olacak bende Hislerinin rezilliği kadar da basit olacak senin gözünde Yavaş yavaş çıkacağım aklından.. Hep düşüneceksin beni.. Sen acı çekeceksin bense uzaklaşacağım senden.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gidisim-askim-kadar-agir-hislerin-kadar-basit-siiri/</link>
<guid>1720302</guid>
<pubDate>2012-05-20T19:36:00+03:00</pubDate>
<author>Dilgüşaa</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Unutabilsem...aşkın Masum Yüzlü Çocuğu...</title>
<description>Bir unutabilsem(aşkın masum yüzlü çocuğu)   Aradığım bir sığınaktı beklide Aklımdan çıkarabilirsem kaçışlarımı Biliyordum ki unutcaktım… Aşkın masum yüzlü çocuğunu.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-unutabilsem-askin-masum-yuzlu-cocugu-siiri/</link>
<guid>1717796</guid>
<pubDate>2012-05-14T17:28:00+03:00</pubDate>
<author>Dilgüşaa</author>
</item>
 <item>
<title>Beklerim Seni..</title>
<description>Ey sevgili dön Dön dedikçe daha da uzağa gidiyorsun Gitme! Gelişini bekleyen kalbim heyecandan tane tane Ama sen dönmedin Kalbim artık paramparça tanelerden bir tane.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/beklerim-seni-39-siiri/</link>
<guid>1716506</guid>
<pubDate>2012-05-11T14:42:00+03:00</pubDate>
<author>Dilgüşaa</author>
</item>
 <item>
<title>İnsan</title>
<description>Her yanımız savaş, kan, 
Gözyaşı, acı, açlık ve sefalet… 
Koca bir kaosun hüküm sürdüğü, 
Bir bataklıkta,gülmek 
Kolay midir acaba? 
Buna rağmen gülümsüyor insan, 
Başka yolu yok! 
Suyu tükenmiş limanların 
Denizine doğru, 
Yürür durur insan! 
Karda açan çiçek gibi, 
Bir dağın tepesinde 
Kendince yaşayan, 
Boy vermiş bir fidan gibi... 
Her türlü kargaşanın ortasında 
Bir güzellik yaratıyor insan. 
Kinini sergilemeyi seçmiyor, 
Hiçbir insan. 
Gerçek yüz göstermek 
Beyaz bayrağı savurmak mı demek? 
Dün ve bugün arası, 
Yaşadığın hayatta tanınmaya 
Yeter mi ki insan? 
Kim görebilir? 
Siyah-beyaz insanın asıl rengini? 
Asil rengini? 
Belki de hayat renklerin cümbüşünde 
Kaybolup 
Her duygudan tadandır insan. 
dilgüşa </description>
<link>https://www.antoloji.com/insan-484-siiri/</link>
<guid>1716454</guid>
<pubDate>2012-05-11T12:22:00+03:00</pubDate>
<author>Dilgüşaa</author>
</item>
 <item>
<title>Vakit</title>
<description>Vakitlerden bir gece  Göğün mavisinin yitip gittiği gecenin Karanlığın koynuna sığındığı vakit.. Gözlerinin mercanlığının Su yüzüne çıktığı bir vakit... Ki ben gözleri ışıldayan </description>
<link>https://www.antoloji.com/vakit-53-siiri/</link>
<guid>1716455</guid>
<pubDate>2012-05-11T12:22:00+03:00</pubDate>
<author>Dilgüşaa</author>
</item>
 <item>
<title>Kandır Beni Hadi</title>
<description>En başındaki seviyorum cümlesini kurduğundaki kadar
Rahat olsun
Ve ben hep en başındaki gibi inanayım sana
Beni öyle yalanlarla kandır ki
Gökyüzünün siyah olduğuna inandır mesela
Ellerimden akıp giden hayatla yarış yalan konusunda
Sahte dostluklarla
İçten hiçbirsamimiyeti olmayan
Sahte kahkahalarla yarış..
Kandır beni hadi
Gül yüzüme
Bir fotoğraf makinesine poz verirkenki gibi
Samimiyetsiz..
Ama olsun
Yemin ederim hiç kimse gülemez böyle
Yalan olduğunu bilsem de gül sen bana
Kandır beni..
Yalandan da olsa tek tebessümüne
İhtiyacı var bu bedenin
Hadi durma öyle daha da acıt canımı
Hadi beni öyle yalanlarla kandır ki
Yeniden inanayım sana
Hadi kandır beni..

dilgüşa </description>
<link>https://www.antoloji.com/kandir-beni-hadi-siiri/</link>
<guid>1715715</guid>
<pubDate>2012-05-09T16:25:00+03:00</pubDate>
<author>Dilgüşaa</author>
</item>
 <item>
<title>Biri</title>
<description>hepsi gider,
biri iz bırakır
biri acı bırakır
biri öldürür sadece..

dilgüşa </description>
<link>https://www.antoloji.com/biri-50-siiri/</link>
<guid>1715711</guid>
<pubDate>2012-05-09T16:13:00+03:00</pubDate>
<author>Dilgüşaa</author>
</item>
 <item>
<title>Anlayamıyorsun</title>
<description>Sezaryenle alınamaz içimdeki senli düşlerin iç çocuğu..anlayamıyorsun.

dilgüşa </description>
<link>https://www.antoloji.com/anlayamiyorsun-2-siiri/</link>
<guid>1715709</guid>
<pubDate>2012-05-09T16:12:00+03:00</pubDate>
<author>Dilgüşaa</author>
</item>
 <item>
<title>Gidemem Ben</title>
<description>seni istemenin tek arzusuydu kalman
bütün hislerimin gidiş biletini keserken
ben
İç çekişimin çekiliş sonuçlarında yine sen çıktın
işte bu yüzden sen gitsen de
Gidemem ben

dilgüşa </description>
<link>https://www.antoloji.com/gidemem-ben-siiri/</link>
<guid>1715710</guid>
<pubDate>2012-05-09T16:12:00+03:00</pubDate>
<author>Dilgüşaa</author>
</item>
 <item>
<title>Asrın En Büyük Acısı</title>
<description>söylesene sevgili
söyle! sene geçse asır geçse
silebilirmi aklımdaki seni
unutturabilir mi harf harf kazıdığın siluetini beynimden
söyle heryeri ateşe versem ne yazar
getirebilir miyim benden gideni? 
Yokluğun asrın en büyük acısı
Yalvarırım dön..

dilgüşa </description>
<link>https://www.antoloji.com/asrin-en-buyuk-acisi-siiri/</link>
<guid>1715708</guid>
<pubDate>2012-05-09T16:11:00+03:00</pubDate>
<author>Dilgüşaa</author>
</item>
 <item>
<title>Dön</title>
<description>Ne zaman başladı bu hikaye? 
Gittiğinde unuttum.
Anımsamak zor..
Dön..
Sadece ne halde olduğumu gör..

dilgüşa </description>
<link>https://www.antoloji.com/don-59-siiri/</link>
<guid>1715706</guid>
<pubDate>2012-05-09T16:09:00+03:00</pubDate>
<author>Dilgüşaa</author>
</item>
 <item>
<title>Görünmeyen Taraf</title>
<description>Uzun süre sonra beni gören herkes,
İyi gördüm seni diyor hemde çok içten
Benim bile inanasım geliyor..
Sonra..
Keşke herşey göründüğü gibi olsa
diyorum içimden..

dilgüşa </description>
<link>https://www.antoloji.com/gorunmeyen-taraf-siiri/</link>
<guid>1715704</guid>
<pubDate>2012-05-09T16:08:00+03:00</pubDate>
<author>Dilgüşaa</author>
</item>
 </channel>
</rss>
