<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Dilek &#220;naldı Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Fragman</title>
<description>ahududuya  esirdi düşünce doğa ve insan yüz yüzeydi peş peşe aralandı  sorgu sual çevrildi bir kere  de erekler  </description>
<link>https://www.antoloji.com/fragman-10-siiri/</link>
<guid>1924782</guid>
<pubDate>2013-10-24T17:22:00+03:00</pubDate>
<author>Dilek Ünaldı</author>
</item>
 <item>
<title>Yengeç</title>
<description>anlaşılmazlık /  bu daha iyi sevgiyi öğrenince başka sevgileri çözmeye gitti insan içsel tasarımını terk etti kabuğundan </description>
<link>https://www.antoloji.com/yengec-4-siiri/</link>
<guid>1898592</guid>
<pubDate>2013-08-13T10:38:00+03:00</pubDate>
<author>Dilek Ünaldı</author>
</item>
 <item>
<title>Sarkaç</title>
<description>amacın tepkileştiği yerde fikir koşulsuz büyümeyle gelir akıl saflığın sularında gezinir bilgi açlığı arzuyu bitirene güneş dağlara dağlar bilgiye çeker ezbere tekrar </description>
<link>https://www.antoloji.com/sarkac-10-siiri/</link>
<guid>1898589</guid>
<pubDate>2013-08-13T10:27:00+03:00</pubDate>
<author>Dilek Ünaldı</author>
</item>
 <item>
<title>Ağ Mantarı</title>
<description>sedef /  arındı azapta gül parçacıkları gezindiler kirpiğinde amacın diğer anısına kendi ellerinden sıkı sıkı doğaya aşk ismini verdi </description>
<link>https://www.antoloji.com/ag-mantari-siiri/</link>
<guid>1898587</guid>
<pubDate>2013-08-13T10:16:00+03:00</pubDate>
<author>Dilek Ünaldı</author>
</item>
 <item>
<title>Otçul</title>
<description>düşlem / di  çaresiz şehre yazılı otçul gibi avuçlarında yakamozlar çırpan gölün karabatağı peşine ikilemde gün </description>
<link>https://www.antoloji.com/otcul-siiri/</link>
<guid>1898584</guid>
<pubDate>2013-08-13T10:01:00+03:00</pubDate>
<author>Dilek Ünaldı</author>
</item>
 <item>
<title>Karetta</title>
<description>henüz  adım adım karettalar  gibi kum itelemede dalgaların karanlığında hayata göndermede kırılma bölünme evinde hala akordeoncu dilenci marşı </description>
<link>https://www.antoloji.com/karetta-siiri/</link>
<guid>1889138</guid>
<pubDate>2013-07-18T09:38:00+03:00</pubDate>
<author>Dilek Ünaldı</author>
</item>
 <item>
<title>Tek Tuval V</title>
<description>Balığın tutulmasıyla deniz, mavileşir.   Yukarıda görünemeyen geminin baş kısmında insanlar. Uzun mızraklılar. Griden siyaha doğru  tüm tonlarını  giyinmiş insanlar. Geminin görünmez oluşu, ilahi planda, büyük sırlarda yolculuk. Aralarından geçen kaz sürüsü göçün (değişimin)    değeri, mızraklarıyla denizden çekmeye çalıştıkları balığın iriliği ve uğraşları  zihinsel plandaki çabaları  ve soyutun katkısı.  Doğa ve onun içindeki semboloji şekilleri, onu anlamaya çalışanların duyular dünyasında, kendi entelektüel durumuyla birleştiği yerde, değer ölçüsünü buluyor. O anlam denizinde, sanat  için verilen mesajlar da, sanatçının  bilgi, birikim ve kültürel durumuyla  değer kazanıyor.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/tek-tuval-v-siiri/</link>
<guid>1711268</guid>
<pubDate>2012-04-29T08:55:00+03:00</pubDate>
<author>Dilek Ünaldı</author>
</item>
 <item>
<title>Tek Tuval IV</title>
<description>Gökyüzünde  kalabalık kuş sürüsü, av kokusu.  Kadın, su yüzeyinde, sol tek ayağının üzerinde, sol dirseği sağ dizinin üzerinde, kendisinden emin, yüzü okyanusta. Denizden çıkan adamların avladığı balıklara,  kayıtsız. Ufuklar, ufukta, zamanın geleceği,  daha önemli. Deniz kadına değil kadın denize hakim. Kadın, üst beninde.  Dünyadan yani maddelerden ve cinsiyetinden uzak. Tekliğinde.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/tek-tuval-iv-siiri/</link>
<guid>1709821</guid>
<pubDate>2012-04-25T20:22:00+03:00</pubDate>
<author>Dilek Ünaldı</author>
</item>
 <item>
<title>Tek Tuval  III</title>
<description>III  Üçüncü balık;  Başı dünya adam, denizden çıkan adam, kırmızı adam. Bıçağı üçüncü balığın gövdesinden geçirmekte  öyle usta ki. Bölünmek,  öfke ve sevgi duyguları, akıl ve mantığın imtihanı dünya.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/tek-tuval-iii-siiri/</link>
<guid>1708861</guid>
<pubDate>2012-04-23T18:42:00+03:00</pubDate>
<author>Dilek Ünaldı</author>
</item>
 <item>
<title>Tek Tuval   II</title>
<description>Kanala geçen balığı temizleyen usta raspacıdır.  Bilinmezliğin  açlık motivasyonuyla temizler zamanı  ve çekilir zamanı gelince, sessizce.  Öyle ya, temiz olmalıdır  düşünceler, al süpürge bir girdap gibi geçer  yaralı  düşüncelerin  iç yüzünden  ki,  ben geldim diyebilsin  insan, kahinlerin inancı adına sevgili olma istisnasına sahipmiş gibi  gelebilsin. Zaten o kapıda yepyeni  bir kaynak  atar kendini  ortaya ve o bulanık deniz, o kapının eşiğinde, suyun berraklığına dönüşür.  Varsın onlar gnos desinler biz bilgi diyelim. Fark eder mi? </description>
<link>https://www.antoloji.com/tek-tuval-ii-siiri/</link>
<guid>1708011</guid>
<pubDate>2012-04-21T20:46:00+03:00</pubDate>
<author>Dilek Ünaldı</author>
</item>
 <item>
<title>Tek Tuval  I</title>
<description>Martı, yüzünü yıkadı gök majiden inerken.  Yasanın üstünde çizgiler çekti bahar, hayalin ölgüsü  dirildi. O, uzak geçmişe özlemdi. Ortak yön düşüncesi  sürrealistin kavramında kanat çırptı suya. Birbirine yakın tarihlerin deniz savaşında.  Gökyüzünden denize doğru pikileyen üç kuş küçükten büyüğe griden beyaza,  doğum, büyüme,ölüm, beyaz. Büyümek! Başlangıç ve ortak kökeni imge imge  tanımak ve kavuşmak suya bembeyaz. Yaşam, hep çeviri ve hep kaynak. </description>
<link>https://www.antoloji.com/tek-tuval-i-siiri/</link>
<guid>1707137</guid>
<pubDate>2012-04-19T20:19:00+03:00</pubDate>
<author>Dilek Ünaldı</author>
</item>
 <item>
<title>Vitava</title>
<description>Hani,eylülüdür mevsimin, hiç ummadığı bir anda buluverir insan uzağını. Çıka geldiği asimetrik  meydanlardan doğru,   çılgın gibi doğanın armonisiyle buluşuverir.  Turuncu şalvarlı insanlar boy verir uzanır insan. Saçsız insan ilahilerini okur. Boyalı yüzler deflerini çalar Dil din ırk karışımı sürpriz gibi gelir. Gökyüzünden gri  bulutlara borcu varmış, gibi gelir insanın.  /  </description>
<link>https://www.antoloji.com/vitava-siiri/</link>
<guid>1665844</guid>
<pubDate>2012-01-17T19:15:00+03:00</pubDate>
<author>Dilek Ünaldı</author>
</item>
 <item>
<title>.. Tuna</title>
<description>Ufak bir şeyler düştü not defterimden avuçlarıma.  Budapeşte de bir otel lobisi,  saraylardan ucuz orta halli menekşelerin bahçesi. Dönerli askısından elde etmiştim bu ufacık kartları. Hayal ederken kaybolmayı kaybolmamak için ne tuhaf.  /  </description>
<link>https://www.antoloji.com/tuna-12-siiri/</link>
<guid>1642301</guid>
<pubDate>2011-11-30T07:20:00+03:00</pubDate>
<author>Dilek Ünaldı</author>
</item>
 <item>
<title>Akvaryum</title>
<description>hala bir gemi demirlenir oraya hala anılgan üstü örtülüdür kayalar  daha çok yaşam daha çok biçim daha çok çoğalma  elemin yosunlarına pençe atan kayalar ama bir deniz var orada yeni baştan uyanmak içinde bulunmak  </description>
<link>https://www.antoloji.com/akvaryum-27-siiri/</link>
<guid>1460912</guid>
<pubDate>2010-10-03T16:49:00+03:00</pubDate>
<author>Dilek Ünaldı</author>
</item>
 <item>
<title>Anekdot</title>
<description>bir galaksi daha büyütebilirmi  hindiba çiçekleri kuşatılmış bedenler çürürken oysa nasılda sevinirdik biz tüylerine üflerken  </description>
<link>https://www.antoloji.com/anekdot-3-siiri/</link>
<guid>1375857</guid>
<pubDate>2010-04-13T15:00:00+03:00</pubDate>
<author>Dilek Ünaldı</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Tuhaf Şiir</title>
<description>ışık sarısı nazar çevrelemiş  bir diğeri görmüş eflatun ışıklar da yürüyormuş benimle bir diğeri sordu senin rengin ne ben gökkuşağının altından geçmeye koşuyordum zincirlerimi koparmadan ve dahi parlata  alargada gülüyordum  / </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-tuhaf-siir-siiri/</link>
<guid>1224920</guid>
<pubDate>2009-07-24T12:00:00+03:00</pubDate>
<author>Dilek Ünaldı</author>
</item>
 <item>
<title>Akort</title>
<description>hani  kürelerin müziğinde komediyası duyulur ya insanın içinde duyduğun o sevinç aldığın irice nefes   </description>
<link>https://www.antoloji.com/akort-2-siiri/</link>
<guid>1004040</guid>
<pubDate>2008-08-15T08:50:00+03:00</pubDate>
<author>Dilek Ünaldı</author>
</item>
 <item>
<title>Çını</title>
<description>ritimlerinde sevinçlerim saklı duyularımı  çanlara bağladım  rüzgar her deydiğinde senin için çınılayacaklar ve büyük kampanalara değişimleri çizdim değişirsin diyerek geniş ufkun ölümsüzlüğü duyulmaz  ezgilere dönüşür işitmez olursun diye  </description>
<link>https://www.antoloji.com/cini-4-siiri/</link>
<guid>1003369</guid>
<pubDate>2008-08-14T09:14:00+03:00</pubDate>
<author>Dilek Ünaldı</author>
</item>
 <item>
<title>Devik</title>
<description>Devik hatta uçuşan çiçekler  /  açtığı zaman, Dünyevi neyim varsa bırakarak / çıkardım sulara. Mantralarda inciler işlerdim / senin için. </description>
<link>https://www.antoloji.com/devik-siiri/</link>
<guid>436037</guid>
<pubDate>2006-04-24T11:13:00+03:00</pubDate>
<author>Dilek Ünaldı</author>
</item>
 <item>
<title>Sırça Köşk</title>
<description>bana iyi huylarımı bırakırmısın kişisel kaderimi nötr etmeye gidiyorum. belki bir demir hindi ağacının kovuğunda belki yeşil bir ejderhanın kanatlarında terkederim gölgelerimi  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sirca-kosk-2-siiri/</link>
<guid>393617</guid>
<pubDate>2006-03-01T13:00:00+03:00</pubDate>
<author>Dilek Ünaldı</author>
</item>
 </channel>
</rss>
