<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Devrim T&#252;lay Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Perde</title>
<description>şehrin kepaze çocukları köşe başlarında aç açık değil sarhoş ey yasaklı yollara bekçi, sustur ağzında büyüyen düdüğü kâr etmedi hiç bir el gerek, az evvel yıkanmış </description>
<link>https://www.antoloji.com/perde-128-siiri/</link>
<guid>2107260</guid>
<pubDate>2015-03-23T13:17:00+03:00</pubDate>
<author>Devrim Tülay</author>
</item>
 <item>
<title>Her Solukta Kadın</title>
<description>Bir nida ile geldik dünyaya biz “kız kısmısı”  Küçükken, aklım cüsseme dar gelirken hatırlarım, sokağın az ilerisine gidilmezdi. Sokak dedimse bizim köy, nereye baksan akraba. Kız kısmısı konu komşuya da gidemezdi, oyun hakkın annen yanındaysa verilirdi. Sonra az daha büyüdü aklım, az daha serpildim, “kız kısmısı”larda çoğaldı haliyle. Artık oyun oynamak değil, ders çalışmak, muhabbet etmek, gezmek için arkadaş lazımdı, annesiz gidilen arkadaş ve artık şehir denen kocaman girdaptaydık anne gözüyle. “Kız kısmısı” nın arkadaşı olmazdı, arsızı var, namussuzu var, sapığı var, var oğlu var! Anneye emanet edilmiştik, korumak kollamak durumundaydı elbette. Hem bizim zamanımızda acil durum bildirileri yapacak ne telefon vardı, ne spray bilirdik ne de kendimizi koruyabilirdik zaten, cahildik biz cahil. Peki neye göre bu kadar korkulurdu bu insanlardan, gelenek, görenek, din, kürtür… neye, kime göre bu “Kız kısmısı”nın üzerine nakış nakış işlenen yasaklar, kurallar.  Ben de daha o yaşlarda isyan kendini göstermişti (huylu huyundan...) . baktım anne benim kafaya uymuyor, babayı yokladım. Ne gariptir ki baba anneden daha ılımlı, daha sosyal, daha güvenli vs vs. artık izin konusunda anneye müracaat kalktı doğal olarak.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/her-solukta-kadin-siiri/</link>
<guid>2096567</guid>
<pubDate>2015-02-16T14:41:00+03:00</pubDate>
<author>Devrim Tülay</author>
</item>
 <item>
<title>Furuğ'a</title>
<description>kendini saklayan günün, gece ortası furuğ çıkageliyor iki fincan koşuyor  tepsiye çay mı, papatya mı? cebinden çıkardığı  iğde yaprağını uzatıp dilinin şerbetiyle; </description>
<link>https://www.antoloji.com/furug-a-siiri/</link>
<guid>2066552</guid>
<pubDate>2014-11-24T14:56:00+03:00</pubDate>
<author>Devrim Tülay</author>
</item>
 <item>
<title>Soyunsam Şehrin Kahkülüne</title>
<description>Fikrim yolsuzken  Taştım mavzerden  Şikayet etmeye mecali yenik  </description>
<link>https://www.antoloji.com/soyunsam-sehrin-kahkulune-siiri/</link>
<guid>2062196</guid>
<pubDate>2014-11-13T15:48:00+03:00</pubDate>
<author>Devrim Tülay</author>
</item>
 <item>
<title>Kozalak</title>
<description>Ey çınar!  Ululuğun asırları yutuşundan Ve serinliğin aşka aşinalığından olsa gerek Anımsar mısın? Gölgene bırakılan iki damlaydık biz Dağdan kopup gelen </description>
<link>https://www.antoloji.com/kozalak-4-siiri/</link>
<guid>2055598</guid>
<pubDate>2014-10-25T13:42:00+03:00</pubDate>
<author>Devrim Tülay</author>
</item>
 <item>
<title>İstanbul Çelen</title>
<description>şimdi ben sirkeci de sonlanmış eski bir tren de beklesem seni tüm beklentileri lanetleyip, kaçırsan tüm trenleri  ya da  </description>
<link>https://www.antoloji.com/istanbul-celen-siiri/</link>
<guid>2053259</guid>
<pubDate>2014-10-17T00:16:00+03:00</pubDate>
<author>Devrim Tülay</author>
</item>
 <item>
<title>Kedi Ciğeri</title>
<description>seni yardan itekleyip düşürseler seni yar'dan  seni daldan itekleyip düşürseler, incir ağacından  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kedi-cigeri-siiri/</link>
<guid>2049599</guid>
<pubDate>2014-10-09T14:38:00+03:00</pubDate>
<author>Devrim Tülay</author>
</item>
 <item>
<title>Duy</title>
<description>Ey şevkimi ağartan ateş, duy!  Sen kendini bilmezken Bizim bir olanla birliğimiz İbrahim'den gelen tesellimiz var  Devrim Tülay </description>
<link>https://www.antoloji.com/duy-35-siiri/</link>
<guid>2049598</guid>
<pubDate>2014-10-09T14:37:00+03:00</pubDate>
<author>Devrim Tülay</author>
</item>
 <item>
<title>Baskın</title>
<description>Gecenin sabaha döndüğü vakit Ürkünç sessizlik, bayramın kalbinde Rüyama şahitlik ediyor serseri bir yarasa Rüyam kendini duvardan duvara çarpmakta Tuz basıyor şiir, mısra mısra vefasızlık Harflerce uyanıyor bağrıma gömdüğüm öfke </description>
<link>https://www.antoloji.com/baskin-13-siiri/</link>
<guid>2049597</guid>
<pubDate>2014-10-09T14:35:00+03:00</pubDate>
<author>Devrim Tülay</author>
</item>
 <item>
<title>Söylev</title>
<description>Sevgilim!  Bugün ben bir sincap gördüm Ben gördükçe yükseldi Kederden kaçarcasına   </description>
<link>https://www.antoloji.com/soylev-8-siiri/</link>
<guid>2049595</guid>
<pubDate>2014-10-09T14:34:00+03:00</pubDate>
<author>Devrim Tülay</author>
</item>
 <item>
<title>Bulantı</title>
<description>Şu şehrin sırılsıklam aşkını  Derlemeli vakitlice Köprü altına sığdırıp, sarsaklamalı Eli, ayağı buz kesmiş Tel tel kurutmalı  </description>
<link>https://www.antoloji.com/bulanti-20-siiri/</link>
<guid>2046968</guid>
<pubDate>2014-09-30T12:51:00+03:00</pubDate>
<author>Devrim Tülay</author>
</item>
 <item>
<title>Kayıtsız</title>
<description>Bir kadın Saçlarında cilve, rüzgar deli Bir kadın Köprü ortasında, köprü mavi Herkes rüyasına gömülü Sessiz. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kayitsiz-5-siiri/</link>
<guid>2042431</guid>
<pubDate>2014-09-16T15:38:00+03:00</pubDate>
<author>Devrim Tülay</author>
</item>
 <item>
<title>Halhal Yarası</title>
<description>adımlarım patika muhaciri kapıma duruyor sabaha karşı uyanmak huzursuz, telaşlı adımlarım saydıkça eksiliyor mahmur gözlerimde halhal yarası  </description>
<link>https://www.antoloji.com/halhal-yarasi-siiri/</link>
<guid>2041135</guid>
<pubDate>2014-09-13T22:46:00+03:00</pubDate>
<author>Devrim Tülay</author>
</item>
 <item>
<title>Dilimde tozu silkelenmiş  fırtına</title>
<description>Sen şimdi gideceksin ya Gidenlerden bir hikaye uydurup kendine Dağ yeşili, esrik, delice..  Sen şimdi gidersen Şöyle içten bir veda sahnelenmeyecek </description>
<link>https://www.antoloji.com/dilimde-tozu-silkelenmis-firtina-siiri/</link>
<guid>2039276</guid>
<pubDate>2014-09-08T15:33:00+03:00</pubDate>
<author>Devrim Tülay</author>
</item>
 <item>
<title>Aforizma 1</title>
<description>Ben hiç anne olmamışım, yarım yamalak evlat belki, çokça kadın ama ben hiç olmamışım.  Ne çok korkar insan ardına bakmaktan, ardında ki gölgeye yenik düşmekten. Oysa savaşmak zafere yol almaktan başkaca nedir? Meydan yeri kalabalık, meydan çok sesli ve meydan da kaybedilir o en sevdiklerinin silueti. Hedefinin adı konmuşsa eğer, sona varana dek hesabı tutulmaz kaybedilenlerin ki zaten hesapta, acı da, kayıpta sadece sana ait olan. Tırnaklarında biriken tortu pis bir koku yayar olmadık zamanda, en çokta gecenin ikinci yarısında. Tüm evren başını devirmişken en yakın bulduğuna, sen son sürat atarsın kendini uzağa. Uzak dediğin birkaç öfke ötesi. Sonra ağız dolusu kahkaha basar aklının çeperini, ‘derler’e sayarsın, görseler, anlasalar’a en çokta kaçıp giden yaşama. Sonra duvarda oynatırsın gölgeleri, oğlun, kızın, eşin, dostun ve hatta aşk bildiğin yoksun… gün doğduğunda herkes teker teker çekilir kabuğuna. Daralır duvarlar, güneş duvara çarpar, soluk kesilir ve dipsiz bir kuyunun başında yolculuk başlar. </description>
<link>https://www.antoloji.com/aforizma-1-5-siiri/</link>
<guid>2038106</guid>
<pubDate>2014-09-05T14:04:00+03:00</pubDate>
<author>Devrim Tülay</author>
</item>
 <item>
<title>Hiç</title>
<description>Su şahit Toprak Deniz Varlığım yokluğuna emanet Yokluğunda var olma adına Aşk şahit </description>
<link>https://www.antoloji.com/hic-421-siiri/</link>
<guid>2037858</guid>
<pubDate>2014-09-04T15:36:00+03:00</pubDate>
<author>Devrim Tülay</author>
</item>
 <item>
<title>Kaza</title>
<description>küçücük ihtimalleri devleştirip korkan biz devleri yerle yeksan eden de biz kendimizi gösteren tabelaya uyduk uyalı şeritten şeride yalpalayan da biz ! kontrol var son virajda </description>
<link>https://www.antoloji.com/kaza-26-siiri/</link>
<guid>2034161</guid>
<pubDate>2014-08-22T19:52:00+03:00</pubDate>
<author>Devrim Tülay</author>
</item>
 <item>
<title>Küçük Pencere</title>
<description>Düşünmekse seni Küçük bir pencere açılıyor sokağın çaprazına Ne deniz var, ne orman Duvarlar Taş duvarlara çiziyorum suretini Düşünmekse bu </description>
<link>https://www.antoloji.com/kucuk-pencere-2-siiri/</link>
<guid>2033483</guid>
<pubDate>2014-08-20T09:35:00+03:00</pubDate>
<author>Devrim Tülay</author>
</item>
 <item>
<title>Bir dakika</title>
<description>eskir yüzüm bedenim, tenim ve hatta ruhum eskir saray eskir, tahtın eskir de eskimez saltanatın  </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-dakika-20-siiri/</link>
<guid>2033166</guid>
<pubDate>2014-08-18T23:07:00+03:00</pubDate>
<author>Devrim Tülay</author>
</item>
 <item>
<title>Bakış</title>
<description>sokaklar alabildiğine kalabalık sokaklarda kimse kimseyi görmüyor biri diğerinin yanından geçerken dokunduruyor kederini diğeri, birinin kederine umarsız sokaklar akıyor gündüz gece </description>
<link>https://www.antoloji.com/bakis-102-siiri/</link>
<guid>2033164</guid>
<pubDate>2014-08-18T23:02:00+03:00</pubDate>
<author>Devrim Tülay</author>
</item>
 </channel>
</rss>
