<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Derviş İbrahim Karpuz Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Barmen</title>
<description>Hangi Cafe, Yahut hangi garson ezberlemiştir çayı kaç şekerli içtiğimi? Söyleyin aşık olayım. Nargile dumanından dünyanın acılarını hangi tonda içime çekmeliyim? Peki ya barmenin dahi ayık kalmaya çalıştığı bir ortamdan çıkıp alkol metreye üflediğim nefes için, Kaç yüz yıl idama çarptırılmalıyım? </description>
<link>https://www.antoloji.com/barmen-4-siiri/</link>
<guid>1718961</guid>
<pubDate>2012-05-17T16:17:00+03:00</pubDate>
<author>Derviş İbrahim Karpuz</author>
</item>
 <item>
<title>Bar Ve Rakı</title>
<description>Ekose bakışlıydı...  Fiyonk ayakkabılarıyla oturduğum bar taburesinin karşısında ayak ayak üstüne atmıştı. ofsaytı bilmediğine iddaya girerim ama firikik konusunda baya bilge görünüyordu. Sanki barda kimse yokmuşcasına bana doğru yöneldi. Hayatta unutmayacağım 2 ses vardır, biri ezan sesi, diğeride topuklu bir ayakkabının çıkardığı sesti. topuklarını dünyayı delmek istercesine çıkardığı sesin volmü iyice artmaktaydı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bar-ve-raki-siiri/</link>
<guid>1718960</guid>
<pubDate>2012-05-17T16:13:00+03:00</pubDate>
<author>Derviş İbrahim Karpuz</author>
</item>
 <item>
<title>Şizofren</title>
<description>10.12 Newyork’un sokaklarını andıran bir siren sesinin içime verdiği ürpertiyle uyanmıştım. Göz ucuyla yattığım odayı süzdüm. O an odanın tanıdık olmasının verdiği rahatlıkla gözlerimi kapatacakken üzerime doğru atılan bir kadın kolunun tedirginliğiyle kımıldamadan kendime dün gecenin özetini sordum. Zihnim o an ihanet ediyordu bedenime, “Dün gece sevişmiş miydim yoksa sızmış mıydım, yanımdaki kadın evli miydi yoksa körpe miydi, buraya o mu beni getirmişti yoksa ben mi onu sürüklemiştim, “ bu kadar sorunun cevabını hatırlamayacak düzeyde içmem alışılmadık bir durumdu. Kendime gelip en azından kaçak olmayan bir sigara içmeliydim ki hafızamın adiliğine karşı bir hamle yapmış olayım. Üzerimdeki kolu yavaşça atarak doğruldum, odada pek bir değişiklik yoktu, komodinde duran kül tablasını ıskalamış sigara izmaritinin ahşap zeminde bıraktığı yanık lekesini saymazsak… Yatağın başına düşürülmüş yahut çıkarılmış ve bunu hatırlamadığım bir inci kolye … Dün gece yanında yattığım ya da yanımda yatan hatunun muydu onu dahi bilmiyorum. bu kadar saçma sapan sorunun cevabını alabilmek için yanına tekrar sokulup uyanmasını beklemek en cazip geleniydi ve üç sigara sonrası yanındaydım o an bir cevap anahtarının yanında yatıyordum. 23.27 Ne uyumuşum ama! Hava kararmış mıydı? Alkol almadığıma eminim artık. Beni asıl tedirgin eden yataktaki sıcaklığın buza kesmeye başlamasıydı bana sarılan elin artık hareket etmemesi de hayatı ıskalayan bir sorun muydu, odanın dağınıklığı ise ikinci ilgileneceğim sorun olacaktı. Ne kullanıyorsam bırakmalıyım sanırım yatağımdaki nem benden kaynaklanmamalıydı… </description>
<link>https://www.antoloji.com/sizofren-42-siiri/</link>
<guid>1718958</guid>
<pubDate>2012-05-17T16:07:00+03:00</pubDate>
<author>Derviş İbrahim Karpuz</author>
</item>
 <item>
<title>Şiir</title>
<description>Sen dizime yattın ben bir şiir okudum ve sen uyudun…  Şimdi uyan… Yelkovan aşkı gösteriyor, Takvimlerde buruk bir haziran… Kahvaltı hazır… Ve bu bir aşktır sana soframda sunulan… </description>
<link>https://www.antoloji.com/siir-440-siiri/</link>
<guid>1445725</guid>
<pubDate>2010-08-28T18:05:00+03:00</pubDate>
<author>Derviş İbrahim Karpuz</author>
</item>
 <item>
<title>Uzun Lafın Kısası</title>
<description>Anımsaması zor bir gençlikti benimkisi Hoyrat bir okadarda ölüm kokardı kader. Avuçlarımda kıyameti koparan kalemim ve aşkı tarifleyen kelimelerim vardı. birdee aynı şiirde titreyen ellerimiz. Şimdi ise incinmiş bir vakti avuçluyor düşlerim. Gölgesiz şiirlerde imgesiz aşklar bırakıyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/uzun-lafin-kisasi-7-siiri/</link>
<guid>1445723</guid>
<pubDate>2010-08-28T18:04:00+03:00</pubDate>
<author>Derviş İbrahim Karpuz</author>
</item>
 <item>
<title>Aşk İçi Ayrılık</title>
<description>Tüm gemilerim alabora olmuşken aşk denizinde, senden bana kalan gönül limanımın sahte bir o kadarda içten görünen tebessümleriydi beni hayata tutunduran. Sana yazılan kelimelerin nimet olduğu şu saatlerde eflatun tutan satırlarımda tükendi kalemim. Belki bir kız kulesinden manzarasından beklide Erzurum F tipi ceza evinin 322 koğuşundan sesleniyorum sana. Aslında kır kahvelerinin sigara kokan bunaltıcı havasında yazdım senlik şiirlerimi… senin cennet ateşini söndüren göz yaşı tanelerin vardı, benimse cennet bahçelerinde topladığım Şeytan uçurtmalarım. Mevsim rüzgârlarının sert poyrazlarında kaybettim nefesimi. Çoğu gün sensiz batırdım bu ovalarda güneşi. Sensiz uğurladım umutlarımı limandan. Tek tek saydım sararıp solan yaprakları takvimden. Her zaman kolay değil sevginin resmini çizmek. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-ici-ayrilik-siiri/</link>
<guid>1073980</guid>
<pubDate>2008-11-30T22:55:00+03:00</pubDate>
<author>Derviş İbrahim Karpuz</author>
</item>
 <item>
<title>Sen Yeterki İste</title>
<description>Bu gece kalem yazmaz yıldız kaymaz şehrin üzerinde Bu gece ayrı bir hüzün dudaklarda... Yar gittiğinde geride herbir kelime için ağlayacak kağıt ve kalem bırakmaktır aşk. Bazen isyan bazende sitem içinde... Zamansız mevsimlerde sana kullanılmamış kelimeler sunmak ister yürekteki çocuk. Sevmenin en ağır mahkemesinde yarğılanmak, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-yeterki-iste-siiri/</link>
<guid>979116</guid>
<pubDate>2008-07-04T04:22:00+03:00</pubDate>
<author>Derviş İbrahim Karpuz</author>
</item>
 <item>
<title>Sevgilim bil ki</title>
<description>Sevgilim bil ki senden uzak ne güzellikleri avutur beni bu şehrin, ne de yıldızlı aksamları! ... özlemin bir nehir olmuş yarar girer içimde ki dağları! ... Biliyordum,seni seviyorum derken yeni bir alfabe keşfettiğimi, kimsenin okuma yazma bilmediği bir kentte... Bir çift ela göz yüzünden içimde bir sonbahar açıyor; </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevgilim-bil-ki-siiri/</link>
<guid>979115</guid>
<pubDate>2008-07-04T04:21:00+03:00</pubDate>
<author>Derviş İbrahim Karpuz</author>
</item>
 <item>
<title>Bilirmisin?</title>
<description>Bilirmsin eyy sevgili sana olan sevgim bir tövbenin içtenliği kadar, bilirmisin aslında soğuk kaldırımların sıcaklığını ve gece karanlığının aydınlığını, bilirmisin bir nefes sigaranın hayat, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bilirmisin-115-siiri/</link>
<guid>979114</guid>
<pubDate>2008-07-04T04:20:00+03:00</pubDate>
<author>Derviş İbrahim Karpuz</author>
</item>
 <item>
<title>İlahi Aşk</title>
<description>Aynaların akıcı ve aldatıcı derinliğinden sesleniyorum dünyaya. Hayatın içindeki sahte yüzleri, sessiz kimliklerde görüyorum. Zamanı durduran acıların yavaşlamasıdır anlaşılmazlık Kimbilir belkide mutluluk gözyaşları ile hızlanmasıdır hayat. Aşk değilmidir çekilen acıları güzel kılan ve zaferler değilmidir meltemleri susturan. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ilahi-ask-22-siiri/</link>
<guid>979113</guid>
<pubDate>2008-07-04T04:19:00+03:00</pubDate>
<author>Derviş İbrahim Karpuz</author>
</item>
 <item>
<title>Sana Yazıyorum 2</title>
<description>Sana YazıyoruM Son mektuplarımı son bulduran sana artık sanadır tüm şiirlerim. ayrılık adına söylenecek sözleri tüketmişken gönlümde tüm sevda sözcüklerim sanadır. senin için cennetten bile vazgeçecek sevdalarım var artık </description>
<link>https://www.antoloji.com/sana-yaziyorum-2-2-siiri/</link>
<guid>979112</guid>
<pubDate>2008-07-04T04:18:00+03:00</pubDate>
<author>Derviş İbrahim Karpuz</author>
</item>
 <item>
<title>Maviye Veda</title>
<description>Bu bir isyan, bu bir vedadır Maviye... Son şiirim belkide. Belkide asi bir son mektup tadında ki seslenişimle.  Geceye inat eden yıldızlar gibi sönük kalan şiirlerim </description>
<link>https://www.antoloji.com/maviye-veda-siiri/</link>
<guid>979111</guid>
<pubDate>2008-07-04T04:17:00+03:00</pubDate>
<author>Derviş İbrahim Karpuz</author>
</item>
 <item>
<title>İnat</title>
<description>Gerçeklerle yanıp yakılsan bir mum alevi gibi ve damla damla akıtsan gözyaşlarımı o nemli toprağa... Bir cemre misali düşüyorsun kuruyup çatlayan gönüllere... Bense yanağına varmadan kuruyan göz yaşlarımda boğuluyorum... Kayboluyorum çoğu zamanda Ve bırakıyorum kendimi dipsiz uçurum kenarlarından. </description>
<link>https://www.antoloji.com/inat-100-siiri/</link>
<guid>979110</guid>
<pubDate>2008-07-04T04:16:00+03:00</pubDate>
<author>Derviş İbrahim Karpuz</author>
</item>
 <item>
<title>Söylemicem</title>
<description>SÖYLEMİCEM Söylemicem size yârin ellerinin sıcak olduğunu ve cennet koktuğunu, gözlerinin o ela renginde kendimi bulduğumu. sırtına düşen o saçlarını, asi rüzgârların savurmak için sıraya girdiğini söylemicem size... Uykucu şirin gibi şirinn olduğunu, </description>
<link>https://www.antoloji.com/soylemicem-siiri/</link>
<guid>979109</guid>
<pubDate>2008-07-04T04:15:00+03:00</pubDate>
<author>Derviş İbrahim Karpuz</author>
</item>
 <item>
<title>Anlat kalemim.</title>
<description>Anlat kalemim. Dök içinden geçenleri, Nice aşklar eskitip, nice uğrunda ölümü bile göze aldığım aşklarım olduğunu şimdi sıra sende Anlat </description>
<link>https://www.antoloji.com/anlat-kalemim-siiri/</link>
<guid>979108</guid>
<pubDate>2008-07-04T04:13:00+03:00</pubDate>
<author>Derviş İbrahim Karpuz</author>
</item>
 <item>
<title>Bugün sevgililer günü</title>
<description>Bugün benim değil siz, siz karşılıklı sevenlerin günü. hiç üzülmüyorum çünkü diğer 364 gün bana kalıyor. belki olmayacak elimde yâre giden bir gül. acı bir hüzün kaplayacak belki dörtr bir yanımı. ama üzülmüyorum çünkü gönlümde yâre sunulmuş bir dönüm lale bahçesi ve kocaman bir ömür var. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bugun-sevgililer-gunu-siiri/</link>
<guid>979107</guid>
<pubDate>2008-07-04T04:12:00+03:00</pubDate>
<author>Derviş İbrahim Karpuz</author>
</item>
 <item>
<title>Hayat</title>
<description>Doğaçlamalarla geçen hayatımda yardımcı oyuncu olmak isterken, hayat denen bir orta oyunun başrol kahramanıyım. Bir yanda sevdiklerim diğer yanda ise oynamam gereken bir rol. Çevremde yılların eskitemediği karakterlerin sahte gülümsemesi var... Rolüm gereği bir sahilde yürüyorum. Nacizane bir güzellik çıkıyor karşıma. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hayat-808-siiri/</link>
<guid>979106</guid>
<pubDate>2008-07-04T04:11:00+03:00</pubDate>
<author>Derviş İbrahim Karpuz</author>
</item>
 <item>
<title>Saat 2:22</title>
<description>saat 2:22 sana yazıyorum ve sen yoksun... sönsün şimdi tüm ışıklar, boğulsun yokluğunla gece. Acılarla olgunlaşan ruhumun çarebilmezliğinde kaybolduğum günlerim yok artık... Gelmiyor artık ilhan perileri, </description>
<link>https://www.antoloji.com/saat-2-22-siiri/</link>
<guid>979105</guid>
<pubDate>2008-07-04T04:10:00+03:00</pubDate>
<author>Derviş İbrahim Karpuz</author>
</item>
 <item>
<title>Sana yazıyorum</title>
<description>Sensiz geçen  her gecemde sensizliğimde boğulsamda. Yazıyorum çünkü gözlerin düşüyor sayfama. gözlerindi çünkü kendimi bulmaya çalıştıkca kaybolduğum yer. Hatırlarmısın? ''uykucum'' diye severken seni Sonsuz uykulara bırakyın beni </description>
<link>https://www.antoloji.com/sana-yaziyorum-11-siiri/</link>
<guid>979104</guid>
<pubDate>2008-07-04T04:08:00+03:00</pubDate>
<author>Derviş İbrahim Karpuz</author>
</item>
 <item>
<title>Mavi</title>
<description>Belki de senin için yok artık mavi yelkenli mavi bir gemide mavi yolculuklara çıkmak. Oysa ela gözlerinde kaybolmak, </description>
<link>https://www.antoloji.com/mavi-200-siiri/</link>
<guid>979103</guid>
<pubDate>2008-07-04T04:06:00+03:00</pubDate>
<author>Derviş İbrahim Karpuz</author>
</item>
 </channel>
</rss>
