<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Deniz G&#252;neş Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Ayna</title>
<description>Kaşları çatışmamıştı  Bir tablonun ağlayışı gibi Süzülüverdi Hisleri çaresizliği  Çarebenliği biliyordu </description>
<link>https://www.antoloji.com/ayna-137-siiri/</link>
<guid>606677</guid>
<pubDate>2006-12-14T13:14:00+03:00</pubDate>
<author>Deniz Güneş</author>
</item>
 <item>
<title>Tahterevalli Dünyası</title>
<description>Hüzün kıyılarıma vurdu  Aşkım ifadesinin yükü Ağırdı zerre tanesinde Hafiflemişti sözlerde zirvede  Okyanusun dibinde sen </description>
<link>https://www.antoloji.com/tahterevalli-dunyasi-siiri/</link>
<guid>582444</guid>
<pubDate>2006-11-15T10:02:00+03:00</pubDate>
<author>Deniz Güneş</author>
</item>
 <item>
<title>Hediye Paketi</title>
<description>Küçük, küçücük bir paket,  Kırmızı kurdela fiyonklu üstünde. Çek beni der uzun ucu Çekemem, Açamam.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/hediye-paketi-2-siiri/</link>
<guid>578652</guid>
<pubDate>2006-11-10T13:57:00+03:00</pubDate>
<author>Deniz Güneş</author>
</item>
 <item>
<title>Kış Yakar İnsanı (deneme)</title>
<description>Kış Yakar İnsanı (deneme)     İnsan yanmaktan korkar. Kar yakar teni. Soğuk yakar. Sıcak gibidir soğukta. Kar da esmerleştirir güneş de. Sıcak gevşetir,soğuk dondurur, öldürür, varlığı yok eder. Katıdır.  Kar lapa lapa yağıyor. O kadar hafif ki taneleri. Sallana sallana düşüyor. Hiç ciddiye almıyor sanki yerçekimini. Ölümüne düşüyor. Düşme hali öyle güzel ki. Gökyüzünün bilmem kaçıncı katından geliyorlar belli oluyor. Yorulmuşlar boşlukta sallanmaktan. Boşlukta sallanmak ne yapacağını bilmemek, sanki lapalık demek. Dönüşüm başlıyor oysa. Dönmek dönüşmek zorunda başladığı noktaya. Her dönüşte daha bir yukarı çıkmalı. En tepeye, en uca, en geri dönülmeze çıkmalı ve orda kalmalı. Geri dönülmezler arasında kaç kar tanesi var. Onun gibi olanlar gelecektir.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kis-yakar-insani-deneme-siiri/</link>
<guid>577090</guid>
<pubDate>2006-11-08T14:30:00+03:00</pubDate>
<author>Deniz Güneş</author>
</item>
 <item>
<title>Sen Bendesin</title>
<description>SEN BENDESİN  Sen konuşmasan da benimle Ben konuşmayı seviyorum İçimdeki seninle Sen duymasan da olur </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-bendesin-4-siiri/</link>
<guid>571513</guid>
<pubDate>2006-11-01T14:34:00+03:00</pubDate>
<author>Deniz Güneş</author>
</item>
 <item>
<title>Düş-ü-n-ce</title>
<description>Düş-ü-n-ce   düşünce düşlerde düş olur düşününce düşün düşün düşünde düşünce </description>
<link>https://www.antoloji.com/dus-u-n-ce-siiri/</link>
<guid>571313</guid>
<pubDate>2006-11-01T10:18:00+03:00</pubDate>
<author>Deniz Güneş</author>
</item>
 <item>
<title>Gökyüzünden Gelen Hisler (deneme)</title>
<description>Gökyüzünden Gelen Hisler  Gökyüzüne baktığımızda neden farklı şeyler hissederiz ve söyleriz. Ne var gökyüzünde ve bize nasıl yansır. Gece hali gündüz hali neden faklı şeyler hissettirir. Hadi birlikte bakmaya çalışalım.  Gündüz gökyüzü açık bir tondadır. Açıklık içerden dışarıya doğru bir hareket içerir. Üstümüze üstümüze gelir. O yüzden sanki uzansak, iki adım ileri gitsek bulutları elimizle tutacağımızı sanırız. Açıklık bize yakındır. Biz açık olmasak da bize açık olan insanları daha yakın bulmaz mıyız? İşte renkler de öyle. Açıklık öndedir her zaman, açıklık önemlidir.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/gokyuzunden-gelen-hisler-deneme-siiri/</link>
<guid>562095</guid>
<pubDate>2006-10-18T11:17:00+03:00</pubDate>
<author>Deniz Güneş</author>
</item>
 <item>
<title>Karanlıktan karanılığa yolculuk (deneme)</title>
<description>KARANLIKTAN KARANLIĞA YOLCULUK  Karanlık içindesin, hiç ışık yok, hiç renk yok. Kucağında  saklamışsın bütün renkleri. Siyah, bütün renklerin birleşmesi değil midir? Ve san karanlık içindesin. Ellerin yumuk yumuk. Dizlerin karnına doğru. Başın dizlerinde. Kaçmasın düşlerim der sanki bedenin. Sonra birden aydınlık. İlk bakışın dünyaya. Her şeyi baş aşağı halde görüyorsun. İlk görüşün bu dünyayı. Artık ışık var dünyanda. Ve renkler ardı sıra gözünün önünde. İlk aşk gibi unutamadığın o ters görüntü yüzünden midir bilinmez, ömrün boyunca hep bir şeyleri düzeltmeye çalışacaksın. İşin bu yaşamak. Ya işini iyi yaparsın ya da yapmazsın. Sen bilirsin. Karanlıktan, siyahtan başlamıştın yaşamına. Zor gelecek her şey önceleri sana, renkleri tek tek ayıklamak. Ama sonra aydınlıklar kaplayacak etrafınız. Tüm ışıklar sana doğru, renkler sana doğru. Önce maviye hayran kalacaksın. Gece gündüz hep üstünde. Nereye gitsen seni bırakmayan, her tonuyla sana sonsuzluğu ve gücünü hissetiren, yaşadığın dünyaya egemen olduğu gibi sana da egemen olacak, düşlerin maviye doğru. Ve onlar için kırmızıyı moru göreceksin. Ve derler ki mavi bir başka iletir beynin düşüncelerini. Mavi gözün nazarı çabuk değer, gücünü maviliğinden alır. Sahilde oturup hayaller kuracaksın. Ömründe illaki bir gün  sırf güneşin doğuşunu islemek için sabaha kadar oturacaksın gece vakti uzaktan sana göz kırpan yıldızların altında. Ve o mavilik sana hep huzur verecektir. Mavilik kızıllıkla buluştuğunda,  romantik şiirler okuyacaksın sevgiline. Aşık olacaksin. Kırmızıyı önüne alıp, yüreğinle konuşacaksın. Kırmızı inanılmaz. Tonlaması en zor olan renk. Dikkat etmek gerekir. Sarıyı fazla kullanırsan turuncuya, beyazı fazla kullanırsan pembeye kaçar. Ama kendinden kaçamazsın. Kırmızıyı koyultmak istersen kahverengi, yetmezse lacivert kullanmalısın, siyaha gerek kalmamalı.Siyah, keder elem yok eder seni. Kırmızının açık tonu için sarı katmalısın. Güneşin ışığını kullanmalısın, damarlarında dolaşan, seni işgal eden, o devasa renge sarı emsalsiz yakışacaktır. Savaşların, şehvetin, cazibenin dikkatin, çekiciliğin rengi dir. </description>
<link>https://www.antoloji.com/karanliktan-karaniliga-yolculuk-deneme-siiri/</link>
<guid>525997</guid>
<pubDate>2006-08-25T15:46:00+03:00</pubDate>
<author>Deniz Güneş</author>
</item>
 <item>
<title>Bir ömür</title>
<description>Dört kardeşin en küçüğü  Bir buçuk yaşındaydı henüz babasını kaybettiğinde yurdundan uzak gurbet ellerde kalmışlardı artık bir başlarına  </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-omur-13-siiri/</link>
<guid>523181</guid>
<pubDate>2006-08-21T14:14:00+03:00</pubDate>
<author>Deniz Güneş</author>
</item>
 <item>
<title>Narsist bir aşk (deneme)</title>
<description>İki tehlikeli kelime ile bağlanıp birbirine nasıl bir konu başlığı olabilir. Nasıl özetliyebilir onca yoğunlaşmış duyguları. Haklısınız kesinlikle…  Aşk evet sadece sevgiliye mi duyulur. Sevgili kimdir. Sadece o olunacağı sanılan yürek kıpırdanışları sevgilide midir. Sevgili esir eder yer bitirir harcar en derin duyguları kendi sığlığında. Oysaki aşk çoğalmalıdır…artmalıdır… aşk ölümsüz olmalıdır…. Aşk üretmelidir.  Sevgili tüketir ömür bitirir. Üzmek istemese de üzer. Sever kıskanır gene üzer. Hem sever hem döver. Sevgi adına aşkı adına yapar. kıskanç sevgili katil olur. Abi çok seviyorumdur savunma özeti. Sevgiliye duyulan şeyler sadece insan olmaktan kaynaklanan cinsellik arzularının tümüne aşk diyebiliriz. Tutkularımız sehvetimiz yakar ellerimizi. inişli çıkışlı duygular denizinde sığınak ararız. Sevgilinin yanında. Sorunların sebebi olarak onu görürüz ve çareyi onda ararız. Çare bizde, sorun da bizde …  </description>
<link>https://www.antoloji.com/narsist-bir-ask-deneme-siiri/</link>
<guid>521566</guid>
<pubDate>2006-08-18T18:50:00+03:00</pubDate>
<author>Deniz Güneş</author>
</item>
 <item>
<title>Tanımak</title>
<description>Bir kapıyı çalarsınız. Ya da kapı açıktır, açılmıştır. Öylece bekliyordur gelmenizi, birini, birilerini. Gelen sizsiniz oysaki. İçeri girersiniz içerisi karanlıktır. Siz aydınlığı ararsınız. Oraya gelmişseniz bir sebebi vardır. Bu soru beyninizi kemirir. Cevap karanlıktadır. Bu arada kendi içinizde de yolculuk başlar. Denklemlerdeki eşitsizlikler gibi içinizdeki denklemlerin eşitini ararsınız karanlıkta. Bulmak beynin borcu. Kokusu yoktur cevabın ya da cevapların… Tek güvenebileceğiniz şey sezgileriniz ya da deneyimlerinizdir. Yavaş yavaş alışır gözleriniz karanlığa, artık daha iyi görebilirsiniz. Bir şeyler bulmak evet hala bulmak istiyorsunuz. Nerden başlamalı… bulacağınız şeyler sizi üzebilir ya da mutlu edebilir. Belki bedeninize bir zarar gelecek, söz gelişi elinize iğne batabilir ya da bir engele takılıp düşebilirsiniz. Nerden geldim buraya der söylenirsiniz kendi kendinize. İşim mi yok benim gibi. Hala ordasınız… Her an gidebilirsiniz geldiğiniz kapı açık. Gidemezsiniz. Görülmeyen zincirler ayaklarınızda… Eşitsizliği bari bulayım aklımda kalmasın, hımm belki de halının da altına bakmalıyım dersiniz. Bu arada aynı hızda kendi içinizde olan yolculuk da devam eder. Yeni bir dünyayı keşfetmişcesine heyecanlısınızdır. Yitebilirsiniz., çünkü nasıl bir yer oluğunu bilmiyorsunuz. Bilinmezliğin zalim çekiciliği sizi fena halde kandırmış. Her şey güzel olacak diye fısıldıyor içinizdeki ses. Öteki ses hayır kötü olacak daha kötü, sonun kötüye varacak diyor. Çelişki tam bir uzlaşmazlık içinde. Merak ve kaçmak kavramlarının savaşı iyice alevlenmiştir. Umursamazlık kaçmak a destek olur. Son bir kez daha bakarsınız... Birazdan aydınlanacaktır ortam. Bulacağınız şeyler karanlığın etkisinden kurtulup ışığa kavuşacaktır. Bu anı görmek korkutur sizi. Kendinizle mutlu olduğunuzu söylesiniz kendinize. Kapı kapanır. Artık kapının ne kolu vardır ne de kilidi. Acaba ile başlayan sorular da gün geçtikçe küçülecektir. Unutmak gibi nadide bir hastalığımız var, size ilaç gibi gelecektir. Ve artık sadece kendi dünyanınızdasınızdır. Derken uzaktan açık kalmış bir kapıdan dışarı sızan ince bir karanlık, aydınlık düşürür gözbebeklerinize.... </description>
<link>https://www.antoloji.com/tanimak-7-siiri/</link>
<guid>521565</guid>
<pubDate>2006-08-18T18:49:00+03:00</pubDate>
<author>Deniz Güneş</author>
</item>
 <item>
<title>Severiz</title>
<description>Severiz, Bağırırız haykırırız nefretimizi sahiplenmenin getirisi ile Kıskançlığın iğrenç kokusu Yayılır etrafa...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/severiz-2-siiri/</link>
<guid>520853</guid>
<pubDate>2006-08-17T16:28:00+03:00</pubDate>
<author>Deniz Güneş</author>
</item>
 <item>
<title>Sevgi Adına</title>
<description>Severiz, Bağırırız haykırırız nefretimizi sahiplenmenin getirisi ile Kıskançlığın iğrenç kokusu Yayılır etrafa...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevgi-adina-6-siiri/</link>
<guid>520851</guid>
<pubDate>2006-08-17T16:26:00+03:00</pubDate>
<author>Deniz Güneş</author>
</item>
 <item>
<title>Hediye İstemiyorum!</title>
<description>HEDİYE İSTEMİYORUM!   Parayla alınabilecek bir hediye istemiyorum. Sizden en değerli şeyinizi istiyorum. Sadece size ait olan bir şey istiyorum. Sadece sizde olan bir şey istiyorum. Özel bir şey istiyorum. Kendim için istiyorum. Bencilce istiyorum. Bana vereceğiniz şey benim için çok özel olacaktır. Emsalsiz bir şey olacaktır. Sizden bir şey olacaktır.  Para denen mübadele aracı ile sahip olunacak bir şey istemiyorum. O her yerde var. Kendim için sizden gerçekten bana özel, gerçekten benim için olabilecek bir şey istiyorum.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/hediye-istemiyorum-siiri/</link>
<guid>454775</guid>
<pubDate>2006-05-16T10:23:00+03:00</pubDate>
<author>Deniz Güneş</author>
</item>
 <item>
<title>Gülü neden severiz? (deneme)</title>
<description>GÜLÜ NEDEN SEVERİZ?   Güzellik doğada var. Öylece önümüzde duruyor.  Seviyoruz, bizde hoşluk duygusu uyandırıyor. Neden sevdiğimizi ise bilmiyoruz. Başka bilmeden sevdiğimiz şeyler gibi. Oysaki her şeyin bir sebebi vardır.  Gül fidanları her kış budanır. Bahçıvan öyle güzel budar ki onları. Biraz yok ederken gelen yıla daha güzel ve daha güçlü olarak hazırlanmasını sağlar. Ve gül fidanı baharla beraber serpilir. Boy boy dallarının  arasından küçüklü büyüklü tomurcuklar güllere dönüşür.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/gulu-neden-severiz-deneme-siiri/</link>
<guid>454770</guid>
<pubDate>2006-05-16T10:19:00+03:00</pubDate>
<author>Deniz Güneş</author>
</item>
 <item>
<title>Sana Geldim</title>
<description>üstümden arınmış anılarla  diz boyu acılarla kanayan yaralarla dermanımı bulmaya geldim sana geldim  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sana-geldim-44-siiri/</link>
<guid>452018</guid>
<pubDate>2006-05-12T16:41:00+03:00</pubDate>
<author>Deniz Güneş</author>
</item>
 <item>
<title>Gitmek Zamanı</title>
<description>gelmeden gitmek olur mu sevmeden sevilmek gülmeden ağlamak olur mu olur mu hiç yalnızlıktan arkadaş arkadaşla yalnızlık </description>
<link>https://www.antoloji.com/gitmek-zamani-7-siiri/</link>
<guid>451088</guid>
<pubDate>2006-05-11T14:15:00+03:00</pubDate>
<author>Deniz Güneş</author>
</item>
 <item>
<title>Hayatın Anlamı</title>
<description>hayatın anlamını arıyorum doğan güneşte doğacak bebekte giden ayda vatan hasretinde ayrılan sevdalı yollarda </description>
<link>https://www.antoloji.com/hayatin-anlami-10-siiri/</link>
<guid>451085</guid>
<pubDate>2006-05-11T14:12:00+03:00</pubDate>
<author>Deniz Güneş</author>
</item>
 <item>
<title>Neredeydi Anlam</title>
<description>hayatın anlamını arıyorum doğan güneşte doğacak bebekte giden ayda vatan hasretinde ayrılan sevdalı yollarda </description>
<link>https://www.antoloji.com/neredeydi-anlam-siiri/</link>
<guid>451086</guid>
<pubDate>2006-05-11T14:12:00+03:00</pubDate>
<author>Deniz Güneş</author>
</item>
 <item>
<title>Kırıklık/Be kadın! (deneme)</title>
<description>Be kadın! Neden bu kadar vurdum duymazsın yaşama neden. Seninki de büyük suç kendine karşı işlediğin. Hayaller kuruyorsun sanki ulaşabilecekmiş gibi. Koşulların değişmediği ve sen değiştiğin sürece nasıl tutunacaksın yaşama. Hayatı bir ayna gibi yere atıp kırık parçalarda görmeye çalışıyorsun aksini görüntünün. Birleştirebilir misin ayna kırıklarını. Artık olan olmuştur. Bir bütün olmaz ayna. Yanılsamalar başlar dipsiz kuyularında hülyalarının. Kendini kandırmacalar… göremezsin istesen de, kendini, geleceğini kırık aynalarda. Tazeliyemezsin hüzün dolu bakışlarını neşeyle. Çaresizliğin çin seddi gibi sarmadı henüz etrafını. Sen bir duvar örmeye çalışsan da kendine, aşmalısın kadın!   Düşlerinin ellerinden tutup yarınlara merhaba demesini sağlamalısın. Düşlerin sensin. Ödevini yaptın.  Buldun düşlerinde kendini. Sana istepne lastiği gibi davranan ruhsuz yalana sevdalı bakışların okşamasından kurtarmalısın varlığını kadın!  Sen güçlüsün.gücün kadınlığında, gücün zekanda, gücün ürettiğin yaşamda. Gücün becerinde, gücün aklında ve yüreğinde. Toparlanmalı ve bir çırpıda silkelenebilmelisin acı su damlaları gibi üstünden geçmişini. Unutma dersini al, geçmişi bırak. Yaşama merhaba de. Bırak fırtınaların yok etsin, seni kavursun, yaksın, bitirsin. Sen yeniden çoğalacaksın fırtınalarında yarınların. Kendini merkezine koy dünyanın, bırak dönsün ekseninde her şey. İzin ver sadece buna. Görmek istemesen de sana bağlı her şey. Çare sensin, derman senin elinde. Orda bekliyor kadın!  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kiriklik-be-kadin-deneme-siiri/</link>
<guid>451083</guid>
<pubDate>2006-05-11T14:10:00+03:00</pubDate>
<author>Deniz Güneş</author>
</item>
 </channel>
</rss>
