<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Cumali Cumalioğlu Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Merhaba Yeni Yıl, Merhaba Akan Kan!</title>
<description>Merhaba Yeni Yıl, Merhaba Akan Kan!   Yıl 2013. Bugün yep yeni bir bir yılın ilk günü. Saat 10:00 da uyandım. Lavaboya girdim, ellerimi, yüzümü yıkadım. Çocuklar, gece eğlence programlarını seyretmekten geç uyudular. Hala uyanamadılar, şimdilik uyuyorlar. Balkona çıktım. Güneşli çok güzel bir kış günü. İçim ısındı doğrusu... Sözde bugün yepyeni bir yıla girmiştik ama, bu günün de diğer günlerden bir farkı yoktu aslında. Tam da içinden geçirdiklerini yaz dedi ilham perim. Günün yazısını yazacaktım. Yeni bir yıl başlıyordu ama yine aynı tek düzelik, değişen bir şey yoktu. İnsanın içini ısıtan güneş dışında bugünün diğer günlerden hiç bir farkı yoktu. Tam da bunları yazacaktım ki Elif Hanım elinde bir kova su ile geldi. Suyu balkona döktü. Balkonu yıkayıp çamaşır asacaktı. Güne odaklanmam buzuldu, kafamdakiler dağıldı, yazamadım. Merhaba yeni gün, merhaba yeni yıl, merhaba çayır çimenler, merhaba  sokaklar, barlar, merhaba cezaevi kapıları, merhaba dağlar, dağlarda vurulanlar, merhaba akıtılan kanlar, ağlayan analar, öksüz kalan çoçuklar merhaba... </description>
<link>https://www.antoloji.com/merhaba-yeni-yil-merhaba-akan-kan-siiri/</link>
<guid>1810353</guid>
<pubDate>2013-01-01T16:34:00+03:00</pubDate>
<author>Cumali Cumalioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Oğlumla Söyleşi</title>
<description>Oğlumla Söyleşi  Geçtiğim her yerde benim izim var Uğra baban için geziver oğlum Sana söyleyecek bir kaç sözüm var Bunları aklına yazıver oğlum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/oglumla-soylesi-siiri/</link>
<guid>1642939</guid>
<pubDate>2011-12-01T19:15:00+03:00</pubDate>
<author>Cumali Cumalioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Sevgi Yasak Mıydı Anne?</title>
<description>Yine sensiz geldi bayram Söyle ben kimi doyuram Hangi yoksulu kayıram Onları bilirdin anne.  Geldim tabutun başına </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevgi-yasak-miydi-anne-siiri/</link>
<guid>1612394</guid>
<pubDate>2011-09-15T21:57:00+03:00</pubDate>
<author>Cumali Cumalioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Aşk Ve Feda</title>
<description>Kıpır Kıpır Bir Kadın   Orta yaştı tercihi, gençleri takmıyordu Etrafında pervane gençlere bakmıyordu. Yerinde duramayan kıpır kıpır bir kadın Bal kutusu gibisin, ondan Şirine adın! </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-ve-feda-siiri/</link>
<guid>1442944</guid>
<pubDate>2010-08-22T12:33:00+03:00</pubDate>
<author>Cumali Cumalioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Kaç Yıl Oldu? Hani?</title>
<description>-Darbeyi anarken- -------------- Hani bir oğlun vardı gecelerce gelmeyen Kumarsız, içkisiz ille kadınsız! </description>
<link>https://www.antoloji.com/kac-yil-oldu-hani-siiri/</link>
<guid>1253605</guid>
<pubDate>2009-09-12T15:40:00+03:00</pubDate>
<author>Cumali Cumalioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Sensizliğe Yatmak!</title>
<description>yasak meyveyi yediğim andır bu an saat düşlerimin yarısı yine seni çeyrek geçince ne yaptım bilir misin? </description>
<link>https://www.antoloji.com/sensizlige-yatmak-siiri/</link>
<guid>1249877</guid>
<pubDate>2009-09-05T19:08:00+03:00</pubDate>
<author>Cumali Cumalioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Senin Gibi</title>
<description>Aşığa bir Aslı gerek Seven yürek paslı gerek Aşk uğruna yaslı gerek Senin gibi, benim gibi...  Beynim harap, yürek sayrı </description>
<link>https://www.antoloji.com/senin-gibi-45-siiri/</link>
<guid>1228867</guid>
<pubDate>2009-07-31T02:36:00+03:00</pubDate>
<author>Cumali Cumalioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Sahte Sofu</title>
<description>Melek gibi görünme ey Abuzittin Ağa İktidardan yanasın alkış tutarsın sağa Sen beni bilir misin şeytan yüzlü kurbağa Peşinde olacağım haberin olsun sofu!  Çürümüş dişlerinle her zaman sırıtırsın </description>
<link>https://www.antoloji.com/sahte-sofu-siiri/</link>
<guid>1225765</guid>
<pubDate>2009-07-26T00:18:00+03:00</pubDate>
<author>Cumali Cumalioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Ölesim Var!</title>
<description>Bir adım at benden yana Hadi elini ver bana Benzemiyorsam da sana Seni kardeş bilesim var!  Yarandaki kimin eli </description>
<link>https://www.antoloji.com/olesim-var-3-siiri/</link>
<guid>1225749</guid>
<pubDate>2009-07-25T23:53:00+03:00</pubDate>
<author>Cumali Cumalioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>İnsan Olmalı</title>
<description>Bir düşün şöyle bir anlık İnsan değerli olmalı. Anlatılır mı insanlık Özüyle insan olmalı.  İnsan tanı, kendini bil </description>
<link>https://www.antoloji.com/insan-olmali-4-siiri/</link>
<guid>1219966</guid>
<pubDate>2009-07-15T21:50:00+03:00</pubDate>
<author>Cumali Cumalioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Küle Döndüm</title>
<description>Sevdiğini biliyordum Sevgin ile gülüyordum Hem de çok seviliyordum Acılaşmış bal’a döndüm!  Bensiz gecede üşürken </description>
<link>https://www.antoloji.com/kule-dondum-2-siiri/</link>
<guid>1065440</guid>
<pubDate>2008-11-19T02:41:00+03:00</pubDate>
<author>Cumali Cumalioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Bilmez De Var!</title>
<description>Bakmasını, görmesini Gönüllere girmesini Kalplerden aşk dermesini Bilir de var, bilmez de var!  Sen çiçeğe, bala düşkün </description>
<link>https://www.antoloji.com/bilmez-de-var-siiri/</link>
<guid>1058527</guid>
<pubDate>2008-11-07T04:40:00+03:00</pubDate>
<author>Cumali Cumalioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Yanılma</title>
<description>YANILMA  Melek yüzlü şeytanları Aşka hile katanları Tanıdıkça insanları Kıymetimi bileceksin! </description>
<link>https://www.antoloji.com/yanilma-7-siiri/</link>
<guid>1053180</guid>
<pubDate>2008-10-30T02:55:00+03:00</pubDate>
<author>Cumali Cumalioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Ay İhanete Uğradı</title>
<description>1-güneş küskün  şiirler yağıyor üstüme gül yaprağı, kan kırmızı pembe şiirler.. dikeni kalbimde yara! </description>
<link>https://www.antoloji.com/ay-ihanete-ugradi-siiri/</link>
<guid>1047326</guid>
<pubDate>2008-10-22T01:41:00+03:00</pubDate>
<author>Cumali Cumalioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Ebru Öğretmen</title>
<description>-Bir arabesk şiir-  Sevmesini bilemedim Bil ki yüreğim kanıyor Gözyaşımı silemedim İnan canım çok yanıyor! </description>
<link>https://www.antoloji.com/ebru-ogretmen-siiri/</link>
<guid>1046149</guid>
<pubDate>2008-10-20T03:20:00+03:00</pubDate>
<author>Cumali Cumalioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Az Sabırda Çok Hayır Vardır!</title>
<description>Derler ki seferberlikten önceydi. Anadolu'da bir köyün yoksul delikanlısı, kendi gibi yoksul bir kızla evlenmiş. Evlenmiş evlenmesine de elde yok, avuçta yok. Ne yapsın yeni evli yoksul genç. Bir şekilde ekmek parası kazanmak gerek. Evleneli bir ay geçmiş, geçmemiş ekmek derdine düşmüşler. Yeni evli yoksul genç ekmek parası için vurmuş kendini yollara... Derelerden geçmiş, dağlar aşmış, bazen uyuyup kalmış, bazen şaşırıp kalmış, ağaçlardan yemiş, derelerden su içmiş, yârinden uzak gitmiş! Sonunda İstanbul'a varmış. Bir yahudi kuyumcunun yanına çırak olmak istemiş. Yahudi kuyumcu: - Oğlum bak ben çok kazanan biri değilim. Yavan yaş demezsen karnını doyururum. Yatacak yer veririm. Çalıştığın her yıl için de bir altın veririm. Kabul edersen buyur çalış. Delikanlı kabul etmiş sabırla çalışıp ilk yılını doldurmuş. Hakkını alma vakti geldiğinde kuyumcu delikanlıyı yanına çağırıp: - Aferin oğlum sabırla çalışıp bir yılı doldurdun ve bir altını hak ettin. - Şimdi sana bir önerim var. Bir altın mı istersin, bir öğüt mü istersin?  demiş. Yahudi kurnaz, delikanlı öğüt isterse bir yıl bedava çalışmış olacak ve altına kavuşmak için de belki bir yıl daha çalışacak. Bizim delikanlının ise bir yanda çok özlediği köyü ve çok sevdiği güzeller güzeli karısı yolunu gözlüyormuş. Ama bu soru delikanlının kafasın karıştırmış. Bu adam boşuna bu kadar zengin olmamış, vereceği iyi bir öğüt olmalı. O öğüdü alırsam belki ben de böyle zengin olurum demiş kendi kendine. Düşünmeye başlamış. Öğüt mü alsın, altın mı? Delikanlı hangisinde karar kılacağını bilememiş. Düşünmüş, düşünmüş, düşünmüş... Sonunda kararını vermiş. - Ustam sen bana öğüt ver demiş. Yahudi: </description>
<link>https://www.antoloji.com/az-sabirda-cok-hayir-vardir-siiri/</link>
<guid>1035461</guid>
<pubDate>2008-10-03T00:47:00+03:00</pubDate>
<author>Cumali Cumalioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Yasak Sevdam</title>
<description>sevdan akar geceme usulca, incecik, bir sır gibi, gizliden, içrek beklenmedik, kendiliğinden sevdan başım üstüne! ne sesin var, ne nefesin </description>
<link>https://www.antoloji.com/yasak-sevdam-8-siiri/</link>
<guid>1030040</guid>
<pubDate>2008-09-24T02:37:00+03:00</pubDate>
<author>Cumali Cumalioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Yasaksın Bana</title>
<description>ne diyebilirim ki sana;  coşkuna, sıcaklığına, hayallerine...  umutsuzum  ve seni yaşamaya söz vermişsem kendime </description>
<link>https://www.antoloji.com/yasaksin-bana-8-siiri/</link>
<guid>1019530</guid>
<pubDate>2008-09-08T20:44:00+03:00</pubDate>
<author>Cumali Cumalioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Veda Mı, Feda Mı?</title>
<description>Birini sevmek, yaşama olumlu bakmak, iyimser olmak; bütün karalara, karamsarlığa sırt çevirmek... Her şeyin iyi yanını görmek, iyimser olmak.... Ya da sahte bir mutluluğa kaptırmak kendini. Küçücük bir söz veya minicik bir umut ışığına güvenmek.... En sonunda herşeyin kocaman bir yalan olduğunu görmek insanı nasıl yaralar? İnsanı insan yapan insanın sevgi yanını nasıl öldürür? Hiç sevgi yanınız öldü mü sahteliklerde? Hiç insan yanınız öldü mü sevgisizliklerde?  İndirin maskelerinizi ey zavallılar! Siz aslında kendinizi kandırıyorsunuz. Siz kendinizi avuturken yalanlarınızla benim gibi insan yüreklilere güvensizlik hastalığı bulaştırmaktan başka bir zarar veremezsiniz. Acınacak olan sizin sahte yüzleriniz, sahte sözleriniz, sahte gülücükleriniz.... Maskeniz düştüğünde sevgisiz, saygısız, duygusuz insan ruhunu tüketen boş bir zombi olduğunuz çıkınca ortaya asıl acınacak olan siz kendiniz oluyorsunuz. Öyleyse bu sahte meleklik niye? Bir günün beyliği beyliktir diye mi? Unutmayın ama nasılsa bir gün maskeniz düşecek! Sizin zombiliğiniz ortaya çıkınca benim gibiler sadece dersini alır. Boş yüreklerde sevgi aramanın boş olduğu dersini alır. Bu belki biraz kekre, biraz buruk bir tat bıraksa da zombi olmaktan iyidir. Boş bedenler ardından gelmem artık bile bile... Zombilere güle güle... Seni seviyorum, ölüyorum, bitiyorum lafları ise sadece arabesk bir takıntıdan başka bir şey değildir. Kimisi de bunu sever. Ama içi sevgi ile doldurulmadığı sürece bu sözler o kadar yavan ve boştur ki, bazıları bu boşluğu bile fark edemezler. Sevgi sözcükleri direkt sevginin kendisini somutlayıp beyne kazıyamıyorsa, yüreğe nakşedemiyorsa aşkı boştur! Ama dedim ya bazıları soğuk sever! Her dile yakışmamalı sevgi sözcükleri. Biraz da kutsallık olmalı o sözcüklerde, biraz daha saygın kullanılmalı sevgi sözcükleri... Sakız gibi çiğnenmemeli her ağızda. Dile yakışmalı, ağza yakışmalı, saygın olmalı sevgi sözcükleri... Değerli olmalı ayaklar altına alınmamalı... Uluorta sarf ettiğin bu kutsal sözcüklere sahip çıkacak kadar yüreğin yoksa lütfen alma ağzına, YAZIK! Sevgin uğruna hiç bir fedayı göze alamıyorsan ağzına alma aşkı, YAZIK! </description>
<link>https://www.antoloji.com/veda-mi-feda-mi-siiri/</link>
<guid>1018155</guid>
<pubDate>2008-09-06T19:09:00+03:00</pubDate>
<author>Cumali Cumalioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Gittin</title>
<description>İki kişiyi sevdim anlatsam şaşarsınız Öyküyü okuyunca dilinizi yersiniz Bir yürekte iki aşk hiç olur mu dersiniz O da böyle düşünüp gitti göz göre göre...  İki kişiyi seven bir adamın öyküsü </description>
<link>https://www.antoloji.com/gittin-305-siiri/</link>
<guid>1018085</guid>
<pubDate>2008-09-06T17:22:00+03:00</pubDate>
<author>Cumali Cumalioğlu</author>
</item>
 </channel>
</rss>
