<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. &#199;&#246;ldeki Martı Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Olacakolanaağıt</title>
<description>Her pazartesi semt pazarı kuruluyor hemen aşağıdaki caddede. Ve bazı zamanlar kalabalıktan hoşlanmamama, yolumu uzatma pahasına, inadına tam ortasından yürürüm o pazarın. Bunun sebebini ben ve bilgim dahilindeki kişi dışında kimsenin bildiğini zannetmiyorum. Aynı zamanda ben, hayatımda daha önce hiç çarpışan arabaya binmemenin gururunu taşıyorum. İçim rahat bir şekilde gökyüzüne bakıp böbürlenerek diyebilirim ki 5 yaşındaki çocuk ben bütün şatafatına rağmen hemen yanıbaşındaki o oyuncağa binmeyi reddetti ve şimdi 19 yaşındaki yeni ben de aynı inat, kibir ve hüzünle zihninde sürekli çarpışan o arabalara binmeyi reddediyor. Bunun sebebini ise bilmiyorum. Açıkçası bunun sebebini Tanrının bildiğini de sanmıyorum. Bazı geceler rüyalarımda çarpışan arabalar görürüm, rengarenk parklar ve daha önce görmediğim insanlar. Uzaktan bakınca çok keyifli, neşeli bir düşe benziyor. Ama kafamı çevirip de çarpışan arabaları görünce içimde öyle bir korku vuku buluyor ki ateş gibi güneşin altında titremeye başlıyorum soğuktan. Bir süre peş peşe kendimi gördüm rüyamda. 6,7,8,9,10 yaşlarındaki 5 farklı beni. İnsanın zamanla özünü bulduğu söylenir. Bense her sene yavaş yavaş kaybediyorum. Rüyalarımda açıkça görülüyor bu, bir şeylerin kaybolduğu.. daha doğrusu çalındığı benden. Rüyamda 5 farklı ben ve yalnız 1 ses. Çocukken kendi kendini telkinler sürekli gevezelik ederdi beynim. Ben dünyanın sırtına saplanmış bir ur olduğumu düşünürdüm, şimdiyse dünya benim kafama saplamış bir tanesini.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/olacak-olana-agit-siiri/</link>
<guid>3718430</guid>
<pubDate>2025-07-28T01:42:00+03:00</pubDate>
<author>Çöldeki Martı</author>
</item>
 <item>
<title>627778444</title>
<description>bazen bir anlamı olmalı diyorum kendi kendime  zuko ile konuştum, anladı o hemen beni açıklamak mecburiyetinde bırakmadan ne kadar sevindiğimi anlatamam bir umut kırıntısı arıyordum </description>
<link>https://www.antoloji.com/627778444-siiri/</link>
<guid>3700357</guid>
<pubDate>2025-06-10T02:55:00+03:00</pubDate>
<author>Çöldeki Martı</author>
</item>
 <item>
<title>?????????????hata??</title>
<description>bir martı gördüm dün,kara bir tarantulanın pençesinde.evet,tam düzelmişken yol nöbetini tutuyorum bu gece ne olduğunu bilmediğim bir şeyin. zihnimin duvarlarına,arakhor'dan aldığım renkli magnetlerle anımsayabilmek için tutturuyorum her bir detayı.bu yoldan dönülmez.geri adım atmak için geçkaldınsen. burada hava aydınlık,atlantis'te akşam olmadı hâlâ.viyana'dan selamlıyorsun beni,biliyorum.ışık alfabemiz oldu ve konuştuk bir karanlığın içinde.365 feet. güneşi doğurabilen bir kadın tanıdım.hiçolmazlardayım.ama oluyor işte. huzuru buldum sanıyorum ki.kovalamayı bırakınca mutluluk benim peşimde.böyle mi diyordu hancı.hancı yok aslında.onu da ben uydurdum.ve bezedim kendimden parçalarla. hava çok güzel.hiçbir zaman olmadığı kadar. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hata-192-siiri/</link>
<guid>3677931</guid>
<pubDate>2025-04-12T03:29:00+03:00</pubDate>
<author>Çöldeki Martı</author>
</item>
 <item>
<title>On Dokuz</title>
<description> Hani yazmışsın ya arkasına bir fotoğrafın; "Bu cansız resmimi gördükçe beni hatırlarsınız inşallah" diye Eklemişsin biricikleri olduğunu da Ben unutamıyorum ki, her anımda sen varsın baba </description>
<link>https://www.antoloji.com/on-dokuz-12-siiri/</link>
<guid>3665475</guid>
<pubDate>2025-02-26T00:14:00+03:00</pubDate>
<author>Çöldeki Martı</author>
</item>
 <item>
<title>Nağme-i Hâmûş</title>
<description>gözlerimin içinden ruhuma baktın giderken  sen nasıl da mutluydun kim bilir  dünyayla aramdaki tek bağ iki arter bir venken  </description>
<link>https://www.antoloji.com/nagme-i-hamus-siiri/</link>
<guid>3665003</guid>
<pubDate>2025-02-25T00:50:00+03:00</pubDate>
<author>Çöldeki Martı</author>
</item>
 <item>
<title>02.02</title>
<description>seni çok özledim. şimdi bir sarılmaya bütün ömrümü feda edebilirim. verecek başka bir şeyim yok zaten. oralara martılar uğramaz, bilirim. elma ağacının tepesindeyim yine. yine aynı kadın, aynı hava, aynı gök. gözümden dökülen yaşlar daha o zamandan değersiz. enkazın üzerine yapılan yeni binalar gibi kendi yıkıntımın üzerine bir mutluluk inşa edemiyorum. dilek'te, elimdeki küple, seni bekliyorum. martı'nı hiç mi özlemedin sen?  </description>
<link>https://www.antoloji.com/02-02-3-siiri/</link>
<guid>3656303</guid>
<pubDate>2025-02-02T02:02:00+03:00</pubDate>
<author>Çöldeki Martı</author>
</item>
 <item>
<title>Gardiyan</title>
<description>Dünya okyanus oldu ince bir dal üstünden Düşünmeden derini yaşamaya ugraştım. boşadır belki de fark etmeden çalınıyorum kendimden tılsımını yitirmiş yaşamak zor geliyor dalındaki üzümleri toplamak </description>
<link>https://www.antoloji.com/gardiyan-98-siiri/</link>
<guid>3646878</guid>
<pubDate>2025-01-05T02:14:00+03:00</pubDate>
<author>Çöldeki Martı</author>
</item>
 <item>
<title>Belki</title>
<description>gökyüzünde kaybolan yıldızlardan, içimdeki boşluktan başka bir şey kalmıyor. bedenim bir deniz gibi dalgalanırken sözlerim birer balık gibi kayıp gidiyor, belki de hiç var olmadılar, belki de bu sessizliği kendi kendime çığlık atarak yarattım. </description>
<link>https://www.antoloji.com/belki-774-siiri/</link>
<guid>3644830</guid>
<pubDate>2024-12-30T01:57:00+03:00</pubDate>
<author>Çöldeki Martı</author>
</item>
 <item>
<title>Orhan Veli'nin İçine Düştüğü Çukur</title>
<description>nihilistik sanrılarım, hilkat garibelerim ve ben arşınlıyoruz geceyi periferinde dolaşarak bir çukurun dindi rüzgarım, tuz bastım yarama sen denizleri aşmışken ben adım dahi atamıyorum sürünmem gerekecek belki de </description>
<link>https://www.antoloji.com/tilsimini-yitirmis-yasamak-siiri/</link>
<guid>3644412</guid>
<pubDate>2024-12-29T03:27:00+03:00</pubDate>
<author>Çöldeki Martı</author>
</item>
 <item>
<title>İki Denizin Birleştiği Yere Ulaşıncaya Dek</title>
<description>Musa'nın Rabb'ine sorduğu gibi soruyorum öyleyse onu nerede arayayım? fakat kayıp olan bulamaz ki Kay'ı bulan.. gecenin doğurduğu morluklar eşlik ediyor derinin altında can çekişiyor ruhum </description>
<link>https://www.antoloji.com/iki-denizin-birlestigi-yere-ulasincaya-dek-siiri/</link>
<guid>3643135</guid>
<pubDate>2024-12-25T01:25:00+03:00</pubDate>
<author>Çöldeki Martı</author>
</item>
 <item>
<title>Yok</title>
<description>Dünyanın sırtına saplanmış bir urum ben 18 senedir dönüyorum Titrek ellerimle ikiye bölüyorum her şeyi Gelmişi ve geçmişi Esrikçe düşüncelerle savaştan mağlup beynim Bu kaybedişin hatrına susuyorum </description>
<link>https://www.antoloji.com/yok-602-siiri/</link>
<guid>3637234</guid>
<pubDate>2024-12-03T01:22:00+03:00</pubDate>
<author>Çöldeki Martı</author>
</item>
 <item>
<title>Sen de bil</title>
<description>az sonra  öfkeli bir canavarın ıslak dudakları arasında yoğrulma deneyimi al beni de yanına ne olur yaptığın tek şey parelenmiş yüreğime bir gazlı bez içime doğuyor </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-de-bil-4-siiri/</link>
<guid>3619475</guid>
<pubDate>2024-09-28T01:17:00+03:00</pubDate>
<author>Çöldeki Martı</author>
</item>
 <item>
<title>Aynısefalar Soldu</title>
<description>aynısefaları kokladığım özenle yaşamalıydım oysa ben dağınık yaşamların önemsiz teferruatlarını dikkate almadım beni büyüten bu vakur öfke başka hiçbir şeyden medet ummadım. kan kırmızısı gözlerle karşıladım güneşi </description>
<link>https://www.antoloji.com/aynisefalar-soldu-siiri/</link>
<guid>3619473</guid>
<pubDate>2024-09-28T01:11:00+03:00</pubDate>
<author>Çöldeki Martı</author>
</item>
 <item>
<title>.,.</title>
<description>baba.  sihir yapma bana. gördüğüm en gerçekçi illüzyon oldu gidişin. gözaltlarımda açan mor çiçeklerden sonra gözyaşımın acı sularıyla yeşerttiğim mor mor çiçekler sen gittiğin için </description>
<link>https://www.antoloji.com/v-3-siiri/</link>
<guid>3604812</guid>
<pubDate>2024-08-07T23:40:00+03:00</pubDate>
<author>Çöldeki Martı</author>
</item>
 <item>
<title>6,6,24</title>
<description>son 2 gün ve babamın ölüm yıldönümü bugün. gelemiyorum epeydir ziyaretine, üzgünüm, her zamanki gibi. her zamanki gibi kafamın içinde bir çift kanat sesi, </description>
<link>https://www.antoloji.com/6-6-24-siiri/</link>
<guid>3587760</guid>
<pubDate>2024-06-06T19:53:00+03:00</pubDate>
<author>Çöldeki Martı</author>
</item>
 <item>
<title>Acının Zekatı</title>
<description>  ben hiç çocuk olmadım ama olsaydım eğer, uçurtmalarım ağaçlara takılırdı 23 nisanlarda unuturdum şiirlerimi </description>
<link>https://www.antoloji.com/acinin-zekati-olur-mu-siiri/</link>
<guid>3580869</guid>
<pubDate>2024-05-13T21:05:00+03:00</pubDate>
<author>Çöldeki Martı</author>
</item>
 <item>
<title>Karışık,</title>
<description>bir müzik kadar içime işleyemediniz hiçbiriniz, hiçbir şeyi bir film kadar unutturamadınız zamanı güzel bir kitap kadar silemediniz geçmişimin pasını ve hiçbiriniz unutturamadı </description>
<link>https://www.antoloji.com/abesle-istigal-10-siiri/</link>
<guid>3579806</guid>
<pubDate>2024-05-10T00:04:00+03:00</pubDate>
<author>Çöldeki Martı</author>
</item>
 <item>
<title>Soluk Ömürlerin Silik Lahzaları</title>
<description>tutunacak dalların kırılmışsa bir bir düştüğünü hissediyorsan hiç uçmamana rağmen aldığın soluk soluklaştırıyorsa ömrünü batıyorsa ciğerine, gönlüne, en derinine bir şeyin hasretiyle mi tutuşuyorsun yoksa sen de?  </description>
<link>https://www.antoloji.com/soluk-omurlerin-silik-lahzalari-siiri/</link>
<guid>3557670</guid>
<pubDate>2024-02-26T21:07:00+03:00</pubDate>
<author>Çöldeki Martı</author>
</item>
 </channel>
</rss>
