<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Cihad Keskin Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Hazımsızlık</title>
<description>çok arabesk kaçışlara gebe akşamlardayız yine birkaç akşamdır, sessizce. ki yangın yerine dönmüş ortalık, ses seda olmayan coğrafyadayız. her şeye çığlık çığlığa ama yine de çıkmıyor boğazımızdan, düğümlenen sözcükler. kursağımızda kaldı yine kursağımızdan geçenler. hiçbir zaman ölmeyeceğiz ve her gün yeniden doğacağız bu gidişle.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/hazimsizlik-siiri/</link>
<guid>3643797</guid>
<pubDate>2024-12-27T09:00:00+03:00</pubDate>
<author>Cihad Keskin</author>
</item>
 <item>
<title>Tenzih</title>
<description>tenzih ederim tüm çiçekleri. kaktüs kurutur bu sessizlik. vapurların iniltisiyle sakinleşen bir bulut grubu irili ufaklı. dilde olan dilde kalırdı da dile gelmek vakit gerektirirdi muhakkak. kesif bir koku var sokaklarında, o kadar acımasız değildi insanlar. ne kadar acımasız olmalıydı ki zaten bir insan, en fazla ne kadar? </description>
<link>https://www.antoloji.com/tenzih-siiri/</link>
<guid>3643798</guid>
<pubDate>2024-12-27T09:00:00+03:00</pubDate>
<author>Cihad Keskin</author>
</item>
 <item>
<title>Benzemeyen Aynılar</title>
<description>- i -  ölüyorum. henüz fark etmiyorum bunu. henüz bilmediğim bir isim, duymadığım bir yüz bu ama, ben göz göre göre ölüyorum. gün doğuyor, ben ölüyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/benzemeyen-aynilar-siiri/</link>
<guid>3439325</guid>
<pubDate>2023-01-30T16:17:00+03:00</pubDate>
<author>Cihad Keskin</author>
</item>
 <item>
<title>Eski</title>
<description>bir yalancı yağmur, bir sözsüz şarkı yine benzer mevsimlerde. hayatı boyunca eli çivi tutmamış bir tamirciye benzer bir tat yine yaşantılarda. her zaman söylediğimiz gibi, hiçbir şey pek değişmiyor dünyalarda. muhakkak bir kapı var açılmasını beklediğimiz. çünkü bir diğerinin daha önce kapanmış olması, bunu bekleme sebebimiz. toplandık bir gece ve bir düzlük umuyoruz ufaktan. </description>
<link>https://www.antoloji.com/eski-58-siiri/</link>
<guid>3439323</guid>
<pubDate>2023-01-30T16:14:00+03:00</pubDate>
<author>Cihad Keskin</author>
</item>
 <item>
<title>Soğuk Şiir</title>
<description>-i-  bence ihanet, hain domdom'un inek şaban'a yaptığı haylazlıklarda kalmalıydı. sezar'ın hakkı sezar'a ama brütüs de az köstebek değildi. sonra bunun normalleşmesi çok üzdü mesela bizi. her ihanetin sevgiyle başlaması diye bir şey yoktur örneğin. </description>
<link>https://www.antoloji.com/soguk-siir-5-siiri/</link>
<guid>3439322</guid>
<pubDate>2023-01-30T16:12:00+03:00</pubDate>
<author>Cihad Keskin</author>
</item>
 <item>
<title>En Güzel Şeyler</title>
<description>yine o aynı hava var dışarıda, yine o aynı mevsim ve yine kağıdımla kalemim. tüm bu gürültü yine kimyamızı bozacak, yine o aynı telaş ve yine evet benim. zehir gibi tütüyor yine nefesler sokaklarda, yine o aynı bakış ve yine hoşgeldim. dans ediyorduk eskiden kelimelerle bazı geceler, çoğu zaman. çok zaman sanki biz biliyoruz da mı oynuyoruz yani bu zıkkımı? bilmeden de oynanıyor işte. </description>
<link>https://www.antoloji.com/en-guzel-seyler-siiri/</link>
<guid>3422606</guid>
<pubDate>2022-12-09T09:40:00+03:00</pubDate>
<author>Cihad Keskin</author>
</item>
 <item>
<title>Üzerinize Afiyet Altınıza Beşbuçuk</title>
<description>bir zaman gazoz kapağıyla hayalcilik oynardık bir zaman. çocukluğunu çocukça yaşayan en şen çocuklardık. ne ara büyüdük, ne ara böyle dertlerimiz oldu bizim? yaşımız gözümüzden damlardı önceleri, şimdi ömrümüzden gider olmuş. hangi birini sayacaktık yemediğimiz o tatlı uzun şekerlerin? </description>
<link>https://www.antoloji.com/uzerinize-afiyet-altiniza-besbucuk-siiri/</link>
<guid>3030521</guid>
<pubDate>2019-08-25T11:59:00+03:00</pubDate>
<author>Cihad Keskin</author>
</item>
 <item>
<title>Kırkta Biri</title>
<description>sessizliğin başka adı bu tüm harflerle paylaştıklarım. dinledim : “gecenin karanlığına ışık açılmaz, gece karanlık olduğu için gecedir. eğer aydınlığa ihtiyacınız varsa, üzgünüm, güneşi beklemelisiniz. ıslanmak için yağmur şarttır sokakta gezerken. ve soğuk havaya küfredemezsiniz ince giyinmişken. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kirkta-biri-2-siiri/</link>
<guid>3030522</guid>
<pubDate>2019-08-25T11:59:00+03:00</pubDate>
<author>Cihad Keskin</author>
</item>
 <item>
<title>Yeni Zaman Belgesi</title>
<description>bir gece uyuyordu adam. kadın da. çoluk çocuk uyuyorlardı. dedeler ve nineler de uyuyorlardı. kuşlar, kutup ayıları, penguenler ve gözle görülemeyen tüm canlılar. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yeni-zaman-belgesi-siiri/</link>
<guid>3030519</guid>
<pubDate>2019-08-25T11:58:00+03:00</pubDate>
<author>Cihad Keskin</author>
</item>
 <item>
<title>Yetersiz Hüzün Seviyesi</title>
<description>hiçbir yerde yok yeterince hüzün. ne yana koşsam o yanda yok yeterince yüzün. güldüğünde gözlerimiz bayram sabahına uyanırdı, ağladığında coğrafi mezarlara. aşktan dem vuracak kadar yaşlanmadım henüz ve sevdiğim tüm kadınlar, erkekler, çocuklar mutlaka gidecekler. elimi açsam çığlıklara ya da nefes alsam çok kor bir derinden, yine de gidecekler, gitmeleri gereken yere. ne aradığını bilmeyen maksatsız göçebenin çöl hatıraları. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yetersiz-huzun-seviyesi-siiri/</link>
<guid>3030520</guid>
<pubDate>2019-08-25T11:58:00+03:00</pubDate>
<author>Cihad Keskin</author>
</item>
 <item>
<title>Sustuklarımız Dinleniyor, Sessiz Olun</title>
<description>gizleyin ellerinizi, ki görmeyelim işaret ettiklerinizi. nasıl bir mezbeleden sağ çıktınız, hangi çelişkilerde büküldü boynunuz, kimleri daha az sevdiniz? şimdi, gizleyin gözlerinizi, ki bilmeyelim söylemek istediklerinizi. her çaba mı boşa çıkar gündelik sırlarda ya da ne bileyim ne zamana açıklanır çabamızın sonucu. yani kim sorumlu bundan, postayla eve mi gönderecekler yoksa bir yere gidip öğrenmemiz mi gerekiyor? ama siz, gizleyin gövdenizi, ki görmeyelim kime dönük olduğunuzu. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sustuklarimiz-dinleniyor-sessiz-olun-siiri/</link>
<guid>3030516</guid>
<pubDate>2019-08-25T11:57:00+03:00</pubDate>
<author>Cihad Keskin</author>
</item>
 <item>
<title>Ben Sana Ses Olayım, Sen Bana Cümle</title>
<description>kapalı değil hiçbir yer, oldukça açık aslında. gözlerindeki perdeyi mi kaldırsam, kulağına senfoni mi fısıldasam, hangisi daha çok öldürür çocukluğunu? duymadığın ne kaldı ki duymadıkların dışında? duyduğun her şeyi duydun bu vakte kadar, ki söylenmeyen binlercesi bile var senin duyduğun. yaşının bir önemi yok, çocuklar da ölebiliyor. oldukça saydam çektiğimiz ağrılar. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ben-sana-ses-olayim-sen-bana-cumle-siiri/</link>
<guid>3030517</guid>
<pubDate>2019-08-25T11:57:00+03:00</pubDate>
<author>Cihad Keskin</author>
</item>
 <item>
<title>Bilmediklerimiz Yok Değil</title>
<description>bugünlerde yine öncekilerle benzeş bir karanlık, bugünlerde yine öncekilere hiç benzemeyen bir saydamlık, bugünlerde yine bir yolculuk görünüyor, benim limanımdan bir başka limana. yine bir yolcuyu yolunda görmek düşüyor hisseme, ki yolcunun yolunda gerektiği tarafıma çok evvelce söylenmişti. hangi günahın cezası olduğunu bilsem, hazırdaki tüm tövbe haklarımı ona kullanacağım şekilsiz bir karşılık. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bilmediklerimiz-yok-degil-siiri/</link>
<guid>3030518</guid>
<pubDate>2019-08-25T11:57:00+03:00</pubDate>
<author>Cihad Keskin</author>
</item>
 <item>
<title>Huzurun Daniskası</title>
<description>daha kaç defa sussam anlarsın acaba sözlemek istediklerimi? "biraz daha çay"  dedi. "yok"  dedim. istemiyorum anlamında. he ya ben de biriktirdim o misketlerden, </description>
<link>https://www.antoloji.com/huzurun-daniskasi-siiri/</link>
<guid>3030513</guid>
<pubDate>2019-08-25T11:56:00+03:00</pubDate>
<author>Cihad Keskin</author>
</item>
 <item>
<title>Mesela</title>
<description>bir bir düşünmeli aslında birçok şeyi. aklındaki soru işaretlerini gidermeli elbette insanın düşündükleri. sessiz harf, neden sessizleşmiş, kime kırılmış, kim incitmiş? oysa ne söylüyorsak sessiz harflerin sesi oluyor; bizi ne diye vekil tayin etmiş? </description>
<link>https://www.antoloji.com/mesela-158-siiri/</link>
<guid>3030514</guid>
<pubDate>2019-08-25T11:56:00+03:00</pubDate>
<author>Cihad Keskin</author>
</item>
 <item>
<title>Karanlık ve Sessizlik Üzerine</title>
<description>sınırsız, biçimsiz, yasaksız bir hisleşme. karşılık beklemeyen bir sözleşme. tek taraflı fesih ilanı, her gün, her yerde. bugün kim ölmüş, yarına kim sağ çıkacakmış? hiçbir emaresi kalmamış artık sevilme lüksünün. </description>
<link>https://www.antoloji.com/karanlik-ve-sessizlik-uzerine-siiri/</link>
<guid>3030515</guid>
<pubDate>2019-08-25T11:56:00+03:00</pubDate>
<author>Cihad Keskin</author>
</item>
 <item>
<title>Gelirgeçerlilik</title>
<description>elleri, zincirlenmiş bir kalabalığa bakıyordu. elleri zincirlenmiş, bir kalabalığa bakıyordu. elleri zincirlenmiş bir, kalabalığa bakıyordu. elleri zincirlenmiş bir kalabalığa, bakıyordu. sonra aklını aldı ellerinin arasına, tam olarak avuçlarına yani. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gelirgecerlilik-siiri/</link>
<guid>3030511</guid>
<pubDate>2019-08-25T11:55:00+03:00</pubDate>
<author>Cihad Keskin</author>
</item>
 <item>
<title>Orada Olmayan Trenin Orada Olmayan Yolcusu</title>
<description>bir şeyler görüyorum, bir şeyler oluyor derinlerde. ve sanki bir tren geçiyor olmayan bir duraktan. duranlar, bekleyenler, el sallayanlar, -ki o el neden sallanır Allah'ım- gözü yaşlı ve aslında hiç olmamış yolcular. olmayan bir de ağaç var </description>
<link>https://www.antoloji.com/orada-olmayan-trenin-orada-olmayan-yolcusu-siiri/</link>
<guid>3030512</guid>
<pubDate>2019-08-25T11:55:00+03:00</pubDate>
<author>Cihad Keskin</author>
</item>
 <item>
<title>Buzul Çağının Çöllü Alimi</title>
<description>yabancı buralar bana. ben buralara yabancıyım ya da. o ki, bir uyuşmazlık var burayla aramızda. ne o beni anlayacak gibi, ne de ben onu aslında. niyet halis olunca maksat hasıl olur kabilinden, ne bir nedenim var ne bir isteğim sıcak masallara. alkollü içeceklerin bir defa daha terk ettiği kabuklu yemişler de çok yalnız bu gece mesela. </description>
<link>https://www.antoloji.com/buzul-caginin-collu-alimi-siiri/</link>
<guid>3030508</guid>
<pubDate>2019-08-25T11:54:00+03:00</pubDate>
<author>Cihad Keskin</author>
</item>
 <item>
<title>Süreli Karanlık</title>
<description>bazı günler onbeş dakika sürüyor. bazı geceler daha kısa. en uzun gün dedikleri örneğin, en fazla onbeş dakika. ayın ışığı onbeş dakika sızabiliyor karanlığa. ki karanlık onbeş dakikadan daha fazla. kimisi var, “su gibi geçiyor”  diyor ve sahi, su nasıl geçiyor? </description>
<link>https://www.antoloji.com/sureli-karanlik-siiri/</link>
<guid>3030509</guid>
<pubDate>2019-08-25T11:54:00+03:00</pubDate>
<author>Cihad Keskin</author>
</item>
 </channel>
</rss>
