<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Cevat &#199;eştepe Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Kayıplar</title>
<description>Havada, tüylerini güne kaptıran hırçın gece kuşlarının son kanat sesleri, gecede, uzak denizlerin ıssızlığından kaçıp sahipsiz dalgalara düşen ışıklar… Karaya vurmuş sahillerin deniz görmemiş yavan ekmek arası çocuklarını, aysız ve karanlık gecelerde yakamoz toplamaya gönderir ışık karartıcılar… Ki o çocuklar artık, kuramadıkları hayaller ve göremedikleri düşler içinde, gökyüzü atlasında kendine yer bulamamış bir garip yıldız kümesi… </description>
<link>https://www.antoloji.com/kayiplar-10-siiri/</link>
<guid>3853856</guid>
<pubDate>2026-07-13T22:47:00+03:00</pubDate>
<author>Cevat Çeştepe</author>
</item>
 <item>
<title>Onikiye çeyrek kala</title>
<description>ONİKİYE ÇEYREK KALA . Üç çeyrek gece ne zaman ve nasıl geçti, hiç bilmiyorum ama gecenin son çeyreği anadan doğma, önümde duruyor hala… Öyle fırtına kopmuş, öyle şimşek ve gök gürültülü gökyüzü şişeden boşanır gibi yağan anason kokulu bir yağmur altında </description>
<link>https://www.antoloji.com/onikiye-ceyrek-kala-siiri/</link>
<guid>3851181</guid>
<pubDate>2026-07-06T22:11:00+03:00</pubDate>
<author>Cevat Çeştepe</author>
</item>
 <item>
<title>Uçurumlar</title>
<description>--Cennetin uçurumları . Gözlerini gözlerime bırakıp, öyle bir kalkışın var ki masadan yüreğimin her köşesine gidip-geliyorsun, arkana bakmadan… Oysa gece boyu bütün demlerini, sevişir gibi yudumladığımız tadı güneşten de sıcak sabah çayının, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ucurumlar-30-siiri/</link>
<guid>3848559</guid>
<pubDate>2026-06-30T11:23:00+03:00</pubDate>
<author>Cevat Çeştepe</author>
</item>
 <item>
<title>Gün batımı beklemeleri</title>
<description>--iskelede 'Dalgalar sahile vurduğunda' . /Güzellikleri öylece beklemek, tespih taneleri gibi sıralayıp dilek ipine… Sakin denizlere doğru bırakıp gözlerini, göç yolları türkülerinde turnaları dinleyerek Ya da bir balıkçı teknesinin, sahile vuran dalgalardaki motor sesine ‘rasgele’ diyerek Belki biraz sarhoş ve hayalperest ve belki biraz gülümseyerek… </description>
<link>https://www.antoloji.com/gun-batimi-beklemeleri-siiri/</link>
<guid>3846287</guid>
<pubDate>2026-06-24T10:31:00+03:00</pubDate>
<author>Cevat Çeştepe</author>
</item>
 <item>
<title>Bir daha okurken beni</title>
<description>BİR DAHA OKURKEN BENİ ‘Veda mektuplarından’ . ---Sonra gene okursun, bırak şimdi ellerimi, uğurla beni… . , Sorma ne olursun nereye gideceğimi, inan ben de bilmiyorum </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-daha-okurken-beni-siiri/</link>
<guid>3844107</guid>
<pubDate>2026-06-18T11:58:00+03:00</pubDate>
<author>Cevat Çeştepe</author>
</item>
 <item>
<title>Yaşamak Oyunu</title>
<description>BİR OYUNDUR YAŞAMAK . Bir patika gibi önce uzakları, sonra dağları aşıp düze varacaksın havada bahar kokusu olacak... Sen bu oyunda, kavuşmalar olacaksın... Gece bir tül gibi örtecek üstünü, düş içinde çırılçıplak yanacaksın </description>
<link>https://www.antoloji.com/yasamak-oyunu-siiri/</link>
<guid>3840330</guid>
<pubDate>2026-06-07T23:04:00+03:00</pubDate>
<author>Cevat Çeştepe</author>
</item>
 <item>
<title>Buharlaşırken</title>
<description>- bir doğum günü yazısı- ‘Turnaları, türküleri ve kayıkları seven adamın doğduğu günde’ . Beni, ilk yaz şafağında bozkır ortası bir köy evinin bacasına bir leylek getirip bırakmadı… Beni o köy evine getiren yolunu şaşırmış bir turnaydı… Ve o turna beni öyle bacaya filan da değil, günler-geceler boyu, gökten bir türkü gibi boşalan yağmurun oluşturduğu bahçedeki su birikintisinin ortasına, kâğıttan bir kayığın içinde bıraktı… -Belki bu sebepten çok severim turnaları ve türküleri ve bir de denizde kayıkları- . , </description>
<link>https://www.antoloji.com/buharlasirken-siiri/</link>
<guid>3837641</guid>
<pubDate>2026-06-01T18:00:00+03:00</pubDate>
<author>Cevat Çeştepe</author>
</item>
 <item>
<title>Yerüstü ve yeraltı manzaraları.</title>
<description>ya da kapalı kapılar ardında yaratılan tablolar…  --Yerüstünde, Çocuk annesinin elinden kurtulup oyuncakçı dükkanına doğru koştu… Anne seslendi.: Sakın tutturma gene, biliyorsun paramız yok… --Yeraltında, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yerustunden-ve-yeraltindan-manzaralari-siiri/</link>
<guid>3829999</guid>
<pubDate>2026-05-14T19:23:00+03:00</pubDate>
<author>Cevat Çeştepe</author>
</item>
 <item>
<title>Bir bahar rüyası.</title>
<description>Mevsim karakış, ‘havada kar sesi var’ diye mi camı kapatıp-örtecektin perdeni Yapraklar düşmeyi unutmuş takvimlerden canımın içi Bak ne güzel çiçek açmış bahçendeki ağaçların dalları Bahar geldi… , Sanki çaldığım sazın tellerinden, söylediğim türkülerin dillerinden çıkıp geldi </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-bahar-ruyasi-2-siiri/</link>
<guid>3828877</guid>
<pubDate>2026-05-12T10:02:00+03:00</pubDate>
<author>Cevat Çeştepe</author>
</item>
 <item>
<title>Süt kokulu nefeslerden</title>
<description>Anneler günü için  Bir pencerenin açılmasıyla, avuç içi kadar kan-revan bedenimizin acısız çığlıklarına karışarak, açılmamış gözlerimizin içine gerçek bir güneşin doğduğu ilk günden bu yana hep aynı ama farklı boyutlardaki bir odanın dört duvarı arasındayız… Bizi o odanın içine getirip bırakan, bugün bizi ister ulaşamayacağımız kadar yükseklerden izliyor olsun, isterse de ellerini öpmek için ilk çalacağımız kapının arkasında gülümseyerek beklesin, ne değişir ki… Hala süt kokuyor nefesimiz… . , </description>
<link>https://www.antoloji.com/sut-kokulu-nefeslerden-siiri/</link>
<guid>3827932</guid>
<pubDate>2026-05-09T16:45:00+03:00</pubDate>
<author>Cevat Çeştepe</author>
</item>
 <item>
<title>Duruma dip not.</title>
<description>‘Balta girmemiş kaktüs ormanında pusulası çalınıp, yolu şaşırtılan zavallı seyyahı dikensiz gül bahçesinde gül koklayıp, ab-ı hayat içerek mest olmuş gibi anlatmakla ne susuzluğu gider o seyyahın ne de düzelir yaşadığı manzaranın ‘yalansız’ alt yazısı… . Cevat Çeştepe Mayıs/2026 </description>
<link>https://www.antoloji.com/duruma-dip-not-siiri/</link>
<guid>3826090</guid>
<pubDate>2026-05-04T13:58:00+03:00</pubDate>
<author>Cevat Çeştepe</author>
</item>
 <item>
<title>Yollarda.</title>
<description>-Çocukluğa veda sonrası- . Gidilecek yol kalmaz ya da sen bulamazsan bil ki zaman durmuş., suyun ısınmış demektir… Sonuç ya kötü sürpriz ‘yürek enfarktı’dır., ya görünmez kaza., belki gerekçesiz intihardır… Ama “bir ihtimal daha var” ki ölmek dışında., o da ‘meşaleyi alıp eline güneşe yürümektir… . </description>
<link>https://www.antoloji.com/cocukluk-sonrasi-yola-cikana-siiri/</link>
<guid>3824813</guid>
<pubDate>2026-05-01T20:49:00+03:00</pubDate>
<author>Cevat Çeştepe</author>
</item>
 <item>
<title>Teslimiyet günlerinde.</title>
<description>İnsaniyet adına şimdi gecedir…  Güneş yeniden doğuncaya kadar teslimiyet hükümleri geçerlidir… . Oysa ne kadar güzeldik., vitrin süsü çiçek gibi., rengarenk afişlerinde masumiyet dünyasının... Duvar arkalarının sevişme sesleri karışırdı., gece kuşlarının ötüşlerine </description>
<link>https://www.antoloji.com/teslimiyet-gunlerinde-siiri/</link>
<guid>3820632</guid>
<pubDate>2026-04-21T18:16:00+03:00</pubDate>
<author>Cevat Çeştepe</author>
</item>
 <item>
<title>İş işten geçerken</title>
<description>Sanki kılçığı alınmış balıklar denizindeyiz., öylesine sessiz., öylesine kendimizden geçmişiz... Derken uzaklarda silahlar patlar., ucuna kurşun bağlı bir olta düşer denize., kendimize geliriz… . Cevat Çeştepe </description>
<link>https://www.antoloji.com/is-isten-gecerken-siiri/</link>
<guid>3818281</guid>
<pubDate>2026-04-17T12:23:00+03:00</pubDate>
<author>Cevat Çeştepe</author>
</item>
 <item>
<title>Kıvılcımlar yıldızlara kavuştuğunda</title>
<description> Yitirme umudunu sevdiğim, bir gün doğumunda mutlaka buluşuruz, gün kızıla dönerken ateş başında… . . , Geleceğinden umut kesilen ama yarınlarda mutlaka gelecek olan günlerden bir gün için, ben hala bekliyor olacağım her gün doğumunda, ateş başında… </description>
<link>https://www.antoloji.com/kivilcimlar-yildizlara-kavustugunda-siiri/</link>
<guid>3814923</guid>
<pubDate>2026-04-09T15:57:00+03:00</pubDate>
<author>Cevat Çeştepe</author>
</item>
 <item>
<title>Sanalistan</title>
<description>Atıp tutmaya gelince mangalda kül bırakmayan "YERYÜZÜ BABALARI" .., elbet bu virüsün de "vurdum mu oturturum" havasıyla insanları evlerine kapatarak o ülke senin , bu şehir benim gerine-gerine gezdiren havasını kaçıracak ve sıradan bir sokak dövüşçüsüne çevireceklerdir... O güne kadar kim öle., kim kala... Bu kimsenin umurunda olmayacak., o günden de sonra da ‘ölen ölür., kalan sağlar bizimdir’ denilerek kar-zarar hesapları yeniden açılacak ve aynı zihniyet ve kadrolarla yola devam edilecektir... Bu gelişen (!) dünyanın teknoloji başlıklı ., "insan odaklı" gibi gösterilen ama tamamen vahşi kapitalizmin adım-adım değil ., el ovuşturarak yol aldığı değişmeyen rotası gereğidir... Şimdi kendimizce en sıkı önlemleri alıp yapacak başka bir şey olmadığından  bu savaşın çaresiz sivilleri olarak sığınaklara kapandık ... Ama bu arada herhalde pek çoğumuz ., genelde küçümsenen., samimiyetsiz bulunan SANAL DÜNYANIN., üzerinde yaşam kolonileri kurulacak yeni dünyalardan çok daha anlamlı ve önemli ve çok daha GERÇEK BİR DÜNYA olduğunun da farkına varmış olduk... Yaşama bağlantımızı sağlayan ne varsa.., hep beraber ve her tarafından sımsıkı  tutup bırakmamak lazım.., sanal dünya da buna dahil.... </description>
<link>https://www.antoloji.com/sanalistan-siiri/</link>
<guid>3812409</guid>
<pubDate>2026-04-02T13:23:00+03:00</pubDate>
<author>Cevat Çeştepe</author>
</item>
 <item>
<title>Ah ulan 65 yaş üstü hallerim benim</title>
<description>AH ULAN 65 ÜSTÜ YAŞIM BENİM ... . Bugün Pazar ., gerçi benim açımdan günün adı ve tarihi pek önem taşımıyor ama gene de bugün Pazar... Sokağa bakan pencerenin önünde oturuyorum... Görebildiğim kadarıyla yaşam alanımın sınırlarını belirleyen ikametgahım dışındaki dünya belki dünlerden daha sessiz.... Derin bir iç çekiyorum... </description>
<link>https://www.antoloji.com/ah-ulan-65-yas-ustu-hallerim-benim-siiri/</link>
<guid>3807945</guid>
<pubDate>2026-03-22T14:37:00+03:00</pubDate>
<author>Cevat Çeştepe</author>
</item>
 <item>
<title>Dünya şairler-şiirler günü</title>
<description>DÜNYA ŞAİRLER/ŞİİRLER GÜNÜ ... . Yeryüzünde.., kişi başına düşen şair sayısının en yüksek olduğu ülkede yaşıyoruz...Neredeyse; ellerimizde taşıdığımız ve üzerinde “hepimiz şairiz” yazılı pankartımızı yatarken bile yastık altımızdan eksik etmeyecek kadar şiirle yatıyor, şiirle kalkıyoruz... ., Yeryüzünde.., </description>
<link>https://www.antoloji.com/dunya-sairler-siirler-gunu-siiri/</link>
<guid>3807706</guid>
<pubDate>2026-03-21T19:24:00+03:00</pubDate>
<author>Cevat Çeştepe</author>
</item>
 <item>
<title>Orman içi düş sarayı</title>
<description>Hikayeleri aydınlıklardan saklanan kavgalar., gün karanlığa döndükten sonra bir kuşkonmaz dalı üstüne konmuş gibi sallanarak yaşanmaya başlar… Gözlerden uzak., orman içi bir kulübede gibi… . . . Bazen en alt perdeden bir ağır yel eser., dalgalandırır sakin denizleri Uyanır içindeki cevapsız soruların., uyku tutmaz hesap verme sesleri… </description>
<link>https://www.antoloji.com/orman-ici-dus-sarayi-siiri/</link>
<guid>3806903</guid>
<pubDate>2026-03-19T11:33:00+03:00</pubDate>
<author>Cevat Çeştepe</author>
</item>
 <item>
<title>Horozlu marka- öykü</title>
<description>Bugün bir çocuk bahçesinin önünden geçti yolum… Çocukluğumuzun zincirleri paslı., tahtaları boyasız salıncaklarının., tahterevallilerinin yerini rengarenk boyalı benzeri oyun araçları almış ama hepsi bomboş… Ve o şen seslerin yerinde de alabildiğine suskunluk… Oysa içeride kızlı-erkekli onlarca çocuk var… Bazıları banklara oturmuş., bazıları da yemyeşil çimenlere uzanmış… Ama hepsi birbirinden habersiz., hepsi sessiz... </description>
<link>https://www.antoloji.com/horozlu-marka-oyku-siiri/</link>
<guid>3805580</guid>
<pubDate>2026-03-15T10:06:00+03:00</pubDate>
<author>Cevat Çeştepe</author>
</item>
 </channel>
</rss>
