<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Cem Sa&#231;an Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Kan ve Mutluluk</title>
<description>Mutluluk da kan gibidir. Görmeden önce muhakkak acır bir yeriniz... </description>
<link>https://www.antoloji.com/kan-ve-mutluluk-siiri/</link>
<guid>3692722</guid>
<pubDate>2025-05-21T21:28:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Saçan</author>
</item>
 <item>
<title>Anlam'ı Parçalamak</title>
<description>Herşeyin anlamını yitirdiğini düşündüren bir devirde, bu klişe söylemin aslında şiir için geçerli olmadığının sav’ıdır anlamı parçalamak. Derrida’nın logosantrik eleştirisinde olduğu gibi, anlamı merkezileştiren bir tutum, şiirin gerçek içselliğini ve karakterini bozmak olsa gerek.   Şiirin gösterdiği izdüşüm, bizi ister istemez bir anlam sorunsalına sokmaktadır. Alışılagelmiş anlam arayışı, birçok eserin yüzeyindeki kaymağı görmeye, muhteviyata dair herhangi bir meraka sürüklememektedir. Oysa şiirin kendi evreninde herşey görüldüğü kadar basit olmamalıdır. Aksine anlamın bilinçli parçalandığı birçok eser, kendi sözlüğünü yaratabilmiş şairlerin mutfaklarından çıkan lezzetli bir yapıya bürünür.  Şiir ve şair kendini ele vermek istemez. Çünkü poetik bilinç, anlamı inşa ederken parçalanmış anlamın paradoksunu da oluşturur. Bu da bir anlamda metafizikle birlikte, gündelik dilden sıyrılmakla mümkündür. İkili karşıtlıklar savından kurtularak her zaman üçüncü bir ihtimalin olabilmesi buradaki ütopik duruşu da sembolize eder. Şiir, ayakları yere basabilen bir meta olmaktan ziyade, yerçekimine karşı koyan bir duruşu sergilemelidir. “Anlam” kavramını bu noktada amaç olmaktan çıkarıp şiirin öz’ü ve dili ile iştigal olmak, şiirin de hakettiği yerde olmasını sağlayacaktır.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/anlam-i-parcalamak-siiri/</link>
<guid>3691960</guid>
<pubDate>2025-05-19T22:27:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Saçan</author>
</item>
 <item>
<title>Anne</title>
<description>İlkbahar çiçeklerinin kokusunu, günlerin güzelliğini duymaz, görmezsiniz anneniz yoksa. Dizleri kanar hep çocukluğunuzun. Saçlarınızda hep bir el boşluğu vardır, okşanacak. Hiçbir dizde huzurlu uyuyamazsınız. Yaşlanır içinizdeki çocuk, anneniz yoksa. Şımarmaz, susar... </description>
<link>https://www.antoloji.com/anne-1748-siiri/</link>
<guid>3688496</guid>
<pubDate>2025-05-11T09:11:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Saçan</author>
</item>
 <item>
<title>Mahkum</title>
<description>Göğüs kafesindeki kuşa uçmayı öğretemedi hiçbir şiir. Bu yüzden kendine hapissin, kendine mahkum.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/mahkum-297-siiri/</link>
<guid>3681305</guid>
<pubDate>2025-04-22T10:21:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Saçan</author>
</item>
 <item>
<title>Nilüfer</title>
<description>Duyuyor musun, içimden bir yangın sesleniyor, a ş k b u..... Yosunlarımıza sarılmış bir deniz, içimdeki kül gölünde beyaza hasret bir nilüfer.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/nilufer-69-siiri/</link>
<guid>3681172</guid>
<pubDate>2025-04-21T21:23:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Saçan</author>
</item>
 <item>
<title>Yakamoz</title>
<description>Susuz bahçelerde bir nilüfer imkansızlığı benimkisi.. Sesimde biriktirdiğim binbir susuş, gecenin en karanlığında </description>
<link>https://www.antoloji.com/yakamoz-162-siiri/</link>
<guid>3680994</guid>
<pubDate>2025-04-21T12:45:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Saçan</author>
</item>
 <item>
<title>Yokluğun</title>
<description>Acıyı Sol yanıma Nakış gibi işledi Yokluğun... </description>
<link>https://www.antoloji.com/yoklugun-476-siiri/</link>
<guid>3680363</guid>
<pubDate>2025-04-19T19:14:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Saçan</author>
</item>
 <item>
<title>İstanbul</title>
<description>Sen ürkek bir kadın gibi kokarsın, etinde şarap hüznünden kalmış sarhoş bir keder, güneşe temmuz diker gülüşün. Ey gülüşünden martı sızan İstanbulum... Karanlık dehlizlerin kör sarmaşığındaki Konstantinopol! </description>
<link>https://www.antoloji.com/istanbul-1998-siiri/</link>
<guid>3675636</guid>
<pubDate>2025-04-05T01:52:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Saçan</author>
</item>
 <item>
<title>Nocturnes</title>
<description>ışığını döküyor güneş, kavından. b i r l i m o n a ğ a c ı y l a d ü ş ü n ü y o r u m dört gündür uyumamış kederden gözlerinde şarapnel uykusu, şiiri iğdiş edilmiş kan gülüşü </description>
<link>https://www.antoloji.com/nocturnes-siiri/</link>
<guid>3675634</guid>
<pubDate>2025-04-05T01:51:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Saçan</author>
</item>
 <item>
<title>Hu..</title>
<description>Köz, dirhem, turunç gülüşü zambağın.. yatağında serili bir orman uğultusu. Şems yüzlüm, </description>
<link>https://www.antoloji.com/hu-63-siiri/</link>
<guid>3675635</guid>
<pubDate>2025-04-05T01:51:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Saçan</author>
</item>
 <item>
<title>Kafes</title>
<description>Tek sana koşarken yoruldu içimdeki cılız yılkı, Oysa yaralarıma bastığım iyot kokulu şiirler vardı ceplerimde. Senin düşlerin dilsiz İstanbul, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kafes-131-siiri/</link>
<guid>3672320</guid>
<pubDate>2025-03-22T12:53:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Saçan</author>
</item>
 <item>
<title>İçinden Çürüyen Hayat</title>
<description>Hüzün, yalnızlığın mevsimidir. İçinden çürüyen ağaçlar gibidir hayat, kimilerine.. Sesinde pas birikir, gözlerinde yağamayan bir yağmur, </description>
<link>https://www.antoloji.com/icinden-curuyen-hayat-siiri/</link>
<guid>3671647</guid>
<pubDate>2025-03-19T22:05:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Saçan</author>
</item>
 <item>
<title>Esrik Cinas</title>
<description>Deniz, seni özlemenin sıvı halidir. Bir şiir damlar üstüne, lekesi kalbinde kalır, sildikçe bulaşır bu sevda üstüne, kokunda esrik bir cinas kalır. </description>
<link>https://www.antoloji.com/esrik-cinas-siiri/</link>
<guid>3671330</guid>
<pubDate>2025-03-18T17:56:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Saçan</author>
</item>
 <item>
<title>Yas</title>
<description>Bir duvarın ardındasın. Gözlerinden dökülen yitik bir ilkbaharın külleri, sesinde suskunluktan beter bir avaz. Üzgün bir gökyüzüne </description>
<link>https://www.antoloji.com/yas-219-siiri/</link>
<guid>3661391</guid>
<pubDate>2025-02-15T22:07:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Saçan</author>
</item>
 <item>
<title>Naçar</title>
<description>Vuslatı değil miydi şiir, kalem ile kağıdın? Kelimeler denizinin en nadide ismi saydığım sen... Dağlarıma çığlarca gam bürüdün. </description>
<link>https://www.antoloji.com/nacar-44-siiri/</link>
<guid>3659896</guid>
<pubDate>2025-02-11T22:22:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Saçan</author>
</item>
 <item>
<title>İkiye Bir</title>
<description>Aşk, yaşanır mutlaka Işığın kehribar gibi yandığı bir mutfakta mesela *** Aşk ikiye bir mağlup olmaktır, Kanayan bir(i) ile.. *** </description>
<link>https://www.antoloji.com/ikiye-bir-2-siiri/</link>
<guid>3647657</guid>
<pubDate>2025-01-07T00:27:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Saçan</author>
</item>
 <item>
<title>Sahi Beni Kim Öldürdü</title>
<description>Soğuk bir mermerin üstündeyim şimdi, vücudum kaskatı kesilmiş. Oysa birkaç saat öncesini hatırlıyorum. Her sabah önünden geçip taze ekmek kokusunu aldığım fırının yanından yürüyordum, ağzımda ekşi bir kan tadı. Bedenimi yokluyordum elimle. Bulmalıydım o yarayı. Bütün bir acı,  bütün bir uyuşma, denizdeki dalga gibi topyekün üstümden geçiyordu. Bilemiyordum yaram nerede ama bulmalıydım. Bu yollar bu kadar tenha mıydı farketmemiştim daha önce. Ayaklarıma ilişiyor gözüm. Ayakkabının içinde can çekişiyorlar sanki. Toplamalıyım kafamı ve bulmalıyım. Ne çok soru üşüşüyor beynime karıncalar gibi. Cevapların hiçbiri ortalarda yok. Tenha sokak gibi aklım, sadece sorular yankılanıyor. Cevaplar ise bu şehirde yaşayan insanlar gibi uzak ve habersiz..  Gitgide şeffaf bir perde gibi çöküyor akşam. Işıklar aydınlatmıyor sanki, kör mü oluyorum yoksa. Işıktan uzaklaşıyor gözlerim ürpertici bir karanlığa doğru. O karanlığa yürüyen sanki onlarmış gibi geri geri gidiyor ayaklarım. Beyhude bir çabayla duruyorum ıssız sokağın ortasında. Hayır görüyorum karanlığı, şehrin karartısı bu. Hatta karanlığın içinde gölgeler görüyorum,  bir kediye, bir böceğe benzettiğim gölgeler. Gölgelerin sesi yok sadece. Kulaklarımda sessiz bir uğultu gibi akıyor hayat. Aklımın fısıltısını duyuyorum belli belirsiz. Tutunduğum bir duvarda mavi bir boya damlası. Boyacının umursamadan damlattığı, belki farkında olmadığı küçük bir nokta. O mavi damla bana denizi hatırlatıyor. Evet denize doğru yürümeliyim. Deniz çağırır kendine, karanlık da olsa. Bir annemin kokusunu, bir de denizin kokusunu unutmam asla. Duyabiliyorum çok uzak değil deniz. Adımlarım daha bir düzene girdi sanki, daha bir hızlandı bedenim. Karartılar sis gibi dağılıyor gecede, gece aydınlanıyor. Bir parçası uzaktan görünüyor denizin, şehrin perçeminden dökülür gibi. Duruyor ayaklarım, duruyor rüzgar, kararıyor birden herşey, şehir indiriyor perdelerini. Bir vapur sessizce yanaşıyor limana, dalgalardan bile gizlenir gibi. Bir poyraz ayazıymışcasına demirliyor aklıma bir soru ansızın. Karanlığa doğru düşüyorum, bilincimin yerinde derin bir boşluk. Soruyorum üşüyen ellerime: Sahi beni kim öldürdü?  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sahi-beni-kim-oldurdu-siiri/</link>
<guid>3642139</guid>
<pubDate>2024-12-21T23:50:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Saçan</author>
</item>
 <item>
<title>Söndür Işığı</title>
<description>Söndür ışığı! Yalnızlığım gözükecek.. Oysa bir nefes kadar yakınız ayrılığa. Dilimde çürümüş bir ağıt Sesimdeki hüzzam nefes, çarpıp dönüyor </description>
<link>https://www.antoloji.com/sondur-isigi-siiri/</link>
<guid>3640948</guid>
<pubDate>2024-12-17T13:49:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Saçan</author>
</item>
 <item>
<title>Tuz Baladı</title>
<description>Kelimelerin uykusudur sessizlik ya da noktanın demir atması aklın sularına. En çok sessizlikte tanırım ben yüzünü, bir de akşamın alacasında. Cam önlerinde kuşlar birikir sessizliğime.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/tuz-baladi-siiri/</link>
<guid>3607558</guid>
<pubDate>2024-08-16T20:34:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Saçan</author>
</item>
 <item>
<title>Yalınayak</title>
<description>Yeryüzünde yalınayak yürüyüşümdür sebep bu yaz dolu suların toprakla vuslatı. İçimden bir dilek tutarım, acır bileklerim avcuma dek. Suskunluğuna nice yaslar tutulur, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalinayak-31-siiri/</link>
<guid>3607176</guid>
<pubDate>2024-08-15T11:52:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Saçan</author>
</item>
 </channel>
</rss>
