<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Cem Hire Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Su Silopi'ydi</title>
<description>Silopi yüksek, Silopi köpüklü bir büyük deniz olmuştu.  Silopi'de geçenlerde iki balık kayboldu. Kafadar iki balık, havada oynaştığı  </description>
<link>https://www.antoloji.com/su-silopi-ydi-siiri/</link>
<guid>2895836</guid>
<pubDate>2018-10-04T15:57:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Hire</author>
</item>
 <item>
<title>Muavin Rıza'nın Aile Tutkusu</title>
<description>Otogarların yetiştirdiği en iyi muavinlerden biriydi. En iyi firmalarda çalışmış, kanıtlamıştı kendini.  Kardeşlerinin içinde en sevdiği ablasıydı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/muavin-riza-nin-aile-tutkusu-siiri/</link>
<guid>2895833</guid>
<pubDate>2018-10-04T15:55:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Hire</author>
</item>
 <item>
<title>Oda</title>
<description>İçe açılan kapının gölgesi bir S çizerek kırılıp düşüyor kapıya, anahtarınkiyse kapının tam altına.  Kapının altı, dışarıdan girmesi muhtemel kedilere karşı </description>
<link>https://www.antoloji.com/oda-52-siiri/</link>
<guid>2895834</guid>
<pubDate>2018-10-04T15:55:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Hire</author>
</item>
 <item>
<title>Kırık Bir Çivi Gibi</title>
<description>Parkın önünden geçerken her sabah onlar, durup o tuhaf heykelin altındaki adama bakıyorlar, işte hayat biraz da böyle der gibi.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kirik-bir-civi-gibi-siiri/</link>
<guid>2895832</guid>
<pubDate>2018-10-04T15:54:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Hire</author>
</item>
 <item>
<title>Dünür Alayı</title>
<description>Ne çok severdi beni dedelerim!  Yazları sırasıyla yanlarına giderdim: Bir Emirgan'a, İstanbul'a, bir Uşak'a sevinçle.  Kucaklarından düşürmezlerdi beni hiç, pamuk elleriyle tutarlar ellerimden, gezdirirlerdi: </description>
<link>https://www.antoloji.com/dunur-alayi-siiri/</link>
<guid>2895830</guid>
<pubDate>2018-10-04T15:53:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Hire</author>
</item>
 <item>
<title>Eski Ceket</title>
<description>yine sıkıntıyla oturuyordu buğulu camın ardında günlerdir yaptığı gibi.  Mavi çinko çaydanlıktan yükselen ıslıktı en belirgin ses </description>
<link>https://www.antoloji.com/eski-ceket-2-siiri/</link>
<guid>2895831</guid>
<pubDate>2018-10-04T15:53:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Hire</author>
</item>
 <item>
<title>Saraç Yılmaz</title>
<description>Saraç Yılmaz orfoz sever, kalkar sabah hale gider, çekse Kerim, ayıracak, çoğu zaman da bulamaz. Galon şarap yine çıkmış, fiyatı da uygunsa az, bulursa bir gıcır lüfer, değmeyin keyfine akşam.  Sallanan tahta masada mönü oldukça sağlam: </description>
<link>https://www.antoloji.com/sarac-yilmaz-siiri/</link>
<guid>279885</guid>
<pubDate>2005-07-10T21:34:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Hire</author>
</item>
 <item>
<title>Dedemle Dertleşme</title>
<description>	 Bir gece ölümünden az önce oturup dertleşmiktik dedemle serin bahçesinde. Dedem kızlarımı sormuştu bana. Sınırlıydı tecrübem, utanmıştım da biraz, anlatamamıştım pek fazla bir şey, anlamıştı o beni ama ve hikayesini nasıl da merakla dinlemek istediğimi, sonra usulca anlatmaya başlamıştı, yıl dokuzyüzyetmişüç mü ne:  “Tütün kırıp dizen kadınlardı sıcak altında saatlerce kalıp ovada, akşamları yarılan parmaklara </description>
<link>https://www.antoloji.com/dedemle-dertlesme-siiri/</link>
<guid>279496</guid>
<pubDate>2005-07-09T12:52:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Hire</author>
</item>
 <item>
<title>Yuki</title>
<description>Her sabah radyodaki neşeli adamın bilmecesiyle uyanırdık yanıtını artık adımız gibi bildiğimiz, haykırırdık: edi, edi, edi... Sonra ne değişti ki?  Köşedeki Kör Ali’den alıp çiğdemleri, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yuki-siiri/</link>
<guid>251396</guid>
<pubDate>2005-04-21T00:55:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Hire</author>
</item>
 <item>
<title>Haliç’te Çizgiler</title>
<description>Uzayıp giden kıvrılarak, sonra bir anda mezarlığın orada yiten göz alıcı sarı şerit yeni çizilmiş yola belli. Piyer Loti bu açıdan o vakit göremezdi.  Sağda boğaza has süslü erguvanlar </description>
<link>https://www.antoloji.com/halic-te-cizgiler-siiri/</link>
<guid>247036</guid>
<pubDate>2005-04-07T01:26:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Hire</author>
</item>
 <item>
<title>Çınaraltı-Reşitpaşa</title>
<description>'Reşitpaşa'dan Çınaraltı Kahvesi sakin bir yürüyüşle bir ömür sürer' derdi. 'Emirgan'ın çocukları yüzmeyi otuzbeş metreden öğrenirlerdi. Kilisenin kapısını taşlar, peşlerinde zangoçlar, yokuşaşağı </description>
<link>https://www.antoloji.com/cinaralti-resitpasa-siiri/</link>
<guid>246979</guid>
<pubDate>2005-04-06T20:23:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Hire</author>
</item>
 <item>
<title>Karanlıklar Korkar Oysa İnsandan</title>
<description>“Gece terketmiyor adamı diye endişelenen Eluard,  yahut, Neşeli ve pembe tek ışığın girmediği somurtkan ev sahibesi gece diyen Baudelaure, hiç düşündüler mi bilmem gecenin açığa çıkardığını tüm gizleri, işi bunu becermek olan bir dedektif gibi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/karanliklar-korkar-oysa-insandan-siiri/</link>
<guid>245431</guid>
<pubDate>2005-04-01T01:46:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Hire</author>
</item>
 <item>
<title>Topaç</title>
<description>Yalınayak gezinmeyi çok severdik de  basamazdık yanan asfaltına, Ramazan, bre Ramazaan gel de yoğurdunu ye! sesiyle çınlayan her öğle vakti mahallenin, oyunumuzun bozulmasına bozulurduk. Vaktinden evvel yerdik kayısılardan, </description>
<link>https://www.antoloji.com/topac-2-siiri/</link>
<guid>245428</guid>
<pubDate>2005-04-01T01:41:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Hire</author>
</item>
 <item>
<title>Tavuk Mahmut'un Kızı</title>
<description>Geldik bayram sabahı, yine mi kavga,  kim mi toplayacak balkondaki asmadan sarmalık yaprakları?  Dizlerinin üzerinde battaniyesi otururken televizyonunun karşısındaki </description>
<link>https://www.antoloji.com/tavuk-mahmut-un-kizi-siiri/</link>
<guid>245427</guid>
<pubDate>2005-04-01T01:39:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Hire</author>
</item>
 <item>
<title>Karataşlı Zalim</title>
<description>Baharın ilk zamanları, yağmur var yine biraz,  kaygısız geziyorum Kadıköy’de sokakları. Postaneyi dönüyorum, eski bir şarkı çalınıyor kulaklarıma: Kadınım, sevdiğim o koku yok artık bu evde, kadınım...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/karatasli-zalim-siiri/</link>
<guid>245420</guid>
<pubDate>2005-04-01T01:19:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Hire</author>
</item>
 <item>
<title>Çekirge</title>
<description>O kışa girerken o ayazda tüm portakallar kavrulmuştu sahildeki, yerlinin biri demeseydi farketmeyecektik.  İki yanı selvili o yoldan ilerlerken sahildeki, hep bir filmin içinden geçer gibi hissederdim kendimi, </description>
<link>https://www.antoloji.com/cekirge-3-siiri/</link>
<guid>245416</guid>
<pubDate>2005-04-01T01:14:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Hire</author>
</item>
 <item>
<title>Bergama'da O İlk Aşk</title>
<description>Eski sütûnlu caddeyi tırmanıyor  ağaçlıklı yoldan, tepede Asklepion’a varıyor, virankapısında Buraya Ölüm Giremez! yazan eskiden.  Belki de bu kapının eskiden olduğu yerde, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bergama-da-o-ilk-ask-siiri/</link>
<guid>245415</guid>
<pubDate>2005-04-01T01:10:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Hire</author>
</item>
 <item>
<title>Zeytin</title>
<description>Kasabaya girerken yükseklerde  bir eski kilise ilişiyor gözüme, şimdi bir bağ evi olmuş. Yanındaki birkaç kavağın altındaki çeşmeye gitmiştim birkaç gün sonra, Hacı İsmail hayratına. </description>
<link>https://www.antoloji.com/zeytin-4-siiri/</link>
<guid>245414</guid>
<pubDate>2005-04-01T01:04:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Hire</author>
</item>
 <item>
<title>Şarap İçin O Vakit</title>
<description>O büyük çınarın altında durdu  köye giden dolmuş, küçük çağlayanın yanında. Mangallarda deve sucuğu su başında, kadınlar semizotu topluyor aşağılarda.  Karşıdaki taş çukurlarda, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sarap-icin-o-vakit-siiri/</link>
<guid>245413</guid>
<pubDate>2005-04-01T00:59:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Hire</author>
</item>
 <item>
<title>Ege'de Bıraktığım Yerde</title>
<description>Koyda kırılmış kimselerin vurmuş yüzleri var her bir çakıl taşında, diye biliyorum Midillili Bercise Hanım’dan.  Sabah, belki vururum ben de diye korkumdan, hiç suya basmadan yürüyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ege-de-biraktigim-yerde-siiri/</link>
<guid>245410</guid>
<pubDate>2005-04-01T00:55:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Hire</author>
</item>
 </channel>
</rss>
