<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Cem Bektaş Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Yasemin</title>
<description>Herşeyden çok değil, Herşeye rağmen sevmektir asıl sevgi Zindanda, dar ağacında, Açlıkta ve yoklukta… Zalım bir kış ayazında, zemheride Pul pul dökülürken etin kemiğinden, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yasemin-92-siiri/</link>
<guid>3218128</guid>
<pubDate>2021-02-04T00:47:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Bektaş</author>
</item>
 <item>
<title>Gitme de Ne Yaparsan Yap</title>
<description>Uzun uzun şarkı söyleyeceğim, şöyle otur! Menekşelerle yazacağım adını çıkmaz sokaklara... Aslında memnun değilim ben de bu halimden Sabahın bu saatinde bu delilik de nedir? Kimseye söyleme ama bazen Bazen bir kuş, ellerimde ölür! </description>
<link>https://www.antoloji.com/gitme-de-ne-yaparsan-yap-siiri/</link>
<guid>3216475</guid>
<pubDate>2021-01-30T06:36:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Bektaş</author>
</item>
 <item>
<title>Belki Bir Gelmeyecek Güne</title>
<description>Ayışığı Herkes uyuyor ben ağlıyorum Ellerimle dokunabilirim yağmura Mazi de hiç mi gülmedim, gülmüşümdür elbet Plakta en acıklı şarkılar Ayışığı </description>
<link>https://www.antoloji.com/belki-bir-gelmeyecek-gune-siiri/</link>
<guid>3216467</guid>
<pubDate>2021-01-30T04:56:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Bektaş</author>
</item>
 <item>
<title>Sen Varsan</title>
<description>Sen neden her şeyimsin, düşünsene, Bir kere çok güzelsin sen, en güzelsin Hem bir çocuk verdin bana senin gibi güzel. Bir de seninle yaşıyorum ben, kanım, nefesim, Damarlarımda gezinen yaşam hücrelerimsin. Seninle olduğum için seviyorum  yaşamı, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-varsan-23-siiri/</link>
<guid>1206200</guid>
<pubDate>2009-06-25T10:49:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Bektaş</author>
</item>
 <item>
<title>Kardankadın</title>
<description>Ama şimdi, bak, gece oluyor. Senin sayabildiğin kadar yıldız var bugün gökyüzünde.   Şafağın saçlarına gökkuşağı dolanmış kurdela gibi, meltem rüzgarlarının kokusu tıpkı senin gibi.  Denizler aşk şarkıları fısıldıyor kara parçalarının kulağına, kehanetler pembe yazgılar üzerine kurulmuş bugün.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kardankadin-2-siiri/</link>
<guid>85936</guid>
<pubDate>2003-04-21T04:01:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Bektaş</author>
</item>
 <item>
<title>Boynumda</title>
<description>Boynumda taşıdığım gümüşten bir kolyenin, ışıldayan kapaklarının ardında kalmış resmin. Sen annemmişsin, çok üzülmüşsün, erken ölmüşsün. Ben, sen ölürken doğuyormuşum... Doğarken ağlamışım, sen beni görüp gülmüş sonra da ölmüşsün...  Yaşasan beni çok sevecekmişsin... Cebime para koyacakmışsın ben de pamuk şekerleri alacakmışım. Patikler örmüşsün, adımı düşünmüşsün, geceleri beni rüyanda görürmüşsün...  Melekler gibiymişsin... Seni çok kıskanırlarmış ya çok da nazar etmişler. Pembe kelebek desenli kadife bir palton varmış, onu giysen seni herkes bir tür mevsim sanırmış. Nisan ayında pencerenin kenarında oturup cama vuran yağmurların buğusuna parmaklarını sürer, belli belirsiz bir şeyler karalarmışsın. Seni bir tek kedin anlarmış, ben doğunca ben de anlayacakmışım. Doğmuşum, anlayamamışım...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/boynumda-siiri/</link>
<guid>85935</guid>
<pubDate>2003-04-21T03:40:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Bektaş</author>
</item>
 <item>
<title>Sesin İpek Gibidir</title>
<description>Ellerin bir küçüktür bir küçüktür ki sorma gitsin. Sana dokunsalar çok ağlarsın. Çok güzelsin ya başkalarının gözleri için.  Kış gelince çok üşürsün. Adını annen koymuş senin, baban da kabul etmiş. Saçın küçükken sarıymış, sonra siyahlaşmış.  Uçan uğurböceklerini seversin sen. Meyvelerden eriği, renklerden yeşili seversin. Çiçeklerden menekşeyi, günlerden perşembeyi seversin.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sesin-ipek-gibidir-siiri/</link>
<guid>82879</guid>
<pubDate>2003-03-30T18:22:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Bektaş</author>
</item>
 <item>
<title>Ağlayan Bulutlar Teoremi</title>
<description>Bu şubat akşamı böyle sıcak yağan Yeni bir yağmur çeşidi olmalı... Yoksa olmuş şey değil bu kadar zaman Hiç böyle sıcak yağmadı kış yağmurları.  Belki de hep inandığım bir şey var </description>
<link>https://www.antoloji.com/aglayan-bulutlar-teoremi-siiri/</link>
<guid>75882</guid>
<pubDate>2003-02-03T12:33:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Bektaş</author>
</item>
 <item>
<title>O Sabah</title>
<description>Güneşe benziyordun sen ışık olarak,  yıldıza benziyordun... O sabah uğurböceğiydin O sabah yaşamaktın.  Aramızda bir sınır vardı upuzundu... </description>
<link>https://www.antoloji.com/o-sabah-siiri/</link>
<guid>75881</guid>
<pubDate>2003-02-03T12:30:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Bektaş</author>
</item>
 <item>
<title>O Akşam</title>
<description>O akşam,  Sonu mutsuz bitmiş bir filmdik ikimiz. Ki Beyoğlu’ndaki nice sinemada vardır benzerimiz. Bize benzeyen tek filmler değildi ama... Örneğin şu eskimiş terlikler de bize benzerler. </description>
<link>https://www.antoloji.com/o-aksam-6-siiri/</link>
<guid>75880</guid>
<pubDate>2003-02-03T12:24:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Bektaş</author>
</item>
 <item>
<title>Yaz</title>
<description>Sarınca baharın belinden ince tül gibi rüzgar Dağların tepelerine sıcak yağmurlar yağar. Bilmem kaçıncı cemredir bir yaz muştusu Gelir iklimin kulağına güneş vaktini fısıldar.  Sonra renkleriyle büyüler taptaze çiçekler, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yaz-7-siiri/</link>
<guid>75874</guid>
<pubDate>2003-02-03T11:31:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Bektaş</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Saysam İki Saysam</title>
<description>Her şeyi anlatsam sana  gecelerimiz uzun olsa. Ne olur ki bir gün de güneş sözüm bitene kadar doğmasa. Çokça günahlarımı saysam sana tövbelerimi saysam, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-saysam-iki-saysam-siiri/</link>
<guid>72662</guid>
<pubDate>2003-01-10T23:07:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Bektaş</author>
</item>
 <item>
<title>Ulu Cahil</title>
<description>Anne bizi okuttun ama Kendin okumayı bilmezsin... Ve biliyorum ki bir gün yazmayı öğrensen ilk önce bir kalp şeklinin içine </description>
<link>https://www.antoloji.com/ulu-cahil-siiri/</link>
<guid>72661</guid>
<pubDate>2003-01-10T23:02:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Bektaş</author>
</item>
 <item>
<title>Veronika Her Yer Çiçek Kokuyor</title>
<description>Veronika her yer çiçek kokuyor... Sen seversin al bir tanesini bak Sanki sana nazlanıyor şu zambak Veronika her yer çiçek kokuyor.  Sen bir soru sormuştun bana </description>
<link>https://www.antoloji.com/veronika-her-yer-cicek-kokuyor-siiri/</link>
<guid>72171</guid>
<pubDate>2003-01-08T00:10:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Bektaş</author>
</item>
 <item>
<title>Başkent</title>
<description>Kaçarız bir cesaret versen,  Kaçarız örneğin Singapur’ a... Kıtalararası severim seni, o kadar derin. O kadar da derin ki yine benzer okyanusa...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/baskent-siiri/</link>
<guid>71929</guid>
<pubDate>2003-01-06T00:42:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Bektaş</author>
</item>
 <item>
<title>Sevinç</title>
<description>Sevinç derler tüm ideallerin özü,  Derler ki bir de sevilmekmiş çocukça Sevilmekmiş yaşamak denen giz. Her yer gül kokuyor, Her yer nergiz.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevinc-6-siiri/</link>
<guid>70936</guid>
<pubDate>2002-12-29T12:47:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Bektaş</author>
</item>
 <item>
<title>Bir resim gibi, Bir masal gibi...</title>
<description>Kendi ışığını güneş sanan bir yıldızböceğinin gündüz gözüyle gördüğü ilk ağaçta şirin kırmızı kirazlar olsun. Ayva, nar, elma da olsun biraz. Ama en çok kiraz olsun. Birazcık tatil olsun okullar. Birazcık beyazlaşsın dünya. Birazcık kar tanesi düşsün yere... Umutlarımız bir çiçek olup delsinler karla kaplı kişisel gökyüzlerini... Bir resim gibi olsun her şey... “Bir renk gibi hür, bir gökkuşağı gibi kardeşçe”.  İğne kadar bir balık mide rahatsızlığı yaşamadan yiyebilsin balina balığını. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-resim-gibi-bir-masal-gibi-siiri/</link>
<guid>69934</guid>
<pubDate>2002-12-21T03:57:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Bektaş</author>
</item>
 <item>
<title>Türk-Japon İşbirliği</title>
<description>İstanbul’ un nesi güzeldir?  Diye sordu bir Japon. Dedim ki ben de yabancıyım, Gel beraber bulalım. O dedi ki ben duydum, Meşhurmuş Eminönü. </description>
<link>https://www.antoloji.com/turk-japon-isbirligi-siiri/</link>
<guid>69165</guid>
<pubDate>2002-12-17T00:20:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Bektaş</author>
</item>
 <item>
<title>Merak</title>
<description>Çiçekler neye ağlar buralarda?  Ya sen bücür kurbağa, sen neye ağlarsın genelde? Her hüznü duymak istiyorum bu köyde yaşanan... Her acının elinden azıcık tutmak istiyorum.  Bizim oralarda çiçekler arılara ağlar, </description>
<link>https://www.antoloji.com/merak-8-siiri/</link>
<guid>69162</guid>
<pubDate>2002-12-17T00:17:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Bektaş</author>
</item>
 <item>
<title>Kelebek...</title>
<description>Say ki... Biz bir tek halıya tutunmuş iki püskülmüşüz... Ve bir gün gelmiş acımasız bir elektrikli süpürgenin midesinde gülmüşüz.  Say ki... Bir çay bardağının dibinde kalan ve yapışan iki çay tanesiymişiz... </description>
<link>https://www.antoloji.com/kelebek-14-siiri/</link>
<guid>68739</guid>
<pubDate>2002-12-14T01:39:00+03:00</pubDate>
<author>Cem Bektaş</author>
</item>
 </channel>
</rss>
