<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Celal Akpınar Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Kibirlenmede Tehlike</title>
<description>İnanmak, okun kalbe saplanmasıyladır.Aklımızın herhangi bir inancı onaması, inanmak için kâfi değildir. Bir  başka elin devreye girmesi ve sizi kendine ait kılması gerekir.Gidip görmeyi çok istediğiniz bir yeri düşünün ve cebinizde beş kuruş yok. Tüm gayretlerinizle bilet parasını bütün etseniz dahi, o yere gitmeniz size bağlı bir şey değildir.Bileti kesen, sizi bir vesaitin içine koyan, gideceğiniz yere sağ salim varmanızı sağlayan bir başka eldir. Evet, Allâh dilediğine inandırır!  Hal böyleyken, bileti kesilen ve gideceği yere varan kardeşlerimiz de, karşılaştıkları bahçenin güzelliğiyle mi ilgili bilemem, çok geçmeden bir kibir başlıyor. Bazılarında, bu güzel bahçeyi herkesle bir an evvel paylaşmak istediğinden oluyor bu. Bir takımlarında ise, bu bahçeden gayrı bir yer olmadığı, olmaması gerektiği duygusu, birdenbire totemist bir düşünceye dönüşüveri- yor. Peşi sıra, '' bahçenin sözcülüğü'', '' bahçenin sahipliği'' gibi, durumdan olmadık vazifeler çıkarmaya başlıyorlar. Öyle ki, sürekli olarak bir bahçede olduğunu savlayan bu insanlara baktığınızda, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kibirlenmede-tehlike-siiri/</link>
<guid>1576788</guid>
<pubDate>2011-06-25T11:19:00+03:00</pubDate>
<author>Celal Akpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Nizamı Ahlâk</title>
<description>Ahlak kelimesi bir kavram olarak; İnsanın genetiğinden gelen ve cemiyet içinde yaşanarak elde edilen realiteler ile Kurân-ı Kerim ve sünneti seniyede sınırları ve çerçevesi çizilen, insan ve toplumların iyiliğini ve mutluluğunu tesis eden kaidelerin hayata geçirilmesiyle kazanılan iyi ve güzel davranışları bütününün adıdır.Velakin toplumsal hayatın merkezinde ahlak kavramının var olduğunu söyleyebiliriz. Tarihte derin izler bırakmış olan medeniyetler, özellikle de İslam medeniyeti, ahlak kuralları üzerinden yükseldiği için intizamlı medeniyetler  inşa etme başarısını gösterebilmişlerdir. Tarih sahnesinden kısa sürede çekilen medeniyetler ise ahlaki değerlerden uzak durdukları için hayatiyetlerini sürdürememiştir. Bir toplumun sağlıklı bir yapıda olup olmadığı ahlak kavramına verdiği değerle  ölçülebilir. Birlikteliği ve toplumu oluşturan bireyler için ahlak, yaşanabilir bir kavram olarak önem arz ediyorsa, o toplum için endişe duymak yersiz olur. Müslümanlardan müteşekkil toplum hayatında yüksek ahlak anlayışının yerleşmiş olması olağan bir durumdur Şayet aksi bir durum varsa, esas şaşırtıcı olan odur. Ne yazıktır ki müslüman türk toplumunda gelinen yer itibariyle ahlakın, toplum hayatının merkezinden hızla uzaklaştırıldığına şahitlik ediyoruz. ''Ahlak dinin temelidir'' anlayışına bir toplumun, ahlak kavramının içini boşaltması, sıradan bir kavrama dönüştürülmesi tehlikenin boyutlarına dair sanırım bir fikir verebilir.Toplumsal hayatta ortaya çıkan çarpıklıklar çelişkiler, buhranlar ahlaki yozlaşmanın boyutlarına işaret etmektedir.'' Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim'' diyen Hz. Muhammed'e (S.A.V.)  mensup insanların bugün ahlak konu- sunda bir yetersizlik ortaya koyması anlaşılır bir durum değildir. İnsan olarak yaptığımız işlerde, kurduğumuz ilişkilerde, işgal </description>
<link>https://www.antoloji.com/nizami-ahlak-siiri/</link>
<guid>1576593</guid>
<pubDate>2011-06-24T20:35:00+03:00</pubDate>
<author>Celal Akpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Mantarlar Ömrü</title>
<description>Top cepte oynarsında, saha çevrecide vah yatırımsız. Kurum şirket tacir şantiyelerinde ol, işçiden çarpışınız. Bedenin, gözün, kulağının sınırlarını aşıp pekti yatışınız. Yere batanlarla bereber yazıklarda oldun fink fingirdeksin. Mahallini kirletmeler ataletliğin evlatlarını zehirliyorsun. Ormana baltasını vuruyor vah özü sözünü kurutuyorsun. </description>
<link>https://www.antoloji.com/mantarlar-omru-siiri/</link>
<guid>1575571</guid>
<pubDate>2011-06-21T22:40:00+03:00</pubDate>
<author>Celal Akpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Yolculuk</title>
<description>Ey faniler, ey Allâh'ın yeryüzünde halifelendirdiği insan, toprağa bakınız, güneşe bakınız, sulara bakınız, kainata bakınız ve intizamlı aleme bakınız. Fakat asla arkanıza bakmayınız.Kimin geldiği önemli değil, kimin gelmediği de....  Unutmayalım, yolcular değişir, yol değişir ama; Menzil değişmez. Yolculara bakıp, yolu tanıma. Yola bakınız ve yolcuları tanı. Yolcular hakkındaki değer tanısını ona göre veriniz. Vahim olan, yolun yolcusuz olması değil; Asıl vahim olan yolcunun yolsuz (ahlâksız)  olmasıdır. Hedefsiz, gayesiz, amaçsız, yolsuz, şaşkın, harcaii ve savrulai durumdadır.  '' En doğru yol, en dikensiz yoldur.'' diyenler beni ve sizleri aldatıyorlar. Onlar karanlık evlerinde kaybettiklerini sokak lambasının altında arayan şaşkın ve nefsi dost edinenlerdir. Ey akıl sahipleri aldırma! ...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yolculuk-313-siiri/</link>
<guid>1566716</guid>
<pubDate>2011-06-01T16:13:00+03:00</pubDate>
<author>Celal Akpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Dizayn-ı Alem</title>
<description>.Tan ağarıyor, kuşlar ve martılar sesleniyor. Sabahın şahitliğini yüksekten haykırmak için ufuklarda süzülürken, bağrış çağrış hep bir ağızdan.  Kiminle?  Seninle, benimle, onunla.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/dizayn-i-alem-siiri/</link>
<guid>1566710</guid>
<pubDate>2011-06-01T16:01:00+03:00</pubDate>
<author>Celal Akpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Marmara Mavisi</title>
<description>Melekler kotrayla marmara mavisinde. Çapalarla hizmeti sevda aşık denizlerde. Dokuzsaya koştular beraber meşklerde. Devrana yaymaya temaşayı muhabetde. Ekberi şehitlerim evranı cananı furkanım. Dalgalar aşmış hakseverleri naimalarım. </description>
<link>https://www.antoloji.com/marmara-mavisi-siiri/</link>
<guid>1557862</guid>
<pubDate>2011-05-15T00:19:00+03:00</pubDate>
<author>Celal Akpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Atacanlarım</title>
<description>Elleri nasırlı çırpınır yüreği akyar anam. Geri gerilgin ağırsak yükün varol babam. Dağ bayır koşar yorgun ömrün cananam. Adaletli hizmeti atacanlarıma elver çabam. Bozkırlar aşıp sağnaklarda cefakar anam. İş okul tarlada nadaslar tozludur babam. </description>
<link>https://www.antoloji.com/atacanlarim-siiri/</link>
<guid>1555226</guid>
<pubDate>2011-05-11T00:15:00+03:00</pubDate>
<author>Celal Akpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Ocağımın Mayası</title>
<description>Kaymağı ballı al duvakları sallı gelin. Kumalardan geçip gölcüğe vardı gelin. Davarlar sürüp patikalardan koştu gelin. Öteledin nefreti akara sürükledi gelin. Reyhanlar hoşbahçede hüzünlendi gelin. Kağnıları geri gerilerdin pürtelaşlı gelin. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ocagimin-mayasi-siiri/</link>
<guid>1549552</guid>
<pubDate>2011-04-28T19:57:00+03:00</pubDate>
<author>Celal Akpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Yıprakladın</title>
<description>Torunlarda kuzularla koşup gevenmi kökledin. Kumaları aşarak gölcüklerde eyvan geceledin. Calbalıda yulaflar biçip zahmandamı derledin. Kaymağımın kaşığı bulgurlu uşağımı ataletledin. Evlerinde gülüstanlı bahçe, karabelde meltemledin. Lale sümbül mor menekşeler gökkuyuda efekledin. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yiprakladin-siiri/</link>
<guid>1549129</guid>
<pubDate>2011-04-27T19:45:00+03:00</pubDate>
<author>Celal Akpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Kuşaklar</title>
<description>Piyango,altılı,loto,tefecilik,servisiette sarmalların. Birer birer defter açılıp sorulacak beşeri sapmaların. Çevreyi mamuride canavarlaştı kaldı haytaların. Boş geçirdin ömrünü pervasızca saldıra kuşakların. Yabancı kaldın gençlere ahlakı sevgiyi yaymadın. İlmi okula mahalline sıhhi yeşilliklere kapımı araladın. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kusaklar-siiri/</link>
<guid>1546458</guid>
<pubDate>2011-04-22T18:25:00+03:00</pubDate>
<author>Celal Akpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Yolumuz</title>
<description>Aşkımız tevhid-i ekber, muhabbetlerde rahmet yolumuz. Sevgi muradımız, baş tacımız nurgüller de  kolumuz. Güzel ahlak amacımız, adaleti yaymak varoluşumuz. Hakikata meramımız, sevgilerle sarmaya topumuz. Alem,dünya,insanlık,devletler fani bırakmalısın nefreti. Kaldın çıkmazda, sığınacak açık kapı işte hanifiyeti. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yolumuz-7-siiri/</link>
<guid>1546346</guid>
<pubDate>2011-04-22T15:17:00+03:00</pubDate>
<author>Celal Akpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Tabela</title>
<description>Teraziyi yanlış tartar, kendine ateş belası. Bozgunculuk yaparlar, böbürlenen tayfası. Kalkmaz, çalışmaz dedikoduya yatması. Tarumardır arkadaşı, sarmallarda savrulası. Çevrenin hayvanatın sınırlarına aşar çarpık. Yalan söyler faniliğini yoksaydı hep aldanık. </description>
<link>https://www.antoloji.com/tabela-6-siiri/</link>
<guid>1541251</guid>
<pubDate>2011-04-11T15:38:00+03:00</pubDate>
<author>Celal Akpınar</author>
</item>
 <item>
<title>İsteseç</title>
<description>İblisi daim dost edinenlere, vah acırım. Kardeş kardeşe nifak,bela saranlara ahlarım. Zina,riya iftira kin ve dargın olankara sorarım. Acun malı, nefsi küfüre arkadaş odur zalımım. Adalet, aşk ile hizmetler nerede şahlarım. Irzı, namusu kirletenleri sarhoş sayarım. </description>
<link>https://www.antoloji.com/istesec-siiri/</link>
<guid>1536201</guid>
<pubDate>2011-04-01T23:55:00+03:00</pubDate>
<author>Celal Akpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Abatlım</title>
<description>Gölcüğüm, aygırlar koşup otlamıyor, renk bağlarım. Ağaçlar yok, laleler solgun, yollar ıssız  kavaklım. Sular kuruyor,hayvanlar cılız otlar kuru alıçlım. Ahlat,armutlarda bir kaçtı,sökülüyor zibeyirim. Zambaklarda olmuyor, arılarda kaçıyor yıpraklım. Yamaçlarım delik deşik,ötmüyor bülbüller akpınarım. </description>
<link>https://www.antoloji.com/abatlim-siiri/</link>
<guid>1536200</guid>
<pubDate>2011-04-01T23:54:00+03:00</pubDate>
<author>Celal Akpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Gülera</title>
<description>Gamzesi buseli, yanakları gül pembe. Mezara bakar evleri,yüreği atar beşe. Sabırlı, çalışkan, merhametli yanık meşe. Elma yüzlü, alovera kaşlı, sevgili meşke. Bağlar arası saçı, kanaatkar sabır ahlakı. Üç neferi için, açar can sevgi kanadı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gulera-siiri/</link>
<guid>1536199</guid>
<pubDate>2011-04-01T23:53:00+03:00</pubDate>
<author>Celal Akpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Güleyfi</title>
<description>Zalim eyfigül adın hata çakırdiken taşla. Gönül verenleri bir anda siliverdin, atanla. Hain, sakatsın kandınız acun malına. Yok böyle bir entrika, kal çekçetafınla. Yalanla, ihtirasınla onuru satın alamadın. Garabetli yokuşa süregeldiğiniz ahvalların. </description>
<link>https://www.antoloji.com/guleyfi-siiri/</link>
<guid>1536198</guid>
<pubDate>2011-04-01T23:52:00+03:00</pubDate>
<author>Celal Akpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Filistinim</title>
<description>11 Eylül'dü, zalim isramerikaya tokat. Zincirlerini kırdık, çalış, koş son surat. İsrail öteden beri zalim, zelil ve sakat. Filistinim, Gazzem dayanın geliyor insanat. İsrail altmış yıldır zalimsin, katilsin. Çocuk, yaşlı, annelerin gözyaşlarında eriyesin. </description>
<link>https://www.antoloji.com/filistinim-6-siiri/</link>
<guid>1536196</guid>
<pubDate>2011-04-01T23:51:00+03:00</pubDate>
<author>Celal Akpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Nerede</title>
<description>Gedik ardı, aykayası, karşısı nerede perverleri Keklik pınarı, kurt kayası, calbalısı nerede serverleri Devedüzü, çanakpınarı, karabeli nerede neferleri Kınık ardı, çaykıyısı, beceki nerede atlıları Göçerli altı, dövenbükü, zahmanı nerede bekirleri Lalelisi, kavaklısı, zibeyiri, alıçlısı nerede sevenleri </description>
<link>https://www.antoloji.com/nerede-141-siiri/</link>
<guid>1536195</guid>
<pubDate>2011-04-01T23:50:00+03:00</pubDate>
<author>Celal Akpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Ayyeşil</title>
<description>Ormanlarımız yanıyor, zift kokusu, katran bağlamış ciğerlerim. Sokağımdaki sarhoş kutuları,feryatlarımı dinleyen nerede mavilim. Sabahımdaki siyah yaprağım, balili sarhoşluğuma yeşil kekiğim. Bir nizamı hikmet, samanyolu, devinim alemlere bak ayyeşilim. Ahlaksızlık, içki, kumar, arsızlıktan pare pare olmuş yuvalarım. Alemin ömrü tükenmiş, tıkıyor, gecemdeki acılı havalarım. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ayyesil-siiri/</link>
<guid>1536193</guid>
<pubDate>2011-04-01T23:49:00+03:00</pubDate>
<author>Celal Akpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Ötelerde</title>
<description>Annemden doğduğum günkü ağlamaklarım. Çalışmadığım havallilerde kurudu damaklarım. Yemeğim, sütüm, helallerim nerede tanlarım. Sabrı çalışmak-ki ötelerde dem sunam. Aç, uykusuz kalan vefakar atacanlarım. Muştularım, dualarım babacanlar taşım. </description>
<link>https://www.antoloji.com/otelerde-2-siiri/</link>
<guid>1536192</guid>
<pubDate>2011-04-01T23:48:00+03:00</pubDate>
<author>Celal Akpınar</author>
</item>
 </channel>
</rss>
