<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Canan İşdaş Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Hüsran</title>
<description>Kapıdan içeri girdi,oturdu
Yüreğime sırıtarak hüsran....
Eskimiş türkülerini söyledim,
Burnumun ucunda tüttü annem...
Nerede kimbilir, onsuz döner mi devran? 

Hiç yılmıyor hayat; 
Bayat rolleri oynatıyor hep
İçinde her zaman ölüm olan...
Kesip atmak istiyorum tam burada....
Dışına çıkmak......
Sağır izleciye konuşmak,
Amaya da oynamak....

Yeni yağan yağmur saflığında
Kiraz kırmızısı sevgi olmak...
Üzüm buğusu üzüntüler,
Silince hemen çıkacak...

Tepemizde yine bir bulut,
Geri dönülemez artık unut....
Sesini duydum sanki annemin
Çok uzaklardan sıcak
Etrafta asılı kaldı sözcükleri
Işıltılı,yumuşak....

Hiç acımıyor hayat,
Bir gösterip bir saklıyor mutluluğu
Sahte bir gülümsemeyle vuruyor saat...

29 ağustos 2010 </description>
<link>https://www.antoloji.com/husran-83-siiri/</link>
<guid>1716941</guid>
<pubDate>2012-05-12T15:38:00+03:00</pubDate>
<author>Canan İşdaş</author>
</item>
 <item>
<title>Doğum Günü</title>
<description>Bir doğum günü daha geçti...
Yağmurlu,gazozlu ve bol pozlu...
Giren yaş kabul etmedi eskimeyi,
Ayak diredi; zorla ittirdiler içeri.
Eskiler yana yakıla ağlıyordu
Girmesiyle ıslanması bir oldu.
Sağanaktı yaşlar,
Hepsi tir tir titriyordu...

17 nisan 2012 </description>
<link>https://www.antoloji.com/dogum-gunu-87-siiri/</link>
<guid>1712379</guid>
<pubDate>2012-05-01T16:42:00+03:00</pubDate>
<author>Canan İşdaş</author>
</item>
 <item>
<title>Karlar</title>
<description>Karlar düştü geceme,
Beyazı güzel bir gülüştü... 
Serinliğiyse sendin tenimde,
Hatırası simsiyah üşüttü...
 
(7 mart 2012) </description>
<link>https://www.antoloji.com/karlar-13-siiri/</link>
<guid>1689969</guid>
<pubDate>2012-03-09T11:58:00+03:00</pubDate>
<author>Canan İşdaş</author>
</item>
 <item>
<title>Ağla Yan Can...</title>
<description>Mermiler yağmur gibiydi karakolda
Her yan ateş,barut kan
Dakikada eksiliyordu bir can...
Öte yandan; 
İstanbulda bir kız ağlıyordu
Hıçkıra hıçkıra
Sordum sevabından:
Sandım yavuklusu Çukurcadan
Berberde saçı yanmıştı garibimin
Tesellisi zor,
İşte bu bana kor...

21 Ekim 2011

İthaf: Tüm şehitlerimize minnetim ve saygımla..... </description>
<link>https://www.antoloji.com/agla-yan-can-siiri/</link>
<guid>1628012</guid>
<pubDate>2011-10-28T10:45:00+03:00</pubDate>
<author>Canan İşdaş</author>
</item>
 <item>
<title>Hint Kumaşı</title>
<description>Her şey sende yazılı değil...
Ben herkesin okuyucusuyum.... 
Sen bulunmaz hint kumaşıysan,
Ben de o kumaşın dokuyucusuyum...

Canan İşdaş </description>
<link>https://www.antoloji.com/hint-kumasi-7-siiri/</link>
<guid>1622175</guid>
<pubDate>2011-10-12T11:43:00+03:00</pubDate>
<author>Canan İşdaş</author>
</item>
 <item>
<title>Geriye Kalanlar....</title>
<description>Acılarından geriye kalanlarla
Yeni şehirler yap,bataklıkları kurut...
Sonra başka acılara yer aç, 
Kuruttuklarını unut...

Canan İşdaş </description>
<link>https://www.antoloji.com/geriye-kalanlar-14-siiri/</link>
<guid>1622171</guid>
<pubDate>2011-10-12T11:39:00+03:00</pubDate>
<author>Canan İşdaş</author>
</item>
 <item>
<title>Sevgi Olmadan..</title>
<description>Sevgi olmadan hiç bir şey olmaz diyerek başlamak istiyorum.....Küçücük bir çocuğun tek istediği şey biraz sevgidir..Hatta tüm canlıların...Ama ben insana verilmeyen sevginin neticelerinden bahsedeceğim....Doğal olarak işi bebeklik ve çocukluk dönemine inerek irdelemeye çalışacağım.... Bebekler ilk annelerinin teması ile tanışırlar sevgiyle.Kucak demek sevgi demektir.Ten teması zaten sevginin en uç noktasıdır.Annenin evladına sarılması,elinden tutması,iki arkadaşın kucaklaşması,sevgililerin el ele tutuşması v.b. Çocukluk döneminde  yine sevgiye ihtiyaç vardır.Sevgiyle öpülerek okula gönderilen bir çocuk güne bir sıfır galip başlamıştır.Çünkü onu seven,onu bekleyen, ona güvenen bir insan vardır arkasında...Eve gelince güleryüz gösteren sıcak bir yemek bulan çocuktan daha şanslısı yoktur. İşte diyoruz ya çocuk yetiştirmek doğurmaktan daha zor diye,sebebi bu...Sevgi sadece bir gün değil,ömür boyu gereklidir çünkü..Her kapının anahtarıdır....Peki sevgiyi yeterince tadamamış bir insanı neler bekler hayatta? Yüzlerce çocuk yetiştirmiş bir öğretmen olarak ilk aklıma gelen şey,saf ve masum çocuklarımızın benden bir parça sevgi görebilmek için birbirleriyle nasıl yarıştıklarıdır.Aklıma bir mıh gibi çakılı durdu hep...Öyle çocuklar gördüm ki; evlerinde horlanmış,güvenilmemiş dayak yemiş, para makinesi yerine konulmuş.....Benim gösterdiğim sevgi doğal olarak  sadece okulda geçen saatlerle sınırlıydı. Olması gereken, aslolan evdeki sevgidir.... Çocuklar büyüdüklerinde almadıkları bu sevginin yerine koymak için değişik arayışlar içine giriyorlar...Eğer şanslılırsa doğru yoldan sapmıyorlar...Ama çoğu maalesef şanslı olamıyor.Kim onları adam yerine koyarsa,yetki verirse -bu mafya oluyor çoğunlukla-,kim biraz sevgi gösterip  sonunda terkederse- ki uyuşturucu,alkol v.s.oluyor sonu; kim sarar,sarmalar sahip çıkarsa bu kez de tarikatlara kaptırmış olarak buluyor kendini...İşte sevginin olmadığı her yerde mutlaka bir olumsuzluk göze çarpıyor.Bu insan lar kendileri yeterince sevgi alamadıkları için çocuklarına da hep eksik hayat sunuyorlar...Sevgisiz bir ailede yetişmiş birey bu  yanıyla hep eksik kalıyor...Bunun zincirleme giden bu yönü çok korkutucu gelmiştir hep bana.....Tanık olduğum en çarpıcı örnek te şuydu:Öğretmenlik yaptığım bir  okulda (burası İstanbulun varoş diye adlandırdığımız bir semtiydi)  yetiştirme yurdundan gelen, yaşıtlarına göre biraz büyük olan erkek öğrencimi bir kaç yıl sonra gördüğümde yaşadığım şoktu.Öğrencim bir delikanlı olmuştu ama saçlarını sarıya boyatmış,parmaklarına yüzükler takmış,yeşil bir pantalon giymiş, makyaj da yapmıştı.....Onu o şekilde görmek beni derinden yaralamıştı...Yine aynı okulda bir başka öğrencim de ailesinde yaşadığı sorunlar dolayısıyla tarikat üyesi olmuştu.Bir başkası da tinerci.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevgi-olmadan-2-siiri/</link>
<guid>1622162</guid>
<pubDate>2011-10-12T11:17:00+03:00</pubDate>
<author>Canan İşdaş</author>
</item>
 <item>
<title>Ay Sel</title>
<description>Gün ışığım, gökkuşağım Aysel..
Sevdanın son vuruşu nu yüreğime yaptın Aysel...
Şarkıların selleri sende,
Parlayan ayın bende kalsın Ay-sel...
10 Ağustos 2011 </description>
<link>https://www.antoloji.com/ay-sel-siiri/</link>
<guid>1616775</guid>
<pubDate>2011-09-27T12:43:00+03:00</pubDate>
<author>Canan İşdaş</author>
</item>
 <item>
<title>Bulutlar</title>
<description>Nerelerdesiniz ey bulutlar?  Sizi bekler susuz ormanlar Derisi kemiğine yapışmış çocuklar Tükenmekteki bilimum hayvanlar....  Nerelerdesiniz ey bulutlar? </description>
<link>https://www.antoloji.com/bulutlar-94-siiri/</link>
<guid>1616762</guid>
<pubDate>2011-09-27T12:26:00+03:00</pubDate>
<author>Canan İşdaş</author>
</item>
 <item>
<title>Uzunun Kısas I</title>
<description>Uzun bir yoldu bu seferki  Git git bitmeyen... Kısasında engin hoşgörü, Kasasında bereketli sevgi vardı.... Yolun uzununda diken, Dağlarında kurt vardı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/uzunun-kisas-i-siiri/</link>
<guid>1616758</guid>
<pubDate>2011-09-27T12:16:00+03:00</pubDate>
<author>Canan İşdaş</author>
</item>
 <item>
<title>Sen Bensin</title>
<description>Kırların yumuşak kucağı,  Aynı istasyona giden yolcu. Sınırsız kere sinirsiz özen, Sevgi bölü eşitlik..... Bildim sen O'sun. Su gibi durusun. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-bensin-11-siiri/</link>
<guid>1616753</guid>
<pubDate>2011-09-27T12:00:00+03:00</pubDate>
<author>Canan İşdaş</author>
</item>
 <item>
<title>Eksik Kalan Hayat</title>
<description>Sorular sordu zaman zaman Yaşamı sorgulayan. Cevapları çoğunda yanlış çıktı. Sevgisiz aklıyla yanıtlamıştı. Boşluklar dolmadı. Doğrularsa yetmedi </description>
<link>https://www.antoloji.com/eksik-kalan-hayat-siiri/</link>
<guid>1611074</guid>
<pubDate>2011-09-12T13:49:00+03:00</pubDate>
<author>Canan İşdaş</author>
</item>
 <item>
<title>Diyorsun Da....</title>
<description>Beni bağlamaz diyorsun,
Bağlıyor en sıkı düğümlerle.
Bana koymaz diyorsun,
Koyuyor işte en ağırından.
Bana işlemez diyorsun,
İşliyor nakış nakış içine.
Bana sökmez diyorsun,
Söküyor ilmek ilmek hayat.
Beni bulmaz diyorsun,
Buluyor en melun tokat
Daha yıldızlar kadar uzak dediğin ölüm
(Kendini istediğin kadar sakın) 
Anlıyorsun ne kadar çok yakın...


21 Ağustos 2011 </description>
<link>https://www.antoloji.com/diyorsun-da-siiri/</link>
<guid>1611057</guid>
<pubDate>2011-09-12T13:21:00+03:00</pubDate>
<author>Canan İşdaş</author>
</item>
 <item>
<title>Sevgiler Doğurdum</title>
<description>Sevgiler doğurdum renk renk İnsandı bazıları ham,kızarmışları adam... Çokça tozpembe güven,binlerceaydınlık yaşam.. Biraz buğday tenli çalışmak ekledim annemden, Biraz çakır gözlü medeniyet babamdan. Sevdim deli gibi </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevgiler-dogurdum-siiri/</link>
<guid>1611043</guid>
<pubDate>2011-09-12T12:40:00+03:00</pubDate>
<author>Canan İşdaş</author>
</item>
 <item>
<title>Merak Etme</title>
<description>Kapının önünde hep birisi olacak bu gidişle...  O acı haberi nasıl vereceğini bilemeyen. Yıldızlar çakacak gözlerinde, Bu dünyaya ait olmak istemeyeceksin Daha dün konuşmuştuk kuzumla İyiyidi,aslanlar gibi... </description>
<link>https://www.antoloji.com/merak-etme-8-siiri/</link>
<guid>1600834</guid>
<pubDate>2011-08-18T16:43:00+03:00</pubDate>
<author>Canan İşdaş</author>
</item>
 <item>
<title>Aklıyla..</title>
<description>Saçı uzundu evet, Aklı kısa değil ama.... Saçını sarkıtarak aldı Rapunzel sevdiğini yanına... 5 Ağustos 2011 </description>
<link>https://www.antoloji.com/akliyla-siiri/</link>
<guid>1598940</guid>
<pubDate>2011-08-15T23:21:00+03:00</pubDate>
<author>Canan İşdaş</author>
</item>
 <item>
<title>30 Mayıs 79 Anısına....</title>
<description>Gülümsemesi beyaz açtırırdı En renklisini bile güllerin. Güzelliğiyle dünyaları sattırırdı. Parlak laflar saçılırdı her yana Bir zümrüt düşerdi,bir elmas başıma... Saçının telleri canlıydı,her biri  başka oynayan. </description>
<link>https://www.antoloji.com/30-mayis-79-anisina-siiri/</link>
<guid>1598934</guid>
<pubDate>2011-08-15T23:11:00+03:00</pubDate>
<author>Canan İşdaş</author>
</item>
 <item>
<title>Gerisi Fasarya</title>
<description>Tarlalar sürüldü kan ter içinde Damla damla emek oldu ekmeğe. Suyla söndürüldü alev alev umutlar Aşklar kavruldu kızgın güneşte... Ahlar vahlar çekildi öfkeyle. Ertelendi bir kez daha olmayanlar. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gerisi-fasarya-siiri/</link>
<guid>1598902</guid>
<pubDate>2011-08-15T21:40:00+03:00</pubDate>
<author>Canan İşdaş</author>
</item>
 <item>
<title>Yollarda</title>
<description>Yollarda buldum hayatı Her dönemeçte kendimden süzüldüm. Damlalar ateşti; tuttukça elim yandı  Rüzgar süpürdü tafraları Uzaklara sakladı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yollarda-24-siiri/</link>
<guid>1598895</guid>
<pubDate>2011-08-15T21:08:00+03:00</pubDate>
<author>Canan İşdaş</author>
</item>
 <item>
<title>Minik Gözler</title>
<description>Otuz minik göz Korkak ağlamaklı. Yanakları al al İlk günleri sancılı. Diken üstündeler,sınıfa yabancı.. Minicik yürekleri hep birden atıyor </description>
<link>https://www.antoloji.com/minik-gozler-siiri/</link>
<guid>1598883</guid>
<pubDate>2011-08-15T20:17:00+03:00</pubDate>
<author>Canan İşdaş</author>
</item>
 </channel>
</rss>
