<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Cahit Karako&#231; Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Eylül</title>
<description>Asılıp gök kubbenin fermuarından, Aralıktan yıldızları görebilseydim. Söküp şu kainatın karın zarından, Saç tellerine tek tek örebilseydim.  Katık yapıp sigaramın dumanına, </description>
<link>https://www.antoloji.com/eylul-478-siiri/</link>
<guid>2065371</guid>
<pubDate>2014-11-21T10:18:00+03:00</pubDate>
<author>Cahit Karakoç</author>
</item>
 <item>
<title>İçimdeki Deli Adam</title>
<description>Ezelin bile evvelinde ben yine vardım. Şems ile kaybolur, Rumi ile doğardım. Taptuk dergahında, çile çekip ağardım. Yunus ile dolaşıp, çölden aşk sağardım ben.  Ferhatın gözlerinden Şirine bakandım </description>
<link>https://www.antoloji.com/icimdeki-deli-adam-siiri/</link>
<guid>2064483</guid>
<pubDate>2014-11-19T00:49:00+03:00</pubDate>
<author>Cahit Karakoç</author>
</item>
 <item>
<title>Yavaş Yavaş</title>
<description>Bir türkü eser ki, yalçın dağlardan, Gönül burçlarımı, yer yavaş yavaş. Hasretinin keleplendirdiği ağlardan, Ayıkla sevdamızı, der yavaş yavaş.  Vicdansız demeye dilim varmıyor, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yavas-yavas-103-siiri/</link>
<guid>2064273</guid>
<pubDate>2014-11-18T07:35:00+03:00</pubDate>
<author>Cahit Karakoç</author>
</item>
 <item>
<title>Sessizlik</title>
<description>Bu gece bir başka sessiz dehlizler, Azık torbasında, nefes zamanlık. Alnında teri donmuş, siyah yüzler, Bu yerin üstü de altı gibi karanlık.  Yürekleri sığmıyor, sırça kafeslere, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sessizlik-262-siiri/</link>
<guid>2063990</guid>
<pubDate>2014-11-17T09:41:00+03:00</pubDate>
<author>Cahit Karakoç</author>
</item>
 <item>
<title>Göz Sarnıçları</title>
<description>Bu nasıl bir membaadır, garip gözlerim, Nemlenir ne zaman, dalıversem şu ufka. Hece hece kızıl kan kusar tüm sözlerim, Öznur’umu sarmışken, kumaştan yufka.  Aile, yedi dalı olan köklü çınardı bana, </description>
<link>https://www.antoloji.com/goz-sarniclari-siiri/</link>
<guid>2063987</guid>
<pubDate>2014-11-17T09:30:00+03:00</pubDate>
<author>Cahit Karakoç</author>
</item>
 <item>
<title>Din Simsarı</title>
<description>Meczup pusulasıyla, kıble arayan ruhlar, Nasıl medet umulur, çıngıraklı düdükten. Bin yıllık topraklardan, filiz verdi cüruflar. Ne farkınız kaldı ki, omurgasız sülükten.  Üflediğin her nefesle, arşı kirlettin arşı, </description>
<link>https://www.antoloji.com/din-simsari-siiri/</link>
<guid>2063963</guid>
<pubDate>2014-11-17T04:59:00+03:00</pubDate>
<author>Cahit Karakoç</author>
</item>
 </channel>
</rss>
