<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. B&#252;lent Parlak Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Şubat Kimseye Çekmedi</title>
<description>Elleri vardı, siz bilmezsiniz Ben tek başımaydım, onlar ise yalnızdı Şubattan kalan bir gece yarısıydı sanki bütün caddeler Yine yenik ve gazetesiz ayrılıyorduk bir çağdan Çağın canı cehenneme Cennet nereye düşer şimdi </description>
<link>https://www.antoloji.com/subat-kimseye-cekmedi-siiri/</link>
<guid>2866850</guid>
<pubDate>2018-07-19T09:48:00+03:00</pubDate>
<author>Bülent Parlak</author>
</item>
 <item>
<title>Trapezin Elleri</title>
<description>Müminler kardeştir İşte bu yüzden öldürürler birbirlerini İşte bu yüzden dağların başına resim olan keklikleri Bekleyip bir ağacın gölgesine yatarak Vururlar ve kan hiçbir şeydir onlar için. Şehirden köylere eskimiş diye gönderilen elbiselerin </description>
<link>https://www.antoloji.com/trapezin-elleri-siiri/</link>
<guid>2866676</guid>
<pubDate>2018-07-18T16:46:00+03:00</pubDate>
<author>Bülent Parlak</author>
</item>
 <item>
<title>Kışın Vakti Dar Olur</title>
<description>Kalbim!   Bazen evlerinin önünde oturan kadınlara gelin önerdin sen. Övdüğün yosmalar seni şaşırtmadı da mahcup etti her seferinde. “Son” dedin, “bu son tavsiyem olacak! ” Yoksul çocuklara ait o tek fotoğrafın ateşe düşmesi gibi Bağdat düşünce sen gittin. Yokuş olsa da yolun doğusu sen gittin. “Nasılsa” dedin söylenerek, everdiğim bir gelin yolda toplar beni.  İnsan yola düşünce ne çok dökülene rastlıyor.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kisin-vakti-dar-olur-siiri/</link>
<guid>2291990</guid>
<pubDate>2016-11-01T11:55:00+03:00</pubDate>
<author>Bülent Parlak</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Yanlış Dört Hüzün</title>
<description>Susku beklenmesidir bir babanın akşama yalnız bir grev  Gece Söker bütün hüzünleri </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-yanlis-dort-huzun-siiri/</link>
<guid>2291991</guid>
<pubDate>2016-11-01T11:55:00+03:00</pubDate>
<author>Bülent Parlak</author>
</item>
 <item>
<title>Tercüme</title>
<description>Kim tercüme edecek yana düşmüş kollarımı, Tanrım bari sen konuş en çok dili bilen sensin! </description>
<link>https://www.antoloji.com/tercume-7-siiri/</link>
<guid>2291992</guid>
<pubDate>2016-11-01T11:55:00+03:00</pubDate>
<author>Bülent Parlak</author>
</item>
 <item>
<title>Vakit Tamam Galiba</title>
<description>Susturun şu narin söğüt dallarını içimde Böylesi bir yenilgiyi beklemiyordum bilin Kuyuya düşen Yusuf İhbar edilmiş İsa: Beni siz tanırsınız ancak Bana gölge yok söğüt dallarından soluklanacak  </description>
<link>https://www.antoloji.com/vakit-tamam-galiba-2-siiri/</link>
<guid>2291988</guid>
<pubDate>2016-11-01T11:54:00+03:00</pubDate>
<author>Bülent Parlak</author>
</item>
 <item>
<title>Sevgili Kızım</title>
<description>Annene sürekli neden eve gelmediğimi soruyormuşsun. Annenin iki yıl önce kaleme aldığı ama henüz geçen hafta postaya verdiği mektupta öğrendim bunu. Üzgünüm! Yüzündeki makyajı ancak hamalların taşıyacağı bir kadın tarafından tek ayak üstünde durma cezasına çarptırıldım. Buradaki yetkililer kadının çantasında kaybolan ellerini benim çaldığımı düşünüyorlar. Ne ben çalmadığımı ispatlayabildim, ne de o nemrut kadın beni suçlamaktan vazgeçti. Üstelik mendilinin de benim tarafımdan doğrandığını söylüyor ya en çok buna içerledim. Bilirsin kızım, benim mendillere özel bir saygım ve hürmetim var. Hem bana kimse inanmasa da senin ve annenin bana inanacağınızı bilmek bir anlık dahi olsa beni çok rahatlatıyor.  Kızım,  Beni yalancı çıkarmak isteyen herkes aslında biliyor ki doğruyu ben söylüyorum. Ama üniversitede suçlarına sahip çıkma bölümünde iki dönem boyunca okuduğum için sanırım aklanmak zor olacak. Aklanırım aklanmasına da, sanki o kadın sanki ellerini bir daha çantasında hiç kaybetmeyecekmiş gibi davranıyor. Pelerini de hiç güzel değil, bir görsen. En çok da evindeki baharat takımlarını düşünüyorum. Muhakkak kirlidir. Geçenlerde kendi kendime mırıldanıyordum. Ben de bir kibrit kutusunu sevmek istiyorum diye… O bile kusur oldu. Kibrit kutusu deyip geçme. Üstüne kaç kez senin adını yazdım. Adını yazdım her boş vaktimde. Hiç resim çizemem ama kibrit kutusunun üstüne çizdiğim oyuncak bebeğin bile bana burada nefes oluyor.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevgili-kizim-8-siiri/</link>
<guid>2291989</guid>
<pubDate>2016-11-01T11:54:00+03:00</pubDate>
<author>Bülent Parlak</author>
</item>
 <item>
<title>Aklıma Düştüğünde</title>
<description>eşime,  Sen aklıma düşünce ellerim tutuşuyor ellerim Sen aklıma düşünce yetmişinde ihtiyar Küçük bir sokakla arkadaş, biraz daha yaşasa sanki kıyamet kopacak Sen aklıma düşünce </description>
<link>https://www.antoloji.com/aklima-dustugunde-8-siiri/</link>
<guid>2291985</guid>
<pubDate>2016-11-01T11:53:00+03:00</pubDate>
<author>Bülent Parlak</author>
</item>
 <item>
<title>Hiçbir Merhamet Gösterisi İnsanın İçindeki Acıyı Hafifletmez</title>
<description>Ya annesizler günü?    Annelerini erken yaşta kaybetmiş çocukların gövdeleri ise artık o boşluğun ta kendisi olmuştur.  Babamı kaybettiğim gün o küçük tercümemle yeryüzündeki boşluğa katkı yapacağımı hiç aklıma getirmemiştim.. O yaşlarda ne boşluğun hangi anlama geldiğini bile biliyordum, ne de yeryüzünün sazları kıran adamlar tarafından oluşturulduğunu. Ölümün şimdilerde hiç şarkı ezberlemeden gösteriye çıkmış bir orkestraya benzediğini gecikmiş de olsa fark ettim. O zamanlar ise ölüm benim için şehirlerarası çalışan tramvayları anımsatıyordu. Ölüyorlar ve sonra biraz geç olsa da geri dönüyorlar. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hicbir-merhamet-gosterisi-insanin-icindeki-aciyi-hafifletmez-siiri/</link>
<guid>2291986</guid>
<pubDate>2016-11-01T11:53:00+03:00</pubDate>
<author>Bülent Parlak</author>
</item>
 <item>
<title>Parlamento Tutanakları</title>
<description>Yenilmek güzel değil Yaşıtım yok öpüp başıma koyarken O serin sabahları  Nefretime duyduğum hayranlık Bana kıtlıktan söz eder </description>
<link>https://www.antoloji.com/parlamento-tutanaklari-siiri/</link>
<guid>2291987</guid>
<pubDate>2016-11-01T11:53:00+03:00</pubDate>
<author>Bülent Parlak</author>
</item>
 <item>
<title>Haritası Kayıp</title>
<description>Merhaba Sözlerime küfürle başlamak istiyorum Yani ben Hiroşima’yı duyunca Japon olan ben Tombul ve yüzü kırışmış kadınları görünce üzülen ben Kapı pervazlarından geçerken besmeleyi unutunca Yüzü kızaran köylü adamlardan olmak isteyen ben </description>
<link>https://www.antoloji.com/haritasi-kayip-siiri/</link>
<guid>2094266</guid>
<pubDate>2015-02-10T17:19:00+03:00</pubDate>
<author>Bülent Parlak</author>
</item>
 <item>
<title>Yugoslav</title>
<description>Göğsünde mektuplarımı saklayan sevgilimi bilmediniz siz Bilmediniz ne zaman ona baksam elimi kestiğimi Hep benim kanım döküldü, belli olmadan nerede yaşlandığım Boşuna mı bitlendim.. hazmetmek zordur sevdiğinin koynundaki heykeli  Ölmese devletin fark etmeyeceği adamların kaderidir kan davası </description>
<link>https://www.antoloji.com/yugoslav-siiri/</link>
<guid>2057664</guid>
<pubDate>2014-11-01T09:30:00+03:00</pubDate>
<author>Bülent Parlak</author>
</item>
 <item>
<title>Aradan Çıksın Diye</title>
<description>Yas tutan söyleyin başka ne tutsun Son kullanma tarihi geçmişken mecalimin Üstüme, iki beden dar gelir ölülerin elbisesi Ne zaman kalsam kendime hep Yanlış kuşlar uçar çocukluğumun üstünden Eski bir yetimden esinlenen çocukluğumun </description>
<link>https://www.antoloji.com/aradan-ciksin-diye-siiri/</link>
<guid>1666767</guid>
<pubDate>2012-01-19T17:09:00+03:00</pubDate>
<author>Bülent Parlak</author>
</item>
 </channel>
</rss>
