<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Bıro Hovo Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Kendimin Annesi</title>
<description>Küçük bir çocuğum Bacaklarıma sarılmış Çığlık çığlığa ağlıyorum Sanki  İş güç dağ gibi </description>
<link>https://www.antoloji.com/kendimin-annesi-siiri/</link>
<guid>725741</guid>
<pubDate>2007-04-26T02:05:00+03:00</pubDate>
<author>Bıro Hovo</author>
</item>
 <item>
<title>Sargon (Lazarus Raised)</title>
<description>Mi sol mi mi Mi sol mi mi Mi fa re re Re mi do do Do re si si Si do la____la </description>
<link>https://www.antoloji.com/sargon-lazarus-raised-siiri/</link>
<guid>720563</guid>
<pubDate>2007-04-17T00:52:00+03:00</pubDate>
<author>Bıro Hovo</author>
</item>
 <item>
<title>Saddam'ı Asmayın</title>
<description>asmayın onu öldürmeyin onu yemin ederim katil değiliz biz  elma kokusu duyan çocukların, yavruları kavrulurken gözleri çatlayan annelerin </description>
<link>https://www.antoloji.com/saddam-i-asmayin-siiri/</link>
<guid>620015</guid>
<pubDate>2006-12-29T20:09:00+03:00</pubDate>
<author>Bıro Hovo</author>
</item>
 <item>
<title>Atom</title>
<description>biz, dedim biz ondan bir parçayız pervanesiyiz küçücük ne de güzel yaşarız kısacık </description>
<link>https://www.antoloji.com/atom-4-siiri/</link>
<guid>610575</guid>
<pubDate>2006-12-18T19:30:00+03:00</pubDate>
<author>Bıro Hovo</author>
</item>
 <item>
<title>Anlatacak mısın? Dedi.</title>
<description>ya bacağım kırıldı ya bilmediğim bir yere gidiyorum iki köpek yavrusu ellerim bacaklarımın arasında bir inek ve ben bir kedinin düşmanlığını kazandım  </description>
<link>https://www.antoloji.com/anlatacak-misin-dedi-siiri/</link>
<guid>599347</guid>
<pubDate>2006-12-06T18:25:00+03:00</pubDate>
<author>Bıro Hovo</author>
</item>
 <item>
<title>Her şeyden öteye</title>
<description>Her şeyden öteye geçtim,önüm,arkam,sağım,solum hiç!  Çok hüzünlü bir sessizlik düşün,acı bir haber duyulmuş,çaresizlik elinden tutmuş sessizliktekilerin. Belli belirsiz bir hıçkırıkla başlıyor kulaklarımın ezeli ezgisi. O tahammül edilemeyecek kadar acıklı uğultu hiç terk etmeyecek mi kulaklarımı? Kim bana başka bir uğultu verecek? En neşeli günüme bile sadece ritmini </description>
<link>https://www.antoloji.com/her-seyden-oteye-siiri/</link>
<guid>377756</guid>
<pubDate>2006-02-04T15:07:00+03:00</pubDate>
<author>Bıro Hovo</author>
</item>
 <item>
<title>Ocakta pirinç çorbası</title>
<description>Sabaha kadar uyumadım. Hava aydınlandı,dışarısı serin,gökyüzü berrak.Mayısın son günleri... Ocakta pirinç çorbası... Bugün pazartesi.  Ben yürümeyen bir yürüyen merdivenin yürümesini mi bekliyorum ne? Hayatın çırpındıkça battığım bir bataklık olduğunu sokmuşum aklıma eskiden beri. Oysa bataklıkta öylece durmak akıl kârı değil.Çırpındıkça yüzeyde kaldığım bir umman da olabilir hayat. Çırpındıkça yüzeyde kalırım, yüzeyde kaldıkça yorulurum, yoruldukça batarım, battıkça ölürüm, öldükçe dinlenirim, dinlendikçe çırpınırım... İşte o ummanda biz hepimiz çırpınırız. Çoğunlukla güçten düşerek, bir kulaç daha atamayacak kadar yorulur ve dibe batarız. Bazen bir köpek balığı kapar birini ya da birilerini, bazen bir akıntıya kapılır biri ya da birileri ve batmak zorunda kalır. Ama nadiren akıntıdan kurtulup yüzeyde kalan da oluyor. Kimisi de çok su yutup batıyor, kimisi soğuk suya dayanamıyor, kimisinin güneş kafasına geçiyor da batıyor... İşte o okyanusta biz hepimiz çırpınırız. Çırpındıkça yüzeyde kalırız, yüzeyde kaldıkça yoruluruz, yoruldukça... Bazen bir gemi bulur birilerini bazen de görmez üzerinden geçer birilerinin. Bazen birileri bir ada bulur o adaya çıkar orada yaşarlar ama sonunda okyanusa dönerler bir şekilde. yüzerken bazen öğütler duyarım:  - Düzenli yüzersen, hep aynı tempoda kalırsan daha az yorulursun,  ya da  Hızlı olursan daha çabuk ulaşırsın (Nereye?)  Çevik olmalısın, ya da kimseyi hiçkimseyi dinleme sadece yüz. Bazen birilerinin seslendiğini duyarım: -Hey! Bizimle bu tarafa doğru yüzmelisin biz yakında vaadedilmiş anakaraya ulaşacağız. Ya da  birileri usulca yaklaşır:  - Hey! Benimle şu tarafa yüzer misin? Orada bir yerde bir sandal var. Büyük büyük dedem  dedeme söylemiş dedem de babama söylemiş, babam onu bulmaya gitmiş ama yorulup geri dönmüş. biz gidip onu bulabiliriz, nedersin? </description>
<link>https://www.antoloji.com/ocakta-pirinc-corbasi-siiri/</link>
<guid>377754</guid>
<pubDate>2006-02-04T15:05:00+03:00</pubDate>
<author>Bıro Hovo</author>
</item>
 <item>
<title>Yok Yok Yok</title>
<description>En çok bir kadının  gerdanından dökülürüm, eğer bir sır, bir tılsım varsa, bu dökülme'dedir; gerisini kör de olsam, topal da olsam, layıkıyla icra ederim; </description>
<link>https://www.antoloji.com/yok-yok-yok-3-siiri/</link>
<guid>377751</guid>
<pubDate>2006-02-04T14:55:00+03:00</pubDate>
<author>Bıro Hovo</author>
</item>
 <item>
<title>Çaydemlik (Otuzbeş bardak)</title>
<description>Henüz tortuları dibe çökmemiş, bir kadeh içki gibi, dipdiri bir balık kızarttı dostum, Yarısından fazlasını fazlasını bana vermedi,tüm ısrarlarıma rağmen; radyodan, buzdolabından mikrodalgalar yayıldı, </description>
<link>https://www.antoloji.com/caydemlik-otuzbes-bardak-siiri/</link>
<guid>377720</guid>
<pubDate>2006-02-04T13:52:00+03:00</pubDate>
<author>Bıro Hovo</author>
</item>
 <item>
<title>Yeni</title>
<description>Anlatabilir miyim acaba sana dileklerimi, soru eklerini ayrı yazıp, küçük harflerle yazmayı, ve, bunun gibi şeyleri düşünmeden, hangi dünyada, ne işim olduğunu, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yeni-8-siiri/</link>
<guid>377701</guid>
<pubDate>2006-02-04T13:23:00+03:00</pubDate>
<author>Bıro Hovo</author>
</item>
 <item>
<title>Gün İşi Yapan</title>
<description>Suyu daha bilmiyorum Birkaç parça birşey de anlamıyorum; Uzayıp inceliyorum, 'Eskiden', olduğu için, hayvan Derileriyle alınıyorum baskı altına,  </description>
<link>https://www.antoloji.com/gun-isi-yapan-siiri/</link>
<guid>377688</guid>
<pubDate>2006-02-04T13:02:00+03:00</pubDate>
<author>Bıro Hovo</author>
</item>
 <item>
<title>Satır</title>
<description>Dünden koptu bu satır, Dünle ben arasına vuruyorum Kocaman bir satır, Kör mü ne? Habire... Koparır mıyım kendimi Dünden, bu </description>
<link>https://www.antoloji.com/satir-siiri/</link>
<guid>377679</guid>
<pubDate>2006-02-04T12:53:00+03:00</pubDate>
<author>Bıro Hovo</author>
</item>
 <item>
<title>Nadana</title>
<description>ben bir deliyim sen de bir deliyim çünkü sen deliyim hem ben deliyim ama ben deliyim </description>
<link>https://www.antoloji.com/nadana-siiri/</link>
<guid>98175</guid>
<pubDate>2003-07-25T22:03:00+03:00</pubDate>
<author>Bıro Hovo</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Çok</title>
<description>bu çocuğu bir kısrağın boynuna asmalı,  dedi baba nallar başımı ağrıtıyor müzik dinlemelisin televizyon izlemelisin bir evin olmalı </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-cok-siiri/</link>
<guid>98172</guid>
<pubDate>2003-07-25T21:46:00+03:00</pubDate>
<author>Bıro Hovo</author>
</item>
 <item>
<title>Kısa</title>
<description>günaşırı ben kırbaçlarım kendimi öperim, okşarım zaman bir aldatmaca değil birden fazla  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kisa-4-siiri/</link>
<guid>98167</guid>
<pubDate>2003-07-25T21:39:00+03:00</pubDate>
<author>Bıro Hovo</author>
</item>
 <item>
<title>Em</title>
<description>taştan ateşgedeye  havradan mimbere adem'den muhammed'e zıkkımın köküdür dermanım  ki </description>
<link>https://www.antoloji.com/em-siiri/</link>
<guid>97980</guid>
<pubDate>2003-07-24T19:05:00+03:00</pubDate>
<author>Bıro Hovo</author>
</item>
 </channel>
</rss>
