<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Berivan Maruf Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Sahi Neydi?</title>
<description>Sahi neydi sevmek?  Hangi yüzyılın kandırılmış çocuklarının yüküydü ya da hangi çalgıcının  notasıydı melodinin ahengi? Kimin kalemi yazmıştı ilk kelimeyi, arsızca ve üşenmeden? Kim getirebilmişti acı denen illetin dumanını onunla bir? Sevmek güzel şey diyen adamın ızdırabı, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sahi-neydi-2-siiri/</link>
<guid>2315057</guid>
<pubDate>2017-01-19T00:03:00+03:00</pubDate>
<author>Berivan Maruf</author>
</item>
 <item>
<title>Bitti</title>
<description>Üşüdü elleri kadının. Parmak uçlarından damlayan soğuğun alevi parladı adamın yüreğinde. Saniyeler aldı tutuşması dizlerinin. Çığlıktan bir ordu gömüldü ciğerlerine. Bastırdı duvarların hırçın uğultusunu. Duymadı kadın, duyamadı belki de....  Yeminli bir gidişti bu sanki. Bir vazgeçişti varlık olmaktan. Bilmem kaç gecelik yalnızlıklar çıkardı ceplerinden, usulca sıkıştırdı adamın ceplerine. Konuşmadı kadın, konuşamadı belki de.... Saatin kaç olduğuna aldırmadan çöktü karanlık. Güneşi kovdu adamın omuzlarından. Yerleşiverdi ömrüne, çaldı gökkuşağını yağmurun ardından. Karışmadı kadın, karışamadı belki de.... Bu defa yolunu değiştiren ayaklar, adama ait değildi. Bu defa vazgeçilendi. Umudu ezilen, nefes ala ala ölendi. Sonu görünmeyen bir yolda, özlerken tükenendi. Görmedi kadın, göremedi belki de.... Kalmaktan korkan bir adamın omuzlarını çivilediler hayata. Istesede kıpırdayamazdı, iğne atsan yere düşmeyecek yalnızlıklar arasında. Kapattı gözlerini güzel olan her şeye. Üşüdü kadınla birlikte. Yanmadı bir daha kadın, yanamadı belki de.... </description>
<link>https://www.antoloji.com/bitti-327-siiri/</link>
<guid>2315056</guid>
<pubDate>2017-01-19T00:00:00+03:00</pubDate>
<author>Berivan Maruf</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Öğle Vakti</title>
<description>Kalabalık bir cadde, yolunuzu kesecek bir öğle vakti. Bin bir çeşit ayak izinin içinde, kendi izlerinizin eşini görmekte zorlandığınız kalabalık omuzlar çarpacak gözlerinize. Mevsim ne olursa olsun, yokluğun ayazını tadan elleriniz ceplerinize hapsolacak adımlarken her bir sesi.  Kimine omuzlarınız yol vermekten çekinirken, dertleriniz dökülecek sağ tarafa doğru ve yalnızca bir üzgünümle uğurlayacaksınız yanınızdan çatık kaşlarıyla uzaklaşan bedeni. Öğle vakti olmasına rağmen, derdinizi anlarcasına ağlayacak belki de size gök mavisi. Her şeye rağmen ayaklarınızı sürümeye devam edeceksiniz, her bedenin yükünü serpe serpe dağıttığı kaldırımlarda.. Nereye gittiğinizi çoğu zaman bilmeyeceksiniz. Geldiğiniz yerin kapısını çarparken dahi kaybolmayı düşleyeceksiniz. Hatta bazen adınızı bile unuttuğunuz günlerin hayaliyle gülümseyeceksiniz. Köşebaşlarında boş sokaklar arayacaksınız. Gözlerinizin kenarında biriken nehirleri dökerken bir duvar dibinde, fark etmesin isteyeceksiniz hiç bir ayak izi. Malesef ki tüm alem derdinizin içinde gezmek ister gibi baltalayacak yalnızlığınızı. Her köşeden biri geçecek önünüze. Bazı yüzler tanıdık gelecek, bazı sesler sizin sesiniz gibi. Tokalaşmaya dahi mecaliniz yokken, tutup bir de sarılacaklar kan gövdenize. Her "nasılsın? "a bir "iyiyim"bağışlayacaksınız </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-ogle-vakti-5-siiri/</link>
<guid>2315055</guid>
<pubDate>2017-01-18T23:55:00+03:00</pubDate>
<author>Berivan Maruf</author>
</item>
 <item>
<title>Baba Yarası</title>
<description>Biz kızı en çok babası yaralar bayim ve bi o kadar da yaraların dikisinde izi olur parmaklarının. Kocaman elleriyle kocaman dünyalar inşa edebilir kahverengi gözlerine yavrusunun ve en uzak hayallerine dahi taşıyabilir tuğlaları  Avuclarinin kırmızılığına aldırmadan.  Fakat başka bir baba daha vardır bayim. Canının yandigini  bile bile devam eder parmaklarını geçirmeye, yara aldigi yerlerine yavrusunun. Iste en çokta o kız büyümekten korkar bayim. Eksiktir çünkü. Babasının tırnaklarında kalmıştır umutları ve ayak uçlarında çürümüştür Düşleri. Zamanla Gördüğü her adamda aslında ilk adamı aramıstır. Zira yarası ağırdır ve kanayan yanlarının tek ilacıdir ilk olan.  Hatta biliyor musun bayim. O yara hep kanayacaktir. Ve belkide hayat boyu dikiş tutmayan tek yara olarak kalacaktır.......... </description>
<link>https://www.antoloji.com/baba-yarasi-2-siiri/</link>
<guid>2294123</guid>
<pubDate>2016-11-08T18:32:00+03:00</pubDate>
<author>Berivan Maruf</author>
</item>
 <item>
<title>Küçük Kız</title>
<description>Saçlarını tara artık küçük kız. Boşuna bekleme, dokunmayacak kahküllerine elleri. At arkaya omuzlarını dik dur. Kaydeden sen değilsin. Söndür artık ışıkları küçük kız. Boşuna gözleme kapıyı, örtmeye gelmeyecek üzerini. Kapat gözlerini dünyaya. Kaybeden sen değilsin. Bitir artık o kitabı küçük kız. Kucağında durmasın öyle her gece. Çevirmeyecek çünkü sayfaları senin için ve dökülmeyecek kelimeler dudaklarından heyecanına ortak ola ola. Kaybeden sen değilsin. Bırak artık umut etmeyi küçük kız. Varlığından emin olduklarına sarıl. Çünkü seni yokluğuyla taçlandıran adam, asla  kavramayacak bedenini sevgiyle. Sil gözlerini yarınları düşle. Büyü artık küçük kız.Babasını bir kere kaybediyor insan. Kimi toprağı yorgan bilerek, kimi alemi düşman bilerek. Kaybeden sen değilsin.... </description>
<link>https://www.antoloji.com/kucuk-kiz-105-siiri/</link>
<guid>2294122</guid>
<pubDate>2016-11-08T18:28:00+03:00</pubDate>
<author>Berivan Maruf</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Gün</title>
<description>Birini seversiniz bir gün.  Huzuru avuçlarınıza, umudu parmak uçlarınıza, aydınlığı omuzlarınıza bırakan birini. Ve sonra sebepsiz gülümsemelere konu edersiniz ismini. Aklınızdan yüreğinize giden yollara taşlar döşersiniz en ağırından. Hemde başlarda üfleyerek dahi uçurabileceğiniz çakılların, sonlarda sonsuzluk kadar ağır geleceğini bilmeden. Birini özlersiniz bir gün. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-gun-708-siiri/</link>
<guid>2294121</guid>
<pubDate>2016-11-08T18:26:00+03:00</pubDate>
<author>Berivan Maruf</author>
</item>
 <item>
<title>Eşit</title>
<description>Pişmanlık nasıl bir şeydir bilir misiniz?  Hata denen o illeti bir kere elinize sürdükten sonra içinizi kora çeviren o alev parçasını hissettiniz mi hiç? Hem öyle bardak kırmak ya da anahtarı evde unutmak gibi bir hata değil bu. Verdiği huzursuzluğu omuzlarınızın taşıyamayacağı </description>
<link>https://www.antoloji.com/esit-3-siiri/</link>
<guid>2256665</guid>
<pubDate>2016-06-07T22:04:00+03:00</pubDate>
<author>Berivan Maruf</author>
</item>
 <item>
<title>Ardından</title>
<description>Ve sırtını döndü adam. Usulca toprağa düşen yağmuru seyre koyuldu. Sesi kendi yüreğinde çığ gibi büyüyordu.  Kadın elini anlına koydu. Adam yağmuru, kadın adamı pür dikkat izliyordu. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ardindan-116-siiri/</link>
<guid>2256661</guid>
<pubDate>2016-06-07T21:54:00+03:00</pubDate>
<author>Berivan Maruf</author>
</item>
 <item>
<title>Kahya</title>
<description>Kur masayı kahya!  Böyle mehtaba iki tek atmazsan, vururlar adamı bu çağda. Hele birde seher vakti bırakmışsa ellerini bilmem neyin kızı, durma diz şişeleri ard ardına </description>
<link>https://www.antoloji.com/kahya-4-siiri/</link>
<guid>2112800</guid>
<pubDate>2015-04-08T14:54:00+03:00</pubDate>
<author>Berivan Maruf</author>
</item>
 <item>
<title>Bu Şehirde</title>
<description>Ey sevgili!  Bu sana yazdığım kaçıncı mektup, kaçıncı yalnızlık türküsü bilemem. Hep aynı cümleler, aynı nağmeler kulağına çaldığım. Zaman sarıyor diyorlar her yarayı. Sarmıyor sevgili. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bu-sehirde-75-siiri/</link>
<guid>2083168</guid>
<pubDate>2015-01-12T13:31:00+03:00</pubDate>
<author>Berivan Maruf</author>
</item>
 <item>
<title>Bitmişti</title>
<description>Bitmişti..., Halbuki sonsuz zannetmişti yürekteki ateşi. Hiç ıslanmayacaktı yanaklar ve kanamayacaktı tekrar tekrar yaralar. Söz vermişti... Ayrılığı tatmayacaklardı ömür boyu </description>
<link>https://www.antoloji.com/bitmisti-2-siiri/</link>
<guid>2080915</guid>
<pubDate>2015-01-05T15:45:00+03:00</pubDate>
<author>Berivan Maruf</author>
</item>
 <item>
<title>Figüran</title>
<description>Yağmur düşmüş bu gece de yanaklarına sevgili. Sanki rüyalarında rastlamışşın bana yine, bir hüzün oturmuş yüreğine. Belki de sesimi getirdi rüzgar sana vekan donduran bir ayrılık sızısı doluştu damarlarına hemen ardından. Haklısın... </description>
<link>https://www.antoloji.com/figuran-42-siiri/</link>
<guid>2075951</guid>
<pubDate>2014-12-21T15:32:00+03:00</pubDate>
<author>Berivan Maruf</author>
</item>
 <item>
<title>Niyedir?</title>
<description>Semalar sessiz... Dalgalar pes etmiş, küsmüş kumsallara. Fenerler sönmüş, vapurlar kaybolmuş ufukta... Göç etmiş martılar karanlığa. Ne ayak sesleri kalmış iskelede ne de sevda yüklü gemiler uğrar olmuş limanlara. </description>
<link>https://www.antoloji.com/niyedir-2-siiri/</link>
<guid>2057926</guid>
<pubDate>2014-11-01T20:21:00+03:00</pubDate>
<author>Berivan Maruf</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Sen</title>
<description>Bir sen eksiksın kadın. Akşamdan kalma bir şişe rakı, radyoda isyanıma tanık bir ses, dışarıda toprağı dövercesine yağan yağmur, elimde babamdan yadigar, yarısı hüzün dolu bir defter ve arasında derdimi dökmeye dünden razı bir mürekkep yükü. Bir sen eksiksın kadın. Şarkılar bağıra çağıra seni haykırsada eksiksın. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-sen-87-siiri/</link>
<guid>2041065</guid>
<pubDate>2014-09-13T17:36:00+03:00</pubDate>
<author>Berivan Maruf</author>
</item>
 <item>
<title>Olmalı</title>
<description>"Konuşacak bir şey kalmadı."  dedi adam. Kadın yorgundu. Hafif bir meltemin kollarına esir düşmüştü saçları. Elleri, adamın ellerine yalvarırcasına kenetlenmişti. "Olmalı. Benden kalan bir şeyler olmalı gözlerinde! " diyiverdi. Sesindeki titreme, biraz sonra yanaklarını şereflendirecek yaşların acımasız habercisiydi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/olmali-89-siiri/</link>
<guid>2040918</guid>
<pubDate>2014-09-13T00:30:00+03:00</pubDate>
<author>Berivan Maruf</author>
</item>
 <item>
<title>Yine</title>
<description>Duyuyorum... Birileri can çekişiyor! Yine bir yenilgi var sanırım yüreğinde.. Yine birine derin özlemler besliyor. Ve yine çaresiz...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yine-223-siiri/</link>
<guid>2040852</guid>
<pubDate>2014-09-12T21:15:00+03:00</pubDate>
<author>Berivan Maruf</author>
</item>
 <item>
<title>Sonrası</title>
<description>Yakındı gidişi.. Öyle böyle bir veda olmayacaktı  bizimkisi. Baya baya gidiyordu işte... Ölümden yanaydı kalp atışları. Sonsuzluğa devrilen bir çınar misaliydi adımları.. Döktüğü her yaprakta, başka başka aşkların, başka başka kahramanları kazılıydı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sonrasi-65-siiri/</link>
<guid>2040554</guid>
<pubDate>2014-09-11T23:44:00+03:00</pubDate>
<author>Berivan Maruf</author>
</item>
 <item>
<title>Ben</title>
<description>Kaybolmuş bir ateşböceğiyim güneşin bağrında. Yaşamam için delice karanlıklar gerek bana. Derin ve kimsesiz kuyular, sessiz ve ışıksız sokaklar lazım bana. Yalnızca ben olmalı bende. Başka ses başka beden fazla bana. Kimsesizlik isterim ben. Dûşünmemek, hissetmemek isterim. Yok olmak gibi mesela. Zamanın gerisinde, herkesten, her şeyden uzakta, benden bile geride kalmak isterim. Ruhsuz, bedensiz, bensiz, birazda yalnız. Hatta oldukça yalnız. Çaresiz, tükenmiş, bitmiş, yok olmuş ya da olacakmış. Karışık işte. Kaybolmuş bir ateşböceğiyim güneşin ortasında. Ne yerim ne de zamanım anlayacağın... </description>
<link>https://www.antoloji.com/ben-1026-siiri/</link>
<guid>2008571</guid>
<pubDate>2014-06-06T18:37:00+03:00</pubDate>
<author>Berivan Maruf</author>
</item>
 <item>
<title>Üşüyorum</title>
<description>Üşüyorum sevgili... Bir ürperti sarmış ruhumu. Ve sebepsiz bir karmaşanın ellerine esir düşmüş yüreğim. Gözlerimden düşen her damlada, izi kalmış hatıraların. Ellerim göz yaşlarımı gizleyemiyor artık... </description>
<link>https://www.antoloji.com/usuyorum-376-siiri/</link>
<guid>2007002</guid>
<pubDate>2014-06-02T20:59:00+03:00</pubDate>
<author>Berivan Maruf</author>
</item>
 <item>
<title>Özledim</title>
<description>Özledim seni... Bunun için bir sebep yoktu halbuki. Çok konuşmamıştık seninle, birlikte gülmemiştik ya da hiç ağlamamıştık beraber. Sinemaya gitmemiştik mesela. Yağmurdan saklanmak için koşmamıştık el ele sokaklarda. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ozledim-767-siiri/</link>
<guid>2006701</guid>
<pubDate>2014-06-02T12:14:00+03:00</pubDate>
<author>Berivan Maruf</author>
</item>
 </channel>
</rss>
