<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Bayram Kaya Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Kolektif Kütle 21</title>
<description>İhtiyaçların karşılanması işi, kişileri o ihtiyacı karşılama odağına doğru çeken bir enerjidir akışıdır. Demek ki “kolektif kütle karşılanan ihtiyaçlardan dolayı bir elma ağacının aç kişiyi kendisine çekmesi gibi ihtiyaçlıyı da kendisine çeker”.  Kolektif kütle tarafından kolektif merkeze çekilen kişiler avcı, bakıcı, bekçi gibi günlük birim iş çeşitliliğine göre oluşan kolektif birim zamanlı iş verimi hacmini oluşurlar. Sıkışan hacim ve yüzey gerilimi kolektif ortamı sıkıştırır. Gerer. Hacim artar. İş fazlası bir genleşme hacmi oluşturur.  Kolektif alanda yapılan, üretilen ve kullanılan "iş fazlası, + değer sağlamaları; depo enerjiye çevrilir. Ya da kolektif + değer, sistem çevrimine yani sistemin düzenine ve konforuna ve sistem amortismanına, sistemin geliştirilmesi için sistem ar-ge sine harcanır.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kolektif-kutle-21-siiri/</link>
<guid>3889317</guid>
<pubDate>2026-10-07T08:24:00+03:00</pubDate>
<author>Bayram Kaya</author>
</item>
 <item>
<title>Kolektif Kütle 20</title>
<description>Geri bağlanım olmaz ise yani kolektif kütleli alanın başlangıç koşulları içinde oluşan yardımlaşma, dayanışma, ortaklaşma, paylaşma olmaz ise kolektif alanlı, kolektif kütle potansiyelli durumun zorunlu alan akış etkisi ortadan kalkardı.  Başlangıç koşulu içinde olan paydaşlık gibi bir basınç unsuru aksamaya başlarsa eğer;  biz fark etmesek de aksama yavaş yavaş kolektif sistemin düzenini bozarak sistemi negatif potansiyelli bir etkiye doğru kaydırırdı. Aşağıda bu konular ahlak olarak da işlenecek  Sadece paydaşlığı “geri bağlanım yasasıyla açıklayalım”. Paydaşlık en az iki kişi ile oluşur.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kolektif-kutle-20-siiri/</link>
<guid>3888950</guid>
<pubDate>2026-10-06T07:16:00+03:00</pubDate>
<author>Bayram Kaya</author>
</item>
 <item>
<title>Kolektif Kütle 19</title>
<description>Bu durumda sürece hakim olan kütle çekim kuvveti tekrar sürece hakim olur. Kütle çekim kuvveti önce genleşmeyi durdurur. Sonra ısı kaybeden sıkışan sürecin içten dışa doğru olan direnci de düşer.   Düşen direnç yeniden kütle çekimini çağırır. Kütle çekimi de seyrelmiş gaz toz bulutunu  tekrar içe doğru büzmeye ve sıkıştırmaya devam eder. Bir yıldız oluşumundaki başlangıç koşulu geri etkileşimleri böyledir.  Önce kütle çekim etkisiyle büzüşme. Sonra büzüşüp, ısı üretip, genleşme. Genleştikçe soğuyup genleşmeyi ve dışa doğru olan direnci kaybetme. Kayıp olan genleşme ve dirence karşı tekrar kütle çekim kuvvetinin devreye girme süreçleri, kesikli sürekli kendi kendisine otomatikman devam eden bir çevrime dönüşür.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kolektif-kutle-19-siiri/</link>
<guid>3888510</guid>
<pubDate>2026-10-05T06:07:00+03:00</pubDate>
<author>Bayram Kaya</author>
</item>
 <item>
<title>Kolektif Kütle 18</title>
<description>İçten dışa doğru oluşan ısısal (füzyon) basınç kuvveti, çevreden içe doğru olan kütle çekim kuvvetiyle karşılaşır. Kütle çekimiyle, sıkışan kütle entalpisi (İç enerjisi, iç basıncı, iç hacmi çarpımı)  isi enerjisine dönüşür. Yani kütle çekim enerjisi bir kütle sıkıştırması ortaya kor.   Böylece sıkışan kütle ısı enerjisi oluşumunu destekler. Artan ısı enerjisi kendisini ortaya koyan kütle çekimini durdurur. böylece ısı basıncı, kendisini oluşturan kütle çekimini ve kendisinin ısı artışını durdurur. Isı basıncı kendi oluşmasını durduracak hareketi besler.  Isı kuvveti çoğaldıkça kütle çekim kuvvetine karşı direnç de artar. Böylece içten dışa doğru hareket olan ısı basıncı kütle çekiminin gaz ve toz bulutunu  sıkıştıran etkisini önce azaltır.  Sonra ısı artıkça kütle çekimine karşı koyma direnci de artar. Nihayet artan ısının direnç basıncı, kütle çekimini yener. Ve kütle çekimini durdurur (etkisiz hale getirir-yok gibi olur)  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kolektif-kutle-18-siiri/</link>
<guid>3888123</guid>
<pubDate>2026-10-04T07:50:00+03:00</pubDate>
<author>Bayram Kaya</author>
</item>
 <item>
<title>Kolektif Kütle 17</title>
<description>Döngü sel geri bağlamına değin üstel dediğimiz süper vizör (olasılıklı durumlar) gibi, ya da kolektif birim zaman gibi üssü durum açılımları içindeki kimilerinin yansıma birlikteliğini ortaya koyduk.   Geri bildirişim hareketleri bir öz yine tekrarı ya da referans değerleri oluşturmakla sistemler bu referans değere göre salınım yapar. Bu salınım yapan değerler toplumsal davranış ahlakını ortaya koyar. Paydaşlar oluşta bir ahlaktır, kölecilik de bir ahlaktır.  Nasıl ki nesneler aynı anda bir dalga, bir parçacık, bir frekans salınımıdırlar; Nasıl ki nesnelerin bir dalga boyu, bir rengi, bir spinleri var. Yine nesnelerin bir elektro statik durumları, bir çekimleri ve kendilerini “oluş” halinde kılan bir enerji kütleleri var.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kolektif-kutle-17-siiri/</link>
<guid>3887719</guid>
<pubDate>2026-10-03T07:33:00+03:00</pubDate>
<author>Bayram Kaya</author>
</item>
 <item>
<title>Kolektif Kütle 16</title>
<description>Kulluk sistemleri sadakalık ve nefsani kitleler ortaya çıkarmıştı. Bu sefaleti duruma halk egemenliği denmekle galatı meşhur olan siyasi erk (egemen güç temsilciliği) verginin bir kısmına lütuf veya sosyal adalet demekle; ana aldatan durumla ortamı gizler.   Sadaka denilen galatı meşhurlardan birisi olan sosyal yardımlar zaten kolektif artı değer olup “sistemin çevrimi için harcanması zorunlu olan köleci sistemin sürdürülmesi için köleci sistemin doğrusu olandır.”  Kulluk sistemi verginin (çevrim enerjisinin) bir kısmını sadaka kılıp sisteme bağlı kapı kulları yaratırken; büyük bölümünü kendi ilişki bağını sürdürmesi için sömürmek zorunda.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kolektif-kutle-16-siiri/</link>
<guid>3887391</guid>
<pubDate>2026-10-02T07:27:00+03:00</pubDate>
<author>Bayram Kaya</author>
</item>
 <item>
<title>Kolektif Kütle 15</title>
<description>Kişinin kazanmasına engel olan sömüren sıkışma; kişinin kendi çevresine doğru iş gücü olarak ESNER. Yani kişinin iş gücü kamu kaynaklarıyla finanse edilen; yatırımcıya, iş bitiriciye,  finansçıya, rantçıya, yap işlet gibi sömürü enstrümanı olan çevreye doğru esner.   Ama işin özü sömürülecek geniş yığınlar olmak zorundadır. Bu iyi biline. Herkes zengin olur denir. Herkesin hayalen zengin olduğu yerde, ne zenginlik olur. Ne efendi köle ilişkisi olur.  Ne de üretim olur. Yığınlar havuca uzanmanın hayli içinde olmak zorundadırlar.  Meşhur olup konuyu güzel özetleyen güzel bir söz vardır. ”son dere kuruduğunda, son balık  öldüğünde, insanlar paranın bir işe yaramadığını anlayacaklar”. Para gücü Mamon’un servet gücüdür. Elin ilerideki fikir ideolojisi olan bu aldatan kafa putlarının, hiçbir şey olduğunu anlayacaklar. Şu söz yine köleci sistemi güzel özetler. “Sen ağa ben ağa inekleri kim sağa”.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kolektif-kutle-15-siiri/</link>
<guid>3886971</guid>
<pubDate>2026-10-01T07:17:00+03:00</pubDate>
<author>Bayram Kaya</author>
</item>
 <item>
<title>Kolektif Kütle 14</title>
<description>Vergiler devlete çalışmak değil miydi? Eğer devlete çalışmayı kötülemek ve sistem dışına atmak için kolektif alandaki sistem çevrimine çalışmak (devlete çalışmak deniyor köleci dil ile) ayıpsa (!) insanlık dışıysa(!) 15 temel vergi ile 200 çeşit vergi daha ayıp, daha insanlık dışı değil mi?  Ucu sonu olmayan 200 ün üzerinde vergi devlete (yani sistemin işleyişine ait) çalışmak olmuyor muydu? Dahası vergiler sistemin zorunlu işleyişinden çok “El adamlarını” zengin etmek için harcanan ihale, özelleştirme, kredilendirme gibi sömürü kaynaklarını oluşturmaya harcanır.  Bir düşünün hele.  Cehalet bilgi gözetmez. Kolektif çalışmayı bilip anlayamayan yığınlar, güya iş gücünün bir kısmını kendilerine ücretli maaşlı çalışırlar. “Kolektif olarak ortadan kaldırılan yarın endişesi” kolektif yapabilirlik şimdi kendi için çalıştığı ücretli maaşlı zaman içine sıkıştırılır.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kolektif-kutle-14-siiri/</link>
<guid>3886604</guid>
<pubDate>2026-09-30T07:22:00+03:00</pubDate>
<author>Bayram Kaya</author>
</item>
 <item>
<title>Kolektif Kütle 13</title>
<description>Çünkü başlangıç koşulu içinde veya çevre seçmesi olgular içinde keyfi takdir, keyfi irade ve keyfi kader hiç olmamıştır. Es kaza olsaydı bu mantıkla kolektif süreç hiç başlayamazdı. Kolektif sürecin doğası ve bağlanım yasası ile kolektif üretim ve kolektif çevrim belli bir değerden sonra keyfi takdir gibi bir keyfiyeti kabul etmez  Çünkü üreten emeğin ortaya koyduğu artı zenginlik (kolektif iş gücü birikimi) olmayınca ne dini sanal savlar ne mülk ve mülk sahibi gibi keyfi takdir izanı hiçbir biçimde oluşamazdı.  Takdir de bulunmanın ana kaynağı üretimdir. Üretim yoksa neyi takdir edeceksiniz? Çünkü takdir etmenin girişeceği enfekte edeceği hiç bir  ürün, üretim ve üretim nesnesi yoktur.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kolektif-kutle-13-siiri/</link>
<guid>3885482</guid>
<pubDate>2026-09-27T09:04:00+03:00</pubDate>
<author>Bayram Kaya</author>
</item>
 <item>
<title>Kolektif Kütle 12</title>
<description>Su “tekrar” buharlaşır. Buharlaşma yeniden yağmur bulutlarını kendi kendine otomatikman oluşturur. Bu oluşma hiç bir şeyi hedeflemeksizin süreci BAŞLATIR. Su, buharlaşma atmosferik basınç, ısı  birer başlangıç koşulu olan her biri kendi öz yineleme hareketidirler.  Burada görmemiz gereken altı temel aşama var. Biri buharlaşmayı otomatikman başlatan su-ısı gibi olgular etkileşimli süreç. Bir diğeri buharlaşmanın durmasıyla buhar ve yağmur bulutlarının sürekli oluşamayıp kesikli olmalarıdır. Yani başlayan bir süre durum etkileşimle sürecin bir süre durmasıdır.  İkinci aşamada suyu buharlaştıran ısının da sürekli olmayıp kesikli olmasıdır. Havanın kapalı olması ile buharlaşmalar  minimum olup; minimum buhar sistemi çevrim yapacak kadar besleyememe durumuyla sistemin yine kesikli olmasına sebep olacaktır.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kolektif-kutle-12-siiri/</link>
<guid>3885088</guid>
<pubDate>2026-09-26T07:32:00+03:00</pubDate>
<author>Bayram Kaya</author>
</item>
 <item>
<title>Kolektif Kütle 11</title>
<description>Çevresel var bulunuşu ve çevresel seçimi anladıktan sonra şimdi yağmur olayına dönelim. Isı; su ve durgun su, akar su ile etkileşip girişir. Ne ısı su için vardır. Ne de su ısıyla buhar olayım diye vardır. Ya da tersi durumla ısı ve su bir şey ortaya koymak; yağmur oluşturmak için etkileşmez.  Örneğin, evrende ısı kendisinden daha az ısılı olgu olay ve durumdan diğerine doğru akar (diğerinin eksiğini tamamlar. Örneğin suyun ısı hareketi 15 derce ise, hava sıcaklığı 15,01 derece ise bu 0,1 derece fark ve tamamlayıcı nicelik farkın yarısı kadar ısı enerjisi suya aktarılır.  Siz ölçemeseniz de bu etkileşim aynı zamanda bir kütle aktarımıdır. Şimdi bu termodinamik entropik yasayı analım "ısı her zaman sıcak olandan soğuk olana doğru akar". Yani enerji çok olandan aza yüksel olandan alçağa, uzun olandan kısaya vs. akar.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kolektif-kutle-11-siiri/</link>
<guid>3884761</guid>
<pubDate>2026-09-25T07:59:00+03:00</pubDate>
<author>Bayram Kaya</author>
</item>
 <item>
<title>Kolektif Kütle 10</title>
<description>Kolektif alan hepsi aynı veya benzer yöne hareket eden biyolojik özneleri özel bir koordinasyona sokmadan, kütle kazandırıcı alan (potansiyel) ortaklaşma cısı olarak kişileri organize eder.   Yani organizasyon zamanı parçalı ve eş yönlü kılar. Kolektif kütleye katılım temel de kuantum özelliklerin makro dünya içine geçilmekte olan özellikler ile kolektif inşa içine yansımış olmanın bir sonucudur.  Kendi kendini organize eden ve geri etkileşme yapan sisteme bir örnekte yıldızların oluşumudur.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kolektif-kutle-10-siiri/</link>
<guid>3884325</guid>
<pubDate>2026-09-24T02:02:00+03:00</pubDate>
<author>Bayram Kaya</author>
</item>
 <item>
<title>Kolektif Kütle 9</title>
<description>Geri bağlanım olmaz ise yani kolektif kütleli alanın başlangıç koşulları yardımlaşma, dayanışma, ortaklaşma, paylaşma olmaz ise potansiyel durumun zorunlu alan akış etkisi ortadan kalkar. Sistem aksamaya başlar. Aksak giderek bozulma ve kopmalarla kolektif bağ çözülmesine kadar gider. Çevrim durur. Kolektif kapasite ortadan kalkar vs. ile kolektif bağ kırılır.  Geri bağlanım yasası sistemin bel kemiğidir. Size bir yağmur olgusunu bir de yıldız olgusunun kendi kendisine matematik ve fizik olarak organize oluşu, geri bağlanım yasası olarak örnekliyim.  Karbondioksit gibi, şeker gibi, daha temelde atom gibi kendi kendine organize oluş geri bağlanımla evrenin, evrimin, zekanın, ruhsallığın, bilincin, kolektif bilincin benzer temel işleyiş yasasıdır.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kolektif-kutle-9-siiri/</link>
<guid>3883609</guid>
<pubDate>2026-09-22T09:02:00+03:00</pubDate>
<author>Bayram Kaya</author>
</item>
 <item>
<title>Kolektif Kütle 8</title>
<description>Sizinle kesikli, sınırlı, sonlu olan dans; toplumsal koreografiyle sürekli devam eder gider. Kişisel bilinç yerini bizden bağımsız, bizim dışımızda sürekli olan kolektif bilince bırakır. Kolektif bilgi, oluşur. Kolektif işlerlik ve kolektif geçerlik ve kolektif dans dinamizm kazanır.    Kişi kolektif kütle kazanımıyla ışır. Bu ışımayla kolektif kütleyi minik minik katkılarla hem etkiler hem değiştirir, hem dönüştürür. Etkilenir, etkilendiği ile tekrar ve farklı düzlemle kütleyi yeniden etkiler.   </description>
<link>https://www.antoloji.com/kolektif-kutle-8-siiri/</link>
<guid>3883253</guid>
<pubDate>2026-09-21T13:30:00+03:00</pubDate>
<author>Bayram Kaya</author>
</item>
 <item>
<title>Kolektif Kütle 7</title>
<description>Örneğin, eşiği yükselmiş ihtiyaçların duygu ve basıncı tümse len veya yüksek potansiyelli hallerdir. Bir çok ihtiyacı durumun giderilmesini içeren kendi başının çaresine bakma hali tümsek (tüm selen) potansiyeldir. Bu gibi durumlar yansıma ve girişme bağıntısına göre yüksek veya çukur potansiyelli de davranabilir.  Ve yüksek potansiyelin boşalması gerekir. Konu beslenmeyse eyleme veya akışa yönelirsiniz. Bu bir dış potansiyel alan etkisi ise; yardımlaşma, paylaşma, iş bölüşümü, organize olma, ortaklaşma gibi tüm selen, yüksek potansiyeli düşüren, alçaltan, gerilimi boşaltan çukur alanlı şarj-deşarj enerjisine dönüşmektedir.  Kolektif alan içinde siz de ürettiğiniz ürünler de potansiyellidir.  Siz kas enerjinizi ürüne veya işinize aktarırsınız. Bu kez ürünler potansiyelli yani emek harcanmış emek ürünleri olurlar.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kolektif-kutle-7-siiri/</link>
<guid>3883080</guid>
<pubDate>2026-09-20T07:40:00+03:00</pubDate>
<author>Bayram Kaya</author>
</item>
 <item>
<title>Kolektif Kütle 6</title>
<description>Kolektif alandaki her bir kişi yetenek ve ihtiyacı kadarla ama mutlaka minimum veya maksimum kadarla bir toplumsal kütleye sahiptir. Toplumsal kütle kişinin kapasite ve yeteneği kadarla, ilgi ve merakı kadar aktarımla sınırlıdır. Kolektif yaşam ve kurallar dahi bu kolektif kütle kapsamındadır.  Toplum kişinin çevresi olan kolektif bir alandır.  Kişi toplumu ya da kolektif çevresi ile zorunlu olarak etkileşim halindedir. Toplum olduğu sürece kişi üzerinde kolektif kütle etkisi vardır.  Toplumda ayrık düşen birinde, cari kolektif etki kalkacaktır. Kişi bir süre kolektif etki var gibi davranacaktır. Toplumda kazandığı kolektif kütleli bilişsel etkileri devam eder.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kolektif-kutle-6-siiri/</link>
<guid>3882602</guid>
<pubDate>2026-09-19T07:32:00+03:00</pubDate>
<author>Bayram Kaya</author>
</item>
 <item>
<title>Cemali İçenlerin Yudumu</title>
<description>Mevsimine düşmek mi Nedir bilmiyorum Günlük hüzünler le Anlamsızca sına Sev diyorsun ya Nasıl seveyim </description>
<link>https://www.antoloji.com/cemali-icenlerin-yudumu-siiri/</link>
<guid>3882519</guid>
<pubDate>2026-09-19T01:08:00+03:00</pubDate>
<author>Bayram Kaya</author>
</item>
 <item>
<title>Kolektif Kütle 5</title>
<description>Kolektif kütle hemcinslerin temel ihtiyaçlarını sosyal girişimli kolektif bağlanımlar la düzenler. Sosyal ve kolektif bağlar hemcinslerimize verdiği kolektif etki nedenle daha az enerji harcatır olması burayı çok çok cazibeli çekim alanı kılar.   Sosyal alan ilkin tekil öznelerin doğa içindeki dışsal tutumu ile yine tekil öznelerin groteskti düşünce algı ve ifade şekillerini ortaklaşın bağlanımlarla oluşan bir simgeciliktir. Kolektif alan her zaman öznelerin davranış ve tutumundan daha ileridir. Bu nedenle kişiler toplumsal gelişmenin çok gerisindedir.  Kişinin toplumsal alan ilişkilerini kavramakta geri olması, toplumu kendi ortak algılarına göre okumalarıyla gerici bir sosyal mantık edinirler. Kolektif alandaki bu sosyal oluş kolektif alandaki nesnel olguların toplumun gerisinde kalmış açıklama ve yorumlamalarla ortaklaştıran bir giriştirme olmuştur. Din bunun kaynağıdır.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kolektif-kutle-5-siiri/</link>
<guid>3882510</guid>
<pubDate>2026-09-19T00:06:00+03:00</pubDate>
<author>Bayram Kaya</author>
</item>
 <item>
<title>Kolektif Kütle 4</title>
<description>Nasıl ki bir çekim alanında bulunan nesne ağırlık (kütle) kazanırsa, kolektif alan da bulunan kişiler de meslekler gibi, eğitim gibi, kolektif bilgi gibi, kolektif kapasite gibi  kolektif bir kütle veya ağırlık kazanırlar.  Kütlesi ve enerjisi olan şeyler birbirini çeker. Eş deyişle kütle uzay zamanın dokusunu bozar. Kütle uzay zamanı bükerek uzay zaman geometrisini bozar. Bükülen eğilen uzay zaman dokulu geometri nedenle diğer kütleler birbirine yaklaşır.  Büyük kütleli cismin eğip büktüğü uzay zamanın helezoni şekli, civarındaki diğer küçük kütleli cisimleri bükülmüş kırışmış geometriye doğru çeker. Küçük kütleli cisim çekim ve bükülme etkisinde kalmakla büyük kütleli geometri içinde yine ikinci bir kes de kendi büktüğü geometride dönmesi olayına kütle çekimi diyoruz. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kolektif-kutle-4-siiri/</link>
<guid>3882243</guid>
<pubDate>2026-09-18T08:14:00+03:00</pubDate>
<author>Bayram Kaya</author>
</item>
 <item>
<title>Kolektif Kütle 3</title>
<description>Yine toplumsal koreografiyi hazırlayıcılardan belirsizlik ilkesiyle Werner Heisenberg kolektif kütleyi oluşanlardan “birisidir”. Toplumsal kütle içinde belirgince birisidir. Kolektif kütle gibi birleşik alana biliş, buluşla; potansiyel açılım, gelişme ve kolektif motif verirler. Kolektif koreografiyi oluştururlar.     Birisi olarak topluma özel durumla katkın dırlar. Hiç kimse olarak anonimdirler. Ama her zaman olarak herkes her durumla umulur beklenir ve olası bir potansiyel kat kılıktır.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kolektif-kutle-3-siiri/</link>
<guid>3881848</guid>
<pubDate>2026-09-17T07:16:00+03:00</pubDate>
<author>Bayram Kaya</author>
</item>
 </channel>
</rss>
