<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Bayram Kaya Şiirleri
</description>
 <item>
<title>An Be An Menevişler</title>
<description>Aklım, fikrim Varoluşu sorgular Bilmeyi mutluluk bilir En akıllı deli sevdam Beni sensizliğe alıştırma  </description>
<link>https://www.antoloji.com/an-be-an-menevisler-siiri/</link>
<guid>3843356</guid>
<pubDate>2026-06-16T08:29:00+03:00</pubDate>
<author>Bayram Kaya</author>
</item>
 <item>
<title>Ahvali Seyir</title>
<description>Üretim gücünden gelen Katılımcı toplumdan yana  Karşılıklı transfer emekten bana Üreten ilişkiler üzerinde sana  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ahvali-seyir-siiri/</link>
<guid>3837720</guid>
<pubDate>2026-06-01T21:35:00+03:00</pubDate>
<author>Bayram Kaya</author>
</item>
 <item>
<title>Nedensizlik</title>
<description>Kalp çarpar Nedensiz de çarpar Hena  Fizikselinden bahsetmiyorum Biliş seliyle Çarpar Hena çarpar </description>
<link>https://www.antoloji.com/nedensizlik-7-siiri/</link>
<guid>3831979</guid>
<pubDate>2026-05-19T23:01:00+03:00</pubDate>
<author>Bayram Kaya</author>
</item>
 <item>
<title>Hena 2</title>
<description>Harabesiyle Ninova’ya bakınca Karışıktır duygular Kâh köpüren deniz dalgasıdır Akabinde fırtınasını atlatmışta Kâh süt liman. Zavel olmayınca zeval olmaz. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hena-2-2-siiri/</link>
<guid>3831977</guid>
<pubDate>2026-05-19T23:00:00+03:00</pubDate>
<author>Bayram Kaya</author>
</item>
 <item>
<title>Hena 9</title>
<description>Bir sevgiyi öylesine derinle hissettiğin de Bazen tanımamak iyidir Hena. Yitiğiyle fazla acı duymazsın Dünya başına yıkılmaz Bu temenni değil, çok istisnai ultra bir sevgidir. Çok önemli bir kayıptır ama tanımadığında </description>
<link>https://www.antoloji.com/hena-9-siiri/</link>
<guid>3831799</guid>
<pubDate>2026-05-19T14:05:00+03:00</pubDate>
<author>Bayram Kaya</author>
</item>
 <item>
<title>Hena 0</title>
<description>Hena özgürlüğümsün Özgürlük telde olsa Dil susar Dilde olsa tel kopar Tanışımda rezonans Söyleyen de </description>
<link>https://www.antoloji.com/hena-0-siiri/</link>
<guid>3830426</guid>
<pubDate>2026-05-15T20:38:00+03:00</pubDate>
<author>Bayram Kaya</author>
</item>
 <item>
<title>Zor Duygu</title>
<description>Duygular Gerek sevgiliyle Gerek siyasetle Bir bakmışsın Fethi yaşamış gibi çoşkun Dünya küçülmüş sen evren </description>
<link>https://www.antoloji.com/zor-duygu-siiri/</link>
<guid>3829332</guid>
<pubDate>2026-05-13T04:06:00+03:00</pubDate>
<author>Bayram Kaya</author>
</item>
 <item>
<title>Hena 7</title>
<description>Ne derse desin ağzım Birikse de duygularım söze Duymadığını anlayamıyorsun Düşmelerin kalkmaların lazım  Bazen düşmelerin kalkmandır </description>
<link>https://www.antoloji.com/hena-vii-siiri/</link>
<guid>3821138</guid>
<pubDate>2026-04-23T02:11:00+03:00</pubDate>
<author>Bayram Kaya</author>
</item>
 <item>
<title>Hak Mı Şah Mı</title>
<description>Hena Dünyaya nerden baktığımız önemli Haklı yerden mi Haksız yerden mi?  Haklılık ve </description>
<link>https://www.antoloji.com/hak-mi-sah-mi-siiri/</link>
<guid>3820692</guid>
<pubDate>2026-04-21T20:36:00+03:00</pubDate>
<author>Bayram Kaya</author>
</item>
 <item>
<title>Hena 6</title>
<description>Bu şiir, Hena'ya hitaben içten bir uyarı niteliğinde.   Karşılıksız çabalar ve dengesiz ilişkiler üzerine düşündürüyor.  "Ne kadar ekmek, o kadar köfte" diyerek, verdiğin kadarını alabileceğini hatırlatıyor.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/hena-2-vi-siiri/</link>
<guid>3819261</guid>
<pubDate>2026-04-19T17:57:00+03:00</pubDate>
<author>Bayram Kaya</author>
</item>
 <item>
<title>Hena 4</title>
<description>Oduncu odun verecek Elindeki odunla dayı erincine erecek  Bu sıkışmışlıkla Seyri hamla Fikri meşgul çevre sakinleri, düşünceyi serecek </description>
<link>https://www.antoloji.com/hena-2-iii-siiri/</link>
<guid>3818647</guid>
<pubDate>2026-04-18T07:33:00+03:00</pubDate>
<author>Bayram Kaya</author>
</item>
 <item>
<title>Hena 3</title>
<description>Ölümü sorarsın Hena Yaşam nedir ki?  Kapıyı bilirsin Hena Seni sana sorarım Açık olanı mı kapı, </description>
<link>https://www.antoloji.com/hena-2-ii-siiri/</link>
<guid>3816687</guid>
<pubDate>2026-04-13T04:20:00+03:00</pubDate>
<author>Bayram Kaya</author>
</item>
 <item>
<title>Hena 1</title>
<description>I  Bilir misin Hena Mezar taşı niye soğuktur?  Ana kütleden kesilmiştir </description>
<link>https://www.antoloji.com/hena-2-siiri/</link>
<guid>3815525</guid>
<pubDate>2026-04-10T20:25:00+03:00</pubDate>
<author>Bayram Kaya</author>
</item>
 <item>
<title>Tez Günler</title>
<description>Ulu ortadan Tez günler  Duygular bezgin Umutlar yorgun Akıl hodgamla seza </description>
<link>https://www.antoloji.com/tez-gunler-siiri/</link>
<guid>3814239</guid>
<pubDate>2026-04-07T06:55:00+03:00</pubDate>
<author>Bayram Kaya</author>
</item>
 <item>
<title>Tanrı Fikri 10</title>
<description>Kamunun olan kamusal kaynaklar şakacıktan, mahsusçuktan gibi algılarla El 'in olduktan sonra İbrahim ’indi. Kamusal kaynaklar “transfer emeklerin ve karşılık emeklerin farklı kullanım ve tüketim paydaşlığı olmakla MEŞRUİYETTİ”.  Yani kamusal kaynakların Paydaşlı tüketimi, nasıl somut ve nesnel dayanaklar ile bir meşruiyet ise; El 'in sahipliği de mülkünü veren El olarak, El 'in irade ve soyut sahiplik meşruiyet ligiydi!  El 'in meşruiyet ligi ve El 'in mülk sahibi oluşu; kolektif alan gibi somut ve nesnel değildi. Şimdi kolektif alan gibi El 'in "mülk sahibi olma alanı" vardı. İşte bu alan Yaratan Tanrının da mülk sahibi olma alanı olacaktı.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/tanri-fikri-10-siiri/</link>
<guid>3811905</guid>
<pubDate>2026-04-01T07:32:00+03:00</pubDate>
<author>Bayram Kaya</author>
</item>
 <item>
<title>Tanrı Fikri 9</title>
<description>Özelleştirilmiş mülk anlayışı kolektif zenginliğin üs sel yansımaları içinde olan anlayışlardan sadece biriydi. El mana anlayışı kolektif zenginliğe karşı oluşturulan özelleştirmeci tuzaktı. Tuzakçı iki önermeyle yola çıkmıştı.  Birinci önerme; "mülkün sahibi El 'dir". Yani kamusal kaynakların sahibi El 'dir, demesiydi. İkinci tuzak önerme ise ;"mülkün sahibi mülkünü dilediğine verir" söylemiydi.  Birinci önerme de ilkin kolektif sahipli olguya karşı kişisi sahiplik anlayışını yerleştirmekti. Sonra da "biz varsak ben varım" diyen kolektifi düşünceyi; "El varsa biz varıza" dönüştürecek olan mülkün tescil işiydi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/tanri-fikri-9-siiri/</link>
<guid>3811009</guid>
<pubDate>2026-03-29T22:36:00+03:00</pubDate>
<author>Bayram Kaya</author>
</item>
 <item>
<title>Tanrı Fikri 8</title>
<description>El kamusal alana ve kamusal zenginlik kaynaklarına karşı kurulmuş bir kurnazlığın keyfi pay ediş biçimlendirişiydi. El kişiydi. El kişisi tasımdı. El kendi ihtiraslarını kişisel bencilliklere hitap ederek söyledi. Doğru bilinen yanlış sözü söyleyen kişi, galatı meşhur sözlerin etki sel (büyü sel) sanatıyla kişiler üzerinde kendisinin otoritesini ihsas ettirdi. Mülkün sahibi El sözü galatı meşhur bir AKIL YÜRÜTME işi ve galatı meşhur bir AKIL OYUNUYDU.  Özetlersek, inançlar ihtiyaca hitap ederken bilimseldirler. “Mülkün bir sahibi vardır. Mülkün sahibi El ‘dir”. Bu söz bencil öznenin işe karışmasıyla inanıcı, köleci ilk önerme olacaktı. Bu söz hiç bir algı dayanağı yok iken kolektif alan içinde söyleniyordu. Ve insanlar hali hazırdaki kolektif duruma göre bu sözdeki El sahipliğini kolektif mana atfı ile kamunun sahipliği olarak anlıyorlardı.  Siz ne söylerseniz söyleyin, kurnazlığın vukufunda olmayan kişiler bu sözlerdeki özgeciliğe karşı oluşan bencil manayı, somut deneyimledikleri kamusal olup bitenlerle birlikte anlıyorlardı. Bu söz içinde hile olacağı hiç düşünülmemişti. Yeni mana kulaktan kulağa işitildi. Çoğunluğun kurnazca söylem içindeki manada kolektif alan dışı başka tür bir manayı anlamaları çok çok zordu.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/tanri-fikri-8-siiri/</link>
<guid>3809726</guid>
<pubDate>2026-03-26T22:33:00+03:00</pubDate>
<author>Bayram Kaya</author>
</item>
 <item>
<title>Tanrı Fikri 7</title>
<description>Yaklaşık 8 bin yıllık zaman boyunca kaderleri yaratan El düşüncesi sürecekti. El inancını oluşan mülk sahipliği düşüncesi her El ortamında ortak düşünceydi. Veya ortak El düşüncesi her yerde sıratı müstakimdi. Bu sıratı müstakime göre “fitne ortadan kalkıp yeryüzü sizin El ‘ininiz dini olana kadar“ size vuruşma (kıtal-savaş), emir olundu” diyordu.   Tanrı fikri böylesi birçok periyodik söylem ve anlatım salınımlarıyla, yavaş yavaş, günün icabı sorunlara göre binlerce kişinin beyin fırtınası düşünsel emek katkılarıyla; ilmek ilmek örülerek ortaya çıkıyordu. Ama kafa karışıklıkları bir türlü bitmiyordu.  Çünkü sorun başka yerdeydi. El fikri kolektif kapasite gaspı üzerine kuruluş bir mülk sahipliğiydi. Fitne buradaydı. Fitne emek gücünün boğaz tokluğuna gaspındaydı. Fitne mülk gaspı yoluyla kitleleri işsiz kılmadaydı.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/tanri-fikri-7-siiri/</link>
<guid>3808143</guid>
<pubDate>2026-03-23T17:29:00+03:00</pubDate>
<author>Bayram Kaya</author>
</item>
 <item>
<title>Tanrı Fikri 6</title>
<description>El neye karşı ve nerede mülk sahibiydi? El kolektif alanın paydaşlığına karşıydı. Mülk ortaklığına karşıydı. Üreten ilişki ortaklığına karşıydı. Kolektif paydaşlığa karşıydı. Oysa günümüz kapitalisti ve liberalleri şirket adı altında hala ortaklıkla var oluyorlardı. Ama bu sömüren kişiler ortaklığıydı.  El Kolektif alan içinde kolektif bağın çözülmesinden doğan boşlukta mülk sahibiydi El algısı içinde kolektif haklara yabancılaşan insanları El ahit inancı ile anonim sahipliğe karşı “ben de mülk sahibi olurum” demenin mülk sahipliğiydi. El  “kolektif hakların devri ile mülk sahibiydi”.  El kolektif olanaklı kuvveden, maskeli bir inanç, maskeli bir kafa putu olarak doğmuştu. El, tufan denen toplumsal travma sonrasında, Sümer yerleşkesi ile fiiliyata geçmiş gibi görünüyor.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/tanri-fikri-6-siiri/</link>
<guid>3800625</guid>
<pubDate>2026-03-02T07:37:00+03:00</pubDate>
<author>Bayram Kaya</author>
</item>
 <item>
<title>Tanrı Fikri 5</title>
<description>El, ilkin kolektif alan gibi Paydaşlı ortakları olan bir ortamın içinde; “mülk sahibi”  olucu kurnazlığı ifade eden fikirci taşıyan söylemi bir inanç olaraktan ihdas edilmişti.   MÖ. 1500ler de El monarşini oligarşi “tekil mülk sahibi El“ anlayışı olarak yavaş yavaş yeni bir monoteist i anlam ile devlet ve imparatorluklar içinde 	ihsas oluyordu. Bu monoteisti oluşum biryandan da giderekten imparatorlukların kendi politeist ligini tevhitçi anlayışa dönüşecekti.  Sümer li Zisudra, Akad lı Ubartutu oğlu Ut-Napiştim kolektif paydaşlı süreç için de “özel mülk” sahipliğini savunan ilahi grubun ilk sürgünleri yaşayan geçmiş anların bilinç uzantısı olmalıydılar.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/tanri-fikri-5-siiri/</link>
<guid>3800232</guid>
<pubDate>2026-03-01T06:47:00+03:00</pubDate>
<author>Bayram Kaya</author>
</item>
 </channel>
</rss>
