<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Battal &#214;zcan Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Renklerin Ruhsuz Lisanı</title>
<description>Bütün renklere boyanmıştır aslında ruh koridorları Rengarenktir her bir duvarı Hakim rengi görmek istersen eğer sakın bakma dilden damlayana Katranda olsa nur damlar çeşmesinden çoğu zaman İşitilenle kalırsa tartılmazsa söylenen </description>
<link>https://www.antoloji.com/renklerin-ruhsuz-lisani-siiri/</link>
<guid>3741143</guid>
<pubDate>2025-09-29T20:47:00+03:00</pubDate>
<author>Battal Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Benim</title>
<description>       BENİM Bir ben var bendime dolan Doldukça dolan Ruhun iklimini okşayan harflerim var. Dalgalandıkça büyüyen benlerim. Beni benden alan sözcüklerim var. </description>
<link>https://www.antoloji.com/benim-396-siiri/</link>
<guid>3741137</guid>
<pubDate>2025-09-29T20:29:00+03:00</pubDate>
<author>Battal Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Gönüle</title>
<description>     GÖNÜLE Gönül tomurcuk oldun ,nice yüreklerde Köz oldum sandın kıvılcım bile yokken Ateşin kaplıyordu güya yürekleri Soğuktu aslı ısıtmıyordu kendini bile Kendini bilmiyordu  çünkü aslı neden </description>
<link>https://www.antoloji.com/gonule-6-siiri/</link>
<guid>3741136</guid>
<pubDate>2025-09-29T20:27:00+03:00</pubDate>
<author>Battal Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Ruhsuz Lisan</title>
<description>Lebden cana inmeyen hayat değil mi ki sorun, Canlılar içinde farkı bu mudur sorun! Yoksa havlamaktır gerisi, O sesin muhteviyatı bile derindir ;az ilerisi Berisi anlamlandırılmamış bir hayat belirtisi  Yaşamak konuşurken dilsiz, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ruhsuz-lisan-siiri/</link>
<guid>3490893</guid>
<pubDate>2023-07-23T12:12:00+03:00</pubDate>
<author>Battal Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Sen Gitmezken</title>
<description>SEN GİTMEZKEN Git artık ruhun hoşgörüsüne sığınma Bedenin artık kendine tahammülü yok. Gölgen dahi kalmasın gözlerde, Ve ayrılık şiirlerinde bulsun kendini. Gözyaşlarını parmaklıklar arkasına itsin, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-gitmezken-siiri/</link>
<guid>1869264</guid>
<pubDate>2013-05-20T14:17:00+03:00</pubDate>
<author>Battal Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Hasret</title>
<description>Gözlerin damlıyor düşlerime uzak mesafelerden, Bir sahipli efkarı buyur ediyorum yüreğime. Hasretin dokunmasıyla bile sızlıyor kalp, Gönül yalnızlığın dalgalarıyla boğuşurken.  Kelimelerle en dokunaklı cümleler kurulurken, </description>
<link>https://www.antoloji.com/hasret-1258-siiri/</link>
<guid>1864488</guid>
<pubDate>2013-05-08T23:48:00+03:00</pubDate>
<author>Battal Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Özlenen</title>
<description>Hasretin düşüyor yüreklere paha biçilmez, Zaten en değerlisi en az bulunanıdır özlemin. Ve görmeden bağlanılandır asıl özlenen O kısacık hayata misliyle  kattığı değer Ne tahta ne de saltanata eş değer. Özletenin habibiyse özlenen peygamber </description>
<link>https://www.antoloji.com/ozlenen-50-siiri/</link>
<guid>1864484</guid>
<pubDate>2013-05-08T23:45:00+03:00</pubDate>
<author>Battal Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Havf Ve Reca</title>
<description>Havf ve Reca anahtardır, İman iki arada olmaktır. Ne üste çıkıp tepinmek, Ne de altta yere serilmektir. Ne alttakine bakıp gerilmek, Ne de üsttekine bakıp ezilmektir. </description>
<link>https://www.antoloji.com/havf-ve-reca-2-siiri/</link>
<guid>1864481</guid>
<pubDate>2013-05-08T23:41:00+03:00</pubDate>
<author>Battal Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Geriye Sayarken</title>
<description>Attığın her adım geriye sayımdır ölüme, Ve her ölüm yeni bir hayata adım atmaktır. Attığın adımlar başlangıca anlam katmaktır. Ne kadar halisse bir o kadar paktır, Hak için atıldıysa o kadar berraktır. Hakikat sona gelinmeden başa bakmaktır, </description>
<link>https://www.antoloji.com/geriye-sayarken-siiri/</link>
<guid>1850911</guid>
<pubDate>2013-04-02T22:56:00+03:00</pubDate>
<author>Battal Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Yalan</title>
<description>Safsatadır bu hayat, Manasına girmezsen Hele bir de yalanlarla Hakikate ermezsen.  Aleme gerek değildir. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalan-854-siiri/</link>
<guid>1850910</guid>
<pubDate>2013-04-02T22:55:00+03:00</pubDate>
<author>Battal Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Türkiye'm</title>
<description>Güzel ülkem  Hiçbir diyar senin kadar büyümedi içimizde Ve hiçbir ad sana yakıştığı kadar yakışmadı Hiçbir mekan yüreğimizde bu kadar yer etmedi Eminim hiçbir millet bir vatanı kendine yar etmedi Bir tek taşında bile şehit kanı </description>
<link>https://www.antoloji.com/turkiyem-199-siiri/</link>
<guid>1843865</guid>
<pubDate>2013-03-19T00:05:00+03:00</pubDate>
<author>Battal Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Ey Resul</title>
<description>Ey resul sana seni sevdiğini söyleyememek  kadar Bir o kadar sevgine layık olamamaktır sukut Dert seni dillendirildiğin her yerde anıp Cihana dalınca nisyana gark olmaktır. Ümmetim ümmetim derken her nefesinde Peygamberim diyememektir nefesin binlercesinde </description>
<link>https://www.antoloji.com/ey-resul-10-siiri/</link>
<guid>1843344</guid>
<pubDate>2013-03-17T23:39:00+03:00</pubDate>
<author>Battal Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Teslimiyet</title>
<description>Ana rahminde başlar teslimiyet.
Ve bütün hücreler kaindir İslam’a.
Müslümandır zaten ana rahmindeki,
Bembeyaz bir sayfadır defteri.
Kalbi ise  lekenlenmemiştir,
Dünya daha girememiştir içeri.
Tevekkül nedir bilmek istersen; 
Ordaki kalbe gir ki utansın kendinden,
Sanki böylesini hiç görmedi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/teslimiyet-44-siiri/</link>
<guid>1622810</guid>
<pubDate>2011-10-13T22:15:00+03:00</pubDate>
<author>Battal Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Hakikat</title>
<description>Ben değil biz demektir maharet, Sufi  sofralarında sunulmaktır karşılık beklemeden. Ne zulme ne zalime boyun eğmektir  hakikat, Ve takatın yettiği kadar taat. Maharet hakikatin kökündeki hakkı  görmektir; Ekleri n ondan zuhur bulduğunu bilerek, </description>
<link>https://www.antoloji.com/hakikat-59-siiri/</link>
<guid>1622427</guid>
<pubDate>2011-10-13T00:23:00+03:00</pubDate>
<author>Battal Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Oruç</title>
<description>Bir kainat terbiyedir  nefse oruç. Bir ehilleştirmedir bedeni. Biraz inzivadır fani hayatta. Bir o kadar dahil olmaktır ebede. Herkes payına düşen kadar tanışır, Payına düştüğü kadar alır hissesini. </description>
<link>https://www.antoloji.com/oruc-50-siiri/</link>
<guid>1621952</guid>
<pubDate>2011-10-11T22:54:00+03:00</pubDate>
<author>Battal Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Ey Nefs</title>
<description>Ey nefs  tutsak ettiğin gönüllerde demlenip, Parmaklıklar ardından firdevslere baktırdığın yetmez mi? Ateş çemberlerinden sirk  diye geçirip, Yangın yerlerini müebbete çevirip, Esaretin ateşten prangalarını taktığın, Yetmez mi  türlü oyunlarla aldattığın? </description>
<link>https://www.antoloji.com/ey-nefs-4-siiri/</link>
<guid>1621657</guid>
<pubDate>2011-10-10T21:34:00+03:00</pubDate>
<author>Battal Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Salat</title>
<description>Ezanı Muhammed-i ile başlar aşkın salat hali Bülbül yüreğine  kor düşürür gülün Her satırında gülün tavrı başkadır Salat halinde gül bambaşkadır.  Bülbül  hiç bu kadar tesir etmemiştir güle </description>
<link>https://www.antoloji.com/salat-2-siiri/</link>
<guid>1621318</guid>
<pubDate>2011-10-09T21:55:00+03:00</pubDate>
<author>Battal Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Huzur</title>
<description>Hüzündür  bu akşam satırlarda. Yaşandığı kadar dilde, Söylendiği kadar bariz, Gözyaşları kadar zahirdir, Yaşanılanlar……….  </description>
<link>https://www.antoloji.com/huzur-180-siiri/</link>
<guid>1621023</guid>
<pubDate>2011-10-09T01:30:00+03:00</pubDate>
<author>Battal Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Sözle İstanbul</title>
<description>Bir sözle başlar bazen savaş,hayranlıkta bir sözle
Öyle bir söz ki  bütün kelimeler susar edebinden.
İstanbul’a söylenen en müstesna kelimeler
Seni görmeden  bağlanabilmektir aslında bir sözle
Azcık olsa da  çehrendeki mazim, eksilmedi bende insiyakın
Zaman mı boşver; dalgalanmasına sebep değil ki hissiyatın
Mekan mı  vazgeç; o da değil kalem tutturan

Bizans olmuş Roma’ya  ya da İstanbul Osmanlıya,
Ne fark eder olsun payitaht ister dünyaya.
Verilmiş olsaydı bile adı bir mezraya,
Sana bağlanacaktı bu kalp; ithaf edilen bir mübarek duayla.
Azametinden midir bu dua  yoksa asaletinden mi bilmem,
Ben seni o duayla sevdim, o duayla baktım cemaline.
Yedi tepen  mekan oldu kalbimin istikbaline,
Meydanlar,  caddeler köprüler kurdu; kalbimin derinliklerine.
Ve şimdi, dönüp bakıyorum kendi kendime,
Fatih gibi olmak zorda,Fatih’i sevmek bile güzel
Kolay mı ki mazhar olmak peygamber iltifatına.
Gel seyreyle şimdi benim gözümden boğazı,
Sultanahmet,Emir Sultan yada Topkapı Sarayı,
Taş mı görüyorsun hala paha biçilemez serveti,
Bir sözle fetholunan dünyadaki cenneti.
İşte öyle söz olsun ki kalp kani olsun,
Söyleyen öyle olsun ki kalplerde baki olsun,
Sözü emir telakki eden; fatih gibi alim,
Söze konu olan; İstanbul gibi yarim olsun.
Şimdi kapat gözlerini, koy yüreğine İstanbul’u,
Birde böyleyken söyle; şarkılarını,türkülerini.
Heybende İstanbul’a dair ne varsa; hayal yada gerçek,
Haydi dokun şimdi dokunabilirsen  titremeyerek,
Eğer ki yüreğin olmuşsa bir kuş kadar ürkek,
Ölmeden ölmüşsündür İstanbul’dur sebep. 
Bir müezzin sedasıdır İstanbul.
Gönül tellerinde bir titreşim
O anda tüm vücuda yayılır titrek nöbetler,
Bazen göze vurur; göz dalar,
Bakar her yerde İstanbul var.
Bazen dudak geçirir nöbetleri,
Çıkar tek cümle; titrerken dudaklar
Bana bir tek İstanbul’dur yar.
Şimdi ellerimdedir sirayeti,
Ama kaleme yetmiyor dirayeti,
Zaten şiire teşebbüs eden kalem mahbub,
Yürekse hicap içinde atışı bile mahcup.
Ey tarih hülasa fetihtir hale sebep
FETHİN ALİMİDİR AKŞEMSEDDİN GİBİ CAN
ALİM Mİ NE ALİM! 
OLUR TÜM DERTLERE DERMAN
 

Akşemseddin ise Fatih’e rehber,
Boyun eğer İstanbul gibi cihan,
Cihana elzemse cihat; 
Fatih gibi mücahide; canan oldu,
İstanbul gibi Cavidan………… </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-sozle-istanbul-siiri/</link>
<guid>1620928</guid>
<pubDate>2011-10-08T20:31:00+03:00</pubDate>
<author>Battal Özcan</author>
</item>
 <item>
<title>Siyah beyaz</title>
<description>SİYAH BEYAZ Ne kaldı ellerimde ve kimlere kaldı yüreğim? Ellerim bile dokunamıyor  artık en vefalı kalem sevgililerime. Kurşun kurşun oluyor ellerimde, tükenmez tükenir İlham uğramıyor yüreğin en ücra köşelerine bile. Şiirler titrek, anlam veremiyor </description>
<link>https://www.antoloji.com/siyah-beyaz-71-siiri/</link>
<guid>978965</guid>
<pubDate>2008-07-03T21:44:00+03:00</pubDate>
<author>Battal Özcan</author>
</item>
 </channel>
</rss>
