<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Bahar Ada Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Zihne Tükürük</title>
<description>Oluşturulması istenen yollarda, önü arkası kayıp bir çok şeyin. Çözüleri görmüyor. Kara ve beyaz benekli. Yaşlanmış ruhu. Gramatikten azade. Beyni vurgun yemiş. Kifayetsiz birçok durum. Uçan kulaklı filler havalarda, fiiller kayıp. Sistematik olmalı her şey. Bir çok belirtili sıfat karşısında olumsuzluk. Ne yaşadığını bilmeyen, iri ve ufaklı gözlerin altında büyük kabarıklıklar.  Kırmızı neşeler, mavi neşeler, kara nesneli neşeler yerli yerinde duruyor. Uçuyor, kaçıyor, geziyor, zıplıyor bilinç altındaki pireler. Sallanıyor, susuz nehirlerdeki yosunlar. Yosunları görüyor kadın. Kadın ellerinde bir demet papatya. Elleri ela, gözleri buğday. Pamuk tarlalarından kaçarak gelmiş olmalı ki, şalvarında pamuk kokuları. İşlenmişler kumaşlarda, zarif tüllü pamuklardan çalıntıdır zırlayan çanlar. Onlar sizlerden çalınanlar. Çan kırıkları.  Ne anlatılır, ne anlatılmaz. Durgun ve kirpiklerinde çiğ damlası gerçekleşmemiş hayaller, çoktan olmuş bitmiş bir dizi geçmiş esaret. Bakıyor uzaklara yaşlı kadın, “ölürüm ve diğerleri kalır bir gün geride” diyerek sözleniyor geleceğe. Düğününün tarihi yakın, biliyor. Ve o da gerideki bir hatıra, bir hayalimsi gölge olarak kalacağını biliyor. Bilmek ne de hoş bir halı. Binbir gece masalı. Hiç sevmezdi kadın o diziyi. “Aman bu herifte herkese göz koymuş, çirkin adam!”derdi. Hatırladım şimdi be. Ben de hatıralarına gebe o kadının. Ne de mağrur ve akıllı. Al sana karakter. Hersey eskide kaldı. Gök renksizdir artık. Havlayan eski cesaretler yerini inleyen bir ruhtan, sakin bir çarlığa dönüştürmüştür. Nöbetler yerini sakinliğe bırakır. Üzülmesin ister etrafındaki duvarlar.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/zihne-tukuruk-siiri/</link>
<guid>3757937</guid>
<pubDate>2025-11-15T01:54:00+03:00</pubDate>
<author>Bahar Ada</author>
</item>
 <item>
<title>Geçit</title>
<description>Büyüdüğüm şehir, su ve toprak içinde.  Topraktan olmuş ve sudan doğmuş iki yol var orada. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gecit-27-siiri/</link>
<guid>3721793</guid>
<pubDate>2025-08-04T22:28:00+03:00</pubDate>
<author>Bahar Ada</author>
</item>
 <item>
<title>Piazza Venezia 1864</title>
<description>Gereksiz taşıtlar. Gereksiz takılar.  Ayakkabılar. Kıyafetler.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/piazza-venezia-siiri/</link>
<guid>3719299</guid>
<pubDate>2025-07-29T17:23:00+03:00</pubDate>
<author>Bahar Ada</author>
</item>
 <item>
<title>Mezar</title>
<description>Düşün,   Taşın.  Taşın, Düşün.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/mezar-173-siiri/</link>
<guid>3719296</guid>
<pubDate>2025-07-29T17:14:00+03:00</pubDate>
<author>Bahar Ada</author>
</item>
 <item>
<title>Huzurca</title>
<description>Biliyorum,   Uykudasın. Ben değilim.  Öyle acı çekiyor bedenim. Sirke, kaya tuzu ve su içinde </description>
<link>https://www.antoloji.com/huzurca-siiri/</link>
<guid>3719290</guid>
<pubDate>2025-07-29T17:06:00+03:00</pubDate>
<author>Bahar Ada</author>
</item>
 <item>
<title>Primavera</title>
<description>Kimin bu Primavera? Bilindik midir kulak çanağına çarpan bu sözler, Aklın yatağından azad bu üzüntüler?  Göğüs kapısında, insan yatağında yeri olmayan sevinçler, Tanımak istemez mi yürek onları? </description>
<link>https://www.antoloji.com/primavera-3-siiri/</link>
<guid>3719285</guid>
<pubDate>2025-07-29T16:57:00+03:00</pubDate>
<author>Bahar Ada</author>
</item>
 <item>
<title>Kimse Bılmez</title>
<description> Tekrar tekrar diriltiyor sonsuzluğu O Yok’a beyaz dökülüyor Var’ı yaratabil diye turuncudan.  Sonsuza erenlerin ardından </description>
<link>https://www.antoloji.com/kimse-bilmez-81-siiri/</link>
<guid>3716990</guid>
<pubDate>2025-07-24T14:30:00+03:00</pubDate>
<author>Bahar Ada</author>
</item>
 <item>
<title>Kıyılara Yazılmış Metinler</title>
<description>Ahey Ahey! Çalışkan, sabırlı bir adam... Yorgun, öksürüyor usulca, telefondaki arkadaşına. Yaşamı kendine değil, başkalarına adamaya çabalarken savrulmuş zamanın içine.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kiyilara-yazilmis-metinler-siiri/</link>
<guid>3681628</guid>
<pubDate>2025-04-23T09:37:00+03:00</pubDate>
<author>Bahar Ada</author>
</item>
 <item>
<title>Görürdük, yeniden</title>
<description>Koynuna yatardım sessizce fısıldardın kelimelerini  İçimde büyürdü küçük kelimelerin  </description>
<link>https://www.antoloji.com/gorurduk-yeniden-siiri/</link>
<guid>3681210</guid>
<pubDate>2025-04-21T23:05:00+03:00</pubDate>
<author>Bahar Ada</author>
</item>
 <item>
<title>Aurora</title>
<description>Taştan, kocaman kaplumbağa heykeli üzerinde otururken, gülüşüyorlar sarı çil çocuklar. Alman turistler. Yeni yeni keşfediyor çocuklar, etraflarında olup bitenleri. Meraktan yaramazlıkları…  Babaları dolamış kollarını birbirine ve tüm kara düşler, tüm beyaz düşler, tüm yedi renk, taş sokağın bin yıllık yolunda dağılıyor. Adam farkında mıdır, bilinmez. Ama şu andan geleceğe doğru kendisi de dağılıyor. Ve sokakların taşlardan örgülü beliklerinde tarih olmaya başlıyor. </description>
<link>https://www.antoloji.com/aurora-8-siiri/</link>
<guid>3680827</guid>
<pubDate>2025-04-20T23:06:00+03:00</pubDate>
<author>Bahar Ada</author>
</item>
 <item>
<title>İlhamıma</title>
<description>Sakat elle de sigara içilmiyor ki. Dudaklarım sözlerime kör, ama diri içten içe bakışlarım. Yani yüreğimle konuşuyorum. Hani neredesin? Masal gibisin. Bir varmışsın, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ilhamima-2-siiri/</link>
<guid>3679307</guid>
<pubDate>2025-04-16T11:44:00+03:00</pubDate>
<author>Bahar Ada</author>
</item>
 <item>
<title>Kavuşalım Artık</title>
<description>Boşluklarından dolduruyorsun beni, Yalanlar sarmasına rağmen gönlümün etrafını. Beni aşklarımdan uslandırmıyorsun, Her seferinde sarmalıyorsun.  Direncin gücünü veriyorsun bana. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kavusalim-artik-2-siiri/</link>
<guid>3678675</guid>
<pubDate>2025-04-14T16:00:00+03:00</pubDate>
<author>Bahar Ada</author>
</item>
 <item>
<title>Artık Ağlama</title>
<description> Huzurunda nefesi Hatıralarının hatrında kokusu Burun deliklerinin değişken soluğu Ciğerlerine dolan.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/pi-13-siiri/</link>
<guid>3678626</guid>
<pubDate>2025-04-14T11:15:00+03:00</pubDate>
<author>Bahar Ada</author>
</item>
 <item>
<title>Melezdir aslında her bebek</title>
<description>Gök yarıldı! Yıldızlar kayıyor beyaz-gri saçlarından ihtiyarlığın. Sonsuzluğa inat taşıyor gençliğini çağla yeşili çantasında. Kuşlara dövdürmüş ensesini kadın. Olduğundan daha da pembedir teni. Yanakları al al belirgin; siyah örtüsünden mütevellit. </description>
<link>https://www.antoloji.com/melezdir-aslinda-her-bebek-siiri/</link>
<guid>3678495</guid>
<pubDate>2025-04-13T22:13:00+03:00</pubDate>
<author>Bahar Ada</author>
</item>
 <item>
<title>Mezapotamya</title>
<description>Dehşet yorucu bir gün  Ve dehşet haberler. Tarihe kazınan davalar. Duruşmalar, buluşmalar.  Seni de kazıdım tarihe, </description>
<link>https://www.antoloji.com/mezapotamya-3-siiri/</link>
<guid>3678485</guid>
<pubDate>2025-04-13T21:44:00+03:00</pubDate>
<author>Bahar Ada</author>
</item>
 <item>
<title>Sen Işık</title>
<description>Her defasında korkarak kaçıyorsun. Gönül kafesinden telaşla fırlayan, kendini zamana adamış nefes gibi.  Nefes: ışık, gönül kafesi: karanlık. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-isik-2-siiri/</link>
<guid>3678478</guid>
<pubDate>2025-04-13T21:30:00+03:00</pubDate>
<author>Bahar Ada</author>
</item>
 <item>
<title>Elçi</title>
<description>Aldatılan gecelerin ardından kalem mürekkebe keser...  Yazmak, bir çoğuları için kendilerini ifade etme biçimi değildir. Kimileri konuşur, kimileri dans eder, kimileri şarkı söyler... Bazen öylesi beterleşir ki bu işler, kimilerinin yüzleri yazıya doğru dönüverir. Susarak konuşur O kimileri; onlar yalnızca kendilerini dinlerler, susarak izlerler kendilerini. Tüm bu ifade biçimlerinin atasının ‘yalnızlık’ olduğu söylenir: sözde </description>
<link>https://www.antoloji.com/elci-26-siiri/</link>
<guid>3678476</guid>
<pubDate>2025-04-13T21:28:00+03:00</pubDate>
<author>Bahar Ada</author>
</item>
 <item>
<title>Sana Şükrediyorum</title>
<description>Hediyedir ışığın derin karanlığıma.  Işığın hayal, karanlığım gerçek. Hayal ile var olur gerçek. Parçası olduğunun kendisisindir. Sana şükrediyorum.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sana-sukrediyorum-siiri/</link>
<guid>3678475</guid>
<pubDate>2025-04-13T21:25:00+03:00</pubDate>
<author>Bahar Ada</author>
</item>
 <item>
<title>Ağustos böcekleri ve karıncalar</title>
<description>Değiştiremeyeceğimiz durumlar hasıl olduğunda, durumları değiştirmek isteyip de değiştiremeyebiliyoruz. Yeterince istiyor muyuz değiştirmeyi? Değişirken gelişmeyi istiyor muyuz?  Aslında ne istiyoruz: Para, sağlık, merhamet, sevgi... Para, sağlık, merhamet, sevgi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/agustosbocekleri-ve-karincalar-siiri/</link>
<guid>3678472</guid>
<pubDate>2025-04-13T21:14:00+03:00</pubDate>
<author>Bahar Ada</author>
</item>
 <item>
<title>Kendi'yle Bir</title>
<description>Şekerli ağladın dizlerimde. Ninniler yalnızca uyumaya. Geçer ninenin toprak korkusu. Yansımalar geri vurmalara. Gizler vahşetin aşk huzurunu. Bencilliğindir seni büyüten. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kendi-yle-bir-siiri/</link>
<guid>3675272</guid>
<pubDate>2025-04-03T19:23:00+03:00</pubDate>
<author>Bahar Ada</author>
</item>
 </channel>
</rss>
