<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Bahaettin Karako&#231; Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Uyan Yarim</title>
<description>Uyan yârim, evimize gidelim Emanet yaşamak çok zor geliyor. Gerçi evlerin de bir ölçeği var Biraz eskiyince dap-dar geliyor.  Cennet-i âlâ’da bir şölen varmış </description>
<link>https://www.antoloji.com/uyan-yarim-4-siiri/</link>
<guid>2289967</guid>
<pubDate>2016-10-25T15:49:00+03:00</pubDate>
<author>Bahaettin Karakoç</author>
</item>
 <item>
<title>Son Çağrı</title>
<description>Kan çok eski bir ırmak  Bütün köprüler yıkık Sessizlikte ses korkak Ağ örüyor karanlık -Güneşin benim- derdin, Doğacaksan doğ artık! </description>
<link>https://www.antoloji.com/son-cagri-29-siiri/</link>
<guid>2289965</guid>
<pubDate>2016-10-25T15:48:00+03:00</pubDate>
<author>Bahaettin Karakoç</author>
</item>
 <item>
<title>Kardeşçe</title>
<description>Aşk deyince duman çöker gözlere Vuslat sana,hasret bana gülümser Ruhum pervazlanır nebülözlere Ay sulara,toprak cana gülümser  Her gece dolaşık düşler görürüm </description>
<link>https://www.antoloji.com/kardesce-9-siiri/</link>
<guid>1347703</guid>
<pubDate>2010-02-22T23:13:00+03:00</pubDate>
<author>Bahaettin Karakoç</author>
</item>
 <item>
<title>İnsaf Yok Mudur</title>
<description>Ne topalım,ne sağırım,ne körüm, Tetik kadar hassas,kuşça özgürüm.  Vaktaki gönlümü kaptırdım sana Ne bakarım,ne giderim yabana.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/insaf-yok-mudur-2-siiri/</link>
<guid>1347702</guid>
<pubDate>2010-02-22T23:12:00+03:00</pubDate>
<author>Bahaettin Karakoç</author>
</item>
 <item>
<title>Değmez Mi</title>
<description>Yokluğunu çalıyor içimdeki orkestra, Kaslarım yanmış gibi durmadan büzülüyor.  Kimi görsem yollarda benim gibi umarsız Kayıtsız kaldığım an yüreğim üzülüyor.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/degmez-mi-8-siiri/</link>
<guid>1347700</guid>
<pubDate>2010-02-22T23:08:00+03:00</pubDate>
<author>Bahaettin Karakoç</author>
</item>
 <item>
<title>Mühür</title>
<description>İki gözün iki saltanat mührü Kür nehri gibi dalgalı ve menevişli At başı gibi görklü,kız başı gibi erkli Delilde doyurgan, kararda buyurgan Kuzey yıldızları gibi hareketli  </description>
<link>https://www.antoloji.com/muhur-42-siiri/</link>
<guid>1306229</guid>
<pubDate>2009-12-19T15:20:00+03:00</pubDate>
<author>Bahaettin Karakoç</author>
</item>
 <item>
<title>Vedalaşarak</title>
<description>Bu gece buradan ayrılacağız Ona göre ayarladık saatlerimizi Ay karşı tepeden ovaya doğru Kaydırırken billurdan kızağını Giyinip kuşanacağız pusatlarımızı Son defa el-ele tutuşacağız </description>
<link>https://www.antoloji.com/vedalasarak-siiri/</link>
<guid>1306227</guid>
<pubDate>2009-12-19T15:18:00+03:00</pubDate>
<author>Bahaettin Karakoç</author>
</item>
 <item>
<title>Kendi Kendime Konuşurum Sen Yanımdan Ayrılınca</title>
<description>sessizlik hep bu vakti kollar sensizlik içime oturur perdeye yansımaz yeni masallardaki taş-çamur palasını sıyırmış rüzgâr savrulup dağılıyor bulutlar </description>
<link>https://www.antoloji.com/kendi-kendime-konusurum-sen-yanimdan-ayrilinca-siiri/</link>
<guid>1279270</guid>
<pubDate>2009-10-31T21:22:00+03:00</pubDate>
<author>Bahaettin Karakoç</author>
</item>
 <item>
<title>Gönül Doludizgin, Aşk’sa Hep Ufuk</title>
<description>her akşam ilk yıldız ağarttığında gümüşlerini masmavi bir kuş süzülür yeryüzüne doğru havayla sürtüşen kanatları kavisler çizer gökadalar oluşturur bu kuş benim kuşum biliyorum her gece yolunu bekliyorum </description>
<link>https://www.antoloji.com/gonul-doludizgin-ask-sa-hep-ufuk-siiri/</link>
<guid>1279268</guid>
<pubDate>2009-10-31T21:19:00+03:00</pubDate>
<author>Bahaettin Karakoç</author>
</item>
 <item>
<title>Şiirimizin Serüveni Veya Edep ve Edebiyata Dair Bir Nutuk</title>
<description>1  seymenler tek tek indiklerinde şehre ne caddelere sığdılar,ne parklara; güz yelleri ağaçtan dökülen gazelleri </description>
<link>https://www.antoloji.com/siirimizin-seruveni-veya-edep-ve-edebiyata-dair-bir-nutuk-siiri/</link>
<guid>1244837</guid>
<pubDate>2009-08-28T00:21:00+03:00</pubDate>
<author>Bahaettin Karakoç</author>
</item>
 <item>
<title>Gazze’ye Ağıt</title>
<description>-And olsun ki zeytine, Filistinli kadınları ve çocukları hiç unutmayacağım.-  Bembeyaz barış güvercini Pat diye önüme düştü Gagasındaki zeytin dalını </description>
<link>https://www.antoloji.com/gazze-ye-agit-2-siiri/</link>
<guid>1123823</guid>
<pubDate>2009-02-15T23:41:00+03:00</pubDate>
<author>Bahaettin Karakoç</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Yol Ezgisi</title>
<description>Gemlikten İznik’e doğru uçkun giderken Zeytin ağaçlarından başka ağaç görmedim ben Gökyüzü, Marmara ve zeytin yaprakları Aynı renkle boyamıştır gen toprakları Kum tükenir, su tükenir zeytin tükenmez Bu öyle bir uygarlık ki bayrağı inmez </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-yol-ezgisi-siiri/</link>
<guid>1123820</guid>
<pubDate>2009-02-15T23:40:00+03:00</pubDate>
<author>Bahaettin Karakoç</author>
</item>
 <item>
<title>Sevgiye ve Barışa Dair</title>
<description>Yeryüzüne-gökyüzüne gülümseyerek Salt doğa konuşuyor sesi titrek Bir beyaz güvercin uçuyor bana doğru Gagasında zeytin dalı Ne kadar da edalı mübarek Barışın simgesi bu olmalı </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevgiye-ve-barisa-dair-siiri/</link>
<guid>1123816</guid>
<pubDate>2009-02-15T23:38:00+03:00</pubDate>
<author>Bahaettin Karakoç</author>
</item>
 <item>
<title>Gün Batarken Uyanan Mavi Balık</title>
<description>toprağa kapanmışsın pençelerinle yolduğun damarlardan kan fışkırıyor akşam tâdadının ötesi buzul yitiğini arıyorsun körelen gözlerinle ne görünürde bir yayla var ne de avul acı bir hava çalıyor yüreğindeki davul </description>
<link>https://www.antoloji.com/gun-batarken-uyanan-mavi-balik-siiri/</link>
<guid>1054378</guid>
<pubDate>2008-10-31T22:12:00+03:00</pubDate>
<author>Bahaettin Karakoç</author>
</item>
 <item>
<title>Gör Ne Hâldeyim</title>
<description>Çağırıyor, belli ki çok özlemiş;  Gece-gündüz hasretle yol gözlemiş, Uçmak için kanatları sızlamış… Geliyorum, telli turnam, yoldayım Aşktan esrik düştüm, gör ne hâldeyim!  </description>
<link>https://www.antoloji.com/gor-ne-haldeyim-siiri/</link>
<guid>1045417</guid>
<pubDate>2008-10-18T23:44:00+03:00</pubDate>
<author>Bahaettin Karakoç</author>
</item>
 <item>
<title>Maktul Bir Yaprağın Defin Töreninden Bir Kesit</title>
<description>Cengiz Dağcı’nın ülkesi Kırım’ın Bahçesaray’da Mevsim vurdu beni, dalımdan düşüverdim Rüzgârlar üflerken tepelerden Sen gördün, sen kaldırdın beni yerden Kimseler duymuyor sesimi, konuşamıyorum Ölümün gözü karanlık </description>
<link>https://www.antoloji.com/maktul-bir-yapragin-defin-toreninden-bir-kesit-siiri/</link>
<guid>912246</guid>
<pubDate>2008-03-03T23:18:00+03:00</pubDate>
<author>Bahaettin Karakoç</author>
</item>
 <item>
<title>M ı h G i b i</title>
<description>Nefret perdesinden yansıyan sûret, Boğulur asitli mor bir boyada. Aynı kalıptansa sûretle, sîret, Suç ne törededir ne de hayâda.  Taş diyorsun, sözden ağır taş olmaz; </description>
<link>https://www.antoloji.com/m-i-h-g-i-b-i-siiri/</link>
<guid>912245</guid>
<pubDate>2008-03-03T23:15:00+03:00</pubDate>
<author>Bahaettin Karakoç</author>
</item>
 <item>
<title>Karşıtlar Bileşkesi</title>
<description>Havaya attı havada parıldadı suya attı suda birisinin elindeki çirtikli kuruş   Birisi acı çeke çeke öldü </description>
<link>https://www.antoloji.com/karsitlar-bileskesi-siiri/</link>
<guid>912244</guid>
<pubDate>2008-03-03T23:13:00+03:00</pubDate>
<author>Bahaettin Karakoç</author>
</item>
 <item>
<title>Hızır’ın Atını İzleyen Bulut</title>
<description>Simferopol kızları sümbülden damıtık su;  Baktıkça hârelenir gözlerinin buğusu…  Nazmı zor bir râyiha mekânı kamçılıyor, Harfleri öteleyen yeniden diriliş bu.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/hizir-in-atini-izleyen-bulut-siiri/</link>
<guid>912240</guid>
<pubDate>2008-03-03T23:10:00+03:00</pubDate>
<author>Bahaettin Karakoç</author>
</item>
 <item>
<title>Hangi Büğet Kutsar Ölü Balığı</title>
<description>Zaman ilân eder kaybolduğumu, Bakınıp dururum öyle umarsız. Yüksek uçan şu kuş kaz mı, kuğu mu? Her bahçe fakirdir incirsiz, narsız.  Kuyu cidarında bir semenderim, </description>
<link>https://www.antoloji.com/hangi-buget-kutsar-olu-baligi-siiri/</link>
<guid>912238</guid>
<pubDate>2008-03-03T23:08:00+03:00</pubDate>
<author>Bahaettin Karakoç</author>
</item>
 </channel>
</rss>
