<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Aziz Yolcu Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Canım Eşime</title>
<description>Pınarlar akar; coşkun rüzgarlar eser yüreğimin üzerine. Seni ararım, kırılganlığımın, yiğitliğimin, sevdamın ardında. Yüreğime çarpan sabah ışıkları gibi dolarsın hücrelerime, ısıtırsın yalnızlığımı. Özlemek düşman gibi gözlerimdeki yaşları doğurur. Hayata tutunmak zamanıdır, çağlayan gecelerde. İçimi acıtan sözlerini ararım, yokluğun vurdukça hasretime. </description>
<link>https://www.antoloji.com/canim-esime-2-siiri/</link>
<guid>1397514</guid>
<pubDate>2010-05-23T20:20:00+03:00</pubDate>
<author>Aziz Yolcu</author>
</item>
 <item>
<title>Bahirim</title>
<description>İçin için, için için kanarım  Gözlerinin suretime deydiği yerde… Bir koyuntu yakar içimi, ellerini ararım. Ellerin, gönlümü sürmelediğin yerde… Bir sigara yakarım, ateşinde hoyrat bir kızın mavi gelinliği Çektikçe ciğerlerime hasretle dolarım </description>
<link>https://www.antoloji.com/bahirim-siiri/</link>
<guid>1397512</guid>
<pubDate>2010-05-23T20:17:00+03:00</pubDate>
<author>Aziz Yolcu</author>
</item>
 <item>
<title>Aynada Yüreği Kirlenmiş Çocuk</title>
<description>Aynada bir başka bakar yüreği kirlenmiş çocuk Körlenmiş jileti gibi sorgular hayatı Su yok, sabun yok sevmek yok Sadece geçtikçe günler, eskimiş yüzü... Bir kan çıksa bir kan alır götürür yetim yüreğine Bir af çıksa mahpusluk dirayetine, sorgular hasretini </description>
<link>https://www.antoloji.com/aynada-yuregi-kirlenmis-cocuk-siiri/</link>
<guid>1397511</guid>
<pubDate>2010-05-23T20:16:00+03:00</pubDate>
<author>Aziz Yolcu</author>
</item>
 <item>
<title>Şehitler Ölmez Sevgili</title>
<description>Ayın ışığı dağlara vurdukça, hasreti doğurur nazarımda Üzerimde parçalanmış fanila, ayağımda yırtık postal yürüdükçe Cesaretim kirlenir… Bin yıllık bir yorgunluk taşırım sanki bedenimde, Bir yudum suyun şefaatinde yurt özlemi çekerim. Bir hain derim vatanımı kirleten, canını alsam; yüreğimi serinletirim. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sehitler-olmez-sevgili-siiri/</link>
<guid>1397509</guid>
<pubDate>2010-05-23T20:14:00+03:00</pubDate>
<author>Aziz Yolcu</author>
</item>
 <item>
<title>Gel Etme</title>
<description>Naz etme ey güzel Ballandır namelerini Yüreğimde sükut Nurlandır payelerimi  Sabır etme gel güzel </description>
<link>https://www.antoloji.com/gel-etme-6-siiri/</link>
<guid>1396443</guid>
<pubDate>2010-05-21T16:40:00+03:00</pubDate>
<author>Aziz Yolcu</author>
</item>
 <item>
<title>Sakladığım Sırlar</title>
<description>Gelin sakladığım sırlar gelin!  Savrulun geride bıraktığım yıllara Yalnızlığıma değişmedim ya sizleri Şimdi getirin hadi kaybettiklerimizi...  Yok mu </description>
<link>https://www.antoloji.com/sakladigim-sirlar-siiri/</link>
<guid>1396426</guid>
<pubDate>2010-05-21T15:54:00+03:00</pubDate>
<author>Aziz Yolcu</author>
</item>
 <item>
<title>İçtim</title>
<description>İçtim, içten içe içtim... Kimseyle konuşmadan içtim Gözlerinden geçtim sırılsıklam; gene içtim Açtım pencereyi, avazım çıktığı kadar bağırmak için; 'Seviyorum Seni' Sonra içlendim iyiden iyiye, başım dışarda, yüreğim içerde içtim. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ictim-8-siiri/</link>
<guid>1093449</guid>
<pubDate>2009-01-02T16:07:00+03:00</pubDate>
<author>Aziz Yolcu</author>
</item>
 <item>
<title>Doğaya</title>
<description>Ağaçlar vardı, sonbaharda yapraklarını döken Kurumuş yapraklarla beslenen ufak böcekler Böceklerden doğaya teslim bir icraat, rumuz ve hayat yeniden başlar elbet, güneş gelince Rumuz, güneşin ellerinde çiçeğe deyince... Her şey ne güzel yenilenir, hayat bu gülünce </description>
<link>https://www.antoloji.com/dogaya-4-siiri/</link>
<guid>1086414</guid>
<pubDate>2008-12-22T12:12:00+03:00</pubDate>
<author>Aziz Yolcu</author>
</item>
 <item>
<title>Yapraklar</title>
<description>Rüzgarlarda uçuşan yapraklar gibi Hür, özgür ve kopmuşuş tutunduğumuz dallardan Nereye gideceğimizi bilmeden Savrulur dururuz açlık denizinde Kah bir kaldırımın tepesinde Kah kıyıya çarpan sert bir dalganın eşiğinde </description>
<link>https://www.antoloji.com/yapraklar-21-siiri/</link>
<guid>1082187</guid>
<pubDate>2008-12-15T17:25:00+03:00</pubDate>
<author>Aziz Yolcu</author>
</item>
 <item>
<title>Sokak Kavgasında Aşk</title>
<description>Her kavgada başıma çarpıp duran şu taş Artık olman gereken yerden başka bir yere Başka bir yerde karşıma çıkma diye Karşıma her çıktığında canımı acıttığın yerde Kurgulandım bu gece... Bu gece duygulandım gene </description>
<link>https://www.antoloji.com/sokak-kavgasinda-ask-siiri/</link>
<guid>1080159</guid>
<pubDate>2008-12-12T14:09:00+03:00</pubDate>
<author>Aziz Yolcu</author>
</item>
 <item>
<title>Dudaklarında Sonbahar</title>
<description>Bir yanıma çarpar alacakaranlığında dudakların Tadı denizi hatırlatır, sonbaharın son rüzgarında İçimi ürpertir tenime değen soğukluğu göğüslerinin Koynumda bir tarih yatar, seviştiğimiz günlerin Aldırma rüzgarda uçan yapraklara Her mevsim solduğunda ağaçlar </description>
<link>https://www.antoloji.com/dudaklarinda-sonbahar-siiri/</link>
<guid>1077039</guid>
<pubDate>2008-12-05T15:28:00+03:00</pubDate>
<author>Aziz Yolcu</author>
</item>
 <item>
<title>Yeşilçam</title>
<description>Siyah beyaz filmleri renkli gözlerle izlerdik eskiden. Pınarlarımız kururdu, yansıttığı her acıda gözlerimizin Filiz koşardı, Türkan ağlardı, Kemal gülerdi halimize Hiçbirimiz Kadir gibi sert bakamazdık hayata Biz daha çok Sadri gibi gülen gözlerimizin ardından ağlardık kimseye göstermeden hüznümüzü. Orhan gibi, Ferdi gibi veyahut İbrahim gibi ne zaman bir türkü tuttursak dilimize, aşk için, dost için </description>
<link>https://www.antoloji.com/yesilcam-4-siiri/</link>
<guid>1077037</guid>
<pubDate>2008-12-05T15:27:00+03:00</pubDate>
<author>Aziz Yolcu</author>
</item>
 <item>
<title>Ne olayım...</title>
<description>Dünya büyük dünya Zalime zorbaya hayran dünya Beni yokluğa koyan dünya Ateşinemi suyunamı hayran olayım.  Sevi sevi, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ne-olayim-siiri/</link>
<guid>528991</guid>
<pubDate>2006-08-29T17:35:00+03:00</pubDate>
<author>Aziz Yolcu</author>
</item>
 <item>
<title>Kavuşmak olunca</title>
<description>Seni düşünüyorum, Gözlerin yüreğime değiyor ve bakışların deliyor bedenimi. İnanıyorum, hayatın beklemedik olanı vermesine, Olmazlara takılıyorum. Saçların kızılın göz kamaştırıcı doğasına teslim, Tenin, terin ve kokun bir savurganlık doğuruyor hasretimde. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kavusmak-olunca-siiri/</link>
<guid>528822</guid>
<pubDate>2006-08-29T13:21:00+03:00</pubDate>
<author>Aziz Yolcu</author>
</item>
 <item>
<title>Ey aşk</title>
<description>Ey aşk!  Sarınca bedenimi, yorgun düşüpte karınca, Alınca gök mavisi tüm renklerini benden Çocuklar misketlerini toplayınca Yaşayınca, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ey-ask-45-siiri/</link>
<guid>495593</guid>
<pubDate>2006-07-11T01:57:00+03:00</pubDate>
<author>Aziz Yolcu</author>
</item>
 <item>
<title>Gece öylesine...</title>
<description>Gece Bir yıldıza tutunarak sürüklenmek Bir başka geceye Siyah, mavi ve kızıl rengi delerek bulutların arasından yürümek Nefes aldığını hissetmek Yorulmak, anlamak ve okşamak bir bakışta hayatı </description>
<link>https://www.antoloji.com/gece-oylesine-siiri/</link>
<guid>474754</guid>
<pubDate>2006-06-11T00:14:00+03:00</pubDate>
<author>Aziz Yolcu</author>
</item>
 <item>
<title>Beklemek ağır gelir adama...</title>
<description>Beklemek ağır gelir adama... Medeniyet denen; avrupalının topraklarımıza döşediği mayını Domates ekerek tarlalarda, alın terinin bekaretine çalışanı Beklemek ağır geliyor adama...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/beklemek-agir-gelir-adama-siiri/</link>
<guid>472442</guid>
<pubDate>2006-06-07T23:10:00+03:00</pubDate>
<author>Aziz Yolcu</author>
</item>
 <item>
<title>Sessizliğe hayran kalmak</title>
<description>Bir tabuta yaklaşıyorum dalgaların arasından Sessizliğe hayran kalıyorum Bir elimi karşı kıyadaki geçkin fenere Diğer elimi geldiğim pespaye çıkmaza uzatıyorum İçimi tadını duyumsayamadığım zifiri bir fezaya dolduruyorum Hiç bir şey olamıyorum, bu kemirgen akşamda </description>
<link>https://www.antoloji.com/sessizlige-hayran-kalmak-siiri/</link>
<guid>468913</guid>
<pubDate>2006-06-03T00:44:00+03:00</pubDate>
<author>Aziz Yolcu</author>
</item>
 <item>
<title>Olmayacak...</title>
<description>Bir daha olmayacak biliyorum Bu yıkıcı sonun, tazelenmiş baharı  Eskitme bir mintan sarınca bedenimi ve sen gidince ummadık bir geleceğin çıka geldiği sabaha, bende olmadıkça, senin yeni tanıdığın onca heyecan </description>
<link>https://www.antoloji.com/olmayacak-3-siiri/</link>
<guid>468905</guid>
<pubDate>2006-06-03T00:29:00+03:00</pubDate>
<author>Aziz Yolcu</author>
</item>
 <item>
<title>Ölüm değer tenime</title>
<description>Dostum ayağa kaldırsan Ölüm değer tenime Sen, bende buldun acıyı  Bir yağız delikanlıydın Sevdiğimden vefalıydın </description>
<link>https://www.antoloji.com/olum-deger-tenime-siiri/</link>
<guid>466425</guid>
<pubDate>2006-05-30T20:10:00+03:00</pubDate>
<author>Aziz Yolcu</author>
</item>
 </channel>
</rss>
