<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Aziz &#199;ınar Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Hep Sen Derim</title>
<description>Gül yüzünü görmeyip rüyalarda sevdiğim.. Kokusunu uzaklardan alıp dualarda bildiğim Bunca zaman nerelerdeydin Ey yarim.. Sana hasrettim, o yüzden hep sen derim...  Karanlık umutlarıma parlayan güneşim. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hep-sen-derim-siiri/</link>
<guid>1697041</guid>
<pubDate>2012-03-26T12:19:00+03:00</pubDate>
<author>Aziz Çınar</author>
</item>
 <item>
<title>Mutlu Yaylasında Mutluluk</title>
<description>MUTLU YAYLASINDA MUTLULUK   Mutlu Yaylası.. Adından da anlaşıldığı gibi mutluluk diyarı idi sanki bizim için.. Ben ve emmioğlumla beraber çocukluğumuzun büyük bir bölümü ve en güzel yılları burada geçmişti.. Hey gidi günler hey..ilkokul ve ortaokul yılları.. Karnelerimizi alır almaz çantamızı ve önlüklerimizi attığımız gibi düşerdik tozlu topraklı yayla yollarına.. Bizler Aziz Dayının torunlarıydık ve bizler o yaylanın çocuklarıydık gitmemiz lazımdı.. Her zaman da yürüyerek gitmezdik tabi.. bazen bir eşeğin heybesinde bazen de bir traktör remorkunda... Nasıl gittiğimiz çokta önemli değildi zaten önemli olan yaylaya gidebilmekti..  Giderdik yaylaya bir eşeğin heybesinde </description>
<link>https://www.antoloji.com/mutlu-yaylasinda-mutluluk-siiri/</link>
<guid>1691871</guid>
<pubDate>2012-03-13T22:44:00+03:00</pubDate>
<author>Aziz Çınar</author>
</item>
 <item>
<title>Bizim Oranın Adetleri</title>
<description>Evet bizim oranın adetleri beni bu denli yazmaya iten.. Gecenin bilmem kaçı çok yorgunum. Bizim 88-1 askerlerin şenliği vardı da oradan gelmişim… Çok oynamıştım her tarafım ağrıyor.. Diyorum kendi kendime ulen sanane sen misin asker sen niye oynuyorsun diye…. Ama banane diyemiyoruz biz.. Çünkü biz Yalihüyüklüyüz ve bunlar bizim adetlerimiz.. Ya gerçekten öyle güzel adetlerimiz var ki bizim..Mesela geçen asker şenliği var denildi, hopörler bağırdı genci yaşlısı işi olan olmayan herkes ordaydı..   Elinde işi olan bile bırakıp koşmuş oraya… Sebeb belli, amaç her ne kadar biraz eğlenmekte olsa benimde çorbada tuzum olsun diyenler çoğunlukta her zaman.. Herkes elinden geldiğince yardım etmeye çalıştı çocuklara.. Herkes ekonomisine göre elini cebine attı.. Elini cebine atmayanlarda gönülden destek verdiler eminim… Askerlerimizde ellerinden geldiğince bir şeyler yapmaya çalıştılar.. Ağlayanlar eğlenenler kahkaha atanlar her duyguyu yaşayan insanlar vardı orada… Çünkü ateş düştüğü yeri yakarmış.. Asker anası olmayan asker çocuğu şiir okurken, arkadaşları ile oynarken, şarkı söylerken kimse onun kadar duygulanamaz.. Çünkü onun içinde ne fırtınalar esiyor kim bilir. Sadece bununla da değil anlatacaklarım.. Konvoy yapıyorduk askerler için bazen, her asker evinin önünde naralar atıyorduk… Hepsi camlarda el sallıyorlar.. Yaşlılar bile en içten tebessümleri ile selamladılar bizleri.. Sevincimize coşkumuza onlarda katılıyorlar balkonlardan. Bizi çaya davet ediyorlar.. Evlerindeki sıcaklığı bize de yansıtıyorlar.. Öyle güzel öyle bambaşka bir duygu ki bu.. Hiç muhabbet etmediğiniz insanlar bile o anı gördüklerinde her şeylerini verebilirler inanın… Herkes asker yemeğine çağırıyor… Gelin bu akşam bize buyurun diye.. Maksat yavrularını arkadaşları ile beraber yemek yedirmek. Her yiğidimizi halkımızın yaptığı dua ile uğurluyoruz.. herkes geliyor.. Başka yerlerde ise aile kendi çocuğunu alıyor 3-5 te yakınını haydi hayırlı yolculuklar gönderiyorlar kınalı kuzularını.. Oysa bizde herkes yüreğindeki hüznü, gözlerindeki coşkuyu yansıtıyor etrafına.. Gidince de bitmiyor hiçbir şey daha bu işin bulguru var afyonu var.. Ağlayan anaya tesellisi var.. Herkes kendi oğlu gidecekmiş gibi benimsiyor bu olayı. Amaç belli yardımlaşarak hüznü acıyı gideri vs her şeyi en aza indirebilmek.. Ve bunu başarıyoruz gerçekten.   Sadece bunlar mı adetlerimiz. Allah geçinden versin bir yakınımız öldüğü zaman bizim köyümüz tüm halkıyla seferber oluyor… Kimisi sala veriyor kimisi mezar kazıyor kimisi cenazeyi yıkıyor kimisi teselli ediyor.. Cenaze sahiplerine hiç iş yaptırmıyoruz.. Her yerden yemekler geliyor.. Cenaze sahipleri üzgündür bir şey hazırlayamazlar. Bari biz hazırlayalım diye.. Herkes elinden geldiğince yükü hafifletmeye çalışıyor işte. Ama başka yerlerde cenaze kaldırmak dünyanın parası.. Oysa bizim halkımız imece usulü ile her şeyi hallediyor.. Sanki kendi cenazesiymiş gibi elinden geldiğince yardım ediyor.. Çok güzel ya… Çünkü biliyor eğer bir gün aynı şey başına gelse aynı şeyleri onlarında yapacağını. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bizim-oranin-adetleri-siiri/</link>
<guid>1691870</guid>
<pubDate>2012-03-13T22:42:00+03:00</pubDate>
<author>Aziz Çınar</author>
</item>
 <item>
<title>Fatma Nine</title>
<description>Ne yokluklar gördü, ne çileler çekti, Yetmişinde ansızın çekti gitti, Hasret kaldık gülüşüne guzum deyişine Sensiz bişeyler hep eksik Fatma Nine..  Yaylada barakaydı, sadece tek gözdü evi </description>
<link>https://www.antoloji.com/fatma-nine-6-siiri/</link>
<guid>1691840</guid>
<pubDate>2012-03-13T21:35:00+03:00</pubDate>
<author>Aziz Çınar</author>
</item>
 <item>
<title>Elhamdülillah Müslümanız...</title>
<description>Elhamdülillah Müslümanız.Bu kadar kolay olmamalı bu sözü söylemek.Söylerken hepimizin göğsü kabarıyor,ama İslamda kibire yer yoktur.Oysa ne zordur gerçek bir müslüman  olabilmek,gerçekten iyi bir insan olabilmek... Hangimiz Allah ismini duyunca tir tir titriyor, hangimiz Onun lafzını görünce şekilden şekile giriyoruz.Oysa müslümanlık Allaha iman ve Ondan korkmakladır.Çünki korku da imandandır..Hangimiz bir vakit namazı kaçırınca hüngür hüngür ağlıyoruz, bırakın ağlamayı bir çoğumuz hiç kılmıyor bile.Oysa müdürümüz, amirimiz, yöneticimiz, başkanımız vs çağırınca koşa koşa giden, önünde düğmeler kapalı esas duruşta bekleyen biz, bir iş toplantımız olunca elimizdeki herşeyi bırakıp tüm varlığımızla toplantıya katılan biz, Allahın günlük beş vakit çağrısına iştirak ediyor muyuz? Onun mukabalesine koşuyor muyuz? işe geç kalmamak için alarmları kuran, telefonları ayarlayanlarımız sabah namazına kalkmak için en ufak bir teşebbüste bulunuyor muyuz? Çoğumuzun evinde Kuran-ı Kerim vardır elhamdülillah.Kitapçılardan  son çıkan kitapları hiç aksatmadan takip eder, best-sellere dünya paralar verir, hele filme uyarlanan romanları ezberlerizde Kuran-ı Kerimi okumak için neden üşeniriz? Nobel ödülünü alan yazarların kitaplarını kaçırmazken, yazarı, sahibi yüceler yücesi, herşeyin yoktan varedicisi yüce Allah olduğu halde Kuran-ı Kerim i neden raflara mahkum ederiz ya da hangimiz okuyunca  en derinine inip asıl manayı idrak ederiz... Oysa zamanın birinde Allah dostlarından Ebu Bekir Verrak hazretlerinin bir oğlu varmış.Hazretleri oğlunun Kuran öğrenmesini istermiş, nitekim çocuk kısa sürede Kuran-ı okumayı öğrenmiş.Bir gün Kurandan bir ayet okumuş ve yüreğine bir ateş düşmüş. O halde küfre varırsanız çocukları ak saçlılara çevirecek bir günün (kıyametin)   azabından kendinizi nasıl koruyacaksınız. Çocuk bu ayeti okudukça düşündükçe yüzü kireç gibi olmuş ve tir tir titremeye başlarmış.Babası çocuğun bu halini görünce sormuş  Ey benim cennet mumu yavrum sana ne oldu?  çocuk  babacığım ben bir ayet okudum, düşününce yüreğim eriyor sandım der.Babası çocuğa bu aytin hangi ayet olduğunu sorar, çocuk ayeti okuyunca tekrar yüreğine bir ateş düşer ve yatağa  düşer hastalanır ve kısa zamanda ölür.Ebubekir Verrak Hazretleri sık sık çocuğunun kabrini ziyarete gider ve şöyle der senin küçücük oğlun bir ayet okudu da Allah korkusundan can verdi, sen ise Kuranı hatmedip durursun ama oğlun gibi Allahtan korkmazsın yazıklar olsun sana der kendi kendine..Söyleyim şimdi hangimiz bu çocuk gibi korkuyoruz hangimiz bu çocuğun çıkardığı manayı çıkarıyoruz.. Elhamdülillah müslümanız, müslümanız ama müslümanlığı yüzeysel yaşıyoruz.Devir kötü istesemde olmuyor gibi bahanelerle kendimizi avutmak yerine elimizden geldiğince imanımızı artırmalıyız. daha çok korkmalıyız..Kalplerimiz milyonlarca ampul bulunan bir avize gibidir. Yaptığımız her kötü amelde bir ampul sönüyor..Çoğumuzun kalbi karanlık kör bir kuyu gibidir..İmanımızla yapacağımız güzel amellerle sönmüş olan ampulleri yeniden yakalım..Gelin o kör kuyuları aydınlatalım, gelin karanlık bir yer bırakmayalım. gelin doğru yoldan gidelim, gelin vakit geç olmadan dönelim, gelin huzuru bulalım, gelin tanış olalım,gelin sevelim, gelin sevilelim nede olsa Elhamdülillah Müslümanız................................... </description>
<link>https://www.antoloji.com/elhamdulillah-muslumaniz-siiri/</link>
<guid>1615458</guid>
<pubDate>2011-09-24T03:25:00+03:00</pubDate>
<author>Aziz Çınar</author>
</item>
 <item>
<title>Şükür</title>
<description>Gözlerim gecenin ufkunda seyir halinde Ve başladı yağmur Gecenin en tenha köşesinde Bir küçük sokak lambasının önünde Bilirim gece yakamoz olmaz ama Sokak lambası kocaman bir güneş </description>
<link>https://www.antoloji.com/sukur-111-siiri/</link>
<guid>1497060</guid>
<pubDate>2011-01-01T10:28:00+03:00</pubDate>
<author>Aziz Çınar</author>
</item>
 <item>
<title>Manidar</title>
<description>Ağacı görmek istiyorsan tohumuna bak Anayı bilmek istiyorsan yavrusuna bak Söz söylendimi geri gelmez daha Ağızdan çıkana değil konuşana bak  Mahkumu anlamak istiyorsan şayet </description>
<link>https://www.antoloji.com/manidar-6-siiri/</link>
<guid>1494483</guid>
<pubDate>2010-12-25T09:55:00+03:00</pubDate>
<author>Aziz Çınar</author>
</item>
 <item>
<title>Seni Ben</title>
<description>Başım tellenir dumanlar içinde Sen son damlaydın dipte kalan şişede Bir cüceydin oysa dev aynasında Hiç bir emaren yokken bu hayat karşısında Zaten sen görünmüyordun aslında Seni ben gördüm...... </description>
<link>https://www.antoloji.com/seni-ben-14-siiri/</link>
<guid>1491774</guid>
<pubDate>2010-12-18T10:41:00+03:00</pubDate>
<author>Aziz Çınar</author>
</item>
 <item>
<title>İki Kelime</title>
<description>Yürekte bilinmez bir kıpırtı başlar Virane gönül har olup yanar Gözler konuşur dil susar Söylenince o iki kelime.  Hayat gayrı toz pembedir </description>
<link>https://www.antoloji.com/iki-kelime-25-siiri/</link>
<guid>1491771</guid>
<pubDate>2010-12-18T10:34:00+03:00</pubDate>
<author>Aziz Çınar</author>
</item>
 <item>
<title>Bundan Sonra....</title>
<description>Sana sesleniyorum.. Sana yazıyorum tüm şiirlerimi Sen hiç sordun mu bunca serzenişin nedenini Hiç bildin mi bu şiirlerin yalnız şairini, Hiç dinledin mi kalbimin sesini Hiç sordun mu artık seni neden sevmediğimi, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bundan-sonra-67-siiri/</link>
<guid>1486338</guid>
<pubDate>2010-12-04T10:32:00+03:00</pubDate>
<author>Aziz Çınar</author>
</item>
 <item>
<title>Bu Bahar</title>
<description>Boşunaymış sana döktüğüm gözyaşları Bu bahar bana neşe getirdi. Unuttum eski aşkları,ayrılıkları Bu bahar bana coşku getirdi.  Kara bulutlar ardından güneşi gördüm. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bu-bahar-17-siiri/</link>
<guid>1486330</guid>
<pubDate>2010-12-04T10:16:00+03:00</pubDate>
<author>Aziz Çınar</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Yol Uzanır</title>
<description>Bir yol uzanır Karadeniz'den Ege'ye, Hamsi misali kıvrıla kıvrıla. Bir yol uzanır önümde diyardan diyara Yurdumun bir ucundan diğer ucuna Ve başlar yolculuk sevenleri bırakarak arkada Şimendifer camından dışarı baka baka </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-yol-uzanir-3-siiri/</link>
<guid>1483901</guid>
<pubDate>2010-11-28T10:18:00+03:00</pubDate>
<author>Aziz Çınar</author>
</item>
 <item>
<title>Gel</title>
<description>O güzel yüzünü son kez göreyim;  İçimdeki korkuyu bilmeden gel. Yüce Mevlam şahidim seni yine severim, Gönlümdeki sevdayı silmeden gel..  Bunca dert,bunca gam yetmedi mi? </description>
<link>https://www.antoloji.com/gel-137-siiri/</link>
<guid>1483882</guid>
<pubDate>2010-11-28T09:52:00+03:00</pubDate>
<author>Aziz Çınar</author>
</item>
 <item>
<title>Rahmet Eyle</title>
<description>Senden korkar insanoğlu, Hepimizde Adem soyu, Bazıları Şeytan(a)  uydu. Rahmet eyle Yüce Rabbim...  İnsanoğla zeki derler, </description>
<link>https://www.antoloji.com/rahmet-eyle-2-siiri/</link>
<guid>1483881</guid>
<pubDate>2010-11-28T09:47:00+03:00</pubDate>
<author>Aziz Çınar</author>
</item>
 <item>
<title>Yeşil Gözlüm(Asker Yeşili)</title>
<description>Ana Kucağına  benzemiyor burası asker ocağı Sayarken bilmem kaçıncı şafağı. Burası da değil midir bir vatan toprağı Unutuldun sanma AKLIMDASIN yeşil gözlüm....  Ana- baba kaldı, sen yoksun ben artık askerim, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yesil-gozlum-asker-yesili-siiri/</link>
<guid>1480946</guid>
<pubDate>2010-11-20T10:38:00+03:00</pubDate>
<author>Aziz Çınar</author>
</item>
 <item>
<title>Çile</title>
<description>Şu dünyada ha yokum ha varım Kimine zararım kimine karım İnsandan uzak olsam Allah'a yakın Ne olsa hayatta figüranım...  Varlığım ne dişe dokunur ne ete, </description>
<link>https://www.antoloji.com/cile-136-siiri/</link>
<guid>1475572</guid>
<pubDate>2010-11-06T10:45:00+03:00</pubDate>
<author>Aziz Çınar</author>
</item>
 <item>
<title>Zalım Dünya</title>
<description>Bilemezsin neler çektiğimi Gurbet elde perişan Gittim geldim uzaklara Bir o yoldan bir bu yoldan  Dünya dünya zalım dünya </description>
<link>https://www.antoloji.com/zalim-dunya-23-siiri/</link>
<guid>1475569</guid>
<pubDate>2010-11-06T10:34:00+03:00</pubDate>
<author>Aziz Çınar</author>
</item>
 <item>
<title>Yeniden Buluşalım(Türk Tarihi)</title>
<description>İşte tarih, sanki o söylüyor. Yağız atlar pek yaman, koptu gidiyor.. Bir yanda süslü otağ, bir yanda çadırlar, Bir yanda Hazar, bir yanda Kingan,bir yanda sıradağlar, Ezelden şanlı millet, Han'ım, Kan'ım, Kağan'ım Gelin ana yurtta, Orta Asya'da yeniden buluşalım... </description>
<link>https://www.antoloji.com/yeniden-bulusalim-turk-tarihi-siiri/</link>
<guid>1321517</guid>
<pubDate>2010-01-12T23:34:00+03:00</pubDate>
<author>Aziz Çınar</author>
</item>
 <item>
<title>Birlikte Türkiye'yiz</title>
<description>Birimiz esmer,sarışın,birimiz kumral, Dalgalı denizde bir kayıp sandal, Hep aynı yöne çektiğimiz kürek. İşte biz birlikte bir top yürek..  Çobansız sürü,üç-beş koyun, </description>
<link>https://www.antoloji.com/birlikte-turkiye-yiz-siiri/</link>
<guid>1302361</guid>
<pubDate>2009-12-12T23:13:00+03:00</pubDate>
<author>Aziz Çınar</author>
</item>
 <item>
<title>SEvdim Ama Ölmedim</title>
<description>Milyonlarca kez nefes alırsın belki Hiç durmaksınız hareket edersin Kalbin sayamayacağın kadar çok çarpar Ama dünyaya bir kez gelirsin  milyonlarca ses duyarsın </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevdim-ama-olmedim-siiri/</link>
<guid>1285181</guid>
<pubDate>2009-11-10T01:30:00+03:00</pubDate>
<author>Aziz Çınar</author>
</item>
 </channel>
</rss>
