<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Ayşe Soylu Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Ciğerimdeki Dikenler</title>
<description>Dehşetliydi, müthişti ve imkânsızdı,   ama vardı işte— kanlı bir gül gibi açmıştı geceye, dikenleri ciğerime batarken kokusuyla sarhoş ediyordu ruhumu. Karanlık bir şakaydı bu; </description>
<link>https://www.antoloji.com/cigerimdeki-dikenler-siiri/</link>
<guid>3786387</guid>
<pubDate>2026-01-27T21:16:00+03:00</pubDate>
<author>Ayşe Soylu</author>
</item>
 <item>
<title>Masal</title>
<description>yollarının dikeni sadece bana mı battı senin kıyıların hâlâ deniz mi benimkiler kumdan çalınmış rüzgârla savrulmuş iyileşmiyor bu yara </description>
<link>https://www.antoloji.com/masal-735-siiri/</link>
<guid>3785588</guid>
<pubDate>2026-01-26T05:57:00+03:00</pubDate>
<author>Ayşe Soylu</author>
</item>
 <item>
<title>Boğuluyorum, Teşekkürler</title>
<description>İntihar tam ortasında çırpınır tırtıl, donar, kırılır, kanar, parçalanır. Toprak erken çağırır, kanatlar kurşun, ağır, ezici, yırtıcı, uçmak mı? Lanetli, imkânsız, iğrenç. Ruh gömülmek ister, toprağın en derinine… </description>
<link>https://www.antoloji.com/boguluyorum-tesekkurler-siiri/</link>
<guid>3785362</guid>
<pubDate>2026-01-25T19:15:00+03:00</pubDate>
<author>Ayşe Soylu</author>
</item>
 <item>
<title>Sadakatin Bıçağı</title>
<description>Konuşamıyorlar diye sorun yok mu sanıyorsunuz? Evi yok, yemeği yok, kimsesi yok.  Sokaklar onları doğurmadı, ama büyüttü, dövdü, terk etti. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sadakatin-bicagi-siiri/</link>
<guid>3785359</guid>
<pubDate>2026-01-25T19:09:00+03:00</pubDate>
<author>Ayşe Soylu</author>
</item>
 <item>
<title>Telafisi Yok.</title>
<description>Orman kuytusunda buluştuk biz, gözlerimizde aynı donmuş ihanet, kırmızı ışıklar kaybolurken o geceye saplanmış aynı hançer.  Merhametimiz dağlar kadar geniş, </description>
<link>https://www.antoloji.com/telafisi-yok-11-siiri/</link>
<guid>3785357</guid>
<pubDate>2026-01-25T19:03:00+03:00</pubDate>
<author>Ayşe Soylu</author>
</item>
 <item>
<title>İtaatin Gölgesinde Kaybolan Taht</title>
<description>Küçükken fısıldadılar: “Uslu dur, dünya ayaklarına serilir.” Yalan. Uslu durdukça dünya başkalarına eğildi, ben kendi adımımı </description>
<link>https://www.antoloji.com/itaatin-golgesinde-kaybolan-taht-siiri/</link>
<guid>3785353</guid>
<pubDate>2026-01-25T18:33:00+03:00</pubDate>
<author>Ayşe Soylu</author>
</item>
 <item>
<title>Kül Fırını</title>
<description>Sabahın köründe kalkıyorum yine, göğsümde bir çanak dolusu sessizlik, süt yerine kan akıyor damarlarımdan.  Hayvan uyuyor yan odada, nefesi küçük bir bıçak gibi </description>
<link>https://www.antoloji.com/kul-firini-siiri/</link>
<guid>3785351</guid>
<pubDate>2026-01-25T18:23:00+03:00</pubDate>
<author>Ayşe Soylu</author>
</item>
 <item>
<title>Tekrar, Tekrar, Tekrar</title>
<description>Gece, Ashab-ı Kehf mi lazım ruhuma? Yoksa 309 yıl uyku mu kurtarır bu boktan oyunu? Uyanıyorum yine, lanet ağırlıkla, taş içimde, sığmıyor hiçbir yere, yas kocaman, hepsi kendime.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ashab-i-kehf-mi-lazim-ruhuma-siiri/</link>
<guid>3785349</guid>
<pubDate>2026-01-25T18:11:00+03:00</pubDate>
<author>Ayşe Soylu</author>
</item>
 <item>
<title>Açılamayan Pencerenin Bahçesi</title>
<description>Başkası tarafından değerli kılınmayı… Umursamalı mıydı?  Camın arkasında zaman huzursuz bir nöbetçi gibi uyanık, soğuk bir nefesle buğulanıyordu. </description>
<link>https://www.antoloji.com/acilamayan-pencerenin-bahcesi-siiri/</link>
<guid>3785347</guid>
<pubDate>2026-01-25T18:09:00+03:00</pubDate>
<author>Ayşe Soylu</author>
</item>
 <item>
<title>Sessizliğin Katli</title>
<description>Keşke insan olmak bu sağır edici gürültüyü zorunlu kılmasaydı.  Keşke hayvanlar âleminden o birkaç gülünç adıma çıkmanın bedeli bu kadar ağır olmasaydı: </description>
<link>https://www.antoloji.com/sessizligin-katli-siiri/</link>
<guid>3785346</guid>
<pubDate>2026-01-25T18:07:00+03:00</pubDate>
<author>Ayşe Soylu</author>
</item>
 <item>
<title>Karanlığın Asil Tanığı</title>
<description>En derin karanlıkta buldum seni – zincir paslı, deriye gömülü, kemiklere kadar ısıran soğuk, gölge hançer gibi keskin, nemli duvarlar çürümüş ter kokuyor. </description>
<link>https://www.antoloji.com/karanligin-asil-tanigi-siiri/</link>
<guid>3785344</guid>
<pubDate>2026-01-25T18:05:00+03:00</pubDate>
<author>Ayşe Soylu</author>
</item>
 <item>
<title>Beton ve Nefes</title>
<description>Doğa fısıldar –  yeşil nefes, narin çırpış.  Şehir böğürür – beton çığlık, </description>
<link>https://www.antoloji.com/beton-ve-nefes-siiri/</link>
<guid>3785338</guid>
<pubDate>2026-01-25T17:54:00+03:00</pubDate>
<author>Ayşe Soylu</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Tüy Kadar Keskin</title>
<description>Gölgeler arasında sessizce duruyorum.  Hak etmedikleri ışığı kapanlara bakıyorum; gülümsemeleri bedavaya dağılmış, sevdikleri yanlarında, şansları ellerinde.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-tuy-kadar-keskin-siiri/</link>
<guid>3784605</guid>
<pubDate>2026-01-23T19:58:00+03:00</pubDate>
<author>Ayşe Soylu</author>
</item>
 </channel>
</rss>
