<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Ayşe Akdoğan Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Toprak  Utandı</title>
<description>Toprak utandı çocukları bağrına basarken,  Kuşlar utandı masmavi gökyüzünde süzülürken, Ağaç utandı Çiçek utandı Bu neyin nesi diye Gül utandı rengini kan kırmızıdan aldı diye </description>
<link>https://www.antoloji.com/toprak-utandi-siiri/</link>
<guid>2274885</guid>
<pubDate>2016-08-28T20:50:00+03:00</pubDate>
<author>Ayşe Akdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>Sen Benim Dünyamsın</title>
<description>Nerelerdesin demiyorum Sana canözüm Biliyorum ki sol yanımdasın  ... Umut nerde diye Sormuyorum </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-benim-dunyamsin-4-siiri/</link>
<guid>1654103</guid>
<pubDate>2011-12-26T14:16:00+03:00</pubDate>
<author>Ayşe Akdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Yaprak Gönder Bana...</title>
<description>Bir yaprak gönder bana Bir koruluktan koparılmış olsun Hiç değilse evinden yarım saat ötede Sen oraya dek yürür güçlenirsin Bense kalkar teşekkür ederim sana O güzel yaprak için… </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-yaprak-gonder-bana-siiri/</link>
<guid>1603551</guid>
<pubDate>2011-08-24T16:15:00+03:00</pubDate>
<author>Ayşe Akdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>Sen Beni Hiç Sevmedin...</title>
<description>Sen beni hiç sevmedin Sevseydin eğer Gözümün içine bakaraktan Yüreğimi acıtmazdın  Gözlerini  açmasan </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-beni-hic-sevmedin-9-siiri/</link>
<guid>1603550</guid>
<pubDate>2011-08-24T16:13:00+03:00</pubDate>
<author>Ayşe Akdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>Işık Her Zaman Vardır</title>
<description>’Karanlık dünyamdan,  kendime aydınlık bir dünya yarattım.’’ Ne mutluydu çocukluğun da. Sıcak sevgi dolu bir yuvası vardı. Babası marangoz olan Yusuf, gece gündüz çalışırdı. Evine çocuklarına bakmak daha iyi hayat koşullarını sağlamak için. Çocukluğundan beri başlamıştı Ali’nin babasına hayranlığı. Evlerinin hemen altı marangoz atölyesiydi. Okul çağına daha gelmediği için, günün çoğunu babasının yanında geçiriyordu. Sokakta oynamak yerine babasına yardım etmek istiyordu. Ali, her sabah gözlerini açar açmaz babasının yanında nefesini alırdı. Pati, pati koşaraktan. Annesinin arkasında Ali diye çırpınışlarını duymadan koşarak alt kata inerdi. Hep içten içe büyünce bende babam gibi marangoz olacağım diye hayallere dalıp giderdi. Bazen de köşeye çekilip babasını gıptayla izlerdi. Günlerden bir gün yine babasını izlerken, </description>
<link>https://www.antoloji.com/isik-her-zaman-vardir-siiri/</link>
<guid>1593713</guid>
<pubDate>2011-08-04T17:51:00+03:00</pubDate>
<author>Ayşe Akdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>Hazine Sandığı</title>
<description>-İşte geldik gidiyoruz, dedi.  Hüzünle gözleri uzaklara daldı.Zeytin gibi simsiyahtı gözleri.Büyük annesini çok seven Nurdan boynuna sarıldı.  -Bir daha böyle deme büyük anne Allah seni başımızdan eksik etmesin,  </description>
<link>https://www.antoloji.com/hazine-sandigi-3-siiri/</link>
<guid>1593710</guid>
<pubDate>2011-08-04T17:50:00+03:00</pubDate>
<author>Ayşe Akdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Tek Senmi Varsın Sevilecek</title>
<description>Gözümün içine bakaraktan Çekip giderken yüreğimden Sanma ki gözyaşlarım içinde Boğulacağım Elime bir daha kağıt kalem alıp Coşturmayacağım yüreğimi </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-tek-senmi-varsin-sevilecek-siiri/</link>
<guid>1593707</guid>
<pubDate>2011-08-04T17:48:00+03:00</pubDate>
<author>Ayşe Akdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>Sevmek İsterdim</title>
<description>Sevmek isterdim şöyle En delisinden Göğe evrene sığmazcasına Sorgusuz ve sualsizce Yaşasaydım sevdamı Kalbim yerinden fırlayacak gibi </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevmek-isterdim-2-siiri/</link>
<guid>1593703</guid>
<pubDate>2011-08-04T17:46:00+03:00</pubDate>
<author>Ayşe Akdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>Dağ Kokulu Rüzgarım</title>
<description>Özlemin bir çığ gibi büyürken içimde Dolup,dolup taşıyorsun yüreğimde Neden sana gelen yollar kapalı … Neden seninleyken gözlerim doluyor Hüznü ve sevinci bir arada yaşıyor yüreğim </description>
<link>https://www.antoloji.com/dag-kokulu-ruzgarim-siiri/</link>
<guid>1593698</guid>
<pubDate>2011-08-04T17:43:00+03:00</pubDate>
<author>Ayşe Akdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>Düş</title>
<description>Dün gece seni gördüm Düşümde Meleklerin kanatlarındaydın Beyazdın,bembeyazdın  Öylece bakıyordun bana </description>
<link>https://www.antoloji.com/dus-482-siiri/</link>
<guid>1593696</guid>
<pubDate>2011-08-04T17:41:00+03:00</pubDate>
<author>Ayşe Akdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>Ben Geldim Sevdiğim Uyan</title>
<description>Ben geldim sevdiğim uyan Sana umut getirdim Umutsuzluk nedir bilmeyelim …Açmayalım gözlerimizi umutsuzluğa  Ben geldim sevdiğim uyan </description>
<link>https://www.antoloji.com/ben-geldim-sevdigim-uyan-siiri/</link>
<guid>1593692</guid>
<pubDate>2011-08-04T17:38:00+03:00</pubDate>
<author>Ayşe Akdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>İşte Öyle Seviyorum Seni</title>
<description>Seviyorum seni Bir bahar mevsiminde Çimlerin üzerinde uzanıp Yaşamı tüm hücrelerime Çeker gibi… İşte öyle seviyorum seni </description>
<link>https://www.antoloji.com/iste-oyle-seviyorum-seni-siiri/</link>
<guid>1593690</guid>
<pubDate>2011-08-04T17:36:00+03:00</pubDate>
<author>Ayşe Akdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>Yeterki Umut Olsun</title>
<description>Aynanın karşısında donakalmıştı. Bir taraftan gözyaşlarını akıtıyor. Bir taraftan da hayatını sorguluyordu. Artık kendini bile tanıyamaz duruma gelmişti. Aynalar mı yalancı yoksa ben mi yalancıyım diye geçirdi içinden.   Bir bardak su, elinde bir avuç ilaçla duruyordu öylece. Hayata son bakışım dedi. Gözüne sürdüğü rimel akmış, yüzündeki çizgilerin arasına girmişti. Zaman bu kadar çabuk geçmiş olamazdı. Daha dün çocuktum. Annemin babamın kollarındaydım. Bugün nasıl oluyor da yüzüm çizgi, çizgi olmuştu. Hiç bir şeyim kalmadı ki yaşama tutunmak için. Yapayalnızım hem de çok yalnız derken hıçkırıklara boğulmuştu. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yeterki-umut-olsun-siiri/</link>
<guid>1455425</guid>
<pubDate>2010-09-22T13:53:00+03:00</pubDate>
<author>Ayşe Akdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>Sonbahara Hazırlanıyor Yüreğim</title>
<description>Sonbahara hazırlanıyor yüreğim. Bir telaş, bin hüzün. Sararmış yaprakları toplarken birer, birer aşk heybesine, artık gitme vakti geldi diyor. Bir tutam da sevdiğinin gülüşlerinden. Bir zamanlar yemyeşillerdi derken; gözleri uzaklara dalıyor; kim bilir neler geçiyor aklından. Ah yüreğim ah! Ne umutlar beslemişti bu sevdaya, ne emekler vermişti. Çiçekler ekmemiş miydi her renginden. Kırmızısından,  mavisinden, turuncusundan. Bir avuç sevdan için dünyaları sermemiş miydi ayaklarına. Kır çiçekleriyle donatmamış mıydı? Her yanını. Kuruttun yüreğimdeki şelaleleri, soldurdun tüm çiçekleri. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sonbahara-hazirlaniyor-yuregim-siiri/</link>
<guid>1454768</guid>
<pubDate>2010-09-21T08:53:00+03:00</pubDate>
<author>Ayşe Akdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>Toprağın Üzerine Basamıyorum</title>
<description>Biraz dışarıda dolaşmaya karar vermişti. Nedense akşamüzeri saatlerinde içine sıkıntı giriyordu.  Evlerinin bir alt sokağında bulunan parka gidip biraz nefes alayım diye düşündü.  Parka geldiğinde yaşlı bir kadın dikkatini çekmişti. Bir banka oturmuş sessizce ağlıyordu. Gözlerinden oluk, oluk yaşlar dökülüyordu. Hayata isyan eder gibi bir hali vardı.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/topragin-uzerine-basamiyorum-siiri/</link>
<guid>1453561</guid>
<pubDate>2010-09-18T10:53:00+03:00</pubDate>
<author>Ayşe Akdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>Ellerindeki Sıcaklığı Hissediyorum</title>
<description>Dışarısı buz gibi felaket bir yağmur vardı. Muhakkak gitmeliyim diye düşündü içinden. Yoksa içi rahat etmeyecekti. Üzerine bir şeyler giyinip dışarı çıktı. İliklerine kadar işlemişti soğuk. Bir kaç adımda bile her tarafı ıslanmıştı. Koşar adımlarla yolda yürümeye başladı.  Sudan çıkan balığa dönmüştü…  Nihayet gelmişti. Paçalarından, saçlarından sular sızıyordu. Zile bastı hemen, bir iki dakikaya kalmadan kapı açılmıştı. Sıcak gülümseyen bir yüz,  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ellerindeki-sicakligi-hissediyorum-siiri/</link>
<guid>1453557</guid>
<pubDate>2010-09-18T10:36:00+03:00</pubDate>
<author>Ayşe Akdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>Yüreğimizdeki Sevgimize Sahip Çıkalım</title>
<description>İnsanlık nereye gidiyor? Son zamanlarda bir çoğumuzun kendi kendimize sıkça sorduğumuz sorudan biri haline geldi.  Evet insanlık nereye gidiyor? Bir türlü düşünüp de cevabını alamayacağım bir soru olacak diye düşünmeye başladım son günlerde.  Gazeteleri açıyoruz cinnet, terör fuhuş. TV kanalları öylesine. Filmler izliyoruz şiddet ve kandan başka bir şey göremiyoruz. Sevgiye dair hiç bir şey yok hayatımızda. İnsanlar çıldırma noktasında.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yuregimizdeki-sevgimize-sahip-cikalim-siiri/</link>
<guid>1453556</guid>
<pubDate>2010-09-18T10:35:00+03:00</pubDate>
<author>Ayşe Akdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>Gaz Lambası</title>
<description>O zamanlar elektrik var mıydı? Gaz lambası ile gecelerini aydınlatıyorlardı. Küçücük şirin mi şirin bir köyde gözlerini dünyaya açmıştı. Ailenin üçüncü çocuğuydu. Nur topu gibiydi  Adını Cengiz koydu babası. İsmi gibi güçlü, gözü pek olsun diye.Baba çok sevinmişti. Bir çocuğu daha oldu diye.  Her sabah olduğu gibi köy kahvesine gitti. Gözlerinden nasıl da belli oluyordu sevinci. Kahveye gider gitmez hemen çayı geldi.  —Buyur Osman ağabey hoş geldin,  </description>
<link>https://www.antoloji.com/gaz-lambasi-14-siiri/</link>
<guid>1453555</guid>
<pubDate>2010-09-18T10:33:00+03:00</pubDate>
<author>Ayşe Akdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>Öpülesi Eller</title>
<description>Apartmana geldiğinden beri sessiz sedasız çalışıyordu sürekli. Bir taraftan bahçedeki çöpleri topluyor. Bir taraftan da çiçekleri suluyor, toprağı temizliyordu. O geldiğinden bu yana her tarafa bir canlılık gelmişti. Çiçekler nasılda canlanmıştı. Yapraklar daha da yeşillenmişti. Bir akşamüzeri Nevin ablanın tanıştırmasıyla tanışmış olduk. Mustafa amca. Yetmiş yaşlarında emekli bir öğretmen. İçim bir garip oldu öğretmen olduğunu duyunca. Hüzünlendim. O kadar asil bir duruşu vardı ki saygın emektar bir öğretmen. Görevli olarak çalışacakmış apartmanda…   Bir sabah kapımızı çalıp da, ekmek istiyor musunuz? Dediğinde boğazıma bir şeyler düğümlendi. Hiç bir şey diyemedim. Dilim tutulmuştu. Kapıyı kapattığımda aklımda bin düşünce vardı. Duygularım karman çorman. Kim bilir nasıl güzel insanlar yetiştirmiştir, kazandırmıştır topluma diye düşündüm. Her geçen gün sevgim artıyordu Mustafa amcaya. Konuşmak, dertleşmek çok istiyordum. Bir sabah bahçeyi sularken Mustafa amcayla konuşma fırsatını yakalamıştım. İçimden o kadar çok şey geçiyordu ki. O öpülesi ellerinden tutup saygıyla öpmek istiyordum. —Günaydın öğretmenim kolay gelsin, dedim Gözleri ışıl, ışıl oldu bana bakarken. Yıllardan beri duymak isteyipte duyamadığı bir sözü duymuştu. Eski günlerine döndü birden. Gözleri dolu, dolu oldu. </description>
<link>https://www.antoloji.com/opulesi-eller-4-siiri/</link>
<guid>1453553</guid>
<pubDate>2010-09-18T10:30:00+03:00</pubDate>
<author>Ayşe Akdoğan</author>
</item>
 <item>
<title>Evsiz Yurtsuz Yüreğim</title>
<description>Evsizdi yüreğim, yurtsuzdu  Senin gözlerinin, önüne düştüğünde  Soğuk bir kış mevsimiydi  </description>
<link>https://www.antoloji.com/evsiz-yurtsuz-yuregim-siiri/</link>
<guid>1414316</guid>
<pubDate>2010-06-27T14:56:00+03:00</pubDate>
<author>Ayşe Akdoğan</author>
</item>
 </channel>
</rss>
