<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Aykut Kınay Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Zamanın Kırılması</title>
<description>Zaman kırıldı, sessizdi; içinde hayat uğulduyordu.  Her şey kendi içine kıvrıldı, an kendinden önce yaşandı.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/zamanin-kirilmasi-siiri/</link>
<guid>3879228</guid>
<pubDate>2026-09-11T08:33:00+03:00</pubDate>
<author>Aykut Kınay</author>
</item>
 <item>
<title>Allah</title>
<description>Mitlerin dar duvarlarında sıkıştırılıyor insan; evrim denilen genellemelerin bitmeyen halkalarına sığdırılıyor.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/insan-1274-siiri/</link>
<guid>3878231</guid>
<pubDate>2026-09-08T20:59:00+03:00</pubDate>
<author>Aykut Kınay</author>
</item>
 <item>
<title>Kalem</title>
<description>Kalem gelince yeryüzüne, söz sustu; kâğıdın içine çekildi.  Bir harfe saklandı düşünce, döndü o ilk heceye. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kalem-279-siiri/</link>
<guid>3877612</guid>
<pubDate>2026-09-07T09:20:00+03:00</pubDate>
<author>Aykut Kınay</author>
</item>
 <item>
<title>Gölgenin Rahmi</title>
<description>İki ayna arasında zamansız bir gölge duruyor; kimsenin görmediği, her şeyi birbirine teyelleyen sessiz bir mimari.  Karanlık değil bu, biliyorum. İki suret arasında sızan, </description>
<link>https://www.antoloji.com/golgenin-rahmi-siiri/</link>
<guid>3877498</guid>
<pubDate>2026-09-06T23:24:00+03:00</pubDate>
<author>Aykut Kınay</author>
</item>
 <item>
<title>Azık</title>
<description>Bu dünyada ne ektiysen, Ahir hayat sana gardaş. Yeme yetim azığını, Bâki âlem olsun candaş.  Bil, göçersin; her şey gölge, </description>
<link>https://www.antoloji.com/azik-12-siiri/</link>
<guid>3877304</guid>
<pubDate>2026-09-06T14:37:00+03:00</pubDate>
<author>Aykut Kınay</author>
</item>
 <item>
<title>Rüzgâr</title>
<description>Çoğu geceler düşündüm, Rüzgâr ne anlatır diye. Uğultu sesiydi belki, Beni hep kendine çeken.  Islık çıktı dudağımdan, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ruzgar-768-siiri/</link>
<guid>3877237</guid>
<pubDate>2026-09-06T08:47:00+03:00</pubDate>
<author>Aykut Kınay</author>
</item>
 <item>
<title>Düşler Bahçem</title>
<description>Hep gökleri seyrederdi çocukluğum.  Dans eden yıldızlara uzanmak, bir köprü kurmak, yürümek sonsuzluğa... </description>
<link>https://www.antoloji.com/dusler-bahcem-siiri/</link>
<guid>3876277</guid>
<pubDate>2026-09-03T22:41:00+03:00</pubDate>
<author>Aykut Kınay</author>
</item>
 <item>
<title>Yansımanın Kaynağı</title>
<description>Gerçeklik, tek bir yüz değil; aynı ışığın kırılmış camlarda çoğalan parıltısıdır.  Bir göz değer, yerinden oynar gölge; bir bakış geçer, duvarda başka bir şekil. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yansimanin-kaynagi-siiri/</link>
<guid>3875010</guid>
<pubDate>2026-09-01T09:14:00+03:00</pubDate>
<author>Aykut Kınay</author>
</item>
 <item>
<title>İlk Sessizlik</title>
<description>Ayna çatlıyor gök kubbenin görünmeyen yerinde.  Ses yağmurları karanlığın içinden sessizce süzülüyor. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ilk-sessizlik-siiri/</link>
<guid>3874984</guid>
<pubDate>2026-09-01T06:47:00+03:00</pubDate>
<author>Aykut Kınay</author>
</item>
 <item>
<title>Sahne Kapanınca</title>
<description>Tiyatro sahnesinden dökülen yaprakları topladım bu gece.  Her renginde başka bir hikâye vardı;  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sahne-kapaninca-siiri/</link>
<guid>3874978</guid>
<pubDate>2026-09-01T06:33:00+03:00</pubDate>
<author>Aykut Kınay</author>
</item>
 <item>
<title>Cevher</title>
<description>Kendimizi değişmeyen bir bedenin içinde tamamlanmış sanmak, aklın sessizce ördüğü bir kafestir.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/cevher-28-siiri/</link>
<guid>3874378</guid>
<pubDate>2026-08-31T14:34:00+03:00</pubDate>
<author>Aykut Kınay</author>
</item>
 <item>
<title>Sonsuzluğun Derinliği</title>
<description>Sözlerin kalıcılığında bir iz bırakma telaşıyla yaşıyor insan.  Bir ömür içinde bir sır taşıyor; </description>
<link>https://www.antoloji.com/sonsuzlugun-derinligi-siiri/</link>
<guid>3874258</guid>
<pubDate>2026-08-31T11:25:00+03:00</pubDate>
<author>Aykut Kınay</author>
</item>
 <item>
<title>Sıfırın Ötesinde</title>
<description>İnsan, bilinmezliğinin boşluğunda kendine ne kadar yakın?  Ses dalgaları, ışık hüzmelerini geçerken </description>
<link>https://www.antoloji.com/sifirin-otesinde-siiri/</link>
<guid>3874215</guid>
<pubDate>2026-08-31T10:08:00+03:00</pubDate>
<author>Aykut Kınay</author>
</item>
 <item>
<title>Yankının Gölgesi</title>
<description>Yankının Gölgesi Kendi yankısından ibaret bir gölgeyim; karşımdaki gözle görünürüm.  Yansımama </description>
<link>https://www.antoloji.com/yankinin-golgesi-siiri/</link>
<guid>3874193</guid>
<pubDate>2026-08-30T18:21:00+03:00</pubDate>
<author>Aykut Kınay</author>
</item>
 <item>
<title>Tahta Kaşık</title>
<description>Nefstir seni yola koyan. Bak, önünde karga uçar. Koca ağzın taş döşemiş, Oynat, çıkmaz altın dişin.  Eğri sözün yükü ağır, </description>
<link>https://www.antoloji.com/tahta-kasik-2-siiri/</link>
<guid>3873885</guid>
<pubDate>2026-08-29T09:30:00+03:00</pubDate>
<author>Aykut Kınay</author>
</item>
 <item>
<title>Dört Gölge</title>
<description>Hal böyleyse gerçek neydi, Belki dünden bir yansıma. Her durumda vehimleşen, Kesişen dört gölgemde ben.  İlk konuşan kural koydu, </description>
<link>https://www.antoloji.com/dort-golge-siiri/</link>
<guid>3873094</guid>
<pubDate>2026-08-27T11:28:00+03:00</pubDate>
<author>Aykut Kınay</author>
</item>
 <item>
<title>Taşın Zîkri</title>
<description>Sordum taştan o duvara, “Senin sözün var mı bize?” Dedi öyle boş diliyle: “Ne saçma bir sorudur bu!”  Dert dert üstüne bakınca, </description>
<link>https://www.antoloji.com/tasin-zikri-siiri/</link>
<guid>3872745</guid>
<pubDate>2026-08-26T14:56:00+03:00</pubDate>
<author>Aykut Kınay</author>
</item>
 <item>
<title>Devlet</title>
<description>Al karınca çok öfkeli, Bakar sürü, ehli keyif. Güz rüzgârı eser durur, Orman hep böcek içinde.  Yaprak düşer, dal eğilir, </description>
<link>https://www.antoloji.com/devlet-37-siiri/</link>
<guid>3872645</guid>
<pubDate>2026-08-26T10:25:00+03:00</pubDate>
<author>Aykut Kınay</author>
</item>
 <item>
<title>Medcezir</title>
<description>Söz nâme’ye gül yârime, Daldım işte güzel göze. Bir bakışta mest oldum ben, Şu dilberin ay yüzüne.  Her medcezir gönlüm arar, </description>
<link>https://www.antoloji.com/medcezir-29-siiri/</link>
<guid>3872123</guid>
<pubDate>2026-08-25T11:14:00+03:00</pubDate>
<author>Aykut Kınay</author>
</item>
 <item>
<title>Nûr-ı Muhammedîye</title>
<description>Hakk sıratı açar onla, Ay yüzüne hürmet sonsuz. Sor melekler, neden şaşkın? Bütün mahlûk ondan sâkin.  Rıdvân bakar, cennet süsü, </description>
<link>https://www.antoloji.com/nur-i-muhammediye-siiri/</link>
<guid>3871971</guid>
<pubDate>2026-08-24T23:05:00+03:00</pubDate>
<author>Aykut Kınay</author>
</item>
 </channel>
</rss>
