<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Ayhan Varol Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Bedeli Suskunluk</title>
<description>Peltek Bir S Harfi için…  S harfine gölge çizdim özlemin bedeliyle kalan Susmuşluğa vurduğum tüm düşlerim ölüme yattı Dalgalar peltek vurmadı sesin kadar İçime gömüldüğüm kuytudan çıkamadan </description>
<link>https://www.antoloji.com/bedeli-suskunluk-siiri/</link>
<guid>1580027</guid>
<pubDate>2011-07-02T21:07:00+03:00</pubDate>
<author>Ayhan Varol</author>
</item>
 <item>
<title>Gizli Kırgınlıklar Tarihi</title>
<description>Zaman Kırılmaları    I   Zaman kurudu. Ne ses yitirmeleri kaldı gündüzün... ne sevinçleri yayıldı akşamın kendinde. Zaman kurudu. Kazıyamadık uzaklığı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gizli-kirginliklar-tarihi-siiri/</link>
<guid>1545191</guid>
<pubDate>2011-04-19T20:42:00+03:00</pubDate>
<author>Ayhan Varol</author>
</item>
 <item>
<title>Geciken Asılmışlık</title>
<description>Ölümünü geceye asmazdı kahin İçildiğini bilseydi yağmurun Kendi mevsimine bile yetişen bir yeşerme yok. Geç yağmur.  Lal kırmızı dil... </description>
<link>https://www.antoloji.com/geciken-asilmislik-siiri/</link>
<guid>1545187</guid>
<pubDate>2011-04-19T20:39:00+03:00</pubDate>
<author>Ayhan Varol</author>
</item>
 <item>
<title>Gidiş Sonatları</title>
<description>Gözlerimden intihar edeceğim Francoise' a  Sancılar;  Tabanlarıma gömüldü ölüm ayartıcısı uyuşmuşluklar. Sırtı dönük her adımın bıraktığı iz bir tortu yaratıyordu. Resim gibi belirsiz, </description>
<link>https://www.antoloji.com/gidis-sonatlari-siiri/</link>
<guid>1545184</guid>
<pubDate>2011-04-19T20:38:00+03:00</pubDate>
<author>Ayhan Varol</author>
</item>
 <item>
<title>Bahar Kadın (güfte-şarkı sözü)</title>
<description>Bahar Kadın  Gülüm’e  Bir kadındır bahar bakar Kirpikleri ateş yakar </description>
<link>https://www.antoloji.com/bahar-kadin-gufte-sarki-sozu-siiri/</link>
<guid>1541692</guid>
<pubDate>2011-04-12T11:54:00+03:00</pubDate>
<author>Ayhan Varol</author>
</item>
 <item>
<title>Bakmalar</title>
<description>Bakmalara bıraktım  Gidişin adım seslerini Gecikmişlik gittiği yerden Erken dönsün diye susmak işledi gözlerim Bakmalar yazsın istedim Korkuya hapsedilen dokunuşları </description>
<link>https://www.antoloji.com/bakmalar-2-siiri/</link>
<guid>1541648</guid>
<pubDate>2011-04-12T10:06:00+03:00</pubDate>
<author>Ayhan Varol</author>
</item>
 <item>
<title>Ten Suç İşler</title>
<description>Akşamın geri dönüşüne yazılmış olmalı bu şiir Sabahlar akşamla başlardı Saatlere ayarlanmış ayrılıkların özlem hüzünleri Her sabah giden ömür demekti Giden ömür sen Bu yüzden </description>
<link>https://www.antoloji.com/ten-suc-isler-siiri/</link>
<guid>1541646</guid>
<pubDate>2011-04-12T09:56:00+03:00</pubDate>
<author>Ayhan Varol</author>
</item>
 <item>
<title>Ağla</title>
<description>Ağla Zamanın çürüyüşüne değil ama Tutsaklığın esini ölüm sancısına ağla Tamamlanamamış erinçlerin yarımlanmışlığına ve gündüz gibi bir sevginin güneşinin geç kalışına! Ne geceye kalabilecek ne bir sabah daha yaşayabilecek. </description>
<link>https://www.antoloji.com/agla-49-siiri/</link>
<guid>1540209</guid>
<pubDate>2011-04-09T11:29:00+03:00</pubDate>
<author>Ayhan Varol</author>
</item>
 <item>
<title>Arsızlığın İşgalcisine</title>
<description>Derinlerin nerden ses verdiğini bilmiyorum. Oysa akşam o kadar çabuk kanadı ki... Nereye baksam yalnızın yırtık damarı, nereye dönsem yırtılmış damarın külleşen anıtı.  Eyy hüznüne kan deseni veren, yüreğini epriten çocuk; sabaha kalma! Yoksa bütün insanlar ellerini yitirmenin acısıyla tutunmanın ölüm ağrısını yaşar.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/arsizligin-isgalcisine-siiri/</link>
<guid>1540191</guid>
<pubDate>2011-04-09T10:40:00+03:00</pubDate>
<author>Ayhan Varol</author>
</item>
 <item>
<title>Sonê</title>
<description>SONÊ  Rasttır… Tükettiğim hayat senden önceydi Neden tutunsundu yaşam bana Öylesine aşklar değil </description>
<link>https://www.antoloji.com/sone-12-siiri/</link>
<guid>1539799</guid>
<pubDate>2011-04-08T13:51:00+03:00</pubDate>
<author>Ayhan Varol</author>
</item>
 <item>
<title>Uzak</title>
<description>UZAK   Bulutsu bir ağlayış demleniyordu yüzümde. Hüznün yaban yalvarısıydı belki de çaresizleşmiş sanallıkta. Burgacın düğümü bu, sözün kendine ihaneti. Yazının keşfi...gerçeğin küfü... Yakın olanın ölümü. Ben uzak elbette...rengi benden olsun.  Uzak bir hüzün besleniyordu içimde.  Düş’ün yazıya dönüşen güzelliği...gerçeğe uzaklığı. Yakının özlem histerisi. Harflerin ölüm dansı. Seslerin sis yaratması </description>
<link>https://www.antoloji.com/uzak-209-siiri/</link>
<guid>1539798</guid>
<pubDate>2011-04-08T13:48:00+03:00</pubDate>
<author>Ayhan Varol</author>
</item>
 <item>
<title>Gri Dem</title>
<description>							Yırtıcı gri bir dem  Şiir kefenidir şairin; Avazın zorlanan doruğuna ulaşan kasırga boşluğu. Hücrelerin ölümüne kayıtsızlık tarihin ihanet biçemini taşır. Yol yolsuz, yok yoksuz kalabilmeyi başardı sonunda. Her parmağın çamura bulanma arzusu başgösteriyor, mürekkebin boynu bükük.  Boynu bükük beyazın...karın yarattığı kısmi katliamla. Yazınsal boşluk çarmıhın, çarmıh olmaktaki pişmanlığını yaşamakta. Sözcükler ölümüne tükendi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gri-dem-siiri/</link>
<guid>1536630</guid>
<pubDate>2011-04-02T19:48:00+03:00</pubDate>
<author>Ayhan Varol</author>
</item>
 <item>
<title>Siyah Sabah</title>
<description>SİYAH   SABAH   Bayrampaşa  Ruhumun diyetinden bir şey kalmadı bana. Ötesi yaşamın aynılığına bağlı. Alevin çiğnediği çığlıkların ölümünü yaşamak değil benimkisi...dumana zorla  kabul ettirilen et yanmalarını duyumsama, uzaklarından senin. Ölmenin kendine hafif, bilincime ağır gelen kokusuna sarılan bedenden öte bir şey değildim artık. Susmanın caniliği belki de bu. Kor. Yangın. Duman. </description>
<link>https://www.antoloji.com/siyah-sabah-siiri/</link>
<guid>1536285</guid>
<pubDate>2011-04-02T10:17:00+03:00</pubDate>
<author>Ayhan Varol</author>
</item>
 <item>
<title>Tahta Suskunluk</title>
<description>TAHTA SUSKUNLUK  suya damıtılan kan tüm sorulara verilen yanıt hiç! kırılmış sesin gölgelediği özlemden </description>
<link>https://www.antoloji.com/tahta-suskunluk-siiri/</link>
<guid>1535757</guid>
<pubDate>2011-04-01T12:20:00+03:00</pubDate>
<author>Ayhan Varol</author>
</item>
 <item>
<title>İksir Ve Şarap</title>
<description>İKSİR VE ŞARAP   Masanın rengini kurdum önce Sonra ortasından deldim sofrayı Ölmüşlüğüm var ayrık duran sesine </description>
<link>https://www.antoloji.com/iksir-ve-sarap-siiri/</link>
<guid>1535754</guid>
<pubDate>2011-04-01T12:16:00+03:00</pubDate>
<author>Ayhan Varol</author>
</item>
 <item>
<title>Lal Ve Şarap</title>
<description>Ten kesiliyorken Ses şifada Diş ağzını ısırmada Kendi dilime battım, dikenim Koltuk altlarından asılan bedenimde çivi ucu parçalarından oluşan et </description>
<link>https://www.antoloji.com/lal-ve-sarap-siiri/</link>
<guid>1535751</guid>
<pubDate>2011-04-01T12:14:00+03:00</pubDate>
<author>Ayhan Varol</author>
</item>
 </channel>
</rss>
