<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Ayg&#252;n Yıldız Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Kırgınım</title>
<description>KIRGINIM Solgunum, betim benzim atmış, yılgınım, Pencere dibinden akan yağmur gibiyim. Suskunum, bir kulak çınlaması gibi, içime çığlığım, Duvarlara nebzetmis, kesilmez rutubet gibiyim...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kirginim-124-siiri/</link>
<guid>3530695</guid>
<pubDate>2023-12-03T10:13:00+03:00</pubDate>
<author>Aygün Yıldız</author>
</item>
 <item>
<title>Yaşanamamış yaşanmışlıklar</title>
<description>Yaşanmış en kabus dolu gecelerim, Birer birer kuytularımda şafak bekler oldu. Ve nihayet, ihanet ocağında tavlanmış, en kasvetli acılar; Kudretime ceng tutup, çatlatacak şakak buldu!  İnsan hapsoluyor be! Bazen içtiği sigaranın dumanında, bazen de rakının beyzında. “Üşüyorum!” Diye seslensem bu hasretinin ayazında; çıkıp gelecek bir hayalin bile kalmamışçasına, hapsolmuşum, beni mayhoş edenlerin, arasına! Ne bir elimi tutanım var ne de halden anlayanım. Olsun, ben acılarının kasvetine de artık hayranım. Ey sesi kulaklarımda çınlayanım! Söyle! Kaç hasret daha müebbet yatmalıyım kabuslarımla? Kaç kuytuda şafak bekleyene kurban olmalıyım daha? Bükülmez sanmıştım bileklerimi, paramparça olunca anladım, inceliğini. Üşüyorum işte, gözlerimin sağanağı altında. Biliyorum, gelmez, kalbimin dayanağı, bir daha... </description>
<link>https://www.antoloji.com/yasanamamis-yasanmisliklar-2-siiri/</link>
<guid>2959286</guid>
<pubDate>2019-02-18T14:44:00+03:00</pubDate>
<author>Aygün Yıldız</author>
</item>
 <item>
<title>Hazan Kırıntıları</title>
<description>Hisler vardı, Umutlar sardı, biliyordum çünkü; Dallar yeşerecek, çiçekler açacaktı muhakkak! Hazan kırıntıları, içimde son bulacaktı. Bir şeyler ters gitmiş olamazdı...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/hazan-kirintilari-siiri/</link>
<guid>2959281</guid>
<pubDate>2019-02-18T14:15:00+03:00</pubDate>
<author>Aygün Yıldız</author>
</item>
 <item>
<title>Sonbahar Kapıda</title>
<description>Sonbahar kapıda, uğultusuyla gelmiş. Feryat figan, yapraklar, yerlere serpilmiş. Yağmur damlaları takırdarken kiremit çatımda, Bak ey gözlerim! Koca bir ömür, sona ermiş...  Baharı, baharda yaşayamamak... </description>
<link>https://www.antoloji.com/sonbahar-kapida-siiri/</link>
<guid>2959278</guid>
<pubDate>2019-02-18T14:05:00+03:00</pubDate>
<author>Aygün Yıldız</author>
</item>
 <item>
<title>Gidiyorum</title>
<description>Geçirdim boynuma maziden kalan; Bir buruk ayrılık, birkaç haksızlığı. Taktım koluma bu şehirden kalan; Tek başınalığı, bahtsız yalnızlığı. Gidiyorum, soran olursa ardımdan Mekan belledim mezarlığı! </description>
<link>https://www.antoloji.com/gidiyorum-1245-siiri/</link>
<guid>2959272</guid>
<pubDate>2019-02-18T13:54:00+03:00</pubDate>
<author>Aygün Yıldız</author>
</item>
 <item>
<title>Elde Ne Varsa Yoksa</title>
<description>Yaşamanın verdiği huzur, huzursuzlukla doludur.  Gençliğim de çiçek gibi, susuzluktan kurudu. Her yanımı, pervasızca, çalı çırpı bürüdü, Bir ihtiyar gibi, yıllar, beni de ölüme sürüdü...  Demlendik, tav olduk; dövüldük, şekil aldık. </description>
<link>https://www.antoloji.com/elde-ne-varsa-yoksa-siiri/</link>
<guid>2959167</guid>
<pubDate>2019-02-18T03:37:00+03:00</pubDate>
<author>Aygün Yıldız</author>
</item>
 </channel>
</rss>
