<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Aslan Aslan Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Qesra Stèrka</title>
<description>Stranekê bêje;   Bila ji dilê dîrokê be.  Helbestekê bixwîne;  </description>
<link>https://www.antoloji.com/qesra-sterka-siiri/</link>
<guid>890991</guid>
<pubDate>2008-01-30T17:45:00+03:00</pubDate>
<author>Aslan Aslan</author>
</item>
 <item>
<title>Nerdesin Ey Uzaklar</title>
<description>Çığlıklarımın durağından bir yolcu daha gitti, Uzaklara doğru. Bu kaçıncı yalnızlık tufanıdır acaba; Üzerime yağan.  Pencereme bakan bir hilâl, </description>
<link>https://www.antoloji.com/nerdesin-ey-uzaklar-siiri/</link>
<guid>884214</guid>
<pubDate>2008-01-19T01:40:00+03:00</pubDate>
<author>Aslan Aslan</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Kent / Bir Sevda</title>
<description>Bir kenti özlemekle baslar her sey. Ve ardindan asklarla düseriz yollara. insanin bir kenti olmali ve o kente dair bir sevdasi… Yeni öyküler biçiyorum artik yitik zamanlara. Biliyorum hiç kimseler yetisemedi düslerinin gerçekligine. Ama yine de yüregimin derinligiydi tek basinalik. Oysa küçük kasabalar vardi sadece masallarimizda. Öyle uzak geceler düslememistik. Ve sonrasinda ayriliklarda gelen özlemler… Ve iste kocaman bir yil gecti. En uzun ve en uzak ayriligimiz… Her insan kendi öyküsünü yasiyor sevdigim! iste sana bu öykünün yillik anektodunu siraliyorum…  </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-kent-bir-sevda-siiri/</link>
<guid>874844</guid>
<pubDate>2008-01-02T12:11:00+03:00</pubDate>
<author>Aslan Aslan</author>
</item>
 <item>
<title>Güzelliğinde Destanlar Yaşıyorum</title>
<description>Güzelliğine yanıt arıyorum?  Söylesene sevgili..! Hangi tanrıçadan aldın güzelliğini? Denizin derinliği gibidir gözlerin,bırak ta içine dalayım sevgili, Gözlerinin deryasında yeniden doğayım… Doğduğum şehirdir gözlerin.Ve ben gözlerinden başladım yaşamaya, </description>
<link>https://www.antoloji.com/guzelliginde-destanlar-yasiyorum-siiri/</link>
<guid>874843</guid>
<pubDate>2008-01-02T12:06:00+03:00</pubDate>
<author>Aslan Aslan</author>
</item>
 <item>
<title>Vişne Tadında Dokunmak</title>
<description>Güneşin sıcaklığı değil  Gözlerinin güzelliği yakıyor tenimi.  Vişne tadında değiyorsun dudaklarıma.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/visne-tadinda-dokunmak-siiri/</link>
<guid>874838</guid>
<pubDate>2008-01-02T12:03:00+03:00</pubDate>
<author>Aslan Aslan</author>
</item>
 <item>
<title>Uzaklığın Mesafesi</title>
<description>En uzak ve en yabancısı olduğumuz yollar;   Yakınımızdan “yüreğim iz”den geçer.  Ama en yakın olduğumuz,  </description>
<link>https://www.antoloji.com/uzakligin-mesafesi-siiri/</link>
<guid>874835</guid>
<pubDate>2008-01-02T12:00:00+03:00</pubDate>
<author>Aslan Aslan</author>
</item>
 <item>
<title>Isındığım Yağmur</title>
<description>Sen gelirdin… Ve ben sonbahar yaprakları gibi Dökülürdüm sana. Sen gülerdin… Ve ben bir nehir gibi akardım yüreğine doğru…  </description>
<link>https://www.antoloji.com/isindigim-yagmur-siiri/</link>
<guid>874450</guid>
<pubDate>2008-01-01T14:08:00+03:00</pubDate>
<author>Aslan Aslan</author>
</item>
 <item>
<title>Kime Yanar Bu Ormanlar..!</title>
<description>Dün gece pencereme konan kuşların çığlığıyla uyandım birden. Rüyalarımın en ince yerinden yırtıldı düşlerim. Haber getirmişlerdi bana. â€œOrmanlar alevler içinde yanıyorâ€? diyeâ€¦ Dili tutuldu gecemin, konuşamaz oldu kelimelerim. Takatim kırıldı, hareket edemez oldum. Zehir olmuştu mevsimlerim/suyu tükenmişti gençliğimin. Bir seyyah olup kaçmak istedim kendimden. Dağlara, yollara vurmak istedim kendimi. &#222; imdilik yakarışlarını duyuyorum ormanların. Yeryüzün cenneti ateşler içindeydi. Nefesim kesilmişti, soluksuz kalmıştım şehla bir bakışla. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kime-yanar-bu-ormanlar-siiri/</link>
<guid>872511</guid>
<pubDate>2007-12-29T00:24:00+03:00</pubDate>
<author>Aslan Aslan</author>
</item>
 <item>
<title>Beyaz Güllerin Süslü Kent Diyarı</title>
<description>Yüreğimin sözcüklere tercüme edilemediği bir masal kentin çocuğuydum ben… Yağmurlarında ıslandığım/ateşlerinde seviştiğim korunağımdın sen… Sokak sokak hüzün ektiğim ve sevda biçtiğim bir şehrin gülüşüydün sen... Ve şimdilik yüreğim bir yangın ülkesi Oysa hiç bir acı bu kadar açık-seçik kanatmamıştı beni.   Gidiyorum/gidiyorum/gidiyorum… Ve ben gittikçe de kanıyorum.   Kaç gündür-kaç gecedir küçücük çocuklar gibi ağlayıp sızlıyorum ve titriyorum düşlerime…   Bir şehri göz göre göre gözden çıkarmak neyin ifadesiydi acaba? Geceleyin yıldızların altında,süslü bir kentin konağında yudumlarken bir çayı, Veya sabahın gül kokan serinliğinde beyaz güllerle açarken gözünü uykulardan…   İşte öyle bir şey mızıkacı çocuk. Gidenler hangi kan grubuna dâhildir acaba? Veya hangi melodiye uyarlanır harfleri?   Gidiyorum kalbimin mühürlü diyarı..! Gidiyorum dağlar kızı..! Beyaz güllerden koparak. Sınır boylarında batarırken güneşin kızıllığını…   Eylül sevgilim/ekim hüznüm. bak bu kent yapraklarını döküyor son demlerinin. Ellerinin sabah serinliğini özledim Gözlerinin mülteci hüznünü…   Nasıl koptuk birbirimizden Niye bıraktın ki beni_ya ben nasıl bırakabildim ki seni? Ey yurdum! Ey sınır boylarının kaçak sevda perdesi! Ey yıldızlar altındaki süslü kentim!  çocukluğumun siyah-beyaz sahnelerini bir çantaya koyarak ayrılıyorum senden yüzümü bir suya gömerek kopuyorum işte... yüreğimdin sen gecelerimdeki yıldızlar ruhumdaki ateş/suskunluğumdaki gülüşümdün sen... ey inci tanem/şehir ışığım..! seni anılar arşivinde bir gün yüzü olarak anacağım her dem...  gidiyorum işte mitani* ve ben her sabah tekrardan beyaz güller sereceğim yollarına her akşam kapına dayanacağım... gittim işte sevda kentim/can suyum... ama ben her yağmur yağışında tekrar tekrar sana döküleceğim... anılarımızın duraklarında ineceğim istasyonlarımın... ey nusaybin..! ey beyaz güllerim..! ıslak yalnızlığım/hüzün çayım. seni özledim/hem de yokluğun bir uçurum...   12 ekim 2006 / Ankara </description>
<link>https://www.antoloji.com/beyaz-gullerin-suslu-kent-diyari-siiri/</link>
<guid>872506</guid>
<pubDate>2007-12-29T00:17:00+03:00</pubDate>
<author>Aslan Aslan</author>
</item>
 <item>
<title>Ateşlerinde Seviştiğim Baharlar</title>
<description>Adressiz Bir Mektup;     Bugün ateşin ve güneşin çocuğuyum ben. Yüreğimde volkanlar yanar. Ellerim zaferin işaretini yapar lastik kokulu bir sokakta...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ateslerinde-sevistigim-baharlar-siiri/</link>
<guid>856816</guid>
<pubDate>2007-11-30T21:28:00+03:00</pubDate>
<author>Aslan Aslan</author>
</item>
 <item>
<title>Gece Türevi</title>
<description>yıldızlar geceleyin bekaretlerini bozmak için aya sunarlarmış kendilerini,  fakat bu gökyüzünde her sabah bakir bir güneş doğarmış. ay; utangaç yıldızlar; kıskanç  </description>
<link>https://www.antoloji.com/gece-turevi-siiri/</link>
<guid>856814</guid>
<pubDate>2007-11-30T21:27:00+03:00</pubDate>
<author>Aslan Aslan</author>
</item>
 <item>
<title>Her Ömür Bir Tabiattır Sende</title>
<description>gecenin ağzında melodisi oluyor sözcüklerin   karanfil kokusu ezgisi oluyor bakışlarının…   </description>
<link>https://www.antoloji.com/her-omur-bir-tabiattir-sende-siiri/</link>
<guid>856812</guid>
<pubDate>2007-11-30T21:25:00+03:00</pubDate>
<author>Aslan Aslan</author>
</item>
 <item>
<title>Mülteci Harfler Haritası</title>
<description>Enstantanik düşler kıyısıdır bakışlarındaki efsuni renkler  Kına yakıyorum gecelerimdeki serabi karanlığa İltica mumlar söndürüyorum gözlerindeki eylül yıldızlarına Nadide bir nüktedir belki de suskunluğundaki mozaik ezgiler…   </description>
<link>https://www.antoloji.com/multeci-harfler-haritasi-siiri/</link>
<guid>856808</guid>
<pubDate>2007-11-30T21:21:00+03:00</pubDate>
<author>Aslan Aslan</author>
</item>
 <item>
<title>Mavi Levha</title>
<description>Suskunluğun kül olduğu Aynalardan bakıyorum yüzüne. Dokunulmamış bir aşktır yüreğin.  Seni gördükçe; Alev olup tutuşur hüznüm. </description>
<link>https://www.antoloji.com/mavi-levha-siiri/</link>
<guid>856805</guid>
<pubDate>2007-11-30T21:19:00+03:00</pubDate>
<author>Aslan Aslan</author>
</item>
 <item>
<title>Yokluğunun Parmak İzleri</title>
<description>Mum ışığı melodisini mırıldanıyor ayrılığın.  Ellerimde zaman pusulasının kayıp adresi, Uzağımda kalabalık yalnızlıklar Ve sözlüksüz sevişmeler…  Kulaklarımda zamane tragedyasının yasak çığlıkları. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yoklugunun-parmak-izleri-siiri/</link>
<guid>856804</guid>
<pubDate>2007-11-30T21:14:00+03:00</pubDate>
<author>Aslan Aslan</author>
</item>
 </channel>
</rss>
